PDA

Bedava Üye OL (GIRIS)

eXTReMe Tracker

Tam Sürümü Görmek için Yana Tıklayın : Egenin Incisi Izmir


obaraks
04-20-2006, 05:36 PM
İZMİRİN DENİZİ KIZ,KIZI DENİZ, SOKAKLARI HEM KIZ HEM DENİZ KOKAR...


http://resim.resimupload.com/pictures/izmir_1.jpg (http://www.resimupload.com/resim_upload.asp?url=pictures/izmir_1.jpg&ekleyen=obaraks) http://resim.resimupload.com/pictures/8_272.jpg (http://www.resimupload.com/resim_upload.asp?url=pictures/8_272.jpg&ekleyen=obaraks)

KENTİN TARİHİ

Eski İzmir kenti (Smyrna) körfezin kuzeydoğusunda yer alan ve yüzölçümü yaklaşık yüz dönüm olan bir adacık üzerinde kurulmuştu. Son yüzyıllar boyunca Meles Irmağı Sipvlos (Yamanlar) Dağı'ndan gelen sellerin getirdikleri mil ile bugünkü Bornova ovası oluştu ve yarım adacık bir tepe haline dönüştü.
Şimdi Tepekule adını taşıyan bu höyüğün üzerinde Tekel Müdürlüğü'nün İzmir Şarap ve Bira Fabrikasına ait numune bağı bulunmaktadır. 1955'ten beri yoğun gecekondu bölgesi olan bu çevrede İzmir'deki ilk yerleşim yeri olarak tespit edilen ı İzmir Höyüğü bulunur. Buradaki ilk kazılarda Türk Tarih Kurumu ile Eski Eserler ve Müzeler GENEL Müdürlüğü"nün katkıları büyük olmuştur.
Batı Anadolu kıyılarındaki ilk yerleşimler genelde ki bunlar Troya Savaşlarını sonra kurulan Aiol, Ion ve Dor kökenlidir, küçük yarımadalar üzerinde kurulmuştur. Bunlar, Çandarlı, Foça, İzmir, Klazomenai, Miletos ve İasos gibi yerleşimlerdir. Bunun nedeni yerleşim yerlerini kuran ve oturan insanların daha çok Hellenli ve den olmalarıdır. Böylece yarımada yerleşikleri hem iki limana sahiptiler, hem de kara denizden gelecek saldırılara karşı güvence içindeydiler. Elverişsiz havalarda limanlardan biri uygun olmadığı taktirde gemiciler diğer limanı kullanma şansına sahiplerdi. Bayraklı Höyüğü körfezin kuzeydoğu köşesinde, kuzeyine sarp kayalı Yamanlar Dağı'nı da alarak karadan gelecek saldırılara karşı rahat bir konumdaydı. Güneyi imbata açıktı. Eski İzmir yerleşimi yaklaşık 3000 yıl boyunca bu yarımada üzerinde ver aldı. M.Ö. 4. Yüzyılın ikinci yarısında büyük nüfus artışı yüzünden bugünkü Kadifekale eteklerine taşındı.

http://resim.resimupload.com/pictures/izmir3.jpg (http://www.resimupload.com/resim_upload.asp?url=pictures/izmir3.jpg&ekleyen=obaraks) http://resim.resimupload.com/pictures/8_272.jpg (http://www.resimupload.com/resim_upload.asp?url=pictures/8_272.jpg&ekleyen=obaraks)

İZMİR SÖZÜNÜN KÖKENİ

İzmir kelimesi eski İon lehçesinde Smurne, Attika (Atina) lehçesinde ise Smryna diye yazılırdı. Bugünkü Hellenler bu kentin adını Smirni biçiminde telaffuz etmekte, Gerçi son yıllarda Antik Efes kenti civarında da bu adla anılan bir köy yerleşimi izlerine rastlanmıştır. Olasılıkla İzmir'den Efes'e giden bir kısım Amazon kraliçelerinin adını yerleştikleri köye de koydukları düşünülmektedir ki bununla ilgili bilgilere eski Yunanistan'daki kaynaklarda da rastlanmaktadır. Ancak Smyrna sözcüğü Yunanca değildir, Ege Bölgesindeki bir çok yerleşim adı gibi Anadolu kökenlidir. M.Ö 2, binin başlarına ait Kayseri Kültece yerleşiminde ele geçen bazı tablet metinlerinde Tismurna adına rastlanmaktadır. Tismurna'daki `ti' bir ön ek olup büyük olasılıkla bir kişi ya da bir yer adını belirtmektedir. Bundan da Hellenler ya da Bayraklı höyüğünü mesken tutanların bu ön eki atıp kente 'Smurna' demişlerdir. Kentin adı olasılıkla M.Ö. 300C ile M.Ö. 1800 yılları arasında Smurnu olarak anılıyordu.

http://resim.resimupload.com/pictures/6_383.jpg (http://www.resimupload.com/resim_upload.asp?url=pictures/6_383.jpg&ekleyen=obaraks) http://resim.resimupload.com/pictures/7_319.jpg (http://www.resimupload.com/resim_upload.asp?url=pictures/7_319.jpg&ekleyen=obaraks)


TARİH BOYUNCA İZMİR

TUNÇ ÇAĞI ( M.Ö. 3000-1050)

Eski İzmir'in yerleşimi her ne kadar M.Ö. 3000 yılından çok daha geri uzanmaktaysa da yapılan en son kazılarda henüz M.Ö. 3000 yıllarına kadar gidilmiştir. Kazılarda elde edilen bilgiler ışığında ilk İzmir yerleşikleri evlerini höyüğün en üst düzeyinde denizden 3 ile 5 metre yukarıdaki kayalar üzerine oturtmuşlardır. Bu ilk yerleşme Eski Tunç Çağı dönemine aittir. Bulunan çanak ve çömlekler Troya dönemi ve kültürüyle (M.Ö.3000-2500) benzerlikler göstermektedir. Birinci yerleşim tabakasının üstünde Orta Tunç Çağı dönemi yer alıyordu. Burada bulunan keramik eserler Troya II kentinde ortaya konulan sanatsal eserlerle hemen hemen özdeştir (M.Ö. 2500-2000). Üçüncü yerleşme katı Troya VI ve Hitit dönemi ile çağdaştır (M.Ö.1800-1ü50). Bu katta elde edilen büyük ve sağlam bir vazo, Afyon ve Uşak kentlerinin güneyindeki Beyce Sultan kazılarında elde edilen kapların çeşidindendir. Ayrıca birçok kap biçimi Orta Anadolu ile olduğu ölçüde Troya VI kap kaçağı ile de benzerlikler taşımaktadır. Bundan başka yine Troya VI'da gün ışığına çıkan `Minyas' tipi vazolar Bayraklı'da da ele geçmiş, bir de 4-5 Myken seramik parçasına rastlanmıştır. Açılan sondajlar küçük olduğundan evler hakkında geniş bilgi elde edilememiştir. Tunç Çağı'nda İzmir `de yaşayan yerli halkın dili konusunda herhangi bir fikir elde edilmesi mümkün olmamıştır. `Minyas' türü keramiğin ele geçmesi birçok Anadolu kentinde olduğu gibi, burada da 2. Binde Akalılâra (Achaioi: Myken) ait bir ticaret kolonisinin bulunduğuna ilişkin ipuçları verebilir.

http://resim.resimupload.com/pictures/1_828.jpg (http://www.resimupload.com/resim_upload.asp?url=pictures/1_828.jpg&ekleyen=obaraks)

DEMİR ÇAĞI

Hititler Çağı'nda {M,Ö. 1800-1200) Anadolu'da yazı kullanılıyordu ve bundan ötürü o dönemde tarih çağına ulaşılmış bulunuluyordu. Ancak M.Ö. 1200'lerde Troya Vll ve Hitit başkenti Hattuşaş'ın Balkanlardan gelen kavimlerce yıkılmasından sonra Orta ve Batı Anadolu yeniden yazısız ve karanlık bir çağa, Demir Çağı'na girdi. Demir Çağı, Anadolu'da yazının yeniden kullanılması ile Fryg Krallığı'nda M.Ö.730, geri kalan Orta ve Batı Anadolu'da ise M.Ö. 650 yıllarına kadar sürmüştür,
Kazılarda fazla miktarda çıkarılan keramik ürünlerden anlaşıldığına göre, Demir Çağı boyunca Eski İzmir'de Hellas'tan göç eden, Aiolller ve İonlar yaşıyordu. Yarımadada yerli halkın yaşadığına dair herhangi bir bulguya ise rastlanmamıştır. Bayraklı Höyüğü'nün M.Ö. 1050 yıllarında kurulmaya başlayan yerleşmesinin Hellas kökenli olduğu anlaşılmaktadır.
400 yıl devam eden bu ilkel dönem boyunca başlıca beş yerleşme katı saptanmıştır. Bunlar :
I. Aiol yerleşmesi (M.Ö. 1050-M.Ö.1000)
II. Erken, Orta ve Geç Protogeometrik yerleşme (M.Ö. 1000-M.Ö. 875)
III. Erken ve Orta Geometrik yerleşme (M.Ö. 875- M.Ö. 750)
IV. Geç Geometrik yerleşme (M.Ö. 750-M.Ö. 675)
V. Subgeometrik yerleşme (M.Ö. 675-M.Ö. 650)
Söz konusu beş tabaka denizden 6,40 metre yükseklikte başlamakta ve 9,50 metrede son bularak 3 metre kalınlığında bir tabaka oluşturmaktadır. Kazılarda elde edilen Aiol keramiği Submyken orijinlidir. Protogeometrik ve Geometrik stildeki kap-kaçak ise genelde Attika vazoculuğunun bir devamıdır diyebiliriz.
Demir Çağı boyunca İzmir evleri, büyüklü küçüklü tek odalı yapılardan oluşmakta idi. Gün yüzüne çıkarılan en eski ev M.Ö. 925 ile M.Ö. 900'e tarihlenmektedir. İyi korunmuş halde ortaya çıkarılan bu tek odalı evin (2,45 x 4 m.) duvarları kerpiçten, damı ise sazdan yapılmıştı. Erken Geometrik dönemden itibaren (M.Ö. 875'ler) bu tek odalı evler at nalı biçimli bir avlunun üç bir yanını çevirmekte idiler.
Eski İzmir'liler kentlerini M.Ö. 850'lerde kerpiçten yapılmış kalın bir surla korumaya başladılar. Bu tarihten itibaren Eski İzmir'in bir kent devlet kimliği kazanmış olduğu söylenebilir. Kenti 'Basileus' adı verilen bir beyin idare ettiği olasıdır. Göçleri gerçekleştirenler ve kent ileri gelenleri soylu tabakayı oluşturuyordu. Kent duvarları içinde yaşayan nüfus olasılıkla bin kişi civarındaydı. Geç Geometrik ve Subgeometrik seramikle açıklanan dönemde (M.Ö.750-650) ise yarımadanın nüfusu daha kalabalık olup belki de 1500 kişiyi aşıyordu. Kent devlete ait halkın büyük bir bölümü civar köylerde yaşıyordu. Bu köylerde, bu çağdaki Eski İzmir'in tarlaları, zeytin ağaçları, bağları, çömlekçi ve taşçı işlikleri yer alıyordu. Geçimi tarım ve balıkçılıkla sağlanıyordu.
Kentin en önemli kutsal yapısı Athena Tapınağı idi. Bu tapınağın günümüze değin korunan en eski kalıntısı M.Ö. 725-700 yılları arasına tarihlenmektedir. Daha önceki dört dönemde (M.Ö. 1050- 750), büyük bit olasılıkla yine Tanrıça Athena'ya tapınılıyordu, ancak o tarihlerde kadın tanrıçanın heykeli herhalde küçük bir niş (naiskos) içinde bulunuyordu. Bilindiği gibi Homeros'un destanı İlias, Aiol ve İon lehçelerinin karışık olduğu bir dille yazılmıştır. Bu nedenle dünya tarihinin bu çok önemli destansı yapıtı büyük olasılıkla bu iki lehçenin konuşulduğu sınır bölgesi olan İzmir'de oluşturulmuştur. Nitekim Hellenistik dönem İzmirlileri Homeros için 'Homeraion' adlı bir yapı inşa etmişlerdir.


PARLAK DÖNEM (M.Ö. 650-545)

Eski İzmir'in parlak dönemi M.Ö. 650-545 yılları arasına denk düşer. Yaklaşık yüz yıl süren bu süre, bütün İon uygarlığının en güçlü dönemini oluşturur. Bu dönemde Miletos'un liderliğinde Mısır'da, Suriye ve Lübnan'ın Batı kıyılarında, Propontis'te (Marmara Bölgesi), Pontus'ta (Karadeniz) koloniler kurulur ve Doğu Hellen dünyası kıta Yunanistan ile rekabet ederek birçok alanda ve konuda onun yerini almaya başlamıştır. Bu dönemde İzmir'in tarımcılıkla yetinmeyip Akdeniz ticaretine de ortak olduğunu görmekteyiz. Bu dönem katlarında bulunan Fenike kökenli eserler, Kıbrıs kökenli heykel ve heykelcikler, Ön Asya ya da Akdeniz orijinli fayans figürcükler bu uluslararası ticaretin günümüze kalmış eserleridir.
Parlak dönemin İzmir'deki önemli belirtilerinden biri M.Ö. 650'den beri yazının yaygınlaşmaya başlamasıdır. Kadın tanrıça Athena'ya sunulan armağanların birçoğunda sunu yazıtları bulunmaktadır. Kent halkının sayısı fazla olmasa da bir bölümü okuryazardır. Kazılarda ortaya çıkarılan Athena Tapınağı (M.Ö. 640-580), Doğu Hellen dünyasının en eski mimarlık eseridir. En eski ve en güzel sütun başlıkları şu ana kadar İzmir'de bulunmuştur. Samos, Miletos, Ephesos, Erythrai ve Phokaia'da çıkarılan sütun başlıkları M.Ö. 6. Yüzyılın ikinci yarısından (M.Ö. 575-550) tarihinden önce değildir. Helken sanatının en özgün mimarlık öğeleri olan Aiol ve İon türü başlıklar ile İon ve Lesbos biçimi kymationlar (yaprak ya da yumurta şekilli mimarlık süslemesi) doğuşlarını Eski Izmir de gün ışığına çıkan ve büyük ölçüde Anadolu Hitit sanatından esinlenmiş olan bu başlıklara borçludurlar
Hellen Dünyasının çok odalı ev tipinin en eski örneği Eski İzmir de bulunmuştur. Gerçekten M.Ö. 7. Yüzyılın ikinci yarısında yapılmış olan iki katlı, beş odalı, ön avlulu çifte megaron, Hellenlerin bugün için bilinen, bir çatı altındaki en eski çok odalı evdir. Ondan önceki Yunan evleri yan yana dizilmiş megaronlardan oluşuyordu. Eski İzmir'in cadde ve sokakları daha 7. yy'ın ikinci yarısında ızgara planlı idi, caddeler ve sokaklar kuzeyden güneye ve doğudan batıya uzanıyor, evler genellikle güneye bakıyordu .
İlerde M.Ö.5. yüzyılda Hippodamos tipi adını alacak olan bu kent planı özünde Yakın doğuda çoktan biliniyordu. Bayraklı şehir planı bu tür kent dokusunun Batı dünyasındaki en erken örneğidir. İon uygarlığının en eski parke döşeli yolu Eski İzmir'de gün ışığına çıkarılmıştır.
Hellen dünyasının en eski sivil mimarlık eseri Eski İzmir'de 7. Yüzyılın ilk yarısında yapılmış olan güzel taş çeşmedir. Bir zamanlar Yamanlar Dağı üzerinde yükselen Tantalos mezarı, tholos biçimli anıtsal mezarların güzel bir temsilcisidir. Tantalos tümülüsünün mezar odası adı geçen çeşmenin planında idi ve onun gibi Isopata tipi adını taşıyan yapı türünde idi, yani planı dörtgendi ve üstü bindirme tekniğindeki bir tonozla örtülü bulunuyordu. Tantalos mezarı adı ile anılan bu anıtsal eser Eski İzmir'de MÖ.520-580 tarihlerinde yönetimi elinde tutan basileusun ya da tyranın mezarı olmalıdır.
Eski İzmir'de, çömlekçi işlikleri, arkeoloji literatüründe " Oryantalizan" ya da "Friz Stili" adı ile anılan seramik türünün güzel örneklerini üretiyor, taşçı ustaları mimarlık eserlerinden başka anıtsal boyda heykeller ve heykelcikler yontuyor ve bütün bu sanat yaratılarının bir bölümü dış pazarlara sürülüyordu.
Bilindiği gibi M.Ö. 6. Yüzyılın ilk yarısında o zamanki antik dünyanın kültür merkezi Batı Anadolu idi. Özellikle Miletos'a tarihte ilk defa batıl inançlardan ve her çeşit din etkisinden kurtulmuş, özgür düşünceye dayalı bilimsel araştırmalar başlamıştı. Doğu dünyasının zengin bilgi ve deneyim hazinelerinden yararlanarak ve özellikle özgür düşünce yöntemiyle Thales, Anaximenes ve Anaximandros gibi `doğa filozofları' bugünkü Batı uygarlığının temellerini atmışlardı. Thales dünyada ilk defa bir doğa olayını, M.Ö. 28 Mayıs 585 tarihinde olagelen güneş tutulmasını oluşundan önce hesaplamıştır. Böylece kültür ve bilim alanında tarihin başlangıcından beri 2500 yıl boyunca Mezopotamya ve Mısır'ın elinde olan önderlik, Batı Anadolu'ya geçmiştir. Batı Anadolu bu önderliğini İranlıların Anadolu'yu işgal ettikleri 545 yılına değin korumuştur. Ancak İran işgali ile filozoflar, bilim adamları ve sanatçılar Atina'ya göç edince kültür ve ilim alanındaki önderlik Atina'ya geçmiştir.
Miletos, Ephesos, Samos gibi izmir de 6. Yüzyılın başlarında büyük olasılıkla düşünce ve bilim alanında önde gelen kentlerden biriydi. Ancak Eski İzmir M.Ö. 640-545 tarihlerinde döneminin en ileri kültür merkezlerinden biri olduğu halde daha sonraları önemini yitirdiği için, çalışmalarda eskisi hızını kaybetmişti. Eski İzmir'in edebiyat,şiir,tarih,felsefe ve bilim konularında ne düzeyde olduğu hakkında yeterli bilgi mevcut değildir. Mimarlık konusunda ise önemli bir merkezdi.
http://resim.resimupload.com/pictures/3_582.jpg (http://www.resimupload.com/resim_upload.asp?url=pictures/3_582.jpg&ekleyen=obaraks)

ESKİ İZMİR' İN LYDIA KRALI ALYATTES VE PERSLERCE ALINIŞI

Herodotos, Eski İzmir'i Lydia kralı Alyattes'in aldığından bahseder. Kazılarda da bu olay M.Ö. 500 sıralarına tarihlenir. Kent ve Athena tapınağı tahrip olsa da İzmirliler M.Ö. 590 yıllarında tapınağı tekrar inşa ederler.
Daha sonra Persler tarafından 6. Yüzyılın ortalarında ele geçirilen kent. Bu olayla birlikte parlak devrini tamamlamıştır. Bu tarihten sonra Athena tapınağına hediye edilmiş hiçbir armağan bulunamaması da bu tahribatın önemli göstergelerinden birisidir.
http://resim.resimupload.com/pictures/4_510.jpg (http://www.resimupload.com/resim_upload.asp?url=pictures/4_510.jpg&ekleyen=obaraks) http://resim.resimupload.com/pictures/5_446.jpg (http://www.resimupload.com/resim_upload.asp?url=pictures/5_446.jpg&ekleyen=obaraks)

GERİLEME DÖNEMİ (M.Ö. 500-300)

HELLENİSTİK DÖNEM'DE VE ROMA ÇAĞI'NDA İZMIR (M.Ö. 333-M.S. 395)

Athena Tapınağı M.Ö. 545 tarihlerinde terkedilmişse de yerleşim sürmüş, ancak bundan sonra 200 yıl kadar bir süre eski İzmir önemini ve işlevini yitirmiştir.
M.Ö. 5. yüzyıl boyunca küçük ancak zengin bir yerleşmenin yer aldığı Bayraklı Höyüğü M.Ö. 5. yüzyılın sonunda ve özellikle 4. yüzyıl süresince yoğun bir iskana sahne olmuştur. Bu dönemde, ortalarında büyük avlular olan biri 5, biri 8 ve diğeri 15 odalı olmak üzere üç ev gün ışığına çıkarılmıştır. Bunların, kenti idare eden ve muhtemelen dönemlerindeki Pers etkisine uyarak yakın civardaki Larissa'da olduğu gibi, birer tyran olan beylere ait olmaları akla yakın gelmektedir. Nitekim Yamanlar Dağı'nda hala kısmen korunmuş olan ve önemli kişilerin mezarları olması gereken düzgün krepisli birkaç 4. yüzyıl tümülüsü bu düşünceyi desteklemektedir.
Söz konusu merkezi avlulu büyük üç evden başka birçoğu megarondan bozma dörtgen planlı küçük evler bulunmuştur. Bayraklı höyüğünün bütün üst düzeyinin 4. yy. boyunca evlerle kaplı olduğu söylenebilir. Öyle anlaşılıyor ki Anadolu'daki Pers işgali 4. yüzyılda gücünü yitirmiş ve İon kentlerinin büyümesine neden olmuştur. Meydana gelen nüfus patlaması ile yüz dönümlük Bayraklı Höyüğü,İzmirlilere küçük geldiğinden M.Ö. 300 tarihlerinde Pagos eteklerinde yeni İzmir kenti kurulmuştur.
Büyük İskender'in İssus'ta Dareios'u yenmesinden (M.Ö. 333) ve arkasından bütün doğuyu ele geçirmesinden sonra Hellen dünyası büyük bir refah çağına erişti. Kentler nüfus patlamalarına sahne oldu. Hellenistik Dönem'de İskenderiye, Rodos, Bergama ve Efes kentlerinden her biri 100 binin üstündeki bir nüfusa eriştiler. Küçük bir tepeciğin üzerinde kurulmuş olan eski İzmir kentinin duvarlarının içinde yalnız birkaç bin kişi yaşayabiliyordu. Bu nedenle en geç M.Ö. 300 sıralarında Kadifekale'nin eteklerinde, yeni büyük bir kent kuruldu.
Tarihçi Strabon, Smyrna'nın kendi zamanında yani M.Ö. 1. yüzyıla geçiş sırasında en güzel İon kenti olduğunu belirtmektedir. O dönemde kentin küçük bir bölümü Pagos'un üzerindeydi. Büyük bölüm ise düz arazi üzerinde bulunan liman çevresine toplanmıştı. Ana tanrıçanın tapınağı ile gymnasion da bu hat üzerinde yer alıyordu. Caddeler düzdü ve tamamı büyük taşlarla düzgün bir biçimde kaplanmıştı. Aristeides, kentin doğu-batı yönünde uzanan iki ana yolunun (Kutsal yal ve Altın yol) bulunduğunu ve bu yollarla kentin , denizden gelen esinti ile serinlediğini anlatmaktadır. Strabon İzmir'de Homereion olarak adlandırılan bir stoanın varlığından söz eder (belki de bir perystil ev). Bu evin içinde Homeros'un bir heykeli bulunuyordu.
Roma Çağı'nda İzmir'de inşa edilen yapılar arasında, Pagos dağının kuzeybatı eteğinde olan tiyatro ve batıdaki stadyumun her ikisinden de pek az iz kalmıştır. Diğer taraftan Devlet Agorası ise oldukça iyi korunmuştur. Agoranın ölçüsü 120x80 metre uzunluğunda geniş bir avlusu vardı. Doğusunda ve batısında birer stoası vardı. Her iki yapı 1 7,5 m. olup ikişer katlıydı. Ayrıca 28 m. uzunlukta bir bazilika da mevcuttu. M.Ö. 1. Yüzyılda Romalıların egemenliğine giren İzmir ikinci kez altın dönemini yaşamaya başlar.
İncil'de sözü edilen "Yedi Kilise"den bir tanesinin bulunduğu Smyrna Hıristiyanlığın gelişmesinde önemli bir rol oynar. İzmir'in ilk başpiskoposu olan St.Polycarp havari ve İncil yazarı St. John'un ilk müridlerinden biridir. Yaklaşık M.S. 70 yılında Anadolu'da doğmuştur. St. Polycarp inancından ötürü 23 Şubat 155 tarihinde, İzmir Akropolü üzerinde bulunan stadyumda Romalılar tarafından yakılarak ölüme mahkum edilmiştir. M.S. 395 yılında Roma İmparatorluğu ikiye bölününce, İzmir Bizans olarak bilinen Doğu Roma İmparatorluğunun bir parçası olur. Bizans döneminde Araplar, Selçuklular, Haçlılar ve Cenevizliler kenti ele geçirmek için birbirleriyle savaşırlar. Kenti ilk önce Araplar 672 yılında denizden zaptedip İstanbul'a yaptıkları akınlarda bir üs olarak kullanırlar. Türkler İzmir'i ilk kez 11. Yüzyıl sonlarında Kutalmışoğlu Süleyman Şah komutasında ele geçirirler. Daha sonra Cenevizliler kenti Aydın Emir'i Umur Bey ele geçirinceye kadar kontrollerinde tutarlar. 1344 yılında Cenevizliler St. Peter Kalesini tekrar ele geçirirler. Cenevizliler aşağı kenti kontrollerinde tutarken Umur Bey yukarı kenti kontrolünde tutar.14.yüzyılın ortalarında kale ve aşağı şehir Rodos Şövalyeleri tarafından ele geçirilir. 15. yüzyılın başında Moğollar kenti istila edip, St.Peter Kalesini yerle bir eder.1422 yılında II. Murat kenti zapteder ve İzmir Osmanlı İmparatorluğunun bir parçası olur. Osmanlı İmparatorluğunun 1620 yılında yabancılara tanıdığı haklardan sonra İzmir İmparatorluğun en önemli ticaret merkezlerinden biri olur. 18. ve 19. yüzyıllarda kent Fransız, İngiliz, Hollandalı ve İtalyan tüccarların gözdesidir. Osmanlı İmparatorluğunda çok uluslu bir ticaret şehri olan İzmir I. Dünya Savaşından sonra 15 Mayıs 1919'da Yunan ordusu tarafından işgal edilir. Bu işgal 9 Eylül 1922 yılında sona erer. Ancak, İzmir 13 Eylül sabahı tarihinin belki de en büyük felaketlerinden birini yaşamaktan kurtulamaz. Basmane semtinde başlayan yangın 2.600.000metrekarelik bir alanda 20.000'den fazla ev ve işyerini tahrip eder. Bu yangın ne yazık ki kentin dörtte üçünü tahrip etmiştir. Fakat yeni kurulan Türk Cumhuriyeti ile birlikte İzmir zümrütü anka kuşu gibi kendi külleri içinden yeniden doğar.

BİRAZDA İZMİR’İ GEZELİM:)

PLAJLAR

İzmir'i çevreleyen sahil bandı hemen her yerleşim merkezinde doğal olarak plajlar ve koylar oluşturmuştur.Kimi noktada göz alabildiğine uzanan plajlar,kimi yerlerde yerleşim bölgeleriyle ya da ormanla kuşatılmış durumdadır.Plaj ve koylara ulaşım son derece kolay,ucuz ve çabuktur.İzmir'in garajından ,Üçkuyular Garajı'ndan ve Konak Meydanı'ndan hemen her ilçeye günün her saatinde araç sağlanabilmektedir.

URLA - ÇEŞMEALTI

Konak'tan 36 km uzakta bulunan Çaşmealtı,canlı ve doğal bir turizm merkezi durumundadır.Çeşmealtı'ndan itibaren İçmeler Mevkii'ne kadar süren uzun plajlar yaz aylarında bu bölge nüfusunun bir kaç kat artmasına neden olur.Bu bölgede bulunan plajlar,elverişli deniz,kum ve güneş doğs ile içiçe olmuştur.
Çeşmealtı Burnu'nun hemen bitiminde yer alan "Küpalan " ve onu takiben İçmeler Plajı'nda sezonda hem deniz olanağından hemde İçmeler Mevkii'ndeki kaplıcalardan yararlanmak isteyenlere açıktır.İçmeler Plajı sahillerinden hemen sonra ise Karaburun-Mordoğan yolu ile başlayan plajlar ve koylar birer inci gibi sahil boyunca dizilirler.

KARABURUN - MORDOĞAN - BALIKLIOVA

Balıklıova'dan itibaren başlayan girintili çıkıntılı sahil bandı Karaburun'a kadar aynı biçimde devam eder.Bu girinti ve çıkıntıdan oluşan koylar ise bir doğa harikası görünümündedir.Son derece bakir olan bu bölge heüz turistik altyapı olarak gelişmiş olmamakla birlikte sakin ve doğa ile başbaşa bir tatil geçirmek isteyenlerin tercih ettikleri yerlerdir.Doğal plajlar pırıl pırıl kumlar,berrak ve masmavi denizi ile özellikle çadır ve karavan turizmini seçen yerli ve yabancılara hitap etmektedir.Mordoğan ve Kraburun bölgelerinde ise turistik yatırımlar hızla artmakta ve bu doğal plajlar hızla altyapı tesislerine kavuşmaktadır.

ÇEŞME - ILICA - ŞİFNE

Ülkemizin başlıca turizm merkezlerinden biri olan ve uluslararası üne sahip Çeşme ve Ilıca yöresi doğal plajların yanısara otel-motel,tatil köyü,kamp ve benzeri dinlenme tesislerinin uluslararası üne sahip plajları ile de tanınır.Çeşme de bulunan Altınyubus Tatil Köyü iş dünyasının yaz ve kış tercih ettiği Kongre Turizmi ile tüm Avrupa ülkesi insanlarının beğenerek seçtiği bir tatil beldesidir.Çeşmeye giden bir turist güne,kum,şifalı sular, ve dünyanın en berrak ve mavi denizi ile tatilini,en modern konaklama tesisi imkanlarında yda tercihhine göre kamping ve pansiyonlardan yararlanmak suretiyle geçirebilir.Çeşme plajlarının denizleri içinden 28 dereceye varan kükürtlü su kaynakları bulunduğundan sürekli ılıktır.Yazları kuzey rüzgarlarına açık olan plajlar yeşil örtü ve modern yağpılaşmalar ile ülkemizin sayılı turizm merkezlerinden biri olmuştur.

AKKUM

Seferihisar İlçesi'ne 5 km mesafede bulunan Akkum Plaj'ları berrak denizi ve pırıl pırıl kumları ile güzel bir tatil vedinlenme merkezidir.Arkeolojik Teos kalıntılarına bir kilometrelik bir yürüyüşle ulaşılır.Ünlü Dionysos Tapınağı,Athena Kutsal Alanı ve benzeri antik yapıların kalıntılarının bulunduğu Teos özellikle yabancı turistlerin yoğun ilgisini çekmektedir.Teos Tepesi'nden bakıldığında bir yanda Akkum Tesisleri,plajlar,küçük yat limanı görülür.Diğer yanda ise Urla-Zeytinalanı sahil bandının oluşturduğu karmaşık sahillerle ve doyumsuz çam ormanlarının uzantısı görülür.

KLİZMAN - URLA

Plajların yanısıra çok güzel gezi ve piknik yeri olan Urla Klizman sahilleri,özellikle yaz aylarında yerli turistlerin ilgisini çeker.İzmir sahillerinde deniz,kum ve ağaç örtüsünün en yoğun şekilde bir arada bulunduğu ender sahillerden biridir.Ve bir çok koya sahiptir.

ALİAĞA

Aliağa Rafineri Tesisleri'nin bulunduğu koyun tam karşısında uzanan plajlar,son zamanlarda gelişen modern tesisleri ve evleri ile çağdaş bir görünüme kavuşmuştur.Doğal güzelliğe sahip olan Aliağa Plajları özellikle yerli turistlerin ilgisini çekmektedir.

ÇANDARLI

İzmir'e 84 km uzaklıkta bulunan Çandarlı bir yarımada şeklinde üç tarftan denizle kuşatılmış bulunmaktadır.Üç tarafında doğal plajlar bulunan Çandarlı,balığı ile ün yapmıştır.Aynı zamanda tarihi bir kent kalıntısına da sahiptir.Osmanlı Dönemi'nden kalan kale tüm heybeti ile ayakta durmakta,kale duvarlarında kullanılan blok taşların çoğu ise antik çağların izlerini taşımaktadır.İlk Hitit yerleşimi olan ve " Pitane " diye de adlandırılır.Ve son yıllarda her türlü turizm olanakları ile hizmet vermeye hazır Çandarlı kır kahveleri,engin denizleri ile sakin ve rahat bir dinlenme ortamı sunmaktadır.

DİKİLİ

Dikili İlçesi'nin plajları daha çok halk plajı niteliğinde olup,bu şirin ilçe turizmde önemli bir yer tutar.Bergama ve çevre illerdeki halkın yoğun ilgi gösterdikleri Dikili Plajları limanı takip eden kıyı boyunca uzanır.Şehir merkezinin dışında olan plajların çevresinde her türlü eğlence,yeme ve içme olanakları bulunmaktadır.Bu da sahilde son derece canlı ve hareketli bir tatil imkanı yaratmaktadır.

FOÇA

Tarihsel öneminin yanısıra Foça doğal güzelliklerin büyüleyiciliği ile de ilgi çeker.Yemyeşil bitki örtüsü ile kaplı olan koyu ve kumlu masmavi deniz suyu ile plajları,ünlü balıkları barbun ve çipurası ile birleşince son derece çekici bir turizm merkezine dönüşmüştür.

AHMETBEYLİ - KLAROS

İzmir'e 55 k uzaklıkta bulunan Klaros plajlarıyla olduğu kadar antik kalıntılarıyla da ünlüdür.Her yıl binlerce yabancı turistin gezdiği Klaros Harabeleri'ni Ahmetbeyli önünde uzanan uzun ve geniş plajlarıyla doğal koylar süslemektedir.

SELÇUK - PAMUCAK

Antik Efes Harabeleri ve müzesiyle ünlü Efes'ten Kuşadası istikametinde 8 km uzaklıkta bulunan Pamucak Plajları güneşi ve kumu il eünlüdür.Oldukça uzun olan bu plajlar ,bakir görünüşüyle de turist çekmektedir.Modern konaklama ve yeme içe tesisleri de bulunan Pamucak sahilleri aynı zamanda bir " Turizm Merkezi " alanı olarak ilan edilmiş ve belirli bir plan dahilinde gelişmesi sağlanmaya çalışılmaktadır.

KUŞ CENNETİ

İzmir Kuş Cenneti şehrmizin yanı başında bulunan ve Orman Genel Müdürlüğü'nce koruma altına alınmış 8.000 hektarlık dev bir alanı kaplamaktadır.Eski Çiğli Hva Alanı arkasında Çam Altı Tuzlası'na ait sahanın içindeki bu cennet,sahip olduğu doğal şartlar bakımından dünyadaki benzerleriyle kıyaslanamayacak derecede mükemmeldir.Doğanın kendi yasalarıyla işlediği,yaban hayatın yaşandığı " Açık Hava Müzesi " dir.İçinde yarımadalar,adalar,sazlıklar,tepeler...Tepelerde tavşanlar,tilkiler,çakallar,yabankedileri,yabandom uzları..Sulak alanlarda ördekler,kazlar,kuğular vardır.Ayrıca deltalar,lagünler,gözalabildiğine uzanan düzlükler...İşte böylesine görkemli bir alandır.İzmir Kuş Cenneti.Dünyanın çeşitli ülkelerinden gelen kuş bilimcilerinin " Birinci Sınıf " olarak nitelendirdikleri bir mekandır.Orada doğan ... göç edip de oraya yerleşen... göçler sırasında konaklayıp kuluçkaya yatan 190'dan fazla türde,milyonlarca kuş,güzelim cennetlerinde,kendi barış ölçüleri içinde barınıyorlar ve besleniyorlar.Bizlere biraz daha nefes aldıracak,çocuklarımızın doğa ile tanışmasını sağlayacak bu olağanüstü mekan,İzmir'imizin sahip olduğu bir değerdir.Onu korumak,ona kanat germek ve onu gelecek kuşaklara daha da geliştirerek armağan etmek,biz İzmirlilere düşen zevkli ve onurlu bir görevdir.

KORDONBOYU

Kültür ve Tabiat Varlıkları Koruma Kurulu ve yargı kararları çerçevesinde rekreasyon alanı haline getirilen 150 bin metrekarelik alanda yeşillendirme ve rekreasyon çalışmaları tamamlandı. Düzenleme alanında gezinti yerleri, meydanlar, yeşil alanlar, bisiklet yolu, koşu yolu, yaya yolları ve taşıt yolu yer alıyor.

YAMANLAR ÇAMLIĞI

Karşıyaka İlçesi'nden 40 km'lik bir yolla gidilen büyük çamlık,yüzme havuzu,restoranı ve konaklama tesisleriyle piknik ve gezi için ilk akla gelen mesire alanıdır.İçme suyu ile ünlü olan Karagöl buraya 20 dakikalık mesafededir.Göl kenarında doğal çam ormanı altında yapılan piknik ve geziler katılanların yaşamlarında ayrı bir canlılık kaynağı oluşturur.

TELEFERİK

İzmirliler 10 dakikada bir kalkan Belediye Otobüsü ile haftanın her günü ulaşabilcekleri dinlenme tesisine kavuştular.TELEFERİK.
Teleferik iel gökyüzünde yaklaşık üç dakika süren güzel İzmir manzaralı yolculuktan sonra Dinlence Tesislerine ulaşılıyor.Dilerseniz et marketten alışverişinizi yapıp kendin pişir kendin ye bölümünden yararlanabilirsiniz.İsterseniz de restoranlardan yemeğinizi yiyebilirsiniz.Temiz havada aileniz ile birlikte doğa ile başbaşa pikniğinizi yapabileceğiniz mükemmel bir mekan.

KEMALPAŞA

İlçe yakınlarında bulunan Nif Dağı ve buradaki Karabel Geçidi'nde Hititlerden kalma Hitit Savaşçı Kabartması bu yöreye özellikle yabancı turistlerin uğramasına yol açar.Tarihi öneminin yanısıra doğal güzelliği,orman örtüsü,çayları,ve tertemiz havası ile Kemalpaşa önemli bir gezi ve mesire alanıdır.

PINARBAŞI

Ayva ve nar bahçeleri arasında uzanan Pınarbaşı, bahçeleri, yaylası, suyu, havası ve görünümü ile önemli bir gezi ve mesire yeridir.

BOZDAĞ

İzmir'in Ödemiş İlçesi yakınında bulunan Bozdağ Yaylası sadece İzmir'in değil,Ege'nin önemli dinlenme yerlerinden birini oluşturur.İzmir'in en yüksek noktasında bulunan Bozdağ Yaylası 1150 metre yüksekliktedir.Bozdağ'ın en yüksek noktası ise 2157 metredir.Yayla baştan başa yüzyıllık çınarlar,meşe ve çam ormanlarıyla örtülüdür.Yaz aylarında gezi ve dinlenme,kış aylarında ise dağcılık( kayak )sporlarının yapıldığı Bozdağ sayfiye otellerine ve bungalow tipi orman evlerine sahiptir.Ödemiş'ten itibaren 30 km mesafede bulunan Bozdağ Yaylası temiz havası,suyu,orman örtüsü,elverişli spor imkanlarıyla İzmir'in seçkin gezi alanını oluşturur.Kayak yapılan yerleri ile meşhur olan Bozdağ'da görülmeye değer yerlerdendir.

GÖLCÜK

Ödemiş İlçesini çevreleyen Bozdağ'ların şirin bir yaylası ve gölü olan Gölcük çam ormanlarıyla kaplı yaylanın tam ortasında kalır.Havası mükemmel temiz olan yaylada görülmeye değer yerlerdendir.

FUAR

Tüm Ege'ye neşe ve zevk saçan İZMİR ENTERNASYONEL FUARI yanlızca yeşil bir alan üzerine yükselen bir şenlik yeri değil aynı zamanda bir ulusun tüm kalkınma azmini ,heyecanını yansıtan ve dış dünyaya açılma özlemlerini vurgulayan bir sahnedir.Fuar başlangıçtan beri Türk Halkı ve Ege'liler için,özelliklede çocuklar ,için bir hayal ülkesi,bir gezme,öğrenme-eğlenme okuluydu.Sanki bir açık hava üniversitesi.Yıllardır bu böyle geldi böyle geçti,hala da öyledir.Işıklı,renk renk sular fışkırtan havuzlar...Gizli pırıltılarla adamı olduğu yerden kaldırıp eski zaman insanlarındaki hülyalı ülkelere götüren dev palmiyeler.. Yapma göller..Göllerdeki sahici kuğular.Bir heyecan fırtınası halinde yükselen Paraşüt Kulesi..
Dünyayı ayağımıza getiren yabancı ülke payvonları... Lunapark.. Çeşit çeşit şirin hayvanlar.. Ve hiç eksilmeyen mahşeri bir kalabalık.. Eğlenenler, gezenler, öğrenenler ve bilgilerini arttıranlar. Ülkemizin en eski fuarı olarak,kalkınan Türkiye'nin bir gururu ve onuru olarak yeni bir döneme başlarken nice anıları da peşinden getirecek bizlere merhaba diyor. Tarihin toplumlarına hazırladığı gelecek, olağanüstü süprizlerle doludur. Kim bilebilirdi ki 20. yüzyılın başında İstabul'dan sonra Türk Milletini aleyhine gelişen en büyük ve acımasız ekonomik oluşumu simgeleyen FRENK MAHALLESİ'nin, 9 Eylül'de çatır çatır yanıp kül olacağını.Ve,o koskaca yanık mahalleler grubunun külleri arasından Yeni Türk Devleti'nin ekonomik aynası olan İZMİR FUARI'nın doğacağını kim tahmin edebilirdiki..?
Ama tarih Osmanlı İmparatorluğu'ndan Türkiye Cumhuriyeti'ne geçişi,o gerçekçi kalemi ile yazarken,Türk'e karşıt bir ekonominin cirit attığı İzmir'in Frenk Mahallesi kesiminden Atatürk Türkiye'sinin ekonomik bağımsızlığını ve çağdaş gelişimini simgeleyen İZMİR FUARI'nın doğuşunuda yaratabilmiştir.

http://resim.resimupload.com/pictures/gece1_2.jpg (http://www.resimupload.com/resim_upload.asp?url=pictures/gece1_2.jpg&ekleyen=obaraks)

ÇOCUKLAR İÇİN GEZİ YERLERİ

UZAY KAMPI

Türk - Amerikan Uzay Kampı Vakfı lisansı altında kurulan Uzay Kampı Türkiye, 12 Haziran 2000'de Ege Serbest Bölgesi'nde faaliyete geçmiştir.
Uzay Kampı Türkiye, ileri teknoloji üretiminin merkezi Ege Serbest Bölgesi'nde kurulmuştur. Türkiye ve Ortadoğu' nun ilk, dünya'nın yedinci uzay kampı 7-16 yaş grubundaki gençlerin ileride iyi birer mühendis, astronot, bilim adamı ve eğitimci olmaları için şimdiden yarınlara hazırlamaktadır.

AQUA FANTASY

İzmir'e 75 km uzaklıkta Selçuk Pamucak Oteller Bölgesinde bulunan su parkı çocuklar ve büyükler için ideal bir eğlence parkıdır.

HAYVANAT BAHÇESİ

İzmir Kültürpark içinde bulunan hayvanat bahçesi barındırdığı çeşitli hayvan cinsleriyle çocuklar için hem eğlendirici hem de öğretici bir yer yere sahiptir.

LUNAPARK

İzmir Kültürpark içinde bulunan lunapark İzmir'de çocukların en gözde mekanlarından biridir.

FALYA

İzmir Hilton Oteli içinde faaliyet gösteren Falya, bowling ve çeşitli oyunlarıyla çocuklar ve yetişlere eğlenceli anlar yaşatan bir tesistir.

İNCİRALTI GENÇLİK MERKEZİ

Balçova İlçesi sınırları içerisinde İnciraltı mevkiinde yer alan bu alan İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenmiştir. Oldukça geniş bir alanı kapsayan bu merkezde sinema salonları, yeme-içme tesisleri, spor sahaları, yürüyüş alanları, piknik sahası, sandalla gezinti yapılabilecek suni göl alanı bulunmaktadır.

KORDON

http://resim.resimupload.com/pictures/korfez4.jpg (http://www.resimupload.com/resim_upload.asp?url=pictures/korfez4.jpg&ekleyen=obaraks)
Kordon boyunda rekrasyon alanı haline getirilen 150 bin metre karelik alanda yeşillendirme ve rekrasyon çalışmalar tamamlanmış olup, yürüyüş ve bisiklet yolları mevcuttur.

ALAŞ KIMIZ ÇİFTLİĞİ

İzmir-Kemalpaşa 29 km uzaklıktaki Alaş Kımız Üretme Çiftliğinin Kazak otağında kımız içip, Asya Türk yemeklerinden yenilebilir ve ata binerek gezinti yapılabilir. Kemalpaşa ilçesinde yer alan çiftlik, geleneksel Türk Mutfağı ve içkisiyle (Kımız) gelenlere İzmir'e yakınlığı nedeniyle turistlerin uğradığı otantik bir merkez halindedir.

KARAKTERİSTİK YAPILAR

HÜKÜMET KONAĞI - Konak Meydanı

1868-72 yıllar arasında inşa edilmiş olan Hükümet Konağı,İzmir için mimari özelliğinden çok,Kurtuluş Savaşı'ndaki yeri nedeniyle önemli bir yapıdır.9 Eylül 1922 'de Türk Ordusu'nun İzmir'e gelmesi ile Hükümet Konağı'na çekilen Türk Bayrağı adeta zafer ile özdeşleşmiş bir görüntüdür.Bu nedenle,Konak 1970'de yandıktan sonra 1971 yılında açılan yeni Hükümet Konağı mimari proje yarışmasında yapının,bayrağın çekilmiş olduğu balkonlu bölümünün korunması öngörülmüştür.
1970 'lerin ortalarında tümüyle yıkılan Konak, uzun süren tartışmalar sonucunda 1980'den sonra cepheleri orijinaline çok yakın bir şekilde yeniden inşa edilmiştir.

SAAT KULESİ - Konak Meydanı

1901 yılında II.Abdülhamit'in tahta çıkışının 25. yılı için Sadrazam Küçük Said Paşa tarafından Alman Konsolosluk Binası'nı yapan mimara yaptırılmıştır.
25 metre yüksekliğindeki kulenin saati Alman İmparatoru II.Wilhelm 'in armağanıdır. Dört köşesinde çeşmeleri bulunan saat kulesinin yazıtı yoktur.

MEMLEKET HASTANESİ ( Diş Hastanesi ) - Konak

1849'daki deprem ve salgında sonra Emin Muhlis Paşa İzmir'de ilk darüşşifa'yı kurmuştu.Bugünkü hastanenin yerindeki İngiliz Mezarlığı boşaltıldığında İngiliz Konsolosluğu arsayı hastane yapılması koşulu ile,Osmanlılar'a vermişti.1951'de Padişah'ın izni ve halkında bağışları ile bu arsada İzmir'in ilk müslüman hastanesi (Guraba-i Müslümin ) kuruldu.1897'de artık yetersiz kala hastaneye cephane depolarının bulunduğu arsa da tahsis edildi.1903'te o dönem için tam teşekküllü sayılabilecek bir hastane oluşturuldu.1913'te İdare-i Vilayet-i Umumiye Kanunu ile İzmir Memleket Hastanesi adını alan kurum,1950'de İzmir Devlet Hastanesi oldu.
Bir süre Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni de barındıran bina,Devlet Hastanesi'nin 1982'de yeni yerine taşınmasından sonra 1985 'de İzmir Doğumevi olarak kullanıma açıldı.

KADİFEKALE

M.Ö. 541'de Pers kralı Krüs'ün, Lidya kralı Krezüs'ü yenmesi ile başlayan Pers egemenliği İskender'in M.Ö.334'de Ege kıyılarına çıkışına kadar tüm İyon yerleşimlerinde devam etmiştir. İskender'in Anadolu'ya çıkışı ve Pers egemenliğine son vermesi üzerine bölgede Helenistik dönem başlar. (M.Ö. 334-133) Helenler beraberlerinde kendi şehircilik anlayışlarına uygun şehirleşme projeleriyle gelirler. Helenlerin istediği, Efes, Bergama, Rodos, İskenderiye gibi zamanın ticarette ve liman işletmesinde ileri gitmiş şehirleri ile boy ölçüşebilecek bir şehirdir. Böylece bir şehrin eski İzmir'de kurulması hem konum ile hem de alanın küçüklüğü nedeniyle imkansızdı. Bunun üzerine İskender, bugün Kadifekale olarak bilinen Pagos tepesi ve eteklerine yeni şehri kurmayı düşünür. Bu yeni İzmir'in kuruluşunda İskender'in Pagos Tepesinde gördüğü rüyanın yorumuna dayanmak yerine, dönemin deniz ve karada gelişen ticari potansiyelinin gelişmesinin dayattığı zorunluluk nedeniyle burada kurulmuş olduğuna inanmak, günümüz için çok daha bilimsel bir yaklaşımdır. İskender'in ölümünden sonra generalleri arasında ortaya çıkan çekişme nedeniyle proje bir süre sürüncemede kalır. Nihayet, rakibi general Antiganos'u M.Ö.302'de öldüren Lysimachos yeni İzmir'in kuruluşunu gerçekleştirir. Şehri Pagos tepesi ile İç Limana bakan yamaçlarda kurmaya başlar. Böylece 400 yıl önce Lidyalıların istilası ile yurtlarından edilen Meles Çayı etrafında küçük köysel yerleşimlerde yaşayan Homeros'un hemşehrisi İzmirliler, İzmir'e gelip yerleştiler.
Kaynakların bazılarında Pagos tepesinde Lysimachos öncesinde Leleglerce kurulu bir yerleşim bulunduğu ve depremle yerle bir olduğu, Lysimachos'un burayı tamir ederek yeni İzmir'i kurduğu belirtilse de yapılan kazılarda bu düşünceyi destekler buluntuya pek rastlanamamıştır. Bulunan eserler Helen, Roma ve Osmanlı Türk uygarlıkları karakterlerini taşımaktadır. Akropol kalıntılarının temel bölümünde Helenistik, yükselen duvarlarda ise sıra ile Roma ve Bizans etkisinin gözlendiği kazı sonuçlarında belirtilmektedir. O dönemde şehrin saldırılara sürekli maruz kalması, sürekli savaşlar yüzünden güvenli surlarla çevrilmesi gereği vardı. Bunun üzerine bugün Kadifekale'de izlerine rastlanan Akropol'den itibaren birisi Basmane (Sart yolu) diğeri Eşrefpaşa (Efes yolu) üzerinden denize inen iki sur yapılır. Anadolu ticaretinde, dönemin en büyük potansiyeline sahip olan İzmir, su kemerleri, gimnasion'u, stadyumu, tiyatrosu ve agorası ile son derece gelişmiş ve düzenli bir kent olarak imar edilir. Pagos'ta yer alan tiyatro 16000 kişilik olup, kuzeye bakan seyirci tribünü denize karşı romantik ve muhteşem bir manzara sunar. 1638'e kadar tiyatronun duvarlarının ayakta olduğu bilinmektedir. Tiyatroda Claudius adına bir kitabenin bulunuşu Roma döneminde onarım gördüğünü kanıtlamaktadır.
Lysimachos'un başlattığı yeni İzmir şehirleşmesinin yayıldığı yamaçlar iç limana uzanıyordu. O dönemde iç liman, bugünkü Başdurak Camii ile Hisar Camii arasını kapsıyor ve agoraya kadar uzanıyordu.
Strabon'a göre de şehir bu iç limana ve denize tümüyle hakim bir konumda bulunuyor ve hatta iç liman ağzı zincirle kapanıyordu. Birbirini dik kesen ve kemerlerle süslenmiş sokaklarıyla, stadyumu topluma açık meydanları ve agorasıyla şehir çok düzenli bir plan çerçevesi içinde kurulup gelişmiştir. Kale içerisinde kanallar ve depo yeralmaktadır. Bu kanallar ve deponun saldırılar esnasında şehrin su ihtiyacını karşılamak amacına yönelik olduğu sanılmaktadır. M.Ö. 178 depreminde tüm şehrin yıkılması ve iç limanın da kısmen kapanmasına rağmen Roma İmparatorluğunca İzmir'in taşıdığı önem gereği kısa sürede tüm yapılar eskisinden daha iyi bir şekilde onarılır yada yeniden yapılır
Ortaya çıkan yapılar artık Helenistik bir karakter değil Roma damgası taşır. İzmir'in iç kalesi olarak işlev gören Pagos Tepesi 1317'den bu yana Türklerin elindedir. 1079'da Selçuklu Sultanı Kutalmışoğlu Süleyman Bey tarafından ilk kez ve ardından 1081'de Çakabey tarafından alınan İzmir, 1317'ye kadar zaman zaman bir Bizanslılar, bir Türkler tarafından alınır. Nihayet bu tarihte Aydınoğlu Mehmet Bey Kadifekale'yi kesin olarak bir daha geri verilmemek üzere alır.
18. yüzyıla gelinceye kadar yerleşim yeri olarak kullanılmayan Kadifekale zamanla harabeye dönüşür ve bu yüzyıldan itibaren de taşları alınıp, aşağıdaki şehirleşmede kullanıldığından, tiyatro stadyum gibi büyük yapılar yok olmuştur. Bugüne belli belirsiz izleri gelebilmiştir.
18. yüzyıldan sonra Kadifekale tekrar yerleşime açılır; camiler, sarnıç ve yollar ile Osmanlı Türk karakterli yapılaşmalar görülür. Bugüne kadar bu devrin eserlerinin kalıntıları belirsiz olarak gelebilmiştir. Çünkü bu devrin eserleri, gerekse antik kalıntılar, doğal tahribatın yanı sıra çok yoğun iskan nedeniyle sıkışıp kalmıştır.

http://resim.resimupload.com/pictures/gece1_3.jpg (http://www.resimupload.com/resim_upload.asp?url=pictures/gece1_3.jpg&ekleyen=obaraks)

MİLLİ KÜTÜPHANE ve MİLLİ SİNEMA - Konak

İzmir Milli Kütüphanesi ,İzmirli Avukat Kadızade İbrahim Bey'in öncülüğü ile 1911 yılında kurulmak istenmiş,mali yetersizlikler sonucunda kütüphanenin açılışı bir yıl sonraya kalmıştır.23 Haziran 1912 tarihinde Beyler Sokağı'nda Salepçizade Konağı'nın selamlık bölümünde hizmete giren kütüphanenin bugünkü binasına taşınması ise uzun yıllar almıştır.Kütüphanenin açılışından kısa bir süre sonra valilik,kütüphane ve ona gelir sağlamak amacıyla planlanan sinemanın tesisi için arsa bulmuş hatta duvar inşaatını bitirmesini sağlamıştı.O dönemde sinemanın yanındaki bina patinaj salonu olarak düşünülmüş,kütüphane için ise Bahri Baba Parkı'nda bir yer ayrılmıştı.Bu yapı da temel üstüne kadar inşa edilmişti.Ancak Balkan Savaşı ve işgal yılları inşaatın durmasına neden olmuştu.1922'den sonra öncelikle sinemanın inşaası ele alındı ve o zamana kadar birikmiş olan 23.000 TL. ve sinemanın işletmesini altıaylık peşin kira karşılığı 45.000 TL. 'na üstlenen İpekçi kardeşlerin yardımı ile Milli Sinema ( Elhamra Sineması ) 1926 yılında hizmete açıldı.Milli Kütüphane 29 Ekim 1933'de Cumhuriyet'in 10.yıl şenliklerinde hizmete açıldı.

PASAPORT İSKELESİ - Alsancak

1867 'de başlayan İzmir Limanı inşaatının bir bölümünü oluşturan Pasaport Rıhtımı 1876'da Fransız Guiffray şirketi tarafından ve İngiliz mühendislerin projelerine göre bitirilmişti. 1884'de kurulan İzmir Körfezi Osmanlı Vapurları Hamidiyye Anonim Şirketi, Karşıyaka, Alaybey, Osmanzade, Turan, Bayraklı, Pasaport, Konak, Karataş, Salhane ve Göztepe Vapur iskeleleri arasında 8 gemilik bir filo ile hizmet veriyordu.Eski bir kartpostalda Debarcadere Et Bureau Passeports (iskele ve pasaport bürosu) olarak belirlenen yapının 1884'den önce inşa edilen bu ilk yapı olması gerekmektedir. Günümüzdeki pasaport iskelesi ise örneklerine Cumhuriyet'in ilk yıllarına rastladığımız Osmanlı ve Selçuk mimarlığından esinlenen I.Milli Mimari stilindedir. Bu yapının halen iskelenin cadde üzerindeki kanadında yer alan Kantar Polis Karakolu göz önünde bulundurulacak olursa Halil Rıfat Paşa'nın yaptırdığı karakolun Kantar Dairesi olması muhtemeldir.

ALSANCAK GARI

Robert Wilkin adlı İzmirli İngiliz Tüccar ile dört ortağı 1855'de İzmir-Aydın demiryolu için imtiyaz talebi ile Osmanlı Hükümetine başvurmuş ve 1856'da imzalanan sözleşme ile bu imtiyazı almışlardı.1857'de şirket el değiştirmiş ve İzmir'den Aydın'a Osmanlı Demiryolu adını almıştı.1857'de Vali Mustafa Paşa döneminde temeli atılan demiryolunun başlangıcında yer ala Alsancak (o günkü adıyla Punta) Garı,1858'de hizmete açıldı.

BORSA SARAYI - Gümrük

1891'de kurulan ve Türkiye'de ilk ticaret borsası olan İzmir Ticaret Borsası,1919'a kadar bugün Gümrük Posta Müdürlüğü olan yapıda,işgalden sonra Gümrük'teki bir fabrikada, kurtuluştan sonra ise Meyveter Sokakları'ndaki değişik yapılarda etkinlğini sürdürmüştür. 1928'de özel olarak inşa edilen ve halen kullanılmakta olan Borsa Sarayı'na taşınmıştır.
Sivri kemerler,bitkisel motifli alçak kabartmaları,sütunçe(sathe sütun) ve kabaraları(yarım küre şeklinde kabartma) ile İzmir Borsa Sarayı,Osmanlı ve Selçuk Mimarisi'nden esinlenmiş olan I.Milli Mimari döneminin İzmir'deki en önemli örneklerinden biridir.

ATATÜRK MÜZESİ - Alsancak

Hıristiyan bir halı tüccarına ait olan I.Kordon'daki bu ev 1922'de terkedilmiş ve bir süre Türk Orduları'nın karagahı olarak kullanılmıştır.Daha sonra yapıyı kiralayan Naim Bey burada 1926'ya kadar bir otel (Naim Palas) işletmiş ve Mustafa Kemal bu dönemde İzmir'e gelişlerinde Naim Palas'ta kalmıştır.1926'da İzmir Belediyesi yapıyı eşyalar ile birlikte satın alarak Mustafa Kemal'e hediye etmiştir.Atatürk'ün ölümünden sonra 1940'da Belediye tarafından kamulaştırılan yapıda 1941'de Atatürk Müzesi açılmış,bir kaç kez yeniden Atatürk Genel Kitaplığı'nı da barındıran müze,1978'de Kültür Bakanlığı'na bağlı İzmir Atatürk Müzesi olarak son şeklini almıştır. Yapı,dönemin (XIX yy.sonu XX. yy.başı) balkonlu kargır İzmir evlerinin tipik bir örneği olup,cumbası daha sonraki yıllarda balkonun kapatılması ile oluşturulmuştur.

ATATÜRK LİSESİ - Alsancak

1888'de kurulan İzmir İdadisi,Konak'ta bir yapıda öğretimine başlamış,işgalden sonra ise bu yapı adliyeye tahsis edilmiştir. (adı geçen yapı Hükümet Konağı'na bağlı ve şimdi yıkılmış olan eski Adliye'dir). Kuruluşundan bir süre sonra Mekteb-i Sultani adını ala bu eğitim kurumu, 1925'de sonra Rum Gündüzlü Kız Okulu'na taşınmıştır. Cumhuriyet'in kuruluşundan sonra İzmir Erkek Lisesi ve Birinci Erkek Lisesi adıyla anılan okul, 1942'de İzmir Atatürk Lisesi adını almıştır.

AGORA

İzmir'in Namazgah semtinde bulunan Agora, mevcut görünümüyle Roma dönemine aittir. Agora antik dönemlerde politik toplantıların ve halkın alışveriş yaptığı bir yerdir. İzmir Agora'sı yalnız alışveriş için bir Pazar yeri değil, ticari olmaktan çok, bir devlet agorası görünümündedi.İzmir M.S.178'de depremle yerle bir olunca, İmparator Marcus Aurelius'un özenli çalışmalarıyla bugünkü agora yeniden inşa edilmiştir.
Günümüze kadar aralıklarla yapılan kazılarda büyük bir bölümü açığa çıkarılan İzmir Agora'sının dikdörtgen formda, ortada geniş bir avlu etrafında sütun ve kemerler üzerine inşa edilmiş, üç katlı ve önünde merdiveni olan bileşik bir yapı olduğu anlaşılmıştır. Bugün İzmir Arkeoloji Müzesi'nde teşhir edilen Poseidon-Demeter ve Artemis'ten oluşan kabartma grubu Kuzey Kapısı'nda bulunmuştur.

ASANSÖR - Karataş

Karataş semtinde,Mithatpaşa Caddesi'nden yaklaşık 40 metre yükseklikteki Halil Rıfat Paşa Caddesi'ne çıkan Asansör, 1907 yılında Nessim Levi tarafından yaptırılmıştır.Asansör'ün giriş kapısı üzerindeki yuvarlak madalyon içindeki kitabede bulunan " Ascenseur Construit par Nessim Levi, 1907 ) yazısı konuya açıklık getirmektedir.Tescil fişinin yaptırılan hanesinde yer alan bu isim,daha sonraki metinde asansörü yapan usta olarak tanımlanmaktadır.
1942 yılında Şerif Remzi Reyent'e satılan Asansör,onun ölümü üzerine yeğeni Ayla Hanım'a kalmış,Ayla Hanım ise 1977 yılında Belediye'ye bağışlamıştır.Asansör Kulesi'nde 2 asansör bulunmaktadır.Bunlarda soldaki buharla,sağdaki ise elektrikle çalışmaktadır.1985'de gerçekleştirilen restorasyonda her iki asansör de elektirikle çalışmak üzere düzenlenmiştir.Mithatpaşa Caddesi girişinde holün solunda hidrolik kazan kazan dairesi yer almaktadır.Eskiizmir'lilerin söylediklerine göre asansör buhardan önce su gücü ile çalıştırılmış.Halil Rıfat Paşa Caddesi seviyesinde Asansör'ün solunda makine dairesi yer almaktadır.Ayrıca,istinat duvarı içinde de kullanılan mekanlar bulunmaktadır.Asansör'ün Halil Rıfat Paşa Caddesi'ne ulaştığı yerde demir konsollar ile taşına ahşap bir balkon bulunmaktadır.Balkonun dökme demir korkuluklarının o dönemde İzmir ve İstanbul'da çok sık kullanılan motifleri taşıması ilgi çekicidir.Kule,taş olan ilk bölümden sonra tuğla olarak yükselmekte ve balkona kadar iki kademede ufalmaktadır.Balkonun üzerinde kalan bölüm ise daha ufaktır.

MİTHATPAŞA SANAT ENSTİTÜSÜ

Mithatpaşa tarafından 1881'de,Askeri Hastane Sahil Sıhhiye Karantina Tahaffuzhanesi yakınında kurulan İzmir Islahhanesi,mahkumlara daha iyi koşullar sağlama amacını güdüyordu.Daha sonra öksüzlere ait Mektebi Sultani olan kurum bugünkü binasına geçtiği II.Abdülhamit döneminde Hamidiyye Sanat Mektebi adını almıştır.Yıllar geçtikçe yeni atelyeler de eklenen okul,1927 ve 1928 Beynelmilel Birinci ve İkinci 9 Eylül Sergileri'ne ( ki bu sergiler daha sonra Uluslararası İzmir Fuarı'na dönüşmüştür)ev sahipliği yapmıştır.

ETNOGRAFYA MÜZESİ

1891 'de kurulan ve Piçhane adıyla bilinen bu yapı 1831 yılında vebalılar için St.Rock Hastanesi olarak inşa edilmişti.Bizans mimarisinin süsleme özelliklerinden izler taşıyan bu neo-klasik yapı,1845 yılında Fransızlar tarafından onarılarak fakir hıristiyanların bakımına ayrılmıştı.Daha sonraları Hıfzısıhha Müessesesi ve Sağlık Müdürlüğü olarak ta kullanılan Piçhane,1984 yılında Etnografya Müzesi olarak yeniden düzenlenmek üzere Kültür ve Turizm Bakanlığı'na devredilmiş ve 1987 de hizmete girmiştir

GÜMRÜK POSTA MÜDÜRLÜĞÜ

1891'de kurulan İzmir Ticaret Borsası,1919'a kadar bu yapıda etkinliğini sürdürmüş,işgalden sonra 1921'de ise Yuna Milli Bankası'nın kullanımına ayrılmıştır.1922'den sonra İzmir Merkez Postanesi ve Paket Postanesi olan yapı,halen Posta Gümrük Müdürlüğü'nü barındırmaktadır.İzmir'deki XIX yy.sonu XX yy.başı kagir mimarisinin tipik bir örneği olan yapının özellikle dövme demir parmaklık ve korkulukları ile kapı saçağı Art Nouveau stilindedir.

VAKIFLAR BANKASI

Çatalkaya Hanı 1931'de Mimar Mühendis Kemal Bey tarafından yapılmıştı.1938'de Vakıflar İdaresi'nin eline geçen yapının Cumhuriyet Bulvarı kanadında halen Vakıflar Bölge Müdürlüğü TC.Vakıflar Bankası T.A.O. Ege Bölge Müdürlüğü ve Vakıflar Bankası İzmir Şubesi,Şehit Fethi Bey Caddesi ucunda ise kiralık dükkanlar ve bürolar bulunmaktadır.Yapı,I.Milli Mimari ve Art Deco stillerinin özelliklerini taşımaktadır.

ZİRAAT BANKASI

İzmir Ziraat Bankası 1930'da yapılmıştır.Hem I.Milli Mimari hem de Art Deco stillerinden izler taşıyan yapı,camlı tavanlı banka holü,özel bir duvar sistemi olan kasa dairesi ve ağır kapılar ile banka mimarisinin ilginç örneklerindendir.

OSMANLI BANKASI

1926'da Mimar G.Mongeri tarafından yapılan İzmir Osmanlı Bankası,I.Milli Mimari dönemi yapılarındandır.Camlı tavanlı banka holü,cephe süslemeleri ve üstü kapalı bir teras olarak projelendirilmiş olan en üst katı ile yapı,aynı mimara ait olan ve Ankara'da buluna Osmanlı Bankası'nın bir benzeridir.Teras katı son yıllarda yapının mimari karekterine yabancı kalan doğramalar ile kapatılmış,özgün projede banka ile birlikte tasarlanmış olan komşu parseldeki işhanı ise sonradan yıkılarak yerine bir şube binası inşa edilmiştir.Banka kapısı da son yıllarda yıkılarak değiştirilmiştir.

DÖNER TAŞ SEBİLİ - Tilkilik

Tek kubbeli kare planlı bir XIX yy. başı yapısı olan Döner Taş Sebili Osmanzade Yokuşu ve Anafartalar Caddesi'ne baka cephelerinde yer alan Barok tarzı mermer süslemeleri ile ünlüdür.Sebilin üzerinde yer alan kitabelerinde yaptıran kişi ile ilgili kayıt bulunmamakla beraber 1229(1814) tarihi görülmektedir.İzmir Tarihi Yazarı H.Gültekin'in bu sebili Osman-zade 'nin yaptırdığı konusunda kaynak vermeden ileri sürdüğü görüş M.Aktepe tarafından vakfiyeler üzerinde yapılan araştırmada bir dereceye kadar açıklığa kavuşsa da kesinlik kazanmamıştır.

ANITLAR

ATATÜRK ANITI - Pasaport

Cumhuriyet alanında büyük önderimizin " ORDULAR İLK HEDEFİNİZ AKDENİZDİR İLERİ " komutunu taşıyan anıt 1933 yılında yapılmıştır.Atatürk'ü üniforması ile ve bir at üzerinde tüm heybeti ile gösterir.

İLK KURŞUN ANITI - Konak Meydanı

Yunan Ordusu'nun İzmir'i işgali sırasında,denizden karaya çıkan düşman askerlerine karşı ilk kurşunu sıkarak Türk direnişinin ilk örnek davranışını gösteren ve ardından şehit olan Gazeteci Hasan Tahsin adına dikilen ve onu ilk kurşunu sıkarken gösteren heykel-anıt bugün Konak Meydanı'ndadır.

DOKUZ EYLÜL ANITI

İzmir'in 1922 yılında kurtuluşu esnasında şehit düşen Türk Askerleri için yapılmış olan anıt,Halkapınar semtinde bulunmaktadır.

ZÜBEYDE HANIM MEZARI - Karşıyaka

Atatürk'ün annesi Zübeyde Hanım mezarı anıt şeklinde 1940 yılında İzmir Belediyesi tarafından Karşıyaka semtinde yapılmış olan anıt,Zübeyde Hanım Cadesi üzerinde Ferik Osman Paşa Cami yanındadır.

KIZLARAĞASI HANI - Hisarönü

Kızlarağası Hanı,Kemeraltı'nda Halim Ağa Çarşısı'ndan Hisarönü'ne giden yol üzerinde,arka duvarı Hisar Cami avlusuna,bir yanı ise Bakır Bedesteni'ne bitişik konumdadır.Kapı üzerindeki kitabeye göre 1157 (1741) yılında I.Mahmud'un Kızlar Ağası Hacı Beşir Ağa tarafından yaptırılmıştır.
Şahen-şeh-i kişver küşa Mahmud Han kılsa reva
Darü'ş şerifine Ağa böyle güzin zatı seza
Ali himem Hacı Beşir Ağa-yi zi münirre'y
Bu han binasin der zamir etmisdi ol merd-i ala
Tarih düsside nola bu mısra-ı alem-beha
Ni'me l-mahal hakka beca han-ı cedid oldu bina
Sene 1157 ( 1741)
Bazı yazarlar,kitabedeki bu açık ifadeye karşın inşa tarihinin 1779 olarak belirtmektedir. 1768'de İzmir'e gelmiş olan B.de Riedesel'in bu handan büyük övgü ile söz ettiği ayrıca Hacı Beşir Ağa 1746'da ölmüş olduğu için 1779 yılı olsa da 1778 depreminden sonra hanın onarılma tarihi olabilir.Bu han Hacı Beşir Ağa'nın diğer hayır eserlerini yaşatmak için vakfettiği binalardan biridir. İzmir'deki eski kargir hanlar genellikle kare yada dikdörtgen açık bir avlu etrafında tek yada iki katlı olarak inşa edilmişti. Bunlardan bazılarında hem avluya hem de sokağa bakan dükkanlar bulunmakta bu iki sıra dükkanı bir koridor ayırmakta idi. Kızlarağası Hanı'da bu hanların ayakta kalmış en önemli örneğidir.Kızlarağası Hanı 2 karlı ve dört kapılıdır. Avlusunun ortasında bulunan mescid bugün dini özelliğini yitirmiş, alt katı kahve ve üstü ise halı kilim satan mağaza olarak kullanılmaktadır. Kızlarağası Hanı'nın kumaş ve dokuma ile ilgili malların (halep kumaşları,muslin,sim,ipek,çarşaf gibi ) pazarlandığı bir yer olduğu buna karşın XIX.yy 'da .çuha gibi daha kalın kumaşların aldığı bilinmektedir. Kızlarağası Hanı 1989 yılında restorasyon amacıyla yeniden inşa edilmek için kullanım dışı bırakılmış gerekli restorasyon yapıldıktan sonra tekrar günümüzde kullanılmaktadır.

ÇAKALOĞLU HANI

Yine İzmir'in 18. yy. Osmanlı Dönemi eserlerinden biri olan Çakaloğlu Hanı İzmir'in önemli tarihi eserlerinden biridir.Ha,uzun dikdörtgen planlıdır ve üstü tonozlu kapalı bir çarşı şeklindedir.Dış duvarlar kesme taş ve bir iki sıra tuğla hatlı olarak inşa edilmiştir.Üstü tonozla örtülü uzun yolun iki tarafında karşılıklı dükkanlar sıralanmıştır.Yolu örten tonozların kaide kısımlarında ve dükkanların üstüne gelen kısımlarda sıra ile pencereler açılmış ve han aydınlatılmıştır.Dükkanlar aynı büyüklükte olup bir kısmına yuvarlak kemerli,bir kısmına düz ahşap kapılar girilir.
Başka bir sokağa açılan yuvarlık kemerli büyük demir bir kapısı bulunur.Kapının üstünde kitabe yeri gibi bir boşluk vardır.Aynı boşluk diğer kapının üstünde de bulunmaktadır.Kapının iki yanında 1805 tarihli mermerden yapılmış bir sebil ve çeşme bulunmaktadır.Sebil'i Hacı Ahmed'in yaptırdığı üstündeki yazıdan anlaşılmaktadır.Sebil ve çeşme aynı mimari tarzda olup lale-barok üslupta son derece güzel kabartmalarla süslenmiştir.Bugün bakımsız olmakla birlikte oldukça sağlam olan çarşı dükkanları depo olarak kullanılmakta ve mülkiyeti şahıslara ait olmaktadır.

DİĞER HANLAR

Hanlar ve bedestenler İzmir'in Osmanlı-Türk çehresi içinde son derece önemli bir yere sahip olduğu açıktır.Özellikle 17.yy ve 18. yy 'da gelişen bu mimarinin tipik örneklerinden bugüne kalalar son derece azdır.Varolanlarda bakımsızlık nedeniyle harap durumdadır.
Köprülü Fazıl Ahmet Paşa'nın yapımına başlattığı ve kedisinden sonra tamamlanan Vezir Ha oldukça büyük ve geniştir.Yangınlara karşı son derece dayanıklı ve korumalı inşa edilen Küçük Vezir Han da önemli hanlar arasında yer alır.Bunların dışındaki hanlarımız ise Karaosmanoğlu Han,Selvili Han,Mirkelam Han,Esir Han,Küçük Demir Han 'dır.

HAMAMLAR

LÜKS HAMAM

Kadı Hamamı da denen hamam ilk Osmanlı Eserleri arasında sayılmaktadır.İnşa tarihi 16 yy. olduğu sanılan hamam çifte hamamdır.Soyunma yerleri basık sekizgen kemerli kasnaktan kubbeye geçilir.Buradan da ortası beşik tonozlu ılıklığa geçilir.Yıkanma alanı dikdörtgen sahanlı olup iki yanda sivri kemerli eyvanın meydana getirdiği üstü beşik tonozlu bölmeler bulunur.Doğusunda traş yeri olan bölmenin kubbesi asıl kemerlere dayanır.Karşısında ise halvet yeri mevcuttur.Sekizgen tonozlu yüksek kubbesi olan hamamın kadın dar kısmında her şey aynıdır ancak halvetleri yanında bulunur.Bugün bakımlı olan bu yapı öze bir şahıs malı olarak faaliyetini sürdürmekte olup Anafartalar Caddesi'nde bulunur.

BASMANE HAMAMI

17 YY. Osmanlı Dönemi eseri olan hama halen bakımlı ve işler durumdadır.Ortas havuzlu,soyunma yerleri dıştan sekizgen tanburlu havuz,üstü sekizgen sivri kemerli kasnağı olan orta büyüklükte bir kubbe ile örtülü olan hama tipik özelliklerini korumaktadır.

KILLIOĞLU HACI İBRAHİM VAKFI HAMAMI

Klasik Osmanlı eseri ola yapının yıkanma yer kare planlı olup sekizgen tonozlu bir kubbesi bulunduğu halvetsiz ancak nadir klasik bir eser olduğu 1965'e kadar kömür deposu olarak kullanıldıktan sonra bugün izinin kalmadığı bilinmektedir.Yeri Tilkilik semtindedir.

YEŞİLDİREK HAMAMI

Halen Yeşildere çarşıs adı ile bilinen çarşı içinde bulunan hamam klasik Osmalı Mimarı tarzında tipik bir örnektir.17 yüzyıl eseridir.


CAMİLER


YALI CAMİİ (İngiliz Ayşe Camii ) - Konak Meydanı

Yalı Camii'nin hangi tarihte ve kimin tarafında yapıldığına dair kesin bir bilgi bulunmamaktadır.Yurt Ansiklopedisi "İzmir " maddesinde yer alan 1774 yılında katipzade Mehmet Paşa'nın karısı Ayşe Hanım tarafından yaptırıldığı görüşü,İzmir Tarihi Yazarı H.Gültekin'in bir kaynak göstermeden verdiği bilgilere dayanıyor olsa gerek.Bilim Adamı M.Aktepe'nin Ankara ve İzmir'de Vakıf Defterlerinde yapmış olduğu incelemeler sonucunda o yıllarda İzmir'de Ayşe anım adına hayırsever bir hanım bulunduğu bu hanımın deniz kıyısında bir medresesi olduğu ve ayrıca dedesinin medresesinin avlusunda bir camii inşa ettirdiği anlaşılmaktadır.Tarihi kesin olarak belli olmasa da caminin XVIII.yy. yapısı olduğu anlaşılmaktadır.Bir öğrenci çalışmasında ise caminn 1309(1891-95) tarihinde inşa olduğunun belirtildiği yer almaktadır.

KEMERALTI CAMİİ

İzmir'in belli başlı camilerinin sıralandığı Anafartalar Caddesi kenarında eski iç liman kıyısındadır.Anafartalar Caddesi ile 853 ve 856 sokaklar arasında bulunan bu camii XVII yy. yapılmış olacaktır.Hindli Hacı Yusuf Camii diye de zikredilen bu cami 1812 yılında esaslı bir tamir görmüştür.Etrafında medrese,kütüphane ve sebili de vardı.Zeminde olup,tek bir kubbe,bütün camii sathını örter.

SALEPÇİOĞLU CAMİİ

850 VE 917 sokaklarda olup son derece zarif bir yapı tarzına sahip olan camii Kemeraltı'nda bulunmaktadır.1906 yılında Salepçizade Hacı Ahmet Efendi tarafından tek büyük kubbeli olarak yaptırılan cami ince yapılı zarif bir minareye sahiptir,altı bölümdür.Caminin dış duvarlar mermer ve yeşil taşlarla örülmüştür.Büyük kubbesi altın varaklarla işlenmiş olan caminin son cemaat yerinde 3 kubbesi bulunmaktadır.İzmir'in en nadide eserleri arasında sayılır.Kemeraltı'na gitmek istenirde Salepçioğlu Hanı'nın içinden geçilerek camiye erişilir.

KESTANE PAZARI CAMİİ

Anafartalar Caddesi etrafına yoğunlaşan iş merkezinde bulunan cami yerini dolduran iç liman olması nedeniyle Evliya Çelebi,minareyi güçlükle oturttuklarından söz eder.Çelebiye göre 1667 yılında yapıla camii kare bir meka üzerine büyük bir kubbeyle etrafında dört kubbeden oluşmaktadır.Son derece güzel olan mihrabın Selçuk'taki İsa Bey Camii'nden getirtildiği söylenir.Giriş kapısı üzerinde bir kitabenin yer aldığı Kestane Pazarı Camii'nin son cemaat yerinde üç kubbe bulunur.872 ve 882 sokaktadır.

BAŞDURAK CAMİİ

Hacı Hüseyin Camii ile ilgili en eski kaynak Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde yer almaktadır.Daha sonraki yıllara ait çeşitli vakfiyelerde Hacı Hüseyin Camii'nden söz edilmekte,XIX. yy'dan sonra ise cami bulunduğu mevkinin adını alarak Başdurak Camii adıyla anılmaktadır.Evliya Çelebinin sözünü ettiği kapının üzerinde yer alan kitabede caminin 1774-75 yılında onarım gördüğü belirtilmektedir.Halen ibadete açık olan camii son olarak 1972 yılında onarım görmüştür.Anafartalar Caddesi ile 863 sokak köşesinde olup,869 ve 873 sokaklarla çevrelenmiştir.

ŞADIRVAN CAMİİ

Cihannüma'ya göre İzmir'in Ulu Camii olan " Niflizade Camii " bu olmalıdır.Zira derya tarafında ve denize yakın idi.Anafartalar Caddesi ile 912 sokak köşesinde olup,isminin altında ve yanında bulunan şadırvanlarda almıştır.Evliya Çelebi caminin yapılışı için 1636 tarihini vermektedir.1815 yılında da önemli bir tamir görmüştür.Evliya Çelebi'nin bir beyaz inciye benzettiği caminin altında o zamanlar serapa aktar dükkanları vardır.

HİSAR CAMİİ

1872 yılında yıktırılan kale arkasında bugünkü Kemeraltı iş Merkezi'nde Hisarönü mevkiinde bulunan camii,1592 yılında Yakup Bey tarafından yaptırılmıştır.Ortada büyük bir kubbe sekiz fil ayak üzerinde durmakta yanlarda üçer büyük gerilerde üç küçük ve son cemaat yerinde yedi küçük kubbesi bulunmaktadır.Batısında bulunan minaresi tek şereflidir.Mihrap minber ve vaaz kürsüsü son derece özenle işlenmiş ve tezyinata sahiptir.Sütun başlıkları ve diğer süslemeleri oldukça korumalı bir durumda günümüze gelebilmiştir.Camii 1813,1881,1927 ve 1980 yıllarında onarım görmüştür.

FAİK PAŞA CAMİİ

Daha XVI. yy'ın başlarında İzmir'in bir mahallesine adını veren camii olup 965 ve 967 sokaklardadır.Evliya Çelebi Kargir kubbesinin kurşun örtülü olduğunu söylüyor ki,asli yapısı herhalde yangın ve depremlerden hasar görmüştür.Kitabesindeki 1842 tarihi de bir yangın sonrası esaslı tamiri göstermektedir.

HAN-BEY (Pazaryeri) CAMİİ

Tarihi XV. yüzyılıla belki de daha eskiye çıkabilen bir camidir.Bugünkü yapısı da yeni olmalıdır.948 sokakta olup,eskide yanında bir de zaviyesi vardır.Evliya Çelebi'nin ayrıca burada Hacı İbrahim Camii'nden bahsediyor.Pazaryeri Camii diye de ünlü olup,asli ismi Han-Bey olsa gerekir.

HATUNİYE CAMİİ

Anafartalar Caddesi ile 943 sokak köşesinde olup eskiden yanında geniş bir medresesi de vardı.XVII.yy.başlarında Tayyibe Hatun adında hayırsever bir kadın tarafından yaptırılmıştır.Bir büyük ve iki küçük kubbenin örttüğü iki eklentili bu gayrimuntazam planlı camii 1737 de önemli tamir gördü.

ŞEYH CAMİİ

964-961 sokaklar arasında olup,adını yanındaki türbede yatan Aziz Mahmud Hüdai Efendinin halifelerinden ve Halvetiye tarikatından Şeyh Mustafa Efendi 'den alınır.Evliya Çelebi bu camiden bahsetmekte ve bu zatın o zaman sağ olduğunu söylemektedir.Bu cami herhalde XVII.yy. ortalarında yapılmış olacaktır.Daha Evliya Çelebi zamanında kiremitli olan bu camii 1809 yılında tamir edildi.

FETTAH CAMİİ

1297 ve 1298 sokaklar köşesinde olup XVII.yy. da yapılmış olmalıdır.Evliya Çelebi " Abdülfettah Çavuş " dediği bu camiden " Kiremitli Amma Mamur " olarak bahseder.1843 ve 1861 yıllarında tamir görmüştür.Son şeklini yakın zamanlarda almıştır.

KİLİSELER

KATOLİK KİLİSELERİ

St.Polycarp Kilisesi M.S. 155 yılında inancından dolayı Romalılar tarafından Kadifekale'de 86 yaşında şehit edilen St.Polycarp adına yapılmış olup,İzmir'in en eski kilisesidir.
Yapımı 1625 yılına kadar uzanmaktadır.Osmanlı İmparatoru Sultan Süleyman'ın müsadesi ile inşaa edilmiştir.
St.John Katedrali -Şehit Nevres Bulvarı No: 29 İZMİR
St.Polycarp - Necati Bey Caddesi No: 2 İZMİR
Santa Maria - Halit Ziya Bulvarı No: 67 İZMİR
Holy Rosario - 1481 Sokak No. 8 Alsancak -İZMİR
St.John Baptist - 81 Sokak No: 10 Göztepe - İZMİR
ANGLIKAN KİLİSELER
St. John The Evangelist - M.Esat Bozkurt Cad. No: 49 Alsancak - İZMİR
St.Mary Magdelena - Hürriyet Cad. No: 18 Bornova - İZMİR
SİNAGOG
Beth-İsrael Sinangog'u :Karataş Semtinde 1905 yılında Sultan II.Abdülhamit 'in fermanıyla inşaasına başlanan ve 1907 yılında hizmete açılan , Beth-İsrael Sinagog'u bugün İzmir'in en büyük sinangogu olup günümüzdeki düğün törenlerine sahne olmaktadır.
Bikur Holim Sinangog'u :İkiçeşmelik Caddesi'nde bulunan Bikur Holim Sinagog'u ilk kez İzmir'de yaşayan Hollanda asıllı Salomon de Ciaves tarafından yaptırılmıştır.Şehri kavuran büyük yangında (1772) yok olan bu ilk sinagogun yerine yenisi 1800 yılında Manuel De Ciaves tarafından yaptırılır.
Bugün İzmir'in en güzel sinangogu olan Bikur Holim o günlerdeki görüntüsünü günümüzde de korumaktadır.
Bet İsrael - Mithatpaşa No: 265 İZMİR
Senyora (Giveret )- 927 Sokak No: 7 İZMİR
Şaar Aşamayım - 1390 Sokak No: 4 İZMİR
Şalom- 927 Sokak No: 38 İZMİR
Algazi - 927 Sokak No: 8 İZMİR
Bikur Holim - İkiçeşmelik Caddesi No: 40 İZMİR
Roşaar - 3.Karataş 281 Sk. No: 67 İZMİR
Ez Hayim - 937 Sokak No: 5 İZMİR
Hevra - 927 Sokak No: 23 İZMİR

KAPLICA ve ILICALAR

İzmir ve çevresinde çok sayıda kaynak,kaplıca ve içme suları bulunmaktadır.Bu kaynaklar ve şifalı kaplıcalar daha çok madensel tuzlar yönünden zengin olduğundan hekimlerin önerisiyle çeşitli hastalıkların tedavisinde kullanılmaktadır.

BALÇOVA KAPLICALARI

Homeros'un destanlarında ce coğrafyacı Strabon'un eserlerinde adı geçen, " Agamemnon Kaplıcaları " antik dönemlerden bugüne şifa yurdu olarak kullanılmaktadır.İonların Ege sahillerine geçtiği dönemlerde,İskender Orduları'ndan bir grubun yaralarını tedavi ettikleri bu kaplıcalar, o dönemde büyük kullanıma sahip olmuş, yapılaşmalar getirilmiş ve geliştirilmiştir. Burada antik dönem kalıntılarına rastlanmamakla birlikte tarihi kaynaklardan kaplıcalar geçmişi hakkında bilgi edinilmektedir. 1763 yılında Elfont Meil isimli bir Fransız tarafından yeniden ortaya çıkarılan Agamemnon Kaplıcaları o tarihten sonra yeniden inşa edilmiş konaklama üniteleri de eklenerek günümüze kadar gelmiştir. Bugün Balçova Kaplıcaları olarak anılan bölgede,sıcak su çamur banyosu ve içme suları bulunmaktadır. Halen konaklama tesislerinin bulunduğu Balçova Kaplıcaları daha çok üst solunum yollarının kronik iltihabları, nefritler, bazı iltihaplar, romatizma sendromları, metabolizma ve deri hastalıkları gibi durumlarda yararlı olmaktadır. Balçova Kaplıcalarında bulanan şifalı su sodyum bikarbonat ve klorür ihtiva etmektedir. 63 derece sıcaklıkta olan kaplıcalarda 3.3 oran değerinde radyoaktivite bulunmaktadır. Ve mükemmel sayılabilecek bir otel ile hizmet sunmaktadır.

BAYINDIR ILICALARI

Bayındır Ilıcası,Bayındır'ın kuzey doğusunda Turgutlu Yolu üzerinde 8 km uzaklıktaki Ergendi Ilıcası Dreceköy Kaplıcası'ndan oluşmaktadırBirbirine 15 dakika uzaklıkta bulunan kaplıcalardaki su sıcaklığı ortalama 40 derece dolaylarındadır.Kükürt ve sodyum hidrokarbonat ihtiva eden kaplıcaların daha çok romatizma ve deri hastalıklarının tedavisinde başarılı olduğı belirtilmektedir.

MAHMUDİYE ILICASI

Suları 26 derece sıcaklıkta bulunan ılıcada radyoaktivite oranı yüksektir.Sodyum açısından zengin olan ılıca da kalsiyum yoktur.Bu nedenle köylüler tarafından çamaşır suyu olarak da kullanılmaktadır.Cilt hastalıklarına faydalı olduğu belirtilmektedir.

PAŞA ILICASI

Bergama'nın 15 km kuzeyinde Paşa Köyü'ndedir.Ziyaretçilerin daha çok baraka veya çadırlarla konakladığı ılıcanın sıcaklık ve madensel tuzları yönünden fakir olan suları banyo olarak kullanılmaktadır.Kronik Romatizma,gıda metobolizması bozukluğundan,yaşlılıktan ileri geln düşkünlük halleri,böbrek ve kadın hastalıklarında da bu sulardan yararlanılmaktadır.Açık yaralara pansuman yapıldığında yumuşatıcı bir etkisi görülmektedir.

GEYİKLİDAĞ ILICASI

Bergama'ya 4 km uzaklıkta bulunan Güzellik Ilıcası kubbeli ve iki mermer havuzlu bir kaplıcaya sahiptir.Bergama Kralı Eumenes döneminde kurulduğu belirtilen kaplıca " Eskülap Banyoları " adı ile yüzyıllarca ününü sürdürmüştür.Bugün ağaçlık bir alanda bulunan kaplıca bitişiğinde,Bergama Belediyesi'ne ait bir otel ve bungalovlar bulunmaktadır.Kaplıca suyunun sıcaklığı 35 derece dolaylarındadır.Sodyum bikarbonat ve sülfat bulunan kaplıca suyunun romatizma,nefralji kalp hastalıkları ile nevresteni,dimağ yorgunlukları ve cilt hastalıklarına iyi gelmektedir.Ayrıca kaplıcaların yağlı ve seboraik deriler üzerinde güzelleştirici bir etkide bulunduğu yaygın bir kanıdır.Hatta bu anlamda tarihte Kleopatra'nın da Bergama'yı ziyaretinde bu kaplıca da yıkanıp güzelleştiği rivayet edilir.Kaplıca suyunda 1.5 eman değerinde oldukça yüksek radyoaktivite bulunmaktadır.

DEREKÖY ILICASI

Bergama'nın batısında Altınova(Ayazment) Bucağı'nın 15 km. doğusunda bulunan ılıcada bir hamam bulunmakta ve sularu ağrılara iyi gelmektedir.

HAYDAR ILICASI

Bergama'nın kuzeyinde Kozak Bucağı'na bağlı Ilıca Köyü'ndedir.Roma döneminden kalma bir hamam kalıntısından başka bir yapı bulunmamaktadır.Ilıcanın sıcak ve kükürtlü sularından hareket sisteminin ağrılı hastalıklarında ve deri hastalıklarında yararlı olmaktadır.

NEBİLER KAPLICASI

Nebiler Kaplıcası Dikili Ayvalık karayolunun 4 km sağında yer alır.Suyun sıcaklığı 55-75 derece arasında değişir.Yöredeki gereksinmeyi karşılayacak oranda tesislerin bulunduğu kaplıca suyunda hidroasetat iyonu ihtiva ettiği bilinmektedir.

BADEMLİ ILICASI

Dikili'den 15 km uzaklıkta olup,sularının sıcaklığı 41 derecedir.Arsenik ve hidroasetat içerdiği bilinmektedir.

KAYNARCA

Dikili'nin 10 km doğusunda bulunan Kaynarca Çamuru 3 km çapında ve ortasında çok sıcak sular kaynayan sazlı bir bataklıktadır.Deri ve ağrılı kadın hastalıkları tedavisinde kullanıldığı bilinmetedir.

DENİZ ILICASI

Menemen'in kuzeybatısında Aliağa Çiftliği bucak merkezinin 15 km batısındadır.Sular bir magaranın içinde kaynamaktadır.Eski dönemlerde kayalar yontularak kaynağın doğal bir hamam içinde kalması sağlanmıştır.Travmatik nedenlere bağlı kaynaması gecikmiş kırıklar,kemik sisteminin bazı hastalıkları,kan dolaşımı bozuklukları ve benzeri rahatsızlıklar duyanlar bu sulardan yararlanmaktadırlar.

VİLİÇYA ( Ilıcagöl ) ILICASI

Menemen'in kuzey batısında Ilıcagöl bataklığının batı kenarındadır.Basit bir kaplıca binası vardır.Bataklığın etrafı duvarlarla çevrili olup içindeki çamur ılıktır.Su ve çamur banyosu biçiminde uygulanan tedavide ılıcanın sıcak ve kükürtlü suları romatizma,deri hastalıkları,safra ve idrar yolu taşlarının düşürülmesi gibi durumlarda yararlı olmaktadır.

TAVŞAN ADASI ILICASI

Tire ilçe merkezinin 15 km güneybatısında Uzgur Köyü yanında ve Elem Gölü (Bozköy) civarındadır.Ilıcanın çok sıcak olan suları banyo ve içme olarak kullanılmaktadır.Banyo olarak kullanıldığında romatizma ve deri hastalıkları,çocuk ve kadın hastalıklarına iyi gelmekte,içme olarak kullanıldığı zaman ise akciğer ve gıda metabolizması hastalıklarında yararlı olduğu söylenmektedir.

ÇEŞME ILICASI

İzmir-Çeşme yolu üzerinde ve Çeşme'ye 5 km uzaklıkta deniz kıyısında bulunan ılıca plajı ve ılıcası aynı yerde olan dünyanın en ilginç ve zor bulunur ılıcalarından biridir.Suların sıcaklığı 58 derece dolaylarındadır.İçinde sodyum klorür,potasyum klorür ve magnezyum klorür bulunmaktadır.Romatizmanın kronik her şekli,gut,şişmanlık gibi metabolizma bozuklukları ile raşitizm,kadın deri hastalıkları,karaciğer ve idrar yollarının ağrılı hastalıklarında yararlı olmaktadır.

ŞİFNE ( Reisdere ) KAPLICASI

Çeşme Ilıcaları'nın kuzey doğusunda Şifne Körfezi'nin küçük bir yarımada üzerinde bulunan etrafında çeşitli konaklama ve yeme içme tesisleri yer almaktadır.Büyük bir genel havuzu ve sıra banyoları bulunur.Suyu sodyumklorür ve kalsiyum ihtiva eder.Ayrıca kaplıca kaynaklarında sıcaklık 38 derece radyoaktivite oranı ise 5.3 emandır.Romatizma,raşitizm,kadın ve idrar yolu hastalıkları,mide ve bağırsak rahatsızlıkları,egzama ve kan çıbanı gibi deri hastalıklarında da yararlı olduğu bilinmektedir.

CUMALI ILICASI

Seferihisar İlçesi'nin 15 km güneydoğusunda Kovacık Köyü eteklerinde birbirinden birkaç yüz metre uzaklıktaki kaynaklardan oluşan ılıcada sıcaklık 55-65 derece arasında değişmektedir.Bol karbondioksit ihtiva eden tuzlu sulara sahip ılıca romatizma ve deri hastalıklarıyla üst solunum yolları ve kırıklar için yararlı olmaktadır.

KARAKOÇ KAPLICASI

Seferihisar'ın 17 km güneydoğusunda Kavakdere Köyü yakınlarındadır.Sularında karbondioksit,sodyumklorür ve bikarbonat bulunur.Banyo olarak kullanıldığında romatizma,deri hastalıkları ile raşitizm' e , içme olarak kullanıldığında ise mide ve barsak bozukluklarına iyi gelmektedir.

KELALAN ILICASI

Seferihisar'ın 20 km doğusundadır.Ilıcanın çok sıcak suları romatizma ve deri hastalıklarına iyi gelmektedir.

MALKOÇ İÇMELERİ

İzmir-Çeşme karayolunun 41.km'de " İçemeler " diye anılan bölgede yer alan ılıca suları karbondioksit ve sodyum klorür ihtiva etmektedir.Ilıca etrafında bulunan kamping ve oda türü konaklama tesisleri bölgesel ihtiyaca cevap verecek durumdadır.Deniz kenarında bulunan ılıcanın mide ve barsak tedavisinde yararlı olduğu belirtilmektedir.

GÜLBAHÇE ILICASI
Urla İlçe Merkezi'nin 15 km batısında Gülbahçe Körfezi'nin deniz kenarında bulunan ılıca aynı zamanda bir hamama sahiptir.Su sıcaklığı 17 derece olan ılıca,romatizma ve deri hastalıklarına iyi gelmektedir.

Endoras007
04-20-2006, 06:49 PM
saolasın guzel izmirimiz iste :)

UğuR
04-20-2006, 06:54 PM
teşekkürler güzel yerlermiş

fenerli_77
04-20-2006, 08:38 PM
sagol eline saglık tskler.....

alevkan
04-20-2006, 11:18 PM
eyvallah kardeş yalnız basmakalıp ifadeler yerine (ki kopyala yapıştır olmuş) kendi ifadelerini de eklesen tadından yenmezdi. Ama çok sağol yine de.+ rep

indugas
04-21-2006, 01:49 PM
eline sağlık kardeş izmir favori şehrim zaten:)teşekkürler

karam1907
04-21-2006, 07:15 PM
abi izmirim ya ...
süper..

karam1907
04-21-2006, 07:16 PM
izmirim sana esirim..

drumaniac
04-30-2006, 11:38 PM
güzel çalışma olmuş arkadaşım eline sağlık izmir aşığı bi insan olarak seni tebrik ediyorum saol paylaşımın için...

metin35
05-02-2006, 09:49 PM
kardes tşkler fotograflarlada olsa ızmıre olan ozlemımı gıderdım

tæquila
05-05-2006, 11:48 AM
eline saglık

hsn35
05-05-2006, 06:47 PM
toprak ellerine sağlık,hele izmirin bir mehtabı var ki " daryo moreno " onun için şarkı yazdı "deniz ve mehtab sordular bana neredesin" emeğine sağlık yüreğine sağlık

bur@k7463
05-05-2006, 06:52 PM
güzel bir yer

ekoz45
05-07-2006, 12:49 AM
ELİNE EMEĞİNE SAĞLIK DOSTUM
TEŞEKKÜRLER.....

barbarosso35
05-07-2006, 02:25 AM
teşekkürler güzel bi çalışma olmuş devamını bekleriz.saygılar...

Himalaya
05-07-2006, 01:10 PM
bende bir izmirli olarak buraya şu ana kadar mesaj yazan herkesi repliyorum hayrını görün topraklar.

obaraks
05-09-2006, 11:56 AM
tesekkurler hemsolar...

caneryahyaoglu
05-10-2006, 03:26 AM
emeğine sağlık+rep...

yalnız35
05-10-2006, 01:32 PM
Şimdi çok daha güzel bir yerde İstanbulda yaşıyorum ama insan doğup büyüdüğü yeri unutamıyor,bu yaz tatilde yine ordayım.

mrtztrk
05-25-2006, 03:18 PM
Emeğine sağlık

EFSANE_666
06-03-2006, 12:08 AM
benım sehrım ya super olmus ya soz cok dogru ızmırın denızı kız kızı denız sokakları hem denız hem kız kokar super:D

ıLGıM
06-29-2006, 10:35 AM
bu başlık altında kimler izmirli onu sölücek ayrıca izmir hakında kapsamlı bilgiler yer alacak


ben izmirliyim ya siz

tæquila
06-29-2006, 10:42 AM
izmirle ilgili fan clup var

obaraks
06-29-2006, 01:50 PM
tesekkurler izmirli dostlar

abselcan
06-29-2006, 03:44 PM
emeğine sağlık hepsini okuyamadım ama iyi bir çalışma

memolyy
06-29-2006, 03:48 PM
DOSTUM BIR KARABURUN LU OLARAK SENI TEBRIK EDERIM. IZMIR I O KADAR HOS ANLATMISSIN KI. IZMIRLI OLMAKTAN DOLAYI SIMDI DAHA MUTLUYUM.UMARIM SEN VE SENIN GIBI DOSTLARIMIZLA KENTIMIZE SAHIP CIKAR VE İSTANBULUN GERISINDE BIRAKILMAYA CALISILAN KENTIMIZE HAK ETTIGI DEGERIN VERILMESINI SAGLARIZ....

grandTÜRK
06-29-2006, 06:57 PM
eft izmirli hemşerim. İZMİR TEAM a bekleriz seni . izmirin neresinden sin peki

yoldas1979
06-29-2006, 07:09 PM
kardeşim bende bir izmirli olarak sana teşekür ederim yaşadığım şehri tanımıyomuşuz meğer

yoldas1979
06-29-2006, 07:10 PM
ya arkadaşlar bundan önceki mesajımda yaladığım yazmışım özür dilerim o kelime yaşadığım şehir olacak.

umit07
06-30-2006, 12:01 AM
26 sene oldu ayrılalı ama birgün mutlaka geri izmire döneceğim sanada çok tşkler arkadaşım.

ıLGıM
06-30-2006, 10:30 AM
BUCA

sanım bu izmir fun clup nerede

tæquila
06-30-2006, 10:41 AM
http://www.supermp3.org/showthread.php?t=96279
buyur arkadaşım izmir fun club adresi

ıLGıM
06-30-2006, 10:47 AM
teşekürler arkadaşım

X-Mix
07-01-2006, 11:49 AM
ya fun club ya da bu baslik altindan devam. tanitim icermeyen konu acmayalim lütfen.

UfukizmiR
07-04-2006, 01:05 AM
GEZİLECEK YERLER

Karaburun
İzmir Körfezi'nin en ucundaki Çeşme Karaburun'a gitmek için 303 virajı aşmanız gerekiyor.Ancak sonuçta, oya gibi işlenmiş koyların yer aldığı, lezzetli balıkları hiçbiryerde tadamayacağınız balık lokantalarının bulunduğu masmavi denizi ve ''Karaburun Hurması'' nın tek yetiştiği gizli cennet olarak sizi bekliyor..

http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/karaburun1.jpg
http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/kburun_26.jpg


Urla
İzmir merkezine 40 km uzaklıkta olan Urla tarihi en eski ilçelerden biridir.Eşsiz tarihi eserleri ve doğal güzellikleriyle gezilmesi gereken bir yerdir.

http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/urla.jpg
http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/urla1.jpg


Karşıyaka
İzmirin en hareketli ilçelerinden biridir.Eşsiz güzelliğiyle görülmesi ve gezilmesi gereken bir yer.

http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/ksk2.jpg
http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/ksk4.jpg

http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/ksk1.jpg

Gölcük - Ödemiş
Yine Ödemiş'i çevreleyen Bozdağlar'da bulunan bu şirin yayla, aynı zamanda gölü ile de ünlüdür. Göl, çevresi çam ormanları ile kaplı yaylanın tam ortasındadır. Nefis havası, konaklama tesisleri ile spor kulüplerinin de kamp yeri olarak kullandığı Gölcük tam anlamıyla bir doğa cennetidir. Denizden yüksekliği yaklaşık 1100 metre olan göl tektonik hareketlerle oluşmuştur. Gölün derinliği ortalama 5 metredir. Gölcük'ün İzmir'e uzaklığı 130, Ödemiş'e ise 18 kilometredir. Göl kenarında 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün 1934 yılında kalmış olduğu tarihi bina, bugün halen otel olarak kullanılmaktadır.

http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/odemis1.jpg
http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/odemis-glck2.jpg



Birgi - Ödemiş
Ödemiş'in, özgün kent dokusu bozulmamış, 18. - 19. yy. sivil mimari yapıları ile dolu Birgi, İzmir'in gerçekten görülmeye değer bir yeridir. Selçuklu ve Osmanlı dönemine ait tarihi yapılarla doludur.
Çakırağa Konağı ile Ulu Cami bunların en güzel örneklerindendir. Birgi ayrıca doğal çevre değerlerine de sahiptir.

http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/birgi1.jpg
http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/birgi2.jpg



Şirince - Selçuk
Selçuk'un kuzeyinde dağlar arasındaki vadide kurulu Şirince Köyü ilçe merkezinden 8 kilometre uzaklıktadır. Zeytin ve meyve bahçeleri ile çevrili kıvrım kıvrım uzanan yolda yemyeşil bir ortamda yapılan yolculukla ulaşılır bu büyülü köye. Tarihi 150 yıl öncesine kadar uzanır Şirince'nin.
Rivayete göre derebeyinin azat ettiği 7 Rum ailesince kurulmuştur. Derebeyi, azat ettiği ailelere "Köyünüz güzel mi" diye sorar; onlar ise fazla aile gelmesin diye 'çirkin' derler. Böylece adı Çirkince kalır.
Zamanla adı Şirince olarak değişir. Eski tarihi evlerden 160'ı halen ayaktadır. Adı gibi şirin bu köy, yerli ve yabancı turistlerin uğrak yeridir. Eski evler restora edilerek pansiyona dönüştürülmektedir.
Otantik köy mutfakları, şarap evleri, lokantalar vardır. Tarih ve doğa ile iç içe bir yaşam sevenler için bozulmamış otantik yapısı, temiz havası ve buz gibi soğuk suyu ile ideal bir yerdir.

http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/351irince1.jpg
http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/sirince1.jpg
http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/sirince.jpg


http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/sirincee.jpg



Teleferik - Balçova
İzmirlilerin, Balçova'ya her 10 dakikada bir kalkan belediye otobüsleri ile günün her saatinde ulaşabilecekleri bir piknik alanı. Teleferik ile üç dakika süren ve enfes bir İzmir manzarasının eşlik ettiği yolculuk ile tepedeki tesislere ulaşılır.
Dileyen et marketten alışveriş yapıp kendin pişir-kendin ye bölümünden yararlanabilir, isteyen de restoranlarda yemeğini yiyebilir. Temiz havada, İzmir manzarasına hakim dinlenme tesislerinde ailenizle birlikte piknik yapabilirsiniz.

http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/teleferik.jpg



Çeşme - Ilıca - Şifne
Pamfilya, Karia ve Likyalılar tarafından yapıldığı bilinen ve Türkiye'nin başlıca turizm merkezlerinden biri olarak uluslararası üne de sahip bulunan Çeşme İlçesi, plajlarının yanı sıra Şifne'deki şifalı kaplıcaları ile de bir cazibe merkezidir.

İnce ve bembeyaz kumları ile Ilıca Plajı'nın ünü ülkemiz sınırlarını aşmıştır. Şifne bölgesinde termal sular denizin içinden çıkmakta, ılıcalarda bulunan çamur, güzellik iksiri olarak kullanılmaktadır. Bölge, iç ve dış turizme hitap eden her türlü konfora sahip otel, motel ve pansiyonlarla donanmıştır. Ayrıca Aya Yorgi Koyu, Pırlanta, Paşa Limanı, Tur Site, Çiftlik gibi adlarla bilinen 20 dolayında koyla çevrili bulunan Çeşme, balığı ile ünlü Dalyan gibi doğa harikasına, özellikle yaz aylarında son derece renkli bir eğlence yaşamına da sahiptir.
Çeşme Kalesi ve burada bulunan müze ise tarih meraklıları için bulunmaz bir nimettir. Kaledeki müzede bir sualtı arkeoloji müzesi oluşturulması çalışmaları da sürdürülmektedir. Tamamlandığında yörede yapılan araştırmalarda elde edilen tarihi eserler bu müzede sergilenecektir.

http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/305l305ca.jpghttp://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/lca.jpg

Dikili
İzmir'e 120 kilometre uzaklıktaki Dikili'nin M.Ö. 5000-4000 yıllarına kadar uzanan bir geçmişi vardır. Yörede yapılan arkeolojik kazılarda bölgede Akaların yaşadığı ve kente Aternagus adını verdikleri ortaya çıkmıştır. Ilıcaları ile de ünlü (Nebiler, Bademli ve Kocaoba) ilçenin upuzun plajları vardır. Merkezdeki plaj boyunca uzanan sahilin birçok yerinde rahatlıkla denize girilebilir. Tatil siteleri ile dolu olan bölgede konaklama yerlerinin fiyatları da son derece uygundur

http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/dikili1.jpg
http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/dikili2.jpg



Pamucak Plajları
Antik tiyatrosu, Celsius Kütüphanesi ve çağlar öncesinin en önemli kentlerinden biri olan Efes'ten Kuşadası istikametine 8 kilometre mesafede bulunan Pamucak, uçsuz bucaksız plajları ve kumu ile ünlüdür. Pamucak Plajı, bakir görüntüsü ile turistleri çekmektedir. Pamucak sahili "Turizm Merkezi" olarak ilan edilmiştir ve birbirinden güzel tesisler bulunmaktadır

http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/pamucak.jpg



Yassıca Ada
Urla açıklarında bulunan Yassıca Ada İzmir Büyükşehir Belediyesi'nin yaptığı tesis ve düzenlemelerle İzmirliler'in gözde tatil yerlerinden biri haline geldi. Yaz aylarında İzdeniz'in düzenlediği günü birlik vapur seferleri ile ulaşımın sağlandığı Yassıcaada, temiz mavi denizi ve sessiz ortamı ile büyük ilgi görmektedir.

http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/yass305caada.jpghttp://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/yasscaada.jpg


Özdere - Gümüldür
Özdere (Kesre), İyon Uygarlığı'nın Efes'ten başlayan Teos'a kadar uzanan Ege Sahil çizgisi üzerinde yer almaktadır. Şimdiki adı Özdere olan beldenin tarihe uzantısı Kesre ismi ile başlar. Cumhuriyetin ilanı ile birlikte Özdere ismini alır. Geniş sahili ve alternatifli tesislerile Özdere İzmir'in önemli tatil beldelerinden biridir.

http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/ozdere.jpg



Altınkum
Çeşme - Çiftlikköy zerinde, Çeşme'ye 10 kilometre mesafede bulunan Altınkum yolunun 6 kilometresi asfalt, 4 kilometresi ise stabilizedir.15 hektarlık alana sahip Altınkum maki örtüsü ile kaplıdır

http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/alt305nkum.jpghttp://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/altnkum.jpg


Çeşitli İzmir resimleri :

http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/107_picture.jpghttp://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/107_picture.jpg

http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/152_picture.jpg

http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/izm53uk.jpg

http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/izz02.jpg

http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/izm64nt.jpg

http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/152_picture.jpg

http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/izm53uk.jpg



Bunlar sadece birkaçı daha yüzlerce war tabii izmirde..her türkün kesinlikle görmesi gereken ilimiz..

UfukizmiR
07-04-2006, 02:37 AM
Yaa arkadaslar neden resimler ekranda önizlemeli olarak görünmüyor..delircem yaa:@

alee_shenn
07-04-2006, 12:08 PM
emeğine sağlık ok

novaa
07-04-2006, 01:28 PM
arkadaşım her nekadar resimleri göremesekte... Emeğin için sağol....

novaa
07-04-2006, 01:40 PM
ellerine sağlık çok iyi anlatmışsın..........

ogez
07-04-2006, 02:36 PM
Çok iyi ellerine sağlık

UfukizmiR
07-04-2006, 11:51 PM
arkadaşlar sağolun da..neden bu resimler görünmüyor.imageshack damı bi sorun var acaba?

UfukizmiR
07-05-2006, 12:03 AM
eywallah kardeş..ellerine sağlık ii olmuş..İzmir e yakışır cinsten

99ramo99
07-08-2006, 12:51 AM
bu şehrin çocugu olmaktan dolayı çok mutluyum.
şehrimi seviyorum...
bu şehir çok şey ögretti bana..
izmirli oldugumdan dolayi gururluyum ve de kendimi çok şanslı sayıyorum..

oktaysu
08-10-2006, 12:12 AM
Aşağıdaki linke tıklamanız yeterli
emeğe saygı lütfen
yorumlarınızı bekliyorum...


:062: http://www.youtube.com/watch?v=h6nnlalvCxI:062:

oktaysu
08-10-2006, 01:45 AM
izmirliler nerdesiniz?

fatiherdogan64
08-10-2006, 01:51 AM
paylasım için saol

oktaysu
08-10-2006, 02:05 AM
yorum için teşekkürler

URFALI
08-11-2006, 09:27 AM
paylaşım için tşkler

johnpetrucci
08-11-2006, 10:43 AM
teşekkürler..izliyelim bakalım..izmirli olarak

oktaysu
08-11-2006, 06:21 PM
valla ben izmiri acayip ozledim acikcasi. Kendim actim konuyu kendim hasret giderdim. Cunku suan ingilteredeyim...

cigabyte
08-11-2006, 07:10 PM
süper abi..türkiyenin incisi ya..türkiyede izmirden güzel ve büyük bi şehir yoktur heralde.ha sen ingilteredesin varmıdır bilmem?

oktaysu
08-11-2006, 08:57 PM
yok ya izmir ginbisi ben ingilteredeyim ama hakkaten de cok sikildim burda;
kordonu ozledim serefsizim...

[noyan]™
08-12-2006, 12:22 AM
yok ya izmir ginbisi ben ingilteredeyim ama hakkaten de cok sikildim burda;
kordonu ozledim serefsizim...

kardeş, Kordon özlenmez mi ya...

en sevdiğim yerdir orası :)

oktaysu
08-12-2006, 05:54 AM
ama 16sında dönüyorum ya zaten az kaldı

sarıçiçek
08-12-2006, 10:17 AM
Arkadaşlar Izmir Gibisi Yok Aslada Olamz.şehirleri Ayirmak Mi Elbette Değil Ama Izmir Başka Izmirli Başka Heryerde Kendini Farkettiren Insanlariz.be Size şunu Söylemek Istiyorum Bizler Eğer Gerçekten Izmirli Isek Birbirimizi Kirmayalim Sicakkanli Dost Ve Sevecen Olalim Izmirliyede Bu Yakişir Kavga Terine Konuşalim Bizler Izmirliyiz çünkü Eğer Kaybedersek Yaşanacak Izmir Bulamayiz...saygilarimla

antedon
08-12-2006, 05:05 PM
çok güzel çalışma eline sağlık .teşekkürler

ıLGıM
08-13-2006, 10:27 AM
teşekürler

URFALI
08-13-2006, 10:28 AM
emegine saglık kardeş güzel çalışma

oktaysu
08-13-2006, 12:32 PM
Ayrıca hepinizin İzmir Team e üye olmasını bekliyorum

DeuKampus
08-13-2006, 12:48 PM
Sağol kardeşim çok güzel olmuş .....

göxel
08-14-2006, 10:16 PM
ben izmirliyim ve izmirde yaşıyorum allah beni izmirimden ayrıkoymasın benim memleketim başkadır

göxel
08-14-2006, 10:28 PM
dostum buca aydınamı bağlı unutmuşsun bucayı yaw

novaa
08-15-2006, 09:26 AM
çok beğendim paylaşım için sağoll.....

ıLGıM
08-15-2006, 12:51 PM
resimler kurbağa olmuş

ZaLiMKRaL
08-15-2006, 05:53 PM
Emeğine Sağlık

oktaysu
08-16-2006, 12:53 AM
bu kadar mı izmirli var koskoca forumda, daha çok yorum ummuştum ama olsun...

ahmet1312
08-16-2006, 03:10 AM
işte bnm şehrim ohh izmir

ahmet1312
08-16-2006, 03:13 AM
ingilterenin neresindesin ndn ordasın bundan 2 hafta fln önce bn de ingiltere deydim de

ahmet1312
08-16-2006, 04:54 AM
emeğine sağlık izmirin neresinden

voodoo_xv
08-16-2006, 09:20 AM
KARŞIYAKADAN SELAMLAR

civilc
08-16-2006, 09:31 AM
ödemişten kucak dolusu sevgiler...

UfukizmiR
08-16-2006, 11:02 AM
Buca/ şirinyerden sevgiler saygılar:D:D

mrtztrk
08-17-2006, 12:44 AM
emeğine sağlık

trndmr24
08-17-2006, 06:13 PM
ellerıne saglık ..............

medeadra
08-22-2006, 12:11 AM
resimler ölmüş kardeş

volkan1353
08-22-2006, 12:34 AM
kardeş urla gibi bi yeri atlamişsın

UfukizmiR
08-24-2006, 11:22 PM
Baba haklısın da gecenin geç olmasından dolayı:D:D

saaii
08-25-2006, 02:12 AM
bandırmalı olarak tüm izmirlilere selam sizi seviyorum

ηαƒσ
08-27-2006, 08:27 PM
dostum buca aydınamı bağlı unutmuşsun bucayı yaw

BUCA İZMİR KARDEŞİM.

Chaoticx
08-27-2006, 08:40 PM
saol.........eline sağlık

ELALI
08-27-2006, 11:02 PM
eline sağlık,hemşo...

oktay650
08-28-2006, 07:06 PM
guzelmis eline saglik...

sekorevo
08-28-2006, 08:40 PM
izmirli olunmaz izmirli doğulur...

sewgy
08-28-2006, 08:46 PM
canım memleketim benimmm süpper bi çalışma emeğine sağlık +rep;););)

civilc
08-30-2006, 02:18 PM
izmir başkadır... benim memleketim ... ne mutlu bana

crazyboy2330@hotmail.com
08-30-2006, 02:25 PM
gerçekten süper.Arkadan çalan müzikle beraber muhteşem bir resital

ibrahimbjk
08-30-2006, 03:12 PM
valla forum izmirle dolmuş tabi herkez kendi memleketini sever izmirde güzeldir ama benim memleketim bir ayrıdır kırşehir.

sirius89
08-30-2006, 03:25 PM
gerçekten çok severim izmir dışına da öyle çok çıkmadım. Yine İzmir^'deki karaburun özledim ben. İzmir apayrıdır karaburun ise de apayrıdır. Rüzgarlar ülkesi diye tabir eder yunan mitolojiler nargisus vardır hani nergise dönüşen o karaburunludur işte. Nergisleri koktu mu burnunuz tıkarsınız. Denizi bakirdir hala vahşidir. Ahtopot, mürekkep balığı olağandır orada hele kalamalarları kefalleri izmir'in bir yeri sadece daha ne güzel yerleri var! Tabii ki her şehrin ayrı güzelliği var ama herkesin memleketi kendisine güzel gözükür :)

codex35_codex35
09-01-2006, 09:09 PM
ooofffff ulan oofffffff geçen hafta ordaydım ama yinede ççooookkkk özledim ana gibi yar izmir gibi diyar olmaz şu okulu bi bitireyim 2 sene kaldı zaten bidaha töbe izmirden ayrılmam...

erenserkan
09-02-2006, 09:18 AM
saol dostum

xpsefa
09-02-2006, 11:13 AM
Paylaşımın İçin Teşekkürer

tow
09-02-2006, 10:37 PM
gerçekten güzel

jonturk35
09-02-2006, 11:24 PM
izmirli olmaktan gurur duyuyorum yaa.. Biz İZmirliyiz..Herşeyimizle farklıyız..İnsanımızla,modernliğimizle,hawamızla.. Çünkü Biz İzmirliyiz.. Türkiye'nin en güzel şehrine Sahibiz..Konaktan Karşıyaka vapurla gitmenin werdiği huzuru,Asansör'den gün batımı İzmirimi izlemenin keyfini,kordonda yürümenin werdiği huzuru,Balçova'da,İnciraltında denize karşı arkadaşlarınızla içmenin werdiği güzelliği,muhabbetti,Çankaya'da tarihi Kızlarağası Han'ında meşhur acı kahve içerek arkadaşlarınızla eskileri yad etmenizi,Teleferik'ten İzmirimi izlerken birgün bu şehirden ayrılmanın içinizde hissettirdiği acı hissi...Karaburunla,Çesme'siyle,Gaziemiriyle,Bucas ıyla her ilçesiyle ayrı birgüzeldir İzmirimm.

yalnız35
09-03-2006, 01:20 AM
Ooooof oof ya ben nasıl İzmiri bırakıpta İstanbula geldim,gerçi burası daha güzel ama abi ben İzmirde doğup büyüdüm ya.

ttödemiş
09-03-2006, 08:45 AM
yeni çıktım izmirden ama yinede özlemişim eline sağlık

remmaum
09-03-2006, 11:23 AM
teşekkürler...

UfukizmiR
09-06-2006, 12:46 PM
eywallah babacan sağolasın..izmirli sevilmez mi yaaa:) sağol

crazy35.5
09-06-2006, 03:14 PM
Sizlere Güzel İzmirimin Nosatlji Fotoğrafları

http://resim2.resimupload.com/pictures/he-ref-smyrna-quay-bank.jpg (http://www.resimupload.com/resim_upload2.asp?url=pictures/he-ref-smyrna-quay-bank.jpg&ekleyen=crazy35.5)

http://resim2.resimupload.com/pictures/he-ref-smyrna-quay-buildings.jpg (http://www.resimupload.com/resim_upload2.asp?url=pictures/he-ref-smyrna-quay-buildings.jpg&ekleyen=Ekleyen)

http://resim2.resimupload.com/pictures/kule01.jpg (http://www.resimupload.com/resim_upload2.asp?url=pictures/kule01.jpg&ekleyen=Ekleyen)


http://resim2.resimupload.com/pictures/kule02.jpg (http://www.resimupload.com/resim_upload2.asp?url=pictures/kule02.jpg&ekleyen=Ekleyen)

http://resim2.resimupload.com/pictures/kule03.jpg (http://www.resimupload.com/resim_upload2.asp?url=pictures/kule03.jpg&ekleyen=Ekleyen)


http://resim2.resimupload.com/pictures/kyakaeski02.jpg (http://www.resimupload.com/resim_upload2.asp?url=pictures/kyakaeski02.jpg&ekleyen=Ekleyen)

http://resim2.resimupload.com/pictures/kyakaeski03.jpg (http://www.resimupload.com/resim_upload2.asp?url=pictures/kyakaeski03.jpg&ekleyen=Ekleyen)

http://resim2.resimupload.com/pictures/kyakaeski04.jpg (http://www.resimupload.com/resim_upload2.asp?url=pictures/kyakaeski04.jpg&ekleyen=crazy35.5)

komhusam
09-07-2006, 03:37 AM
paylaşım için teşekkürler!

∂єѕтяσуєя BJK
09-16-2006, 11:35 AM
S.a izmirliler buralardamısınız

alperenash
09-16-2006, 11:53 AM
saolasın dostum:) izmir güzeldir.

***SE7EN***
09-16-2006, 01:05 PM
izmir çok güzel bir yer yaa :D

UfukizmiR
09-17-2006, 01:13 AM
izmir çok güzel bir yer yaa :D

maalesef çok güzel:D kıskanmayalım

besüsürmen
09-17-2006, 01:43 PM
kardeş tebrik ediyorum seni yürekten kutlarım eline yüreğine sağlık

mehmetali
09-17-2006, 01:50 PM
ellerine saglik

mehmetali
09-17-2006, 01:52 PM
cok güzel omus

***SE7EN***
09-17-2006, 03:20 PM
maalesef çok güzel:D kıskanmayalım
yok yaa kıskanmıyorum:D:D
4yıldır ordaydım zaten:D
bundan sonrada orda yaşamayı düşünüyorum:D

∂єѕтяσуєя BJK
09-18-2006, 07:26 AM
süpersin kardeşim yaa... işte izmirli değilmisin olacak tabi

fanatic_1903_
09-19-2006, 05:15 PM
sagolasın guzel paylasımm

sekiz
09-20-2006, 08:46 AM
güzel paylaşım olmuş ama İZMİR sadece bu değil

Fİdelİs
10-15-2006, 02:56 PM
evet arkadaşım resimler açılmıyor yada ben göremedm

ülkücü_dayo_63
10-15-2006, 10:23 PM
emegine saglık

M@KSİMUS
10-15-2006, 10:34 PM
saoooooooooooooooooooooooooooooooool

ülkücü_dayo_63
10-15-2006, 11:08 PM
emegine saglık

ttr
10-17-2006, 02:17 PM
wayy bea şimdi üzdünüz beni çok özledim izmirimi konyada okuyorm arkadslar burada güzel yer ama memleket gibisi var mı ...

niko13
10-17-2006, 09:17 PM
Türkiyenin Cenneti Izmir Hocam Bende Balkonunda Ksk De Ikamet Ediorum Saygilar :)

ülkücü_dayo_63
10-17-2006, 10:49 PM
emegine saglık tşkler kardeş

ttr
10-19-2006, 11:56 AM
35.5 bekle 2 gün sonra ordayımmm

score
12-08-2006, 05:05 PM
paylaşım için teşekkürler ama kurbağa var orada resim yok www.resimupload.com dan yükle resimleri

UfukizmiR
12-09-2006, 01:19 AM
resimleri yeniden yükleyecem inşallah olur..

UfukizmiR
12-09-2006, 04:21 PM
Arkadaşlar resim linklerini yeniledim..haberiniz olsun:)

RaPSTaR
12-09-2006, 04:26 PM
çok güzel yerler :) ama bende şans yokki gelip göreyim oraları :D

tşkler :):)):)

stif
12-09-2006, 05:25 PM
Bende bornova oturuyorum güzel paylaşım kardeşim saol ayrıca izmirli tüm kardeşlerime selam

UfukizmiR
12-09-2006, 07:27 PM
Bende bornova oturuyorum güzel paylaşım kardeşim saol ayrıca izmirli tüm kardeşlerime selam

ve aleyküm selam kardeşim...

Real_Adige
12-12-2006, 12:11 AM
Ellerine sağlık dostum Karşıyadan sevgiler:)

UfukizmiR
12-12-2006, 11:38 PM
Ellerine sağlık dostum Karşıyadan sevgiler:)

Bucadan da slm lar:)

kralbey
12-12-2006, 11:42 PM
ufuk tanıdım için sagol

AŞKGÜL
12-13-2006, 01:27 PM
İzmİrlİyİm GÖztepelİyİm

sindi.67
12-13-2006, 06:28 PM
süper resimler ellerine sağlık

UfukizmiR
12-14-2006, 01:56 AM
sizde sağolun hemşolarım:)

isteyen msn imi ekleyebilir..izmirli olanlar:)

nemesis_35
12-14-2006, 02:22 AM
yani izmirli olduğum halde ben bile birkaç yer öğrendim paylaşımın için çok sağol

tæquila
12-14-2006, 03:39 PM
en güzel ilçesi karşıyaka tavsiye ederim

UfukizmiR
12-16-2006, 12:51 AM
en güzel ilçesi karşıyaka tavsiye ederim

hayır Buca:D:D

inek_43
12-17-2006, 03:32 AM
müthiş olmuş..eline sağlık

UfukizmiR
12-20-2006, 12:47 PM
müthiş olmuş..eline sağlık

saol inekcim:)))

danabas
12-20-2006, 06:00 PM
baba sen ne yaptın ya küçükpark ı unuttun

UfukizmiR
12-24-2006, 08:52 PM
baba sen ne yaptın ya küçükpark ı unuttun

kusura bakma..bidaha ki sefere koyarız artık:)

zaten resimler yine gitmiş..

UfukizmiR
12-24-2006, 09:21 PM
yeni resimler ekledim...bıktım artık yaww hep siliniyo resimler:)

UfukizmiR
01-08-2007, 02:56 AM
Laaa forumda bu kadarmı İzmirlii:D:D yuh bee

inek_43
01-09-2007, 03:00 PM
Ahh bee Bornova'yı unutmuşsun izmirli:D

CapreCream
01-10-2007, 10:19 AM
HEEEEEEEEEEYTTTTT beahhhhhhhh ELLERİNE SAĞLIK pek bi GÜsel OOOOmuuşşş WAİİL PİLLİ BEEAHHHH resimler görünüo yaaa:D

CapreCream
01-10-2007, 10:21 AM
ben izmirli değilim ankara doomluyum ama izmirde çook uzun süre yasadım okul için ankaradayım şimdi biter bitmez geri gdeceğimmm kokusu bile güsel izmirimin yawsii:D:D:D

CapreCream
01-10-2007, 10:21 AM
eet yaa hani bornawa,daa büssürü yeri war ismirin beeaaa

YaşaR
01-20-2007, 04:03 PM
İzmir'in en az 5000 yıllık bir tarihe sahip olduğunu,
. Iliada ve Odysseus"un yazarı Homeros'un İzmir'li olduğunu,
. İncil'de sözü edilen "Yedi Kilise"den üçünün İzmir ili sınırları içinde olduğunu,
. Dünyanın Yedi Harikasından biri olan Artemis Tapınağı'nın Selçuk'ta olduğunu,.
. Parşömen kağıdının Bergama'da keşfedildiğini,
. Eski dönemlerde Foçalıların 50 kürekli ve 500 yolcu taşıyan tekneler inşaa ettiklerini,
. Eski Foçalıların Batı Akdeniz'de bir çok koloni kurduklarını, bunlardan bazılarının İtalya'da"Velia", İspanya'da "Ampurias" ve Fransa'da "Marsilya" olduğunu,
. Tanrıça Athena adına inşa edilen ilk tapınağın İzmir'de inşaa edildiğini,
. Filozof ve şair olan Xenophanes'in İ.Ö. 6. yy'da Kolofon'da yaşadığını,
. "Bir nehirde iki kez yıkanılmaz" diyerek her şeyin değiştiğini söyleyen ünlü filozof Heraklit'in (İ.Ö 540-480) Efes'te yaşadığını
. Filozof Anaxagoras'ın (500-428 B.C) Clazomenae'de, (bugünkü Urla) yaşadığını,
. Eski çağın ünlü hekimi Galen'in (131-210.İ.S.) Bergama'da yaşadığını,
. Meryemana için yapılan ilk kilisenin Efes'te olduğunu,
. İncil'in dört yazarından biri olan St. John'un Selçuk'ta öldüğü ve burada gömüldüğünü,
. Mısır Kraliçesi Kleopatra'nın 188 yılının kışını Antonious ile birlikte Efes'te geçirdiğini,
. Fransız yazar ve şairlerden Lamartine, Chateubriand, Theophile Gautier, and Gustave Flaubert'in İzmir'i ziyaret ettiklerini,
. Papa VI. Paul'un 1967 ve Papa II. John'un 1979 yılında Meryemana Evini ziyaret ettiklerini,
. Uluslararası "İzmir Festivali" kapsamında Ray Charles, Paco De Lucia, Joan Baez, Martha Graham Dance Company, Tanita Tikaram, Jethro Tull, Leningrad Philarmony Orchestra, Christ De Burg, Sting, Moscow State Philarmony Orchestra, Julio Iglesias, Jan Garbarek, Red Army Chorus, Academy of St. Martin in the Field, Kodo, Chick Corea, New York City Ballet, Nigel Kennedy, Brayn Adams, Elton John ve James Brown'un İzmir'e geldiklerini,
. Ünlü şarkıcı Dario Moreno'nun Izmir'de yaşadığını,
. Bademler köyünün Türkiye'de tiyatroya sahip ilk ve tek köy olduğunu biliyor muydunuz?

sekorevo
01-20-2007, 04:04 PM
vallaha bayi bilmedigim vardi izmirli olmama rahmen
tesekkurler arkadasim

cansu1905
01-20-2007, 04:28 PM
ellerine sağlık arkadaşım... çoğunu bilsem de bazılarını bilmiyordum teşekkürler

saaii
01-23-2007, 05:27 AM
çok güzel olmuş dostum emeğine sağlık

serseri_pisikopat
01-23-2007, 06:12 AM
http://i138.photobucket.com/albums/q255/ufukizmir/152_picture.jpg
bu yaz buraya gitmiştim adını hatırlamıyorum konak tı galiba gerçekten çok güzel manzarası ve çok sıcak havası var gidip görmeye değer yalnız otobüsler çok kötü kokuyo :D yanından geçerken burnumu kapatıyodum :):)

ksklee3
01-23-2007, 10:15 AM
arkadaşım çok güzel olmuş fakat sadece sahil kesimler var tatile nerey gitsek gibi olmuş pasoportu kemeraltını alsancağı bornovayı tanıtmamışsın ama yinede çok güzel olmuş emeğine sağlık özellikle ödemiş ve selçuk gezilmesi gerekilen yerler selçuğa gidipte şarap içmemek olmaz tabii tekrardan emeğine sağlık paylaşımın için teşekkürler

KARŞIYAKADAN SELAMLAR

UfukizmiR
01-25-2007, 09:18 PM
ewet genelde turistik yerleri önplana çıkardım..merkeze fazla girmedim..:D

rüzgarın kızı
01-25-2007, 10:11 PM
izmir tireden selamlar :ka01:.selçuk a yolunuz düşerse tireye de beklerim.

pappo
01-25-2007, 10:15 PM
kardeşim ellerine sağlık güzel yerlerin göstermişsin

Pxsel
01-26-2007, 07:02 PM
Güzel İzmir'im. İzmir i hiç bir yere değişmem. Türkiye'nin incisi. :D

Karşıyaka dan herkese selamlar.

inek_43
01-28-2007, 12:48 AM
güzel yerler...offf off

codex35_codex35
01-28-2007, 10:31 AM
ana gibi yar izmir gibi diyar olmaz beeee
geldik ıspartaya okucaz diye izmirime dönemiyom hasretimi giderdin sağolasın gerçi geçen hafta geldim ama olsun insan bir gün bile ayrı kalmak istemiyor izmirden

кơηŠσℓơŠ
01-31-2007, 01:15 PM
poligondan sevgiler saygılar.izmir canım izmir.denizi kadın,kadını deniz kokan izmirim

TATARES
01-31-2007, 08:46 PM
harbidende egenin değil türkiyenin incisi izmir bir başka...eskişehirden tüm izmire selamlar..

DiRGEN
02-15-2007, 02:37 AM
kızmayın ama izmirin havasına kızına güvenemedim 80 gün boyunca...

UfukizmiR
02-15-2007, 04:23 PM
kızmayın ama izmirin havasına kızına güvenemedim 80 gün boyunca...

o senin düşüncen..saygı duymak lazım:)

##AtA_X##
02-15-2007, 04:41 PM
4 senem geçti unutulurmu
buca da okudum daha hala herşeyi ile burnumda tütüyor
her ay kovulduğumuzdan herhalde bucada oturmadığımız öğrenci evi kalmamıştır . bazen ikinci turu attığımız evlerde olmuştur .bütün evsahiplerinden Allah razı olsun

gerçekten herşeyi ile bir inci
en güzel hatıralarım var orda
izmirli herkese selam olsun

##AtA_X##
02-15-2007, 04:50 PM
bak gene depreşti
sarıkanaryam,belçika kurdum, çiçeklerim,
ahh ayşegül gelecektin benle ...

bu saatte de içilmezki
neyse ben gene bi kadeh doldurayım

nerden açtım bu sayfayı yahu

hasanhuseyin06
02-15-2007, 06:04 PM
eeee ege bir başka valla sağolasın kardeşim...........

spyders
02-20-2007, 02:08 AM
Teşekkürler dostum

achilles_1923
02-20-2007, 05:34 AM
emeğine sağlık

blueangel6
02-22-2007, 01:22 PM
Ellerİne Saglik Dostum Bİzde Bucakliyiz

KARANLIK_TARAF
02-22-2007, 02:27 PM
Boşverin Buca'yı Karşıyaka'yı Balçova'dan ötesi yok :) Haa birde Göztepemiz var :)

UfukizmiR
02-24-2007, 04:47 AM
bak gene depreşti
sarıkanaryam,belçika kurdum, çiçeklerim,
ahh ayşegül gelecektin benle ...

bu saatte de içilmezki
neyse ben gene bi kadeh doldurayım

nerden açtım bu sayfayı yahu

:ka25::ka25::m34:

Gσeηeηly
02-24-2007, 12:21 PM
ege bölgesi bir harika sağol ufuk kardeşim
gönen'li olarak tüm izmir'lilere selam ederim....

UfukizmiR
02-25-2007, 02:50 PM
ege bölgesi bir harika sağol ufuk kardeşim
gönen'li olarak tüm izmir'lilere selam ederim....

sen işi biliyon:) Ege bölgesi yurdumun heryeri güzeldir ama Ege bi başka yahuu..
Yazın akşamları deniz kokar balık rakı ohhh keyfe bak:D

ıLGıM
03-07-2007, 08:33 PM
ufuk eyvallah çok güzel tanıtmışın valaha izmir türkiyenin en büyük 3.şehri ve herkezin görmesi lazım konağa giderseniz güneşin batışını denize karşı izleyin lütfen süper bir nature manzara oluyor

UfukizmiR
03-08-2007, 12:59 AM
ufuk eyvallah çok güzel tanıtmışın valaha izmir türkiyenin en büyük 3.şehri ve herkezin görmesi lazım konağa giderseniz güneşin batışını denize karşı izleyin lütfen süper bir nature manzara oluyor

kanka bak şimdi canımı çektirdin bu saatte..:ka25:

UfukizmiR
03-19-2007, 05:43 PM
ufuk eyvallah çok güzel tanıtmışın valaha izmir türkiyenin en büyük 3.şehri ve herkezin görmesi lazım konağa giderseniz güneşin batışını denize karşı izleyin lütfen süper bir nature manzara oluyor

altαhα
06-29-2007, 10:30 AM
Ticaret Odasi tarafindan hazirlanmis.

http://rapidshare.com/files/21836518/izmirtantm_dvrm.rar (http://rapidshare.com/files/21836518/izmirtantm_dvrm.rar)

X-Mix
06-29-2007, 01:50 PM
link icin tesekkürler....burdan devam lütfen.

altαhα
06-29-2007, 04:59 PM
hemşerilerim selam size

Alperen™
06-30-2007, 01:49 PM
Elibe Sağlık

Alperen™
06-30-2007, 01:50 PM
Eline Sağlık Çok Güzel Olmuş.

ekoz45
07-30-2007, 10:07 PM
BİLGİ PAYLAŞIMI İÇİN SONSUZ TEŞEKKÜRLER............

altαhα
07-31-2007, 04:50 PM
bornovadan selam millet

altαhα
07-31-2007, 04:51 PM
ege ünili varmı aranızda

obaraks
10-16-2007, 05:55 PM
yorumlarınız için tesekkurler hemsolar :)

voodoo_xv
10-16-2007, 08:47 PM
bende izmirdenim kardeşler KARŞIYAKA dan selamlar

angel111
10-16-2007, 11:58 PM
Kim nederse dedin Izmır gibisi yok,başka bir şehirde yaşayamam galiba ayrıca asansorden izmir in manzarası süperdir.
Paylaşım için tşk

o.z.c.a.n
11-01-2007, 04:56 PM
bnde izmirdenim bucadan :D

˚°M♥C˚°
11-06-2007, 09:09 AM
GÖZTEPEDEN GÜNYADIIINNN :)

˚°M♥C˚°
11-06-2007, 09:15 AM
Eğer "kordon" dendiğinde aklınıza elektrikli ev aletlerinin

dışında bir yer ismi geliyorsa,

* "Körfez Kokusu" nedir biliyorsanız.

* 35 ve 35,5 kavramları size bir şey ifade ediyorsa,

* "Gevrek", "Çiğdem", "Domat", "Nohut" gibi kavramları kullanıyorsanız,

* "Boyoz" kelimesi size bir şeyler hatırlatıyorsa,

* "Arapsaçı","Turpotu", "Dalagan", "İstifno"," Ebegümeci", "Denizbörülcesi" nedir, biliyorsanız,

* Konuşurken arada bir diliniz istemeseniz de "geliyom""gidiyom""gelcem""yapcam""etcem"şeklinde sürçebiliyorsa,

* Gördüğünüz her gökdeleni Hilton'la kıyaslıyorsanız,

* Park, trafik sorunu ve karakış nedir? Bilmiyorsanız,

* Kar görmek için Sabuncubeli'ne ya da Spil'e gittiyseniz,

* Zeybek havası duyduğunuzda içiniz cız edip kalkıp oynayasınız geliyor sa

* Kumru"nun aslında bir kuş olmadığını çok da lezzetli olduğunu düşünüyorsanız,

* Hıdrellez denince sokaklarda yakılan ateşler aklınıza geliyorsa,

* Sıcakkanlıysanız,

* Paraşüt kulesinden atladıysanız,

* Fuardaki gölde kuğulara bindiyseniz

* Her yıl Ağustos sonunda fuara giderek " Birkaç ünlü görsek bari" diyorsanız

* Hiçbirzaman biryere geç kalma korkusu yaşamadıysanız

* İnsanlar size bir düşman gibi bakmıyorsa

* Hayatınızın önemli bir bölümü belediye otobüslerinde geçtiyse

* Nisan-Ekim ayları arasında hafta sonlarını Güzelbahçe, Seferihisar, Çeşme, İnciraltı, Sahilevleri, Mordoğan, Karaburun, Gümüldür, Kuşadası, Dikili, Foça'da geçiriyorsanız,

* Çocukken Kemeraltında kaybolduysanız

* Babanız"Biz çocukken Konak'ta denize girerdik" hikâyeleri anlatıyorsa

* Bir kere bile YKM önünde buluşup sinemaya gittiyseniz

* Kuşadasına "Ada" diyorsanız

* Montrö ve Lozan size avrupa şehirlerini hatırlatmıyorsa

* Otobüste size biletini ya da kentkartını veren kişi karşılığında para almamakta israr ediyorsa

* Yolda biriyle çarpışınca diğerinin hatası olmasına rağmen reflex olarak gülümseyip özür diliyorsanız

* "Yengen" denince aklınıza yiyecek bir şeyler geliyorsa

* Ortaokula giden kızınızın erkek arkadaşı olması sizi rahatsız etmiyorsa

* Evinize enfazla 100 m. Uzaklıkta bir Tansaş mağazası varsa

* Başka bir şehire gittiğinizde o şehirde yaşayanlara acıyorsanız

* Uzakta iken "Ahh şimdi İzmirde olsaydım" diyorsanız

ByTrex
11-06-2007, 09:24 AM
paylaşım için tşk ...

sb35
11-16-2007, 09:45 PM
hay denizine kumuna köyüne kasabasına kurban olduğum izmir beeee

˚°M♥C˚°
12-06-2007, 06:01 PM
1-Istanbul'dan geldiyseniz, burada da karsi kavrami vardir. Sasirmayin.

2-Boyoz'un ne oldugunu hemen ogrenin ve evinize yakin bir boyozcu bulun.

3-Ilk gordugunuz kiza yiyecekmis gibi bakmayin, zira cok var onlardan,
alisin.

4-Bu sehirde -ozellikle Istanbul'dan geldiyseniz- insanlar birine
carptiklarinda ozur diler, genelde sabahlari "gunaydin", aksamlari "iyi
aksamlar", gun genelindeyse "iyi gunler" diyerek guleryuz gosterirler.
"Tesekkur ederim" de en cok duyacaginiz kelime gruplarindan biridir.

5-Daha onceden yediginiz adi kumru olan sandviclerin hepsinin dandik
oldugunu kabul edin zira izmirdeki kumruyu izmirden baska hicbir yerde
yiyemezsiniz.

6-Aldiginiz sandvic yarim ekmek gibi benzeri turu yiyecekleri herkesin
ortasinda cekinmeden yiyebilirsiniz kimse size donupte vay kafir demez.

7-Eger bugune kadar kullandiginiz en teknolojik kart akbil ise otobuse
binmeden once kentkart kullanmayi mutlaka ogrenin. Koyden indim sehire modu
olmasin sonra.

8-Simit yoktur. Gevrek vardir. Cekirdek yoktur. Cigdem vardir.

9-Sakin ola ki, Guzelyali da KSK atkisi, Karsiyaka Carsi'sinda Goztepe
atkisi ile dolasmayin.

10-Kordon'da arabanizla dolasirken kolunuzu camdan sarkitmayin. Kiro
damgasi yersiniz.

11-Sakin Kemeral'tina arabayla girmeye calismayin. Usenmeden otoparka
parasini verin.

12-Tarihi asansore ile yukariya cikip korfez manzarasinin tadini cikarin.

13-Bu sehirde Flaman Protestan Kilisesi dahi vardir. Sasirmayin ve gayri
muslimlerle tanismaya calisin.

14-Birilerine adres sormak icin cekinmeyin. Izmir'de iyi insanlar yasar,
onlara sorun. Hatta sizi gideceginiz yere kadar bile birakabilirler.

15-Cay icilip kuslara gevrek atilabilen vapurlara binin ve karsiya gecin.

16-Kemeralti' nda gecirilecek bir gun de ogle ogununu, tarihi Kemeralti
Borekcisi'nde su boregi yiyerek ziyafete donusturun. Hemen az ilerisinde
bulunan Sefer Usta'nin henuz ulkede nam salmamisken islettigi tarihi,
ufacik dukkanda yiyeceginiz kazandibi ile ogununuzu tamamlamayi unutmayin.

17-Kibris Sehitleri Caddesi'nde dolasirken sag sola kucuk sokaklara girin.
Eski evleri, ilginc balkonlari gorun.

18-Genelde taksi soforleri bile kibardir. Sasirmayin.

19-Yagissiz ve asiri sicak olmayan bir havada Karsiyaka-Bostanli arasini
yuruyun. Bir hafta tatil yapmis gibi hissedersiniz kendinizi.

20-Istanbul' dan geldiyseniz Bostanli ve Bostanci isimlerini karistirmayin.

21-Ege Universitesi' nde okuyacaksiniz "Izmir sicaktir, soguk olmaz"
laflarina kanmayin. Bornova'da oyle soguklar olur ki ilikleriniz donar.
Neyse ki uzun surmez.

22-Izmirliler hakkinda soylenenlerden urkmeyin. Kiyi cocuklaridir onlar:
Samimi, rahat ve dobra insanlardir. Yasadikca Izmir'in huzuru siner
icinize.

23-Bocek fobiniz varsa cabuk fobinizden kurtulmaya bakin. Cunku, Izmir'de
her tur ve ebatta eklembacakliyi gorme olasiliginiz vardir.

24-Istanbul' dan gelenler: Izmir'in gorece kucuklugune burun kivirmayin.
Kentin dokusuna, kulturune nufuz etmeye calisin. Kucuk olmadigini
goreceksiniz.

25-Mutlaka Bornova Ciceklikoyde piknik yapin. Sabuncubeli mevkiinden
Ataturk ile beraber kente yuksekten bakin.

26-Kaliteli mekan bakimindan gozunuz acik olsun. Cunku, Izmir'li
isletmeciler pek reklami sevmezler. Musteriler kendi bulsun isterler.

27-Sokak numaralarini takip ederek aradiginiz yeri bulamayabilirsiniz.
Sasirmayin. 206 sokagin hemen paralelindeki sokakta 2510 sokak tabelasi
olabilir.

28-Bir vapur dolusu Goztepe ya da KSK taraftarinin o gun mac sonrasi
haykirarak iskeleye gelmesine sasirmayin, dahasi korkmayin. Zararlari
yoktur. Bazi mekanlara bayrak asarlar. Bir kac duvari boyarlar.

29-Insanlarin yardimseverligine alisin. Otobuste sizin yerinize kentkart
basan kisiler karsiliginda verdiginiz parayi kabul etmezse israr etmeyin.

30-Foca denildiginde hangisi diye sormayin. O Eski Foca'dir. Gidin
sahilinde gunes batarken birseyler icin.

31-Susuzdedenin yerini soran cocuklardan uzak durun. Muhtemelen
yankesicidirler.

32-Teleferik' e gidin. Sonra Inciralti'na gecin, kir kahvesinde bir cay
icin.

33-Urla'ya gidin. Nobel Edebiyat Odullu Yorgo Seferis'in evini, unutulmaz
ses Tanju Okan'in evlerini goreceksiniz. Unlu edebiyatcimiz Necati
Cumali'nin evi de orada. Urla Iskelede yuruyun.

34-Bazı Izmir Milletvekilleri' nin Izmir'li olmadiklarina sasirmayin.
Onlarin bir kismi cantaci diye tabir edilen ve genel baskanlarinin
atadiklari Izmir'in yolu nerededir bilmeyen insanlardir. Onlardan bir kismi
kentteki diger kentlerin temsilcileri gibi secilirler ve calisirlar.
Ornegin Konyalilar, Mardinliler vb. Belediye yatirimlari disinda Ankara'nin
pek yatirim yapmamasina sasirmayin.

35-Sokakta yururken bir kuyruk gorurseniz dalin kuyruga. Siz de siraya
girin. Lokma dokuluyordur. Yuzsuzluk edin iki tabak isteyin. Cogunlukla
yadirganmazsiniz.

36-Izmir'de Yunan'in nasil denize dokuldugunu merak ediyorsaniz Karsiyaka
Iskelesi civarinda "Goz goz goz": Goztepe Iskelesi civarinda "Kaf kaf Kaf
sin sin sin Kaf sin Kaf" diye bagirin.

37-Alsancak Sevinc Pastanesi ve Konak'taki YKM taa... Bizans doneminden
beri bulusma noktasidir. Buyuk Iskender'in yavuklusuyla burada bulustugu
anlatilir.

38-Hisaronunde Cin Ali'nin durumlerini yiyin. Oradan cikip Kizlaragasinda
girin. Vitrinleri seyredin.

39-Bornova'da oturacaksaniz aksamlari Kucukpark'ta yapilir piyasa.
Haberiniz ola.

40-Topcu'nun yerine gidip cop sis yiyin.

41-Izmir yazlari hamam gibi olur. Yaninizda sik sik degistirmek icin
t-shirt bulundurun. Kisin bir sure cok soguk yapar. Bere, eldiven, atki
kullanmayi ihmal etmeyin.

42-Alsancak' ta ve Kordon'da uzun saatler yuruyun. Yorulunca bir yere girip
bir seyler icin. Sonra bir daha yuruyun. Iyi gelir.

43-Konak Pier'i bir alisveris merkezinden ziyade bir tarihi eser gibi
gezin. En ucuna gidip denizi seyredin.

44-Fuar donemi olmasa bile arada bir Kulturparka gidin. Yesillikler
arasinda dolasin. Rahatlarsiniz. Lunaparka gidin. Donmedolaba binin. Bangir
bangir muzik esliginde Izmir'e tepeden bakin.

45-Kent merkezinde arabayla dolasmaya calismayin. Pek cok yere yaya olarak
gidebilirsiniz. Park sorunu yasarsiniz.

46-Izmir'i mumkun oldugunca baska kentlerle kiyaslamayin. Onu kategori disi
olarak gormeye calisin.

47-Ucuncu buyuk sehir imkanlari yoktur. Is bulmak sorundur. Universiteyi
burada biterenlerin buyukce bir kismi Istanbul'a kacar. Ekonomik olarak gun
gectikce kuculmektedir.

48-Metro'da "Tren Bornova Yonune Gider" unutmayin.

49-Ortamda cop tenekesi yoksa, kentkart dolum makbuzu almadan ayrilin.
Cunku, melet cebinizde bir yil kalabiliyor.

50-Alsancak Cami'nin onundeki duraktan otobuse binmeyin. Bir durak onceye
gidin. Oturarak gidersiniz.

51-Alsancak' taki caminin adi Hocazadedir. Kimse boyle soylemez. Onun adi
Alsancak Camidir. Izmir'de ne kadar sohretli insan olse orada cenaze namazi
kilinir.

52-Eger universite icin Izmir'e geldiyseniz ve sinif arkadaslarinizdan biri
Izmir'liyse universite hayatiniz harika gecebilir. Cunku, Izmir'in
yerlilerinin en fazla bir saat uzaklikta bir yazligi vardir. Yaz mevsimine
dogru 6-7 kisi arabaya dolusulup oraya gidilir. Keyifli anlar gecirilir.

53-Bornova'da ogrenciyseniz Kucukpark'taki unlu mamuller ureten yerler fena
degildir. Fiyatlari makuldur. Cok kalabalik olurlar. Bornova kira haricinde
cok pahali bir yer degildir.

54-Arkadaslarinizla toplanip yazin Bostanli Iskelesinde basket oynayin.

55-Kentkarti arka cebinize koyun. Otobusu binince poponuzu cihaza surtun.
Hem soforden azar isitin. Hem de kicimda cip var havasi yaratin.

56-Ucakla gelecekseniz Gaziemir'den Karsiyaka'ya gelinceye kadar Izmir
otogarindan Balikesir'e ulasmis olursunuz.

57-Bornova'da oturuyorsaniz Manisa'ya gitmek Narlidere'ye gitmekden daha
kisa surer.

58-Acele etmeyin. Bu sehir acele edenleri sevmez. Dukkanlar gec acilir.
Gece gec saatlere kadar acik kalir. Bazi esnaflar ogleden sonra gunun
hasilatini yeterli bulup dukkani kapatir bir yerlere icmeye gider.

59-Ankara'dan geldiyseniz sokakta insanlarin devamli gulumseyen yuzlerini
yadirgamayin. Acaba dukkanim mi acik diye tedirgin olmayin. Izmir gulen ve
gulumseyen insanlarin kentidir. Siz de gulumseyin.

60-Yazin Izmir'de olacaksaniz balkon evinizin en muteber yeri olacaktir.
Cunku, dus aldiktan sonra banyodan cikincaya kadar kurursunuz. Yazin Izmir
bosalir. Trafik rahatlar. Cunku, pek cok Izmir'linin yazliklari vardir.
Oralara giderler. Karsiyakalilar Foca civarinda yer edinmislerdir.
Digerleri de Cesme , Karaburun, Mordogan, Ozdere, Urkmez, Kusadasi,
Seferihisar da yazliklarda yaz aylarini gecirirler.

61-Kosusturmayin, yuruyun.

62-Otobuslerde ve bazi yerlerde "Piristina, kalbimizdesin" yazisini
gorunce, Kosova'nin Piristina kenti kastedilmiyordur. Merhum Belediye
Baskani Ahmet Piristina sevilen bir baskandi.

63-Insanlar genelde huzurlu araba kullanirlar. Trafikta birbiriyle kavga
edenler azdir. Trafikte yanlis yaparsaniz biri "bilader napiyon" der.
Kaslarini catar, kizacak gibi yapar. Sonra bir gulumsemeyle oradan
uzaklasir.

64-Bir kez Karsiyaka macina gidin. Taraftar nasil olurmus gorun. Etkileyici
bir manzara yaratirlar. Ozellikle Ataturk Spor Salonunda
Karsiyaka-Fenerbahc e basket maclarinda muazzam bir atmosfer yaratirlar.
Basketbolu iyi bilirler. Istanbul kulupleri gibi basket macina futbol
seyircisi gelmez.

65-Izmir bir basketbol kentidir. Cok sayida basketbolsevere rastlarsiniz.
Basketbol maclarinda salonlar genelde dolar. Bir basketbolsever iseniz
Izmir tercih edilesi bir kenttir. Basketbolun lokomotifi Karsiyakadir.

66-Kadifekale, Ballikuyu taraflarina tek basiniza gitmeyin. Ankaralilar
Ulus, Bentderesi ve Ankara Kalesi civarini nasil bilirlerse, Istanbullular
Beyoglu'nun arka sokaklarini nasil bilirse buralari da oyle bilsin.

67-Kizinca Izmirlilerin asfalyalari atar, sasirmayin. Asfalya rumca
sigorta, guvence demektir. Anlayacagin sigortalari atar.

68-Alsancak limani civarinda bir suru salas yapinin arasinda Arkas Holding
binasini gorunce sasirmayin. Fiyakali bir yerdir. Otobusle onunden gecerken
otobusunuz yukari katlarinin hizasindan gecer. Yemek vakti ise akvaryumdaki
baliklar misali calisanlarini gorursunuz. Sirketin sahibi Lucien Arkas'tir.
Denizcilik Odasi Baskani da Geza Dolough'tur. Onlar Turk vatandasi
levantenlerdir. Kente damgasini vurmus bir levanten nufus ve levanten
kulturu vardir. Izmir Turkiye'nin en buyuk limanlarindan biridir. Bazen
kocaman bir turistik gemi yanasir rihtima.

69-Metro ile Ataturk Stadina gidecekseniz Statyum duraginda inmeyin.
Halkapinar duraginda inin. Daha yakin oluyor.

70-Izmirliler misira dari derler.

71-Sicaklarda dekolte kizlara aval aval bakmayin. Sayet bakarsaniz kizlar
da size tuhaf tuhaf bakarlar. Izmir'de cogunlukla yazin ama her mevsim
kizlararasi dekolte yarismasi mi var acaba dediginiz olur.

72-Izmir'de cok sayida Balkan kokenli insanlar yasar. Bazi erkeklerin ve
kizlarin cok uzun boylu olmasi sasirtmasin. Ozellikle Camdibi semtinde
kendinizi Uskup, Gumulcine, Piristine, Filibe gibi bir kentte
hissedebilirsiniz. Kahvelerinde renkli gozlu, uzun boylu, limon gibi sari
insanlarin "Bre more, Asan Astaneye gitti mi?" turunden konusmalara sahit
olursunuz. Konusmalarinda H arfi yutulur.

73-Yazin butun gun cayir cayir yanarsiniz. Aksamustu yerel imbat ruzgariyla
bir nebze olsun rahatlarsiniz. Ozellikle sahile yakin yerlerde aksamlari
esinti eksik olmaz.

74-Adinda bir kent ya da semt adi olmayan nadir kuluplerden biri Altaydir.
Az sayidaki taraftari Buyuk Altay derler. Maclarina gitmek zevklidir. Pek
taskinlik olmaz. Bazi yasli amcalar bir yandan sohbet edip, mazinin Buyuk
Altayini konusurlar bir yandan da tenis maci seyreder gibi maci izlerler.
Altay kulubunde bazi gayri muslimler uyedir. Yonetimde seckin insanlar
vardir. Alsancak, Kahramanlar gibi seckin muhitler ve limontepe gibi bir
kac gecekondu muhitindekiler desteklerler. Bir kac zengin Izmir'li ailenin
destekleriyle ayakta durmaktadir. Eski basbakanlardan Adnan Menderes'in
kalecilik yaptigi, Mustafa Denizlinin yetistigi ve Istanbul'a cok sayida
oyuncu gondermis bir kuluptur. Ayrica, Fenerbahce eski baskanlarindan Sukru
Saracoglu Altay'in da baskanligini yapmistir.

75-Hizla kume dusen Goztepenin, Asansor civarindan baslayip, Uckuyulara
kadar uzanan hat boyunca taraftarlari bulunur. Ozellikle Guzelyali, Goztepe
semtlerinde yogunlasmislardir. Taraftarlari 1960'li yillarin efsane
takimindan bahsederler. Avrupa Kupalarinda ilk yari final oynayalariyla
ovunurler. Karsiyaka'dan ve KSK dan nefret ederler. Goz goz goztepe
seklinde tezaruhat ederler. 1980 yilinda Dunya'da ilk defa bir ikinci lig
macinda seyirci rekoruna Karsiyaka ile birlikte imza atmislar ve 80 bin
seyirciyi Ataturk stadina toplamislardir. Istanbul'un uc buyuk takiminin
deplasmanda Trabzonla beraber seyirci ustunlugu kuramadigi iki takimdan
biridir.

76-Karsiyaka basketbol subesiyle on planda olan bir kuluptur. Yasar Holding
hamisidir. Kaf kaf kaf sin sin sin kaf sin kaf tezaruhati yaygindir. Futbol
disinda cok sayida bransta faaliyet gosterir. Ornegin yelken. Taraftarlari
biz Izmir'li degil Karsiyakaliyiz derler. 35 ½ plakasi tasirlar. Buna
karsin Goztepeliler Tam 35 ve Biz Izmir cocuguyuz ya siz? slogani tasirlar.

77-Altinordu, ozellikle basmane, tilkilik, namazgah gibi Izmir'in gavur
Izmir olarak anildigi yillarda Turklerin yogun oldugu mahallelerde kurulmus
ve sevilmistir. Halen basketbol subesi olmasa da basketbol liginin ilk
sampiyonu Altinordu'dur.

78-Esrefpasa, Ucyol, Hatay, Yaghaneler semtlerinin kulubu Izmirspordur.
Altyapisi ve mulkleriyle kuvvetli olarak bilinir.

76-Bucaspor Buca semtinde kendi yagiyla kavrulan bir kuluptur. Sari
kirmizili goztepe, siyah beyazli Altay'dan sonra sari lacivertli Bucaspor
Istanbulun uc buyuklerinin Izmir'deki muadil tamamlayicisi gibidir.
Izmir'de soyadlari kulup adi olan bazi degerli sahsiyetlerin kentidir.
Vahap Ozaltay, Sait Altinordu, Fuat Goztepe.

77-Dokuz Eylul Universitesinin bazi bolumleri Ege Universitesi kampusu
icindedir. Ege Universitesi Hastanesi Romanyadaki diktator Cavusesku'nun
yaptirdigi gorkemli sarayi cagristirir. Cok buyuktur. Icinde kaybolursunuz.

78-Izmirliler kendilerini cagdas, ilerici ve batili olarak gorurler.
Turkiye'nin batiya acilan kapisi, batiya donuk yuzu falan denir. Okumus
yazmis insani coktur.

79-Bir kismi Gavur Izmir lafindan rahatsiz olur. Bir kismi da dinime
kufreden musluman olsa bari deyip, guler gecer umursamaz.

80-Ucuncu buyuk kent olmakla ovunulur. Sonra da super ligde bir takimin
olmamasi ucuncu buyuk kente yakisiyor mu diye hayiflanirlar.

81-Izmir'de cok sayida emekli insan yasar. Pekcogu emekli devlet memuru ve
devlet iscisidir. Ozellikle emekli askerler ve ogretmenler yogundur. Konak
ve Ucyol istikametinden Bati yonune dogru otobusle giderken duraklarda
bekleyen bir yigin emekli yasliya rastlarsiniz. Keza Bornova ve Karsiyaka
da emekli cenneti yerlerdir. Ulkede olup bitenlere kendilerine has bir
tutuculuk sergilerler. Biz Ataturk'un ve Cumhuriyetin cocuklariyiz derler.

82-Basta Bornova olmak uzere, Alsancak, Karsiyaka ve Buca'da genis bahceli
cok sayida levanten koskune rastlarsiniz. Bir kisminin icinde artik insan
yasamaz. Bazilarinin icinde yasli gayri muslim vatandaslarimiz yasarlar.
Onlar mazinin zengin is adamlari ve Avrupali tarim urunu tacirleridir.

83-Cesmeye gitmeyi ihmal etmeyin. Cesmeye gidip de Cesme kumrusu ve Rumeli
pastanesinde sakizli dondurma yemeyi unutmayin. Yakin yerlerinde cok guzel
plajlari vardir. Alacatiyi gezin.

84-Universite kampuslerinde stand kurup gezi duzenleyenlerin gezileri hem
ucuzdur hem de guzeldir. Katilmaya bakin. Bahar doneminde vizelerden sonra
tezgahlarini acmaya baslarlar.

85-Yilbasi biletinizi kemeralti girisindeki sag taraftaki biletciden alin.
Neden bilmiyorum.

86-Turkiye'nin en buyuk bolge gazetesi Yeni Asir Izmir'den cikar. Ulkemizin
yasayan en eski gazetesidir. Yuzyilin basinda Selanikte cikmaya
baslamistir.

87-Turkiye'de ilk futbol maci Bornova'da papazin bahcesinde iki rum
mahallesinin gencleri arasinda oynanmistir. Fakat, Izmir'e futbolu ingiliz
levantenler getirmistir. Yine Turkiye'de ilk atletizm musabakasi da
Bornova'da yapilmistir.

88-Turkiye'de ilk demiryolu hatti Izmir'den baslamis, ilk tren istasyonu
Izmir'e yapilmistir.

89-Izmir bir camiler degil, kiliseler ve havralar kentidir. Kentte eskisi
kadar olmasa da bir miktar musevi vatandas yasar. Cogu kemeraltinda esnaf
ya da doktor, dis hekimi falandir.

90-En yuksek bina Hilton Otelidir. Kimileri onu Izmir'in bir organi olarak
gorur.

91-Kimileri Guzel Izmir der. Bu sifat burada yasayan rumlar tarafindan
konuldugu rivayettir. Kentte en fazla nufusu uzun yillar rumlar
olusturmustur. Onlar Izmir i bir kraliceye, Bornova yi da bu kralicenin
tacina benzetirlermis. Bu yuzden Guzel dedikleri anlatilir. Dogruysa.

92-Firsat bulursaniz yakindaki Izmir koylerine gidin. Koylulerle sohbet
edip Ege sivesini dinleyin. Gelivedim, gidivedim, nediyon usen (Ne
yapiyorsun Huseyin) gibi cumleleri duyun. Selcuk ilcesinin Sirince koyune
gidin. Sarapevlerini ziyaret edin. Gozleme yiyin.

93-Eski itfaiye binasi Ahmet Piristina kent muzesine donusturuldu. Gidip
gezin. Bina arkasindaki lokantadan Izmir yemeklerini uygun fiyata
yiyebilirsiniz.

94-Kentte cok sayida Girit mubadili aile yasar. Izmir pazarlarinda envayi
turlu otun satildigini gorursunuz. Giritlinin gectigi yerde ot bitmez
lafini duyarsiniz. Onlar otlardan birbirinden ilginc, lezzetli ve dahasi
saglikli yemekler yaparlar. Ahh ahh... Sade suya tirit elden gitti Girit.

95-Izmir kofteler diyaridir. Tire, Odemis, Kosova kofteleri meshurdur.
Kemeraltindaki esnaf lokantalarinda Izmir kofte ve kokorec yiyin.

96-Hakiki Koc ve Pamukkale firmalarinin merkezleri Izmir'dedir. Otogar
Bornova'dadir.

97-Uzun yillar Turkiye'nin en buyuk stadi unvanini elinde bulunduran
Ataturk Stadi Izmir'dedir. Izmir cok sayida uluslararasi spor
organizasyonuna evsahipligi yapmistir.

98-Izmir fuarlar kentidir. Kulturparkta yil boyunca pek cok sektorun fuari
yapilir. Ama en gorkemlisi ve buyugu Agustos ayinin son haftasi baslayip
eylul ayinin ikinci haftasina kadar suren Izmir fuaridir. Ilk gun ucretsiz
olur. Sadece Izmirliler degil, cevre il ve ilcelerden de cok sayida
ziyaretci gelir. Otomotiv standlari ile ikram ve hediye dagitan standlar
yogun ilgi gorur.

99-Inciraltinda Ozdilek alisveris merkezinin orada bir savas gemisi ve
denizalti, muze olarak hizmet vermektedir. Merakliysaniz gidip belese
gezebilirsiniz.

100-Ankara'dan gelenler icin Cankaya burada bir alisveris ve is merkezidir.
Unutmayin.

neck
01-23-2008, 06:22 PM
İzmirli olmak bu alemde ayrıcalık.teşekkürler...

MojitoMania
01-23-2008, 06:27 PM
işte benim gavur izmirim ;) izmir Balçovadan herkese selam

MojitoMania
01-23-2008, 06:28 PM
işte benim gavur izmirim ;) izmir Balçovadan herkese selam

˚°M♥C˚°
02-09-2008, 03:04 PM
İzmirlilerin sabah evden çıktıklarında koşa koşa bindikleri vapur ya da otobüslerden iner inmez karşılaştıkları bir Ege klasiğidir boyoz.

http://farm2.static.flickr.com/1313/1264749855_5eb0073e92.jpg?v=0

Özellikle iş dünyasının yoğun olduğu Konak, Çankaya, Basmane, Alsancak civarındaki tüm iskele ve duraklar boyoz satıcıları ile doludur, tartışmasız işbirlikçisi yumurta ile birlikte.
Çünkü boyoz yumurta olmadan yenmez çoğunlukla. Boyozun kendine yumurtayı en yakın dostu olarak seçmesi bir rastlantı değildir aslında. Çünkü boyozun yüzyıllardır bir kan davası vardır yakın akrabası gevrek ile.

Sabahları ya da akşama doğru sıcak sıcak ve yanında, üzerine tuz ve karabiber serpilmiş haşlanmış yumurta ve taze demli çay ile yenilen boyoz, neredeyse İzmir sabah kahvaltılarının vazgeçilmez ürünlerinden biridir.
http://tn3-1.deviantart.com/fs9/300W/i/2006/024/1/4/cay_ve_boyoz_by_izmir.jpg
Seyyar satıcıdan yumurtası ile beraber satın alıp eski gazetelerden kesilmiş parçalara paket yaptırarak, mevsimine göre, sabah serinliğinde veya kış soğuğunda elinizde kahvaltılığınız, kolunuzun altında gazeteniz, işyerinize veya yakındaki kahveye giderken, avuçlarınızda boyozun sıcaklığı ve burnunuzda kokusunu hissetmek gün için en iyi başlangıç olmalıdır sıradan bir Egeli için herhalde?
BOYOZUN TARİHİ
Yüzyıllardır İzmir ve çevresinde tüketilen boyoz aslında bir Musevi yiyeceğidir. Zaten artık kullanılmasa da geçmişte “Yahudi Böreği” olarak da geçtiğini biliyoruz adının. Araştırmalar bu yiyeceğin kökeninin Sefarad kültürüne dayandığını gösteriyor. Sefarad kökenli Musevilerin İspanya’dan gelirken yanlarında getirdikleri bir ürün olan boyoz, doğal olarak yalnızca Ege Bölgesine has bir ürün değildi.
Seferad yahudileri, Ege Bölgesi başta olmak üzere İstanbul ve Anadolu’nun pek çok yerine dağıldıklarında da boyozu Anadolu halkına tanıtmışlardı. Ama sadece İzmir ve çevresinde beğenilip, ticari bir ürün gelebildi boyoz.
Boyoz ustaları arasında en ünlüsü efsanevi Boyozcu Avram’dı. Kemeraltı’nda bulunan fırınında yaptığı boyozlar halk arasında çok ünlü idi. Hatta Avram usta öldükten sonra çok sayıda fırın bu üne sahip çıkarak kendi ürünlerini “Boyozcu Avram’ın boyozları” adı ile satmışlardı.
Bu kadar ünlü ve yaygın bir yiyecek olan boyoz sözcüğünün anlamını bulabilmek için Yahudilerin 1492 yılındaki İspanya’dan Anadolu’ya gerçekleştirdikleri göçe dönmemiz gerekiyor. Seferad olarak anılan bu Museviler yolculukları sırasında yanlarında sadece inançlarını değil, aynı zamanda kültürlerini de getirmişlerdir.
Anadolu’ya geldiklerinde Judeo olarak bilinen İspanyol dilini kullanan bu topluluk, günlük yaşantılarında bu dili kullanmayı sürdürmüş ve okullarında yine aynı dille eğitim yapmıştır.
Öyle ise boyoz sözcüğünün kökenini İspanyolca’da aramak gerekmektedir. Bu arayış bizi Bollos sözcüğüne götürür. Bu sözcüğün okunuşu ise aynıdır, boyos. İspanyolca’da yan yana kullanılan iki “L” harfi “Y” olarak okunur. Bu nedenle bilgisayarda boyoz konusunda araştırma yapmak için “boyoz” kelimesi girildiğinde tek tük bilgilere ulaşılabilirken “bollos” kelimesi ile arama yapıldığında, hemen hemen tamamı İspanyolca binlerce bilgiye ulaşılabilir. Bunun nedeni boyozun hala İspanya ve ilişkili ülkelerde popüler bir yiyecek olmasıdır.
http://www.milliyet.com.tr/2002/03/04/pazar/resim/yazkarduz.jpg
Günümüzde, İspanya’da, Güney Amerika Ülkelerinden Şili, Arjantin ve Peru’da yaygın olarak tüketilen boyoz, bizden farklı olarak şekerli de üretilmektedir. Ancak İzmir’de de boyozu tahinle yapan yerler mevcuttur. Bu nedenle bu tür boyozların şekerli bir tada sahip olduğu unutulmamalıdır.
Akademik bilgiler ne olursa olsun boyoz İzmir ve Ege Kültürünün ayrılmaz bir parçasıdır. İster sabah, ister akşama doğru; havaya yayılan enfes kokular İzmirlilere açlıklarını hissettirir. Damaklarda yayılan lezzeti, yerlere dökülen parçaları yüzlerce yıldır bu topraklarda, eşsiz Ege Kültürünü yaşatır. Taze boyozun sıcak sıcak fırından çıktığı andaki dumanı adeta birbirleri ile dans eder lezzet yarışında.

˚°M♥C˚°
02-09-2008, 03:06 PM
*Simit yoktur. Gevrek vardir. Cekirdek yoktur. Cigdem vardir
*Sokak numaralarini takip ederek aradiginiz yeri bulamayabilirsiniz.
*Sasirmayin. 206 sokagin hemen paralelindeki sokakta 2510 sokak
tabelasi olabilir.
*Ucakla gelecekseniz Gaziemir’den Karsiyaka’ya gelinceye kadar Izmir
otogarindan Balikesir’e ulasmis olursunuz.
*Bornova’da oturuyorsaniz Manisa’ya gitmek Narlidere’ye gitmekden
daha kisa surer.
*Otobuslerde ve bazi yerlerde ‘Piristina, kalbimizdesin’ yazisini
gorunce, Kosova’nin Piristina kenti kastedilmiyordur. Merhum
Belediye Baskani Ahmet Piristina sevilen bir baskandi.
*Izmir kofte isimli bir yemekten bahsederler, izmirde kofte satani
zor bulursunuz, bulsanizda cogu 5 kurus etmez.
*Ucuncu buyuk kent olmakla ovunulur. Sonra da super ligde bir
takimin olmamasi ucuncu buyuk kente yakisiyor mu diye hayiflanirlar.
*Dokuz Eylul Universitesinin bazi bolumleri Ege Universitesi kampusu
icindedir.
*Metro ile Ataturk Stadina gidecekseniz Statyum duraginda inmeyin.
Halkapinar duraginda inin.
*Turkiye’nin her yerinde belediye otobuslerinde cep telefonu
kullanilir, Izmir’de otobuste cep kullanmaniza tepki gosterecek
cikintilar hep vardir.
*Çok pizzacı vardır. Bu büyük sunuma ragmen az cok lezzetli bir
pizza yemeniz nerdeyse mümkün degildir.
*Karsiyakalilar 35bucuk laflari etsede, carsisini gezdiginizde cogu
seyi bulamazsiniz. Hatta temiz yemek yenilecek bile yer yoktur.
*Tuhaftir ama genede izmir güzeldir…

˚°M♥C˚°
02-09-2008, 03:12 PM
asansör... (http://www.izmirlife.com/2007/11/01/izmirin-asansoru/)

Güzel İzmir’in Karataş semtinde bulunan tarihi “Asansör” binası, kentin en karakteristik sembollerinden birisidir. İçine girdiğimiz sene dalya deyip, tam yüzüncü yaşını kutlamaya hazırlanmaktadır.

http://farm1.static.flickr.com/156/367254156_7e99309b16.jpg

Aslında bir kule olan Asansör binası, Mithat Paşa Caddesi ile kırk metre yükseğinde ya da bir diğer ifade ile yüz elli beş basamak yukarısında bulunan Halil Rıfat Paşa semtini birbirine bağlamak gayesi ile yaptırılmıştır.
Asansör’ün inşa tarihi 1907 yılı, yaptıran kişi ise Yahudi işadamı Nesim Levi’dir. Paris’in meşhur Eyfel Kule’sinden esinlenilerek yaptırılan binanın girişinde bulunan levhada, yapının orijinal ismi “Ascenseur Construit” olarak hem Latin harfleri ile hem de İbranice yazılıdır. Nesim Levi’nin mimari tasarımcı Gustave Eiffel’i dahi, bu iş için Paris’ten İzmir’e getirttiği kaynaklarda belirtilir. Asansör’ün mimari anlamdaki bir diğer ikizi de Portekiz başkenti Lizbon’dadır.

http://farm1.static.flickr.com/152/335373837_6c20ab7df8.jpg?v=0

Halil Rıfat Paşa ve Dario Moreno sokağı ile Mithat Paşa Caddesi’ne açılan bölgeyi birbirine bağlayan Asansör, ilk hizmete girdiği yıllarda buhar gücü ile çalışmaktaydı. Zaman içerisinde çeşitli el değiştirmelerin ardından 1977 yılında İzmir Belediyesi’ne, son sahibi tarafından bağışlandıktan sonra elektrik enerjisi ile çalıştırılmaya başlanmıştır. 1985 Yılında belediye tarafından ciddi bir restorasyona tabi tutulmuştur. Ancak bugün bile Asansör’e bindiğinizde çelik konstrüksüyon üzerine yerleştirilmiş ve dışarıdan getirtilmiş masif tuğlaların yüzyıllık geçmişini görmek gerçekten de heyecan verici.
Asansör’ün üst tarafında, terasında; bir cafe ve bir de restoran bulunmakta. Tüm Mithat Paşa Caddesi, yalı ve İzmir Körfezi’nin panoramik görüntüsüne hakim müthiş manzarası her İzmir’linin ve İzmir misafirinin görmesi gereken bir görsel şölen. Ceneviz Meyhanesi adıyla faaliyet gösteren restoranında müthiş bir akşam yemeği yiyebilirsiniz ancak gelebilecek kabarık bir hesaba da hazır olmanız gerekmekte. Muhteşem flamenko ezgileri, geçireceğiniz mükemmel zevk saatlerinin bir diğer eşlikçisi olacaktır.

http://farm1.static.flickr.com/156/434125070_57b2a50310_o.jpg
Güzel İzmir’in yüzlerce güzelliğinden biri olan Asansör’ü mutlaka ve mutlaka bir kez olsun görmelisiniz. Bir zamanların Yeşilçam filmlerinin vazgeçilmez İzmir sahnesi olan Asansör’ün terasından bir Filiz Akın ya da bir Ayhan Işık bakışıyla körfeze nazar etmeli ve yanınızdaki insana yapabileceğiniz en romantik ilan-ı aşkı yapmalısınız.

e.evecen
02-09-2008, 05:05 PM
gitmiş kadar oluo insan yazıları okuyunca:) pylşma tşk

Esfandiari
02-09-2008, 05:09 PM
Tek kelimeyle "inci tanesidir" İzmir.Ne trafik keşmekeşi, ne kalabalık gürültü patırtı.Kendi halinde bir şehir, bizim METROPOLİTANımız...

vigorfox
02-10-2008, 12:09 PM
yaşanacak yer izmir çok güzel şehir

zafer135
02-10-2008, 11:12 PM
1-istanbul'dan geldiyseniz, burada da karşı kavramı vardır.şaşırmayın.

2-boyoz'un ne olduğunu hemen öğrenin ve evinize yakın bir boyozcu bulun.

3-ilk gördüğünüz kıza yiyecekmiş gibi bakmayın, zira çok var onlardan,alisin.

4-bu şehirde özellikle istanbul'dan geldiyseniz- insanlar birine çarptıklarında özür diler, genelde sabahları "günaydın", akşamları "iyi akşamlar",gün genelindeyse "iyi günler" diyerek güleryüz gösterirler."teşekkür ederim" de en çok duyacağınız kelime gruplarından biridir.sakın şaşırmayın!

5-daha önceden yediğiniz adı kumru olan sandiviçlerin hepsinin dandik olduğunu kabul edin zira izmirdeki kumruyu izmirden başka hiçbir yerde yiyemezsiniz.

6-aldığınız sandiviç yarım ekmek gibi benzeri türü yiyecekleri herkesin ortasında çekinmeden yiyebilirsiniz kimse size dönüpte vay kafir demez.

7-eğer bugüne kadar kullandığınız en teknolojik kart akbil ise otobüse
binmeden önce kentkart kullanmayi mutlaka öğrenin. köyden indim şehire modu olmasin sonra.

8-simit yoktur.gevrek vardır.çekirdek yoktur. çiğdem vardır.

9-sakın ola ki, güzelyalı da ksk atkısı, karşıyaka çarşı'sında göztepe atkısı ile dolaşmayın.

10-kordon'da arabanızla dolaşırken kolunuzu camdan sarkıtmayın.kıro damgası yersiniz.

11-sakın kemeraltına arabayla girmeye çalışmayın.üşenmeden otoparka parasını verin.

12-tarihi asansöre ile yukarıya çıkıp körfez manzarasının tadını çıkarın.

13-bu şehirde flaman protestan kilisesi dahi vardır.şaşırmayın ve gayri muslimlerle tanismaya çalışın.çok sevecen oluyorlar.

14-birilerine adres sormak için çekinmeyin.izmir'de iyi insanlar yaşar,onlara sorun. hatta sizi gideceğiniz yere kadar bile bırakabilirler.

15-çay içilip kuşlara gevrek atılabilen vapurlara binin ve karşıya geçin.

16-kemeraltında geçirilecek bir günde öğle öğününü, tarihi kemeraltı
börekçisi'nde su böreği yiyerek ziyafete dönüştürün.hemen az ilerisinde
bulunan sefer usta'nın henüz ülkede nam salmamışken işlettiği tarihi,
ufacık dükkanda yiyeceğiniz kazandibi ile öğününüzü tamamlamayı unutmayın.

17-kıbrıs şehitleri caddesi'nde dolaşırken sağa sola küçük sokaklara girin.eski evleri, ilginç balkonları görün.

18-genelde taksi şöförleri bile kibardır.şaşırmayın.

19-yagışsız ve aşırı sıcak olmayan bir havada karşıyaka-bostanlı arasını
yürüyün.bir hafta tatil yapmış gibi hissedersiniz kendinizi.

20-istanbuldan geldiyseniz bostanlı ve bostancı isimlerini karıştırmayın.

21-ege üniversitesinde okuyacaksanız "izmir sıcaktır,soğuk olmaz"
laflarına kanmayın.bornova'da öyle soğuklar olur ki ilikleriniz donar.neyse ki uzun sürmez.

22-izmirliler hakkında söylenenlerden ürkmeyin.kıyı çocuklarıdır onlar samimi, rahat ve dobra insanlardır. yaşadıkça izmir'in huzuru siner icinize.

23-böcek fobiniz varsa çabuk fobinizden kurtulmaya bakın.çünkü, izmir'de
her tür ve ebatta eklembacaklıyı görme olasılığınız vardır.

24-istanbul'dan gelenler: izmir'in görece küçüklüğüne burun kıvırmayın.
kentin dokusuna, kültürüne nüfuz etmeye çalışın. küçük olmadığını göreceksiniz.

25-mutlaka bornova çiçekliköyde piknik yapın.sabuncubeli mevkiinden ataturk ile beraber kente yüksekten bakın.

26-kaliteli mekan bakımından gözünüz açık olsun.çünkü,izmir'li işletmeciler pek reklamı sevmezler.müşteriler kendi bulsun isterler.

27-sokak numaralarını takip ederek aradığınız yeri bulamayabilirsiniz.şaşırmayın!206 sokağın hemen paralelindeki sokakta 2510 sokak tabelası olabilir.

28-bir vapur dolusu göztepe ya da ksk taraftarının o gün maç sonrası
haykırarak iskeleye gelmesine şaşırmayın,dahası korkmayın.zararları
yoktur.bazı mekanlara bayrak asarlar.bir kaç duvarı boyarlar.

29-insanlarin yardımseverliğine alışın.otobüste sizin yerinize kentkart basan kişiler karşılığında verdiğiniz parayı kabul etmezse ısrar etmeyin.

30-foca denildiğinde hangisi diye sormayın.o eski foca'dır.gidin sahilinde güneş batarken birşeyler için.

31-susuzdedenin yerini soran çocuklardan uzak durun.muhtemelen yankesicidirler.

32-teleferik'e gidin.sonra inciraltı'na geçin,kır kahvesinde bir çay
için.

33-urla'ya gidin.nobel edebiyat ödüllü yorgo seferis'in evini,unutulmaz ses tanju okan'in evlerini göreceksiniz.ünlü edebiyatçımız necati cumali'nin evide orada.urla iskelesinde yürüyün.

34-bazı izmir milletvekilleri'nin izmir'li olmadıklarına şaşırmayın.
onların bir kısmı çantacı diye tabir edilen ve genel başkanlarının atadıkları izmir'in yolu nerededir bilmeyen insanlardır.onlardan bir kısmı kentteki diğer kentlerin temsilcileri gibi seçilirler ve çalışırlar.örneğin konyalılar,mardinliler vb. belediye yatırımları dışında ankara'nın pek yatırım yapmamasına şaşırmayın.

35-sokakta yürürken bir kuyruk görürseniz dalın kuyruğa.siz de sıraya girin. lokma dökülüyordur.yüzsüzlük edin iki tabak isteyin.çoğunlukla yadırganmazsınız.

36-izmir'de yunanlıların nasıl denize döküldüğünü merak ediyorsanız karşıyaka iskelesi civarında "goz goz goz": göztepe iskelesi civarında "kaf kaf kaf sin sin sin kaf sin kaf" diye bağırın.

37-alsancak sevinç pastanesi ve konak'taki ykm taa... bizans döneminden beri buluşma noktasıdır.büyük iskender'in yavuklusuyla burada buluştuğu anlatılır.

38-hisarönünde cin ali'nin dürümlerini yiyin.oradan çıkıp kızlaragasına girin.vitrinleri seyredin.

39-bornova'da oturacaksanız akşamları küçükpark'ta yapılır piyasa.haberiniz ola.

40-topçu'nun yerine gidip çöp şiş yiyin.

41-izmir yazları hamam gibi olur.yanınızda sık sık değiştirmek için t-shirt bulundurun.kışın bir süre çok soğuk olur.bere,eldiven,atkı kullanmayı ihmal etmeyin.

42-alsancak'ta ve kordon'da uzun saatler yürüyün.yorulunca bir yere girip
bir şeyler için.sonra bir daha yürüyün.iyi gelir.

43-konak pier'i bir alışveriş merkezinden ziyade bir tarihi eser gibi gezin. en ucuna gidip denizi seyredin.

44-fuar dönemi olmasa bile arada bir kültürparka gidin.yeşillikler arasında dolaşın.rahatlarsınız.lunaparka gidin...dönmedolaba binin.bangır bangır müzik eşliğinde izmir'e tepeden bakın.

45-kent merkezinde arabayla dolaşmaya çalışmayın.pek çok yere yaya olarak gidebilirsiniz.park sorunu yaşarsınız.

46-izmir'i mümkün olduğunca başka kentlerle kıyaslamayın.onu kategori dışı olarak görmeye çalışın.

47-üçüncü büyük şehir imkanları yoktur.iş bulmak sorundur.üniversiteyi
burada biterenlerin büyükçe bir kısmı istanbul'a kaçar.ekonomik olarak gün
geçtikçe küçülmektedir.

48-metro'da"tren bornova yönüne gider" unutmayın!

49-ortamda çöp tenekesi yoksa,kentkart dolum makbuzu almadan ayrılın.çünkü,melet cebinizde bir yıl kalabiliyor.

50-alsancak camii'nin önündeki duraktan otobüse binmeyin.bir durak önceye gidin.oturarak gidersiniz.

51-alsancak'taki caminin adı hocazadedir.kimse böyle söylemez.onun adı alsancak camiidir.izmir'de ne kadar şöhretli insan ölse orada cenaze namazı kılınır.

52-eğer üniversite için izmir'e geldiyseniz ve sınıf arkadaşlarınızdan biri izmir'liyse üniversite hayatınız harika geçebilir.çünkü,izmir'in yerlilerinin en fazla bir saat uzaklıkta bir yazlığı vardır.yaz mevsimine doğru 6-7 kişi arabaya doluşulup oraya gidilir. keyifli anlar geçirilir.

53-bornova'da öğrenciyseniz küçükpark'taki unlu mamüller üreten yerler fena değildir.fiyatları makuldür.çok kalabalık olurlar.bornova kira haricinde
çok pahalı bir yer değildir.

54-arkadaşlarınızla toplanıp yazın bostanlı iskelesinde basket oynayın.

55-kentkartı arka cebinize koyun.otobüse binince arkanızı cihaza dönün
hem şöförden azar işitin.hem de pantolonum çipli havası yaratın.

56-uçakla gelecekseniz gaziemir'den karşıyaka'ya gelinceye kadar izmir
otogarından balıkesir'e ulaşmış olursunuz.

57-bornova'da oturuyorsanız manisa'ya gitmek narlıdere'ye gitmekten daha kısa sürer.

58-acele etmeyin.bu şehir acele edenleri sevmez.dükkanlar geç açılır.gece geç saatlere kadar açık kalır.bazı esnaflar öğleden sonra günün hasılatını yeterli bulup dukkanı kapatır bir yerlere içmeye gider.

59-ankara'dan geldiyseniz sokakta insanların devamlı gülümseyen yüzlerini yadırgamayın.acaba dükkanım mı açık diye tedirgin olmayın.izmir gülen ve
gülümseyen insanların kentidir.siz de gülümseyin.

60-yazın izmir'de olacaksanız balkon evinizin en muteber yeri olacaktır. çünkü,duş aldıktan sonra banyodan çıkıncaya kadar kurursunuz.yazın izmir boşalır.trafik rahatlar.çünkü, pek çok izmir'linin yazlıkları vardır.oralara giderler. karsiyakalılar foca civarında yer edinmişlerdir.diğerleri de çeşme,karaburun, mordogan, özdere, ürkmez, kuşadası, seferihisar da yazlıklarda yaz aylarını geçirirler.

61-koşuşturmayın,yürüyün.

62-otobüslerde ve bazı yerlerde "piristina, kalbimizdesin" yazısını görünce, kosova'nın piristina kenti kastedilmiyordur.merhum belediye baskanı ahmet piristina sevilen bir baskandı.

63-insanlar genelde huzurlu araba kullanırlar.trafikte birbiriyle kavga edenler azdır.trafikte yanlış yaparsanız biri "bilader napıyon" der.kaşlarını çatar,kızacak gibi yapar.sonra bir gülümsemeyle oradan uzaklaşır.

64-bir kez karşıyaka maçına gidin.taraftar nasıl olurmuş görün.etkileyici bir manzara yaratırlar.özellikle atatürk spor salonunda karşıyaka-fenerbahçe basket maçlarında muazzam bir atmosfer yaratırlar.basketbolu iyi bilirler. istanbul kulüpleri gibi basket maçına futbol seyircisi gelmez.

65-izmir bir basketbol kentidir.çok sayıda basketbolsevere rastlarsınız.basketbol maçlarında salonlar genelde dolar. bir basketbolsever iseniz izmir tercih edilesi bir kenttir.basketbolun lokomotifi karşıyakadır.

66-kadifekale,ballıkuyu taraflarına tek başınıza gitmeyin.ankaralılar ulus, bentderesi ve ankara kalesi civarını nasıl bilirlerse, istanbullular beyoğlu'nun arka sokaklarını nasıl bilirse buraları da oyle bilsin.

67-kızınca izmirlilerin asfalyaları atar, şaşırmayın.asfalya rumca sigorta, güvence demektir.anlayacağın sigortaları atar.

68-alsancak limanı civarında bir sürü salaş yapının arasında arkas holding
binasını görünce şaşırmayın.fiyakalı bir yerdir otobüsle önünden geçerken otobüsünüz yukarı katlarının hizasından geçer.yemek vakti ise akvaryumdaki balıklar misali çalisanlarını görürsünüz.şirketin sahibi lucien arkas'tır.denizcilik odası başkanı da geza dolough'tur.onlar türk vatandaşı
levantenlerdir.kente damgasını vurmuş bir levanten nüfus ve levanten kültürü vardır.izmir turkiye'nin en büyük limanlarından biridir.bazen kocaman bir turistik gemi yanaşır rıhtıma.

69-metro ile atatürk stadına gidecekseniz stadyum durağında inmeyin.halkapınar durağında inin.daha yakın oluyor.

70-izmirliler mısıra darı derler.

71-sıcaklarda dekolte kızlara aval aval bakmayın.şayet bakarsanız kızlarda size tuhaf tuhaf bakarlar.izmir'de çoğunlukla yazın ama her mevsim kızlararası dekolte yarışması mı var acaba dediğiniz olur.

72-izmir'de çok sayıda balkan kökenli insanlar yaşar.bazı erkeklerin ve kızların çok uzun boylu olması şaşırtmasın.özellikle camdibi semtinde kendinizi üsküp,gumulcıne, piristine, filibe gibi bir kentte hissedebilirsiniz. kahvelerinde renkli gözlü, uzun boylu, limon gibi sarı insanların "bre more, asan astaneye gitti mi?" türünden konuşmalara şahit olursunuz.konuşmalarında h arfi yutulur.

73-yazın bütün gün cayır cayır yanarsınız...akşamüstü yerel imbat rüzgarıyla bir nebze olsun rahatlarsınız.özellikle sahile yakın yerlerde akşamları esinti eksik olmaz.

74-adında bir kent ya da semt adı olmayan nadir kulüplerden biri altaydır.az sayıdaki taraftarı büyük altay derler.maçlarına gitmek zevklidir.pek taşkınlık olmaz.bazı yaşlı amcalar bir yandan sohbet edip, mazinin büyük altayını konuşurlar bir yandan da tenis maçı seyreder gibi maçı izlerler.altay kulübüne orada yaşayan bazı yabancılar üyedir.yönetimde seçkin insanlar vardır.alsancak,kahramanlar gibi seçkin muhitler ve limontepe gibi bir kaç gecekondu muhitindekiler desteklerler.bir kaç zengin izmir'li ailenin destekleriyle ayakta durmaktadır.eski başbakanlardan adnan menderes'in
kalecilik yaptığı, mustafa denizli'nin yetiştiği ve istanbul'a çok sayıda
oyuncu göndermiş bir kulüptür.ayrıca,fenerbahçe eski başkanlarından şükrü
saraçoğlu altay'ın da başkanlığını yapmıştır.

75-hızla küme düşen göztepenin,asansör civarından başlayıp,uçkuyulara kadar uzanan hat boyunca taraftarları bulunur.özellikle güzelyalı,göztepe
semtlerinde yoğunlaşmışlardır.taraftarları 1960'lı yılların efsane takımından bahsederler. avrupa kupalarinda ilk yarı final oynayanlarıyla övünürler. karşıyaka'dan ve ksk dan nefret ederler.göz göz göztepe şeklinde tezahurat ederler.1980 yılında dünya'da ilk defa bir ikinci lig
maçında seyirci rekoruna karşıyaka ile birlikte imza atmışlar ve 80 bin
seyirciyi atatürk stadına toplamışlardır.istanbul'un üç büyük takımının
deplasmanda trabzonla beraber seyirci üstünlüğü kuramadığı iki takımdan
biridir.

76-karşıyaka basketbol şubesiyle ön planda olan bir kulüptür.yaşar holding
hamisidir. kaf kaf kaf sin sin sin kaf sin kaf tezaruhati yaygindir.futbol dışında çok sayıda branşta faaliyet gösterir.örneğin yelken.taraftarları biz izmir'li değil karşıyakalıyız derler.35,5 plakası taşırlar.buna karşın göztepeliler tam 35 ve biz izmir çocuğuyuz ya siz?slogani tasirlar.

77-altınordu;özellikle basmane, tilkilik,namazgah gibi izmir'in gavur izmir olarak anıldığı yıllarda türklerin yoğun olduğu mahallelerde kurulmuş ve sevilmiştir.halen basketbol şubesi olmasa da basketbol liginin ilk şampiyonu altınordu'dur.

78-eşrefpaşa,uçyol,hatay,yağhaneler semtlerinin kulübu izmirspordur.
altyapısı ve mülkleriyle kuvvetli olarak bilinir.

76-bucaspor buca semtinde kendi yağıyla kavrulan bir kulüptur.sari
kırmızılı göztepe,siyah beyazlı altay'dan sonra sarı lacivertli bucaspor istanbulun üç büyüklerinin izmir'deki muadil tamamlayıcısı gibidir.ızmir'de soyadları kulüp adı olan bazı değerli şahsiyetlerin kentidir.vahap özaltay,sait altınordu,fuat göztepe.

77-dokuz eylül üniversitesinin bazı bölümleri ege üniversitesi kampüsü içindedir.ege üniversitesi hastanesi romanyadaki diktatör cavusesku'nun yaptırdığı görkemli sarayı çağrıştırır.çok büyüktür.içinde kaybolursunuz.

78-izmirliler kendilerini çağdaş,ilerici ve batili olarak görürler.türkiye'nin batıya açılan kapısı,batıya dönük yüzü felan denir.okumuş yazmış insanı çoktur.

79-bir kısmı gavur izmir lafından rahatsız olur.bir kısmı da dinime küfreden müslüman olsa bari deyip,güler geçer umursamaz.

80-üçüncü büyük kent olmakla övünülür.sonra da süper ligde bir takımın bile olmaması üçüncü büyük kente yakışıyor mu diye hayıflanırlar.

81-izmir'de çok sayıda emekli insan yaşar.pekçoğu emekli devlet memuru ve devlet işçisidir.özellikle emekli askerler ve öğretmenler yoğundur.konak ve uçyol istikametinden batı yönüne doğru otobüsle giderken duraklarda bekleyen bir yığın emekli yaşlıya rastlarsınız.keza bornova ve karşıyaka da emekli cenneti yerlerdir.ülkede olup bitenlere kendilerine has bir tutuculuk sergilerler.biz atatürk'ün ve cumhuriyetin çocuklarıyız derler.

82-başta bornova olmak üzere,alsancak,karşıyaka ve buca'da geniş bahçeli
çok sayıda levanten köşküne rastlarsınız.bir kısmının içinde artık insan yaşamaz. bazılarının içinde yaşli gayri müslim vatandaşlarımız yaşarlar.
onlar mazinin zengin iş adamları ve avrupalı tarım ürünü tacirleridir.

83-çeşmeye gitmeyi ihmal etmeyin.çeşmeye gidip de çeşme kumrusu ve rumeli pastanesinde sakızlı dondurma yemeyi unutmayın.yakın yerlerinde çok güzel plajları vardır.alacatıyı gezin.

84-üniversite kampüslerinde stand kurup gezi düzenleyenlerin gezileri hem ucuzdur hem de guzeldir.katılmaya bakın.bahar döneminde vizelerden sonra tezgahlarını açmaya başlarlar.

85-yılbaşı biletinizi kemeraltı girişindeki sağ taraftaki biletçiden alın.neden bilmiyorum.herkes ordan alır.

86-türkiye'nin en büyük bölge gazetesi yeni asır izmir'den çıkar.ülkemizin yaşayan en eski gazetesidir.yüzyılın başında selanikte çıkmaya başlamıştır.

87-türkiye'de ilk futbol maçı bornova'da papazın bahçesinde iki rum mahallesinin gençleri arasında oynanmıştır.fakat,izmir'e futbolu ingiliz levantenler getirmiştir.yine türkiye'de ilk atletizm müsabakası da bornova'da yapılmıştır.

88-türkiye'de ilk demiryolu hattı izmir'den başlamış,ilk tren istasyonu izmir'e yapılmıştır.

89-izmir bir camiler değil,kiliseler ve havralar kentidir.kentte eskisi kadar olmasa da bir miktar musevi vatandaş yaşar.çoğu kemeraltında esnaf ya da doktor, diş hekimi falandır.

90-en yüksek bina hilton otelidir.kimileri onu izmir'in bir organı olarak görür.

91-kimileri güzel izmir der.bu sıfat burada yaşayan rumlar tarafından konulduğu rivayettir.kentte en fazla nüfusu uzun yıllar rumlar oluşturmuştur. onlar izmir i bir kraliçeye,bornovayıda bu kraliçenin tacına benzetirlermiş.bu yüzden güzel dedikleri anlatılır.doğruysa!

92-fırsat bulursanız yakındaki izmir köylerine gidin.köylülerle sohbet edip ege şivesini dinleyin.gelivedim,gidivedim,nediyon üsen (ne yapıyorsun hüseyin) gibi cümleleri duyun.selçuk ilçesinin şirince köyüne gidin.şarapevlerini ziyaret edin.gözleme yiyin.

93-eski itfaiye binası ahmet piristina kent müzesine dönüştürüldü.gidip gezin.bina arkasındaki lokantadan izmir yemeklerini uygun fiyata
yiyebilirsiniz.

94-kentte çok sayıda girit mubadili aile yaşar.izmir pazarlarında envayı türlü otun satıldığını görürsünüz.giritlinin geçtiği yerde ot bitmez lafını duyarsınız. onlar otlardan birbirinden ilginç,lezzetli ve dahası saglıklı yemekler yaparlar. ahh ahh...sade suya tirit elden gitti girit.

95-izmir köfteler diyarıdır.tire,ödemiş,kosova köfteleri meşhurdur.kemeraltındaki esnaf lokantalarında izmir köfte ve kokoreç yiyin.

96-hakiki koç ve pamukkale firmalarının merkezleri izmir'dedir.otogar bornova'dadır.

97-uzun yıllar türkiye'nin en büyük stadı ünvanını elinde bulunduran atatürk stadı izmir'dedir.izmir çok sayıda uluslararası spor organizasyonuna evsahipliği yapmıştır.

98-izmir fuarlar kentidir.kültürparkta yıl boyunca pek çok sektörün fuarı yapılır.ama en görkemlisi ve büyüğü ağustos ayının son haftası başlayıp eylül ayının ikinci haftasına kadar süren izmir fuarıdır.ilk gün ücretsiz olur. sadece izmirliler değil,çevre il ve ilçelerden de çok sayıda ziyaretçi gelir. otomotiv standları ile ikram ve hediye dağıtan standlar yoğun ilgi görür.

99-inciraltında özdilek alışveriş merkezinin orada bir savaş gemisi ve denizaltı,müze olarak hizmet vermektedir.meraklıysanız gidip beleşe gezebilirsiniz.

100-ankara'dan gelenler için çankaya burada bir alışveriş ve iş merkezidir.unutmayın!

r10ur
02-11-2008, 08:22 PM
izmir tire deyim bende herkese slmlar

˚°M♥C˚°
02-18-2008, 11:09 PM
Öyküsü nerede başlar nerede biter kimse bilmez, bilemez. Bilinen bir alacalığın, bir allığın olduğu. Bilinen yüzyılların öyküsünün taş duvarlarda, toprakta ve denizde gizlendiği.
Kimi zaman yarışların yenilmez bir Alaca atı olmuş öykülerde. Alaca at uzun yelesiyle rüzgârla yarışırmış. Alaca at hep denize karşı saha kalkarmış. Ve bir gün Alaca at şahlandığı denizin sonsuzluğuna koşmuş.
Kimi zaman al yanaklı kara gözlü, uzun saçlı Alaca kızın aşkı olmuş öyküler. Alaca kız bağlarda üzüm toplar şarkılar söylermiş aşkına, onun hüzünlü sesini dinleyenleri üzer gözyaşı döktürürmüş. Aşkını denizde beklemeye başlamış Alaca kız, kimse bir daha ne Alaca kızı ne de aşkını görmüş. Anlatılan ayın parlak olduğu günler de Alaca kız ile aşkı denizden çıkar dans ederlermiş. Ve öyküler alaca şehirde hep anlatılmış. Ilık rüzgârlı akşamlarda Alaca at ve Alaca kız bu öykülerle anımsanmış. Bu öyküler rüzgâra ve denize karışmış. Bu öyküler anlatılır Alaçatı'nın yeni konuklarına. Bu öyküleri dinler konuklar rüzgârdan ve denizden...


http://www.gizlicennetler.com/mekan/alacati_15.jpg

http://www.turkeyinphotos.com/Gallery/Cesme/Alacati%20Beach%20with%20surfers%20and%20wind%20mi lls.jpg

tatlikacik
02-19-2008, 12:41 AM
izmir Türkiyemizin güzel yerlerinden biridir hem iyi bilirim hemde senelerim geçmiştir bu şehirde

kaynarkazan
02-19-2008, 03:36 PM
eyw. kardeş

˚°PREÑŚ66˚°
02-19-2008, 05:53 PM
teşekkürler canımmm:66:

obaraks
12-03-2009, 01:17 PM
eywallah beyler saolun

yücehan
12-03-2009, 05:09 PM
izmir güzelyalıdan selamlar güzel izmiri görmeyenlere çok şey kaybettiniz derim ama görmek yetmez izmiri anlamak için burada yaşamak lazım

uniquemanTR
01-07-2010, 12:27 PM
İstanbullu olmama rağmen izmiri severim.

SnaKée
01-07-2010, 01:27 PM
Karşıyaka'dan Selamlar

¢αη½мєя¢αη
01-08-2010, 02:02 AM
Selamlar canım:13:

fanatic_1903_
01-08-2010, 02:08 AM
of uln of:13::13:

¢αη½мєя¢αη
01-08-2010, 02:12 AM
Gıt len İstanbul lu:p