Zevkli.ORG  

Geri Dön   Zevkli.ORG > Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi - Şiir > Biyografi > Asker ve Siyasetçiler


Yeni Konu aç Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 10-03-2005, 01:28 AM   #1
monarch
e f e
 
Üyelik Tarihi: Jun 2005
Mesajlar: 1.741
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 14287750
Karizma Derecesi : monarch has a reputation beyond reputemonarch has a reputation beyond reputemonarch has a reputation beyond reputemonarch has a reputation beyond reputemonarch has a reputation beyond reputemonarch has a reputation beyond reputemonarch has a reputation beyond reputemonarch has a reputation beyond reputemonarch has a reputation beyond reputemonarch has a reputation beyond reputemonarch has a reputation beyond repute
Arrow BabÜr Şah ( 1483-1530 )


Tek başına Türk - Hint imparatorluğunu kuran bir irade...

Küçük ordusu ile, on katı orduları yenen yaman bir komutan...

En büyük kuvvetin "akıl" olduğunu fark eden ince bir politikacı...

Osmanlı İmparatorluğu'nun temel fikirlerini, devletinde başarı ile uygulayan bir Türk...

Şair, tarihçi, fikir adamı, velhasıl büyük bir insan!...

Gazi Zahireddin Muhammet Babür, 1483 yılında, Fergana'nın Andıcan kasabasında doğdu. Baba tarafından Timur soyuna, ana tarafından Cengiz soyuna bağlı idi. Babası bir kazada ölünce, daha 11 yaşında iken tahta çıktı. Fergana Emiri oldu.

Bu yaşta bir gencin tecrübesizliğinden yararlanmak isteyen akrabaları, dayıları, amcaları ayaklandılar... Fergana Emirliği'nde hak iddia ediyorlardı. Babür, bunlarla ayrı ayrı boğuştu. Yendi, yenildi, fakat mücadeleyi ne bıraktı, ne usandı. Yaşının çok üstünde bir bilgi ve maharet gösteriyor, her gün yeni bir savaş, yeni bir başarı ile hem olgunluğunu kanıtlıyor, hem taraftarlarını çoğaltıyordu.

Fakat bir an geldi ki, Babür'le birlikte hareket eden Timur soyundan gelenler, yorgun düştüler. Buna karşılık, boğuştukları Şibanîler kuvvetlendi. Babür, zaferi de yenilgiyi de tatmıştı. Yüzlerce tehlike içinde yaşamış, bunlardan sıyrılabilmiş ve her seferinde bahtının yıldızına inanmıştı. Babasının hüküm sürdüğü bu topraklarda artık huzur kalmamıştı. Tıpkı Selçukiler gibi, tıpkı Osmanlılar gibi, öz yurdunu bırakıp yeni bir vatan aramaya karar verdi.

KABİL'İ KENDİSİNE BAŞKENT SEÇTİ

Topladığı Türk ve Moğollardan oluşmuş bir kuvvetle güneye yöneldi, Hindikuş Dağları'nı aştı ve Kâbil'i ele geçirmeye muvaffak oldu (1504). Bu, tasarladığı büyük devletin ilk merhalesi idi. Kabil’de, bazı adaletsizlikler haksızlıklar yaptılar. Babür, yerli halka iyi davranmayan bu askerlerini -tıpkı Osmanlılar gibi şiddetle cezalandırdı. Kendi hükümdarlarının çeşitli haksızlıklarını neredeyse kanıksamış bulunan halk, Babür'ün gösterdiği bu adalet karşısında, onu sevdiler ve şiddetle desteklediler.

Babür, Kâbil'i kendisine başşehir seçti. Ele geçirdiği toprakları, askerleri ve komutanları arasında-tıpkı Osmanlıların yaptığı gibi- bölüştürdü. Özbek kılıcından ürküp Semerkant'tan ve öteki şehirlerden kaçan insanları, topraklarında yerleştirdi ve üretime geçirdi. İnce bir politikacı örneği vererek bir taraftan Efganlılarla, bir taraftan Şaybak Hükümdarı Şah İsmail ile ittifak kurup, babasının topraklarında hüküm süren Şaybak Han'ı yendi ve topraklarını Türkistan'a kadar genişletti...

HİNDİSTAN'A 5 SEFER DÜZENLEDİ

Genç Babür Şah artık gözünü Güneye, Hindistan'ın zengin topraklarına dikmişti.1511'de Semerkant ve Buhara'yı ele geçirdikten sonra ordusunu düzenledi, ateş gücünü artırdı ve 4 Şubat 1519'da Sint Nehrini sallarla geçti ve Pencap ve havalisindeki toprakları ele geçirdi.

Hindistan üzerine ayrı ayrı beş sefer düzenlemiştir. Her seferinde karşısına çıkan üstün kuvvetleri yenmiş, küçük ordusu ile büyük orduları dağıtmıştır. 5. seferinde Delhi tahtında oturan İbrahim Lodi'nin yüzbin kişilik ordusu ile karşılaştı. Ayrıca bu ordunun içinde 1000 kadar da fil vardı. Oysa Babür'ün ordusu sadece 13.000 kişi idi.

İbrahim Lodi, askerlerine olduğu kadar, fillerine güveniyordu. Babür ise, tam bir disiplin içinde yetiştirdiği askerlerine ve bir de ateşli silahlarına bel bağlamıştı. Savaş başladı. Ön saftaki filler, Babür'ün askerlerini ilk anlarda bocalattı iseler de Babür'ün topları gümbürdemeye başlayınca filler ürktü ve asker bozuldu. Sultan İbrahim'in dövüşken askerleri, bütün cesaretlerine ve sayılarının üstünlüklerine rağmen, Babür askerlerinin kılıçlarından kurtulamadılar (29 Nisan 1526).

Artık Babür'e, dünyanın en zengin, en esrarlı, en bereketli ülkesi açılmıştı. Savaşta ölen İbrahim Lodi'nin toprakları bundan böyle Babür devletinin sınırları içine girmişti. Babür orduları Delhi'ye, Agra'ya girdi. Artık Türk - Hind imparatorluğu kurulmuş bulunuyordu.

Babür, Hindistan'ın racalar, sultanlar tarafından ezilen halkına, adalet ve şefkatle davranıyordu. Bu tutumu ona büyük başarının yollarını açtı. Fakat ordusu, hem yorgun düşmüş, hem Hindistan'ın iklim şartları askerleri bezdirmişti. Bazı Hind emirleri, çapulcu şeyhler, halkı ayaklandırıyor ve ordunun ikmal yollarını ikide bir tehlikeye sokuyordu. Babür'ün Moğol -Türk askerleri de bu, yağmurları tufana, güneşi cehennem ateşine benzeyen ülkede ilerlemekten bıkmışlardı. Geri dönmek istediklerini Babür Şah'a ilettiler. Babür Şah, -tıpkı İran seferinde Yavuz Selim'in yaptığı gibi- askerlerinin karşısına çıktı ve ateşli bir konuşma yaptı: "Ben size zaferler, ganimetler veriyorum. Siz beni bırakıp gitmek istiyorsunuz. Bunu iyice bilmelisiniz ki, gitseniz bile, ben yalnız başıma burada kalırım ve maksadıma ulaşırım.. “

Konuşması askerlerini uyardı ve tekrar zafer yollarına düştüler. Racalar, Babür'e karşı direniyorlardı. Babür bunların hepsini itaat altına aldı. Ve en büyük güç olan Raçput Hanı Ranâ Sanga üstüne yürüdü. 16 Mart 1527'de Kavna mevkiinde iki ordu karşılaştılar. Babür, sayıca üstün ve dövüşken Raçpu ordusunu üstün strateji ve ateşli silahları yardımı ile yendi ve böylece bütün Hindistan illerinde tam bir egemenlik sağladı.

AYNI ZAMANDA EDEBİYATÇI VE TARİHÇİ İDİ

Babür Şah, sadece bir devlet kurucusu, bir komutan ve yönetici değil, aynı zamanda edebiyatçı ve tarihçi idi. Çağatay edebiyatının tanınmış şairlerindendir. Ali Şir Nevaî'den sonra akla gelir. Türkçe ve Farsça yazmıştır. Çağatay nazım sanatındaki ustalığını şiirlerinde, nesrindeki başarısını da "Babür-name" adı ile kaleme aldığı gezi anılarını ve şeceresini anlatan kitabında örneklemiştir. Babürname, hemen bütün dünya dillerine çevrilmiş ünlü bir eserdir. 25 Aralık 1530'da Agra'da 47 yaşında iken hayata gözlerini yumdu.
monarch isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 08-04-2006, 10:31 PM   #2
DeLTa DaGGeR
***Dertler Benim Olsun***
 
Üyelik Tarihi: Nov 2005
Bulunduğu Yer: AnTaLYa
Mesajlar: 9.041
Tecrübe Puanı: 3867251
Rep Puanı : 773396618
Karizma Derecesi : DeLTa DaGGeR has a reputation beyond reputeDeLTa DaGGeR has a reputation beyond reputeDeLTa DaGGeR has a reputation beyond reputeDeLTa DaGGeR has a reputation beyond reputeDeLTa DaGGeR has a reputation beyond reputeDeLTa DaGGeR has a reputation beyond reputeDeLTa DaGGeR has a reputation beyond reputeDeLTa DaGGeR has a reputation beyond reputeDeLTa DaGGeR has a reputation beyond reputeDeLTa DaGGeR has a reputation beyond reputeDeLTa DaGGeR has a reputation beyond repute
DeLTa DaGGeR - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı

paylaşım için teşekkürler eline sağlık
DeLTa DaGGeR isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 09:32 AM .


Telif Hakları vBulletin v3.8.0 Beta 3 © 2000-2010, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : ReSSaM
Forum SEO by Zoints
Zevkli.ORG

Reklam Vermek için networkreklam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz

For Advertising contact networkreklam@gmail.com

ÜYELER İÇİN YASAL UYARI


Forum alanlarını kullanırken; 3.Şahısların kişilik ve gizlilik haklarını ihlal edici iletiler yazmak, Pornografik görüntüler paylaşmak, Hak sahibinden izin almadan MP3, Film, dizi, video, yazılım gibi eserleri doğrudan paylaşmak, ayrıca ilgili lisans sahibi olmayan sitelere erişim için link paylaşmak hukuka ve yasalara aykırıdır. T.C. yasalarına ve hukuka aykırı olan bu tür paylaşımlar site içerisinde tespit edildiği veya hak sahibi tarafından şikayete konu olduğu takdirde, kullanıcı siteden uzaklaştırılacağı gibi, sistem tarafından tutulan kayıtlar, talepleri halinde yasal mercilere verilebilecektir.

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA

Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, hukukiletisim@gmail.com  mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.


 

okey oyna dizi izle film indir video izle okey oyna okey film izle porno izle dizi izle