Zevkli.ORG  


Geri Dön   Zevkli.ORG > Kültür - Sanat - Tarih - Biyografi - Şiir > Dini Konular


Yeni Konu aç Cevapla
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 08-02-2007, 01:27 AM   #1
кơηŠσℓơŠ
Mareşal
 
кơηŠσℓơŠ - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Mar 2006
Bulunduğu Yer: Karadenizde;Denizler ötesi
Mesajlar: 14.969
Tecrübe Puanı: 3375924
Rep Puanı : 675125914
Karizma Derecesi : кơηŠσℓơŠ has a reputation beyond reputeкơηŠσℓơŠ has a reputation beyond reputeкơηŠσℓơŠ has a reputation beyond reputeкơηŠσℓơŠ has a reputation beyond reputeкơηŠσℓơŠ has a reputation beyond reputeкơηŠσℓơŠ has a reputation beyond reputeкơηŠσℓơŠ has a reputation beyond reputeкơηŠσℓơŠ has a reputation beyond reputeкơηŠσℓơŠ has a reputation beyond reputeкơηŠσℓơŠ has a reputation beyond reputeкơηŠσℓơŠ has a reputation beyond repute
кơηŠσℓơŠ - MSN üzerinden Mesaj gönder кơηŠσℓơŠ - YAHOO üzeri ndenMesaj gönder
Ka10 Dini Sorulara Cevap.Sorularımızın Cevaplarını Arayalım

Kardeşlerimiz
Kafanıza Takılan İmani Meseleler Varsa Elimizden Geldiğince Bölümdeki Yetkili Arkadaşlar Olarak Burada Cevaplandırmaya Çalışacağız ve İnşallah Sizleri Aydınlatmaya Çalışacağız

Teşekkür Ederiz
__________________
Alparslan 27 bin askeriyle bizans topraklarında ilerlerken,
keşfe gönderdiği askerlerden biri gelip telaşla :
- 300 bin kişilik düşman ordusu bize doğru yaklaşıyor, der.
Alparslan hiç önemsemeyerek şöyle der:
- Bizde onlara yaklaşıyoruz

Eflatuna Sormuşlar;
İnsanoğlunun sizi en çok şaşırtan iki davranışı nedir?
Çocukluktan sıkılırlar ve büyümek için acele ederler.Ne var ki çocukluklarını özlerler.
Para kazanmak için sağlıklarını yitirirler;Ama sağlıklarını almak içinde para öderler.
Yarınlarından endişe ederken bugünlerini unuturlar.
Sonuçta,ne bugünü,ne de yarını yaşarlar.
Hiç ölmeyecek gibi yaşarlar.Ancak hiç yaşamamış gibi ölürler

Konu кơηŠσℓơŠ tarafından (08-02-2007 Saat 01:32 AM ) de değiştirilmiştir.
кơηŠσℓơŠ isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 08-05-2007, 01:31 PM   #2
samko71
BoShNak
 
samko71 - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 441
Tecrübe Puanı: 158
Rep Puanı : 375
Karizma Derecesi : samko71 is just really nicesamko71 is just really nicesamko71 is just really nicesamko71 is just really nice
Tanımlı

s.a

benim bir sorum olcakti..

hristiyanlar veya herhangi bir ilahi dine mensup olanlar cennete gidecek mi? ayrintili bilgi istiyorum yardimci olursaniz cok sevinirim..
samko71 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 08-05-2007, 01:59 PM   #3
erkan_55
garip ünili
 
Üyelik Tarihi: Dec 2005
Bulunduğu Yer: omü'nün cafeteryası
Mesajlar: 7.409
Tecrübe Puanı: 10737649
Rep Puanı : 2147483647
Karizma Derecesi : erkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond repute
Tanımlı

Alıntı:
samko71´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
s.a

benim bir sorum olcakti..

hristiyanlar veya herhangi bir ilahi dine mensup olanlar cennete gidecek mi? ayrintili bilgi istiyorum yardimci olursaniz cok sevinirim..
Cennete ancak Müslüman girer


* Kâfirler zulüm ile öldürülse de Cennete gitmez. Cennete girme şartı Müslüman olmaktır.

* İnsanı küfre götüren günahların başında kibir gelir.



* Lüzumsuz şeylerle uğraşanları Allahü teâlâ sevmez.

* Harama düşkün olmak leşe düşkün olmaktır.



* Medeniyet; fende ilerlemek değildir, fen vasıtalarını insanların hayrına kullanmaktır.
Medeniyet; tamiri bilâd, terfi ibaddır.



* Sonu olan bir şeyi elde etmek için, sonsuz olanı vermek akıl işi değildir.

* Dünya, haramlar ve mekruhlardır.

* Nefes sayısı bellidir. Artmaz eksilmez. Trafik kazası, kalb krizi vesaire bunlar işin bahanesi.



* Min gayri havlin minna vela kuvveh... çok güzel bir dua, benden değil, benimle ilgisi yok, benim kudretim, emeğim dışında, demektir. Mesela, yemek yiyoruz, fasulye nerelerden, kimlerden geçerek geliyor. Ekilmesinden yetiştirilmesinden ayıklanmasından hiç haberimiz yok. Önümüze gelmiş yiyoruz. Rızık insanın, insan rızkının peşinden koşar. Birbirlerini ararlar bulurlar. [Bu duanın tam şekli, Duanın önemi ve Çeşitli dualar maddesinde, yemekten sonra nasıl dua edilir kısmında var.]



* Birinin malını parasını, gizli almaya hırsızlık, bilerek zorla almaya gasp denir. O para verilmedikçe ölünceye kadar devamlı günah yazılır. Akıl işi değil. Böyle yapıldığında, gasp, hırsızlık günahının yanında, bir de şu günah var. Eğer bu mal, para götürülmemiş olsaydı, onunla hayırlı bir hizmet yapılacak idiyse, bu hizmete mani olunduğu için hırsızlık ve gasp günahına bu vebal de eklenir. Kul hakkı çok önemlidir. Bunun için ölün fakat başkasının hakkını yemeyin.



* Suizandan sakının. Başka günahlara da sebep olur. En tehlikeli günahlardandır. Çünkü suizannın tevbesi olmaz. Yani kişi suizan ettiğini bilmediği için tevbe etmez. Tevbe edilmeyen günahın cezası Cehennem ateşidir.



* Mümin gıda gibi olmalı. Her zaman ona ihtiyaç duyulmalı.



* Size gelen nimete vesile olan kimseye teşekkür etmedikçe, o nimet için yapacağınız şükrü Allahü teâlâ kabul etmez.



* Küfürden sonra en büyük günah kalb kırmaktır. Kâfirin dahi kalbini kırmayın.
---------------------------------------------------------------
Cennete girme şartı “iman”dır
Sual:
İnsanlara da hizmet etmek sevâb mıdır? Sevâbsa, bazı kâfirlerin hizmetleri pek çoktur. Onların da Cennete gitmesi gerekmez mi?
CEVAP

Îmânı olmayanın hiçbir amelinin kıymeti yoktur. İbâdetler ve bütün iyi işler kıymetli ise de, bunları yapmak, îmânın yanında ikinci derecede kalır. Îmân temel, iyi işleri yapmak, fürû’âttır, ya’nî ikinci derecededir, îmândan sonra gelir. Îmânın ve îmân ile birlikte olan iyi işlerin dünyada da, âhırette de faydaları vardır. İnsanı saâdete ulaştırırlar. Îmânsız olan iyi işler, insanı, dünyada saâdete kavuşturabilir. Âhırette faydası olamaz.
Kur’ân-ı kerîmde meâlen buyuruluyor ki:
(Allahı inkâr edenlerin faydalı işleri, fırtınalı bir günde rüzgârın savurduğu küller gibidir. Âhırette o işlerin hiç faydasını bulamazlar.) [İbrâhim18]
(Îmân edip, sâlih amel işleyenler Cennete girer.) [Kehf 107]
Îmân doğru olmazsa, ibâdetlerin, hizmetlerin hiç kıymeti olmaz. Bunun için Ehl-i sünnet âlimlerinin bildirdikleri gibi îmân etmek, ibâdetleri yapıp haramlardan sakınmak lâzımdır. Kalbde doğru îmânın bulunmasına alâmet, dînin emîrlerini seve seve yapmak ve kâfirleri düşman bilmektir.
Hizmeti ni’met bilmelidir

Şimdi ilk suâle cevap verelim. Muhammed Ma’sûm hazretleri buyurdu ki: Allahü teâlânın kullarına hizmet etmek için çalışmalı! Rabbimizin kullarına hizmet etmekle dünyada ve âhırette ni’metlere kavuşulacağını düşünmeli! İnsanlara karşı yumuşak olmanın, onlara iyilik etmenin, onların işlerini güler yüzle ve tatlı dille ve kolaylıkla yapmanın, Allah sevgisine kavuşturan yol olduğunu bilmeli! Âhıretin azâblarından kurtulmaya ve Cennet ni’metlerinin artmasına sebep olacağında, hiç şüphe etmemelidir! İnsanlara hizmet etmek ve onların ihtiyaçlarını karşılamak, dünya ve âhıret derecelerine kavuşmaya sebeptir.
Hadîs-i şerîflerde buyuruldu ki:
(Seferde, topluluğun efendisi, onlara hizmet edendir. Şehîdlik hâriç, hiçbir amel onun sevâbına erişemez.) [Hâkim]
(İnsanlar, Allahın ıyali [çoluk çocuğu gibi] dir, Allahü teâlâya en sevimli olan, Onun iyâline iyilik edendir.] [Bezzar]
(Müslümanın işini gören, hac ve umre yapmış gibi sevâba kavuşur.) [Hatîb]
(Bir müslümana elbise veren, o elbiseden bir parça kalsa da, Allahın hıfzı emânında olur.) [Hâkim]
---------------------------------------------------------------
Cennet'e Allah'ın rahmetiyle girilir.

Cebrail(a.s)'dan Allah Resulune(s.a.v),
İki Cihan Serverinden'den bizlere nakl olunur.

Peygamber efendimiz(s.a.v.) buyurdular ki;

Cebrail(a.s) bana dedi ki:"Ya Rasulallah! Seni peygamber
olarak gönderen Allah'a yemin ederim ki,Allahu Teala'nın
kullarından biri, bir adadaki dağın başında beş yüz sene
Allah'a ibadet etti.Allahu Teala ona dağın eteğinden denize
yakın bir yerde bir tatlı su pınarı ile nar ağacı ihsan eyledi.
Ağaç ona her gün bir nar verirdi.Akşam dağın eteğine iner,
pınardan abdest alır ve narı yiyip ibadete kalkar idi.Birgün
Allahu Teala'dan ruhunu secdede iken almasını ve üzerinin
toprakla örtülmeyip insanlar dirilinceye kadar secde halinde
kalmasını niyaz etti.Allahu Teala duasını kabul etti.Ben o
kimseye uğrarım o haliyle secdede olduğunu görürüm.
Biz ilmimizle biliriz ki o kimse dirilip Allah'ın huzurunda durur.
Cenab-ı hak "Bu kulumu benim rahmetimle cennet-i alaya koyun buyurur"
O kimse "Beni amelimle cennete koy"deyince Allah'u Teala:
"Bu kulumun ibadetini benim nimetimle kıyas edin,ölçün"buyurur.
Melekler ölçerler 'göz nimeti' beş yüz senelik ibadete karşılık gelir.
Diğer nimetler karşılık bir ibadet kalmayınca Allahu Teala:
"Kulumu cehenneme götürün"buyurur.O kimseyi melekler
cehenneme götürürken
"Ya rabbi! beni,rahmetinle cennetine koy" diye yalvarır.
Cenabı hak:"Seni kim yarattı ve dünyaya getirdi?" buyurur.Kul:
"Ya Rabbi! sen yarattın" der.
cenabu hak:
"Seni yaratmam senin amelinlemi yoksa benim rahmetimle midir?"
diye sorunca kul:
"Senin Rahmetinle oldu" der.
"Beş yüz sene ibadete kuvveti sana kim verdi ve seni denizin
ortasındaki dağın eteğine kim indirdi,o tuzlu suyun içinden
tatlı suyu kim çıkardı.Yılda bir kere meyve veren ağaçtan
her gece bir narı kim ihsan etti,secde eder halde iken ruhunu gasp edip cesetini muhafaza eden kimdir?"
buyurunca,kul:
"Ya rabbi! bu ihsanlar hep senin rahmetindendir.
Beni cennetine yine rahmetinle koy! der"

---------------------------------------------------------
Cennet sevdiklerini alıp götürecek ve iki taraf arasındaki bağ kopacaktır. Uçak kalkacak, kapılar kapanacak; kalanlar bu çırpınış meydanında terkedilecektir. Hz. Peygamber (asm) herkese yolu açmak üzere cennetin kapısına vardığında, bir kadının kendisinden önce cennete girmeye çalıştığını görür. Kendisine “Ne yapıyorsun , kimsin?” diye sorar. Kadın “ Ben yetimlerine bakma yolunda evlenmeyen dul kadınım. ”cevabını verir. (1)
Kimi bedenler tükenmiş ; kimileri parçalanmışcasına kapıya varmış; kurtuluş yurduna akın akın uçuşlar başlamıştır. Son cennetliklerde alınır ve artık kimse kalmamışcasına kapılar kapanır. Tam o sırada kimileri canlarının son enerjisiyle cennetin kapısına kadar sürünüp ulaşabilmişler; ama , içeriye girememişlerdir. Kimilerine Peygamberlerin , kimilerine meleklerin şefaati , kimilerine Allah’ın doğrudan affı rahmeti yetişir. Kimilerinde de gönüllerinden düşürmedikleri “Kelime-i şehadet yakalar ve onları hızla içeriye alır. ”(2)
Dışarda kalanlar artık aradaki araf ülkerinde yaşayacaklar; asırlar içerisinde nurlarının gelişmesi ve bağışlanmaları , onlara cennetin kapısını yeniden açtıracak. Gidenler giderde , sırat yolundaki can pazarı devam eder. Meydanlarından göklere baktıklarında , ötelere uçan dolunaylar , kayıp giden yıldızlar , parlayıp giden şimşekler görürler . Hz. Peygamber (asm) “Cennete ilklerin dolunay parlaklığında, sonrakilerin parlak yıldızlar gibi gireceklerini”(3) bildirmiştir.
Allah’ı sevenler , şükreden fakirler, imkanlarını hep iyiliğe harcayan zenginler, borçsuzlar, mütevaziler o ilk girenler arsında cennetteki yurtlarına dağıtırlar. Birbirlerini cennetlik çabalarda teşvik eden eşler birlikte cennetin kapısına varırlar ve onlara “Siz ve eşleriniz cennete girin sevinç içinde ağırlanacaksınız. ”(4) denilir. İçeriye girdiklerinde , cennetin enginliğinden şaşkına dönerler.
İnsan bir hücreden cenin vücuduna açılmış; anne vücudundan engin dünyalara geçmişti. Ölüm onu ceset kafesinden kurtararak berzahın sırat okyanusa açmıştı. Şimdiyse, sırattan çok daha muhteşem bir enginlik hissine açılmakta ; adete bir bakışla tüm evreni avucunda görmektedir.
Birkaç yıllık dünya yorgunluğuna ve acısına karşılık muhteşem saltanatlara sahip olmak. . . Şükrü adedince köşklerin, sarayların , vadilerin , ülkelerin, dostluların anahtarını almak ne inanılmaz bir ikramdır. Cennete girdiklerinde göklerde inciler gibi parlayan yıldızları görürler. Birazdan o yıldız gibi parlayan menzillerdeki muhteşem saraylarında gezinecekler. (5)
Sırat yolculuğu kimisi için tarifsiz korkularla ve ıstıraplarla geçmiştir. Kimisi de hayal hızıyla uçarak çoktan buralara varmıştır. Yeni gelenler binlerce yıldır gelmiş olanların yüzlerindeki mutluluktan ve sevinçten şaşkındırlar. Öyle bir huzur hücrelerini sarar ki, coşkusu geçmişin tüm acılarını silip unutturur.
Artık kurtuluş yurdundasınız. O muhteşem giriş koridorlarında Kur’an’ın selamı sizi karşılar: “Koşuşun Rabbinizden bir bağışlamaya ve cennetteki onun genişliği yer ve gökler genişliğidir. ”(6) “Allah inananlardan canlarını ve mallarını , cennet kesinlikle kendilerinin olması pahasına satın aldı. Allah’dan daha çok sözünü yerine getirecek kim vardır?Yaptığınız bu alışverişten dolayı size müjdeler olsun! İşte o büyük kurtuluş budur. (7)
Şu an , şu kurtuluşa ulaşabilmenin içinizde oluşturduğu minnet ve şükran hisleriniz tarifsizdir. Baba yurdunuza kavuştunuz. Artık kimse gönlünüzü kıramayacak ; artık herkes ve her şey sizinle saygı ve sevgi diliyle konuşacak. . . Sonsuza dek buralarda ne akla hayale gelmez maceralar yaşayacağınızı bir bilseniz. . .

Cennet Türleri

Kur’an yorumcuları , sekiz cennetin yaratıldığını düşünüyordular. Bunlar darü’ül-Cinan, Darü’s-selam, Darü’l-Karar, Me’va, Huld, Naim, Firdevs ve Adn Cennetleridir. Kur’an bazen “cennetten”, bazende “cennetlerden” söz eder. Altlarında ırmaklar akan cennetler; (8) Adn, (9) Naim, (10) Me’va (11) veya Firdevs (12) cennetleri gibi çoğul anlatımlar kullanılır.
Her cennet gerçek bir evren boyutudur e her boyutta süper hızlı gelişmeler yaşanır. Ama, cennet evrenleri arsında örneğin Firdevs’ten Adn’e geçiş, bir uzay/zaman sisteminden çıkıp ötekine geçişe benzemelidir. (13)
Rivayetlerde, cennet halkına sunulacak genel cennetlerin yüzyıllar genişliğinde olduğu bildirilir. (14) Hz. Peygamber (asm) Cennetin yüksek köşklerinde kalanların, doğudan batıya giden inci parlaklığındaki yıldızlar gibi görüleceğini söyler. (15) Cennetin sayısız gezegenleri ve paralel cennetler , birinden diğerine yüz ve hatta bin yıllar içerisinde varılacak enginliktedir.
Cennetin genel sınırları belki de yüz binlerce yılda gezilip bitirilemez. Bu mesafeler sadece büyüklüğü hissetmemiz içindir. Yürüyerek mi gideceksiniz; uçakla mı uçacaksınız?Dünya cisminin ulaşabildiği en yüksek hız, saniyede 300 bin kilometredir. Bu hızla Ay’a 1,5 saniyede; Güneş’e 8 dakikada varabiliriz; ama, Samanyolu galaksimizin bir ucundan diğerine ancak 100 bin yılda ulaşabiliriz. Oysa cennetin en alt katmanında bile, ışıktan hızlı hareket edebilecek yetenekte olacağız. Cennette Samanyolu galaksisi enginliğinde bir alana serpilen saraylarınızda gezinebileceğinizi düşünün.
İkinci cennet alanı , genel cennet içerisindeki özel cennetlerdir. Genel cennetimiz dünya olsa ; özel cennetleriniz, mülkiyedeki adalar, vadiler , köşkler , parklar , saraylar olurdu. Özel cennetleriniz mutlak kullanımınızda olduğu halde , genel cennet alanını diğer mümin kardeşlerinizle paylaşırsınız.
Özel cennetlerinizin ne kadar çok , zengin ve geniş olacakları, dünyada ne kadar çok sayıda ve türde iyilik yaptığımıza bağlıdır. Mevlana’nın deyişiyle, “yoksullara ihsanda bulundun, zekat verdin , elinle bir iyilikte bulundun mu, o alemde bu iyilik ağaçlık, çayırlık çimenlik olur. Sabır suyun cennet ki nehirler. . . Cennetin süt ırmağı sevgin ve aşkındır. Ağzından Allah’a bir takdir ulaştı mı, tan yerini ağartan Allah o övgüyü bir cennet kuşu yapar. Nasıl oldu da Allah bu sebeplerin yerine o eserleri getirdi ; kimse bilmez. ” (16)
Her bir şükür , cennetin sonsuzluğunda bir saray olmuştur. Delikanlı veya genç kız bin kez bağışlanma dilemiş; bin yerden kendilerine cennet vadileri tahsis edilmiştir.
Ahlak , doğruluk , cömertlik, yardımseverlik, ibadet gibi her bir değerin enginliğini temsil eden farklı cennetler hazırlanmıştır. Bir cennet, erken yaşta ölen çocuklarının acısına sabredip doğruluğa , iyiliğe daha azimli çalışan anne babalar içindir . Bir diğer cennet zerre miktarınca kul hakkına dikkat eden cennetliklere hazırlanmıştır.
Hz. Peygamber (asm) der ki: “Cennette yüz derece vardır. Bir tanesi bütün alemleri içine alır. ” (17) Bunların doksan dokuzu akıl(ve ilim) sahiplerine ; geriye kalan biride diğer insanlaradır. ”(18) Dolayısıyla , ilimle imanları güçlendirmemiş , azimsiz yaşamış cennetlikler , o muhteşem enginliklere doğruda açılamazlar.
Belki onlardan bazılarını kazandıracak işler yapmadık. Giremediğimiz o vatanlarda , dualarımızla desteklediğimiz dostlarımız yaşamaktadır. Peygamberler, Allahın sevgili kulları oradadırlar. Kazanmadığımız öylesi cennetlere , oralardaki dostlarımız sayesinde girebilriz.
“(Cennette ) dost dostuyla beraber bulunacaktır. ”(19) Bir gün Hz. Peygamber (asm) sizi çağıracak ; başka günlerde dostlarınız Hz . İsa , Hz. İbrahim , Hz. Musa sizinle ziyafetlerinde buluşmak isteyecektir. Işınlanırcasına aniden birbirinizin yanında olacaksınız. Ama, yükseklerden dostlarınız yoksa, oralara gitmenizi sağlayacak bir sebep kalmaz.


Dr. Muhammed BOZDAĞ
Sonsuzluk Yolculuğu
-----------------------------------------------------------------------
ey nefsim! öldüğün an
ya cennettesin ya da cehennemde

Allah'a karşı gelen kavimlerin hâllerine bir bak; Onlardan bir kısmı suda boğuldu. Bir kısmı yerin dibine battı. Bir kavim taşa tutuldu. Bir başka kavmin sûretleri maymun ve domuz sûretine döndürüldü ve helâk olup gittiler. Bugünde böyle zulüm yapanlar, dünyayı ateşe verenler, tarihe yüz karası olarak geçecekler.





Bir yılı daha geride bıraktık. Ya da âhirete bir yıl daha yaklaştık. Ticarethaneler geride kalan senenin kâr–zarar cetvellerini çıkarıp, hesaplarını gözden geçirecekler.
Ey nefsim! Sen de geçen senenin hesabını yaparak, kâr ve zarar bilânçosu gibi, sevap ve günahlarını gözden geçirecek misin? Yeni yıla girdim diye seviniyorsun; ama geride kalan o koskoca seneyi gerçekten de sevineceğin şekilde mi geçirdin yoksa telafisi mümkün olmayan hatalarla mı doldurdun?..
Ey nefsim!
Hz. Ömer Radıyallahu Anh: "Hesaba çekilmeden önce nefsinizi hesaba çekiniz." buyurdu. Ben de bu yeni yılın başında seninle yüzleşmek, hatalarımı ve günahlarımı sorgulamak, hatta seninle çatır çatır hesaplaşmak istiyorum.
Sen her yaptığın hata ve kusura bir bahane, bir mazeret buluyorsun. Âhiret konusunda da sanki pek endişen yok, üstelik garantiymiş gibi bir tavrın var. Bu ne umursamazlık, bu ne vurdumduymazlıktır. Bilmez misin; Hz. Ömer Radıyallahu Anh, bir keresinde Beytullah'ı tavaf ederken:
"Yâ Rabbi! Eğer saîdler listesindeysem, ne olur beni orada sabit kıl; yok eğer şakîler listesindeysem, ne olur beni oradan sil de saîdler listesine yaz." diye gözyaşlarıyla Allaha yalvarıyordu. Koskoca Hz. Ömer böyle bir endişe duyabiliyorken, sen kendini nasıl garantide görebiliyorsun? Yine o Hz. Ömer, münafıkların listesi kendisinde bulunan Hz. Huzeyfe Radıyallahu Anh'ın etrafında dolaşır:
"Yâ Huzeyfe! Ben de listede var mıyım?" diye sorardı. Hz. Ömer; Resûlullah'ın ikinci halifesi ve adaletin güneşi olmasına rağmen nefsini bu kadar hakir görüp, münafıklar listesinde olmaktan korkuyorken, sen hiç merak etmiyor musun acaba hangi listedeyim diye?.. Düşün ey nefsim! Büyüklerin hâli böyle olunca senin hâlin nasıl olmalı?
Ey zavallı nefsim!
Bünyende yığınla kötü huy barındırıyorsun. Heva ve hevesin, ihtiras ve şehvetin, dünyaya olan sevgin ve meylin seni sarıp sarmalamış. Dedikodu, gıybet, hased sende… Riyakârlık, büyüklenmek, kibirlenmek sende… Aldatmaca, kandırmaca, yalan sende… Kin, nefret, buğz sende… Bu kötü huylardan ne zaman kurtulacak, ne zaman tezkiye olacaksın? Üstelik bunca kötü hasletlerin varken, kendi hata ve kusurlarını nedense hiç görmüyorsun; ama bir başkası bir hata yapmaya görsün, hemen eleştiri bombardımanına tutuyorsun. Sen başkalarının hatalarını araştırmayı bırak dakendine bak! Halkın ayıpları ile meşgul olup, kendi ayıplarına karşı kör olma.
Ey biçare nefsim!
Geçici olduğunu bile bile dünyaya öylesine tamah ediyorsun ki! Bu dünya kime yar olmuş ki, sana olsun? Gelen bir gün mutlaka gitmiş ve er geç sen de gideceksin. Hele bir düşün, kimler geldi geçti?... Firavunlar, Nemrutlar, Hâmanlar, Karunlar, Şeddatlar hep gittiler. Ne kudretli krallar, kayserler, kisralar dünyaya veda ettiler. Dünya onları bir oyuncak hâline getirdi, oyalanıp durdular. Şeytan onları aldatıp kandırdı. Yaptıkları isyanları, zulümleri süsledi. Onlar sağlam kalelerde ve kulelerde bir yandan binbir gece eğlenceleriyle zevk ederlerken, diğer yandan nicelerinin haklarını yiyip zulmettiler. Oralarda nice namuslar kirletildi. Nice beller bükülüp, işkenceler edildi. Nice çaresiz, fakir fukaranın, gözyaşları akıtıldı.
Sonunda Allah'ın emri geldi. Kendilerine birer emanet olarak verilen canları geri alındı. Böbürlenerek sahip çıktıkları mallardan ve mülklerden de oldular. Onların topladıkları servetler hep dağıldı gitti. O kuş tüyü yataklardan kaydılar. Büyük ve gösterişli konaklarından çıkarıldılar. Geriye bir şey kalmadı; ne mal, ne mülk, ne de saltanat... Şimdi ise onların esâmesi bile okunmuyor. "Hele bir bak, onlardan yana bir bakiye görebiliyor musun?" (Hâkka, 8) Geriye sadece bunların hesabını vermek kaldı. Öyle ki, hiç hesaba katmadıkları şeylerden dahi hesaba çekilecekler.
Düşün ey ahmak nefsim!
Bu göçüp gidenlerin hâllerinden senin alacağın ibret dersi yok mudur? Meselâ, şu Ad kavmi ne büyük ibret… Bunların minare gibi upuzun boyları vardı. Çok güçlü kuvvetliydiler. Kayaların içini oyup çok muhkem, kale gibi sağlam evler yapıyorlar ve oralarda barınıyorlardı. Kendilerine kimsenin karşı koyamayacağını sanan bu kavim azınca, haddi hududu aşınca, Mevlâ Teâlâ onları nasıl da sildi süpürdü. Sen bunlardan daha mı kuvvetlisin, Neronlardan daha mı güçlüsün, (hâşâ) ben karşı koyarım mı sanıyorsun? Allah'a karşı gelen kavimlerin hâllerine bir bak: Onlardan bir kısmı suda boğuldu. Bir kısmı yerin dibine battı. Bir kavim taşa tutuldu. Bir başka kavmin sûretleri maymun ve domuz sûretine döndürüldü ve helâk olup gittiler. Bugün de böyle zulüm yapanların, dünyayı ateşe verenlerin, tarihe yüz karası olarak geçecek olan despotların feci akıbetlerini, ömrün olursa göreceksin. "Zalimin zulmü varsa mazlumun Allah'ı var." diye atalarımız boşuna söylememişler. "Sakın, Allah'ı zalimlerin yaptıklarından habersiz zannetme!" (İbrahim, 42)
Ordusuna güvenen Nemrud, topal bir sivrisinekle helâk oldu. Malına güvenen Karun, malıyla battı. Makam ve mevkisine güvenen niceleri, çoktan toprak oldu da isimleri bile unutuldu. Peki, sen neye güveniyorsun ey nefsim? Haberin olsun ki; Allah'tan başka her neye güveniyorsan, o şeyle beraber Allah seni de batırabilir. Onun için sana bu nimetleri vereni unutma! Sana bu makamı ve mevkiyi vereni, bu malı, mülkü ve serveti vereni sakın unutma!!! Hem bu dünyada bizlere ihsan edilen nimetler ne kadar çok olursa olsun, âhirete nispetle çok az bir şeydir. Bunlar için, sonsuz cennet nimetleri fedâ edilir mi? Bugün dünyanın az bir zahmetine dayanamayan, yarın cehennem azabına dayanabilir mi? Parmağını mumun alevine tutsan, ona dahi dayanamasın, öyleyse acizliğini anla ve ateşe dayanabileceğin kadar günah işle!
Ey günahkâr nefsim!
Artık sana düşen, bugüne kadar işlediğin isyanlardan dolayı pişman olup tevbe etmek, Mevlâ'nın dergâhına yüzler sürmektir. Bugüne kadar gönlünce yaşadın, isyanlar ettin, günahlar işledin de ne oldu? Aldığın şehevî zevkler, tatmin ettiğin o ihtiraslar ve arzular nerede? Hepsi o anlıktı geçip gitti değil mi? Tabiî zevki geçti; ama hesabı duruyor. Şayet Rabbini razı edemezsen, sana verdiği bu fânî nimetleri, bâkî olana çeviremezsen işin zor, hem de çok zor ey nefsim. Allahu Teâlâ Kerîm'dir, Rahîm'dir, beni affeder deyip avunuyorsun; fakat affa mazhar olmak için ne yapıyorsun? Evet, Allah "Kerîm ve Rahîm'dir"; ama aynı zamanda da "Şedîdü'l–ikabdır", haberin olsun!..
Tevbeyi geciktirme; çünkü ölüm her an gelebilir. Hem tevbe, geciktikçe zorlaşır; zira yapılan günahlar alışkanlık hâlini alır ki, alışkanlıkları terk etmek çok daha zordur. Bu durum ise; dersine zamanında çalışmayıp, bunu imtihan gününe saklayan tembel talebenin durumuna benzer ki, başarı şansı çok azdır, bilesin

------------------------------------------------------
yeterli açıklama olmuştur sanırım.
__________________
erkan_55 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 08-07-2007, 11:43 PM   #4
samko71
BoShNak
 
samko71 - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 441
Tecrübe Puanı: 158
Rep Puanı : 375
Karizma Derecesi : samko71 is just really nicesamko71 is just really nicesamko71 is just really nicesamko71 is just really nice
Tanımlı

cok tesekkurler yardimlarin icin.. ama; cok onemli bisi var ki yazinda tamamen kafirlerden bahsetmissin. ama benim sorumda kastettigim ehl-i kitap olanlar. yani hristiyanlik ve musevilik dinine mensup olanlar. ve benim bildigim kadariyla kafir: ilahi dinlerin tanrısı olan allah a inanmayanlara vrilen isim.putperestler,budistler vs de bu guruba dahildir.hristiyanlar ve museviler dahil değildir. onlarda Allah'a inaniyorlar biraz farkli olsa da. sorumu tekrar degerlendirip bana tekrar yardim eder misiniz? bu soru benim icin cok onemli de..
samko71 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 08-08-2007, 12:30 PM   #5
erkan_55
garip ünili
 
Üyelik Tarihi: Dec 2005
Bulunduğu Yer: omü'nün cafeteryası
Mesajlar: 7.409
Tecrübe Puanı: 10737649
Rep Puanı : 2147483647
Karizma Derecesi : erkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond repute
Tanımlı

Alıntı:
samko71´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
cok tesekkurler yardimlarin icin.. ama; cok onemli bisi var ki yazinda tamamen kafirlerden bahsetmissin. ama benim sorumda kastettigim ehl-i kitap olanlar. yani hristiyanlik ve musevilik dinine mensup olanlar. ve benim bildigim kadariyla kafir: ilahi dinlerin tanrısı olan allah a inanmayanlara vrilen isim.putperestler,budistler vs de bu guruba dahildir.hristiyanlar ve museviler dahil değildir. onlarda Allah'a inaniyorlar biraz farkli olsa da. sorumu tekrar degerlendirip bana tekrar yardim eder misiniz? bu soru benim icin cok onemli de..
Mazeretsiz ve kasden namaz kılmayanın adını ALLAH C.C. cehenneme gireceklerden biri olarak cehennemin kapısına yazar” Hadis’i Şerif (Ebû Nuaym)

bu hadisten de anlayacağımız gibi islamı seçmeyip islami kurallara gre yaşamayan birinin cennete girmesi mümkün değildir....
__________________
erkan_55 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 08-08-2007, 01:00 PM   #6
Göкнαη
Gidersem gelmemmm
 
Üyelik Tarihi: May 2006
Bulunduğu Yer: ^^^^ANTEPLİİİİ^^^^^
Mesajlar: 2.637
Tecrübe Puanı: 10737586
Rep Puanı : 2147483647
Karizma Derecesi : Göкнαη has a reputation beyond reputeGöкнαη has a reputation beyond reputeGöкнαη has a reputation beyond reputeGöкнαη has a reputation beyond reputeGöкнαη has a reputation beyond reputeGöкнαη has a reputation beyond reputeGöкнαη has a reputation beyond reputeGöкнαη has a reputation beyond reputeGöкнαη has a reputation beyond reputeGöкнαη has a reputation beyond reputeGöкнαη has a reputation beyond repute
Göкнαη - MSN üzerinden Mesaj gönder
Tanımlı

Alıntı:
erkan_55´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
Mazeretsiz ve kasden namaz kılmayanın adını ALLAH C.C. cehenneme gireceklerden biri olarak cehennemin kapısına yazar” Hadis’i Şerif (Ebû Nuaym)

bu hadisten de anlayacağımız gibi islamı seçmeyip islami kurallara gre yaşamayan birinin cennete girmesi mümkün değildir....
teşekkürler
__________________
...
Göкнαη isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 08-08-2007, 11:21 PM   #7
samko71
BoShNak
 
samko71 - ait Avatar
 
Üyelik Tarihi: Jan 2006
Mesajlar: 441
Tecrübe Puanı: 158
Rep Puanı : 375
Karizma Derecesi : samko71 is just really nicesamko71 is just really nicesamko71 is just really nicesamko71 is just really nice
Tanımlı

Alıntı:
erkan_55´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
Mazeretsiz ve kasden namaz kılmayanın adını ALLAH C.C. cehenneme gireceklerden biri olarak cehennemin kapısına yazar” Hadis’i Şerif (Ebû Nuaym)

bu hadisten de anlayacağımız gibi islamı seçmeyip islami kurallara gre yaşamayan birinin cennete girmesi mümkün değildir....
hmm anladim hocam..
peki bizler musluman bir ulkede musluman birer vatandas olarak kendimize Allahin sevgili kullarindan diyebilir miyiz? bizde hristiyan veya musevi dogabilirdik...
samko71 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 08-09-2007, 01:52 PM   #8
erkan_55
garip ünili
 
Üyelik Tarihi: Dec 2005
Bulunduğu Yer: omü'nün cafeteryası
Mesajlar: 7.409
Tecrübe Puanı: 10737649
Rep Puanı : 2147483647
Karizma Derecesi : erkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond reputeerkan_55 has a reputation beyond repute
Tanımlı

Alıntı:
samko71´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
hmm anladim hocam..
peki bizler musluman bir ulkede musluman birer vatandas olarak kendimize Allahin sevgili kullarindan diyebilir miyiz? bizde hristiyan veya musevi dogabilirdik...
aynen çok güzel bir tespit kardeşim.halimize şükredelim gerçektende...
bunun için tabiki namaz kılalım...
selam ve dua ile.
__________________
erkan_55 isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 08-12-2007, 09:48 PM   #9
AveCiAL
The AveCiAL
 
Üyelik Tarihi: Apr 2006
Bulunduğu Yer: MeRSiN
Mesajlar: 770
Tecrübe Puanı: 444629
Rep Puanı : 88895599
Karizma Derecesi : AveCiAL has a reputation beyond reputeAveCiAL has a reputation beyond reputeAveCiAL has a reputation beyond reputeAveCiAL has a reputation beyond reputeAveCiAL has a reputation beyond reputeAveCiAL has a reputation beyond reputeAveCiAL has a reputation beyond reputeAveCiAL has a reputation beyond reputeAveCiAL has a reputation beyond reputeAveCiAL has a reputation beyond reputeAveCiAL has a reputation beyond repute
Tanımlı

Alıntı:
erkan_55´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
Mazeretsiz ve kasden namaz kılmayanın adını ALLAH C.C. cehenneme gireceklerden biri olarak cehennemin kapısına yazar” Hadis’i Şerif (Ebû Nuaym)

bu hadisten de anlayacağımız gibi islamı seçmeyip islami kurallara gre yaşamayan birinin cennete girmesi mümkün değildir....

bi soruda ben sorcam bnmde din dersinden aklmda kalan kadarı ile allah sadece 2 günahı affetmez allaha ortak koşmak ve kul hakkı yemek bnların 2 si haricinde günahları affedeblir die hatırlıyorum ve gene yanlş hatırlamıyorsam kelime-i şehadet getiren her müslüman insan bir gün cenneti görür die biliyorm yanlşm varsa düzeltiniz
__________________



Ahhhh şu şahsi MenFaaTlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit eden iktidar sahipleri sizi bi kıstırsaydım kuytuda bnmde çok güzel emellerim vardı

AveCiAL isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Eski 08-13-2007, 12:03 AM   #10
mustafateryaki
Teğmen
 
Üyelik Tarihi: Sep 2006
Bulunduğu Yer: ürgüp nevsehir
Mesajlar: 342
Tecrübe Puanı: 1085571
Rep Puanı : 217087830
Karizma Derecesi : mustafateryaki has a reputation beyond reputemustafateryaki has a reputation beyond reputemustafateryaki has a reputation beyond reputemustafateryaki has a reputation beyond reputemustafateryaki has a reputation beyond reputemustafateryaki has a reputation beyond reputemustafateryaki has a reputation beyond reputemustafateryaki has a reputation beyond reputemustafateryaki has a reputation beyond reputemustafateryaki has a reputation beyond reputemustafateryaki has a reputation beyond repute
mustafateryaki - MSN üzerinden Mesaj gönder
Idea Cennet Ucuz DeĞİl Be Dostum!!!!

Alıntı:
avec09´isimli üyeden Alıntı Mesajı Göster
bi soruda ben sorcam bnmde din dersinden aklmda kalan kadarı ile allah sadece 2 günahı affetmez allaha ortak koşmak ve kul hakkı yemek bnların 2 si haricinde günahları affedeblir die hatırlıyorum ve gene yanlş hatırlamıyorsam kelime-i şehadet getiren her müslüman insan bir gün cenneti görür die biliyorm yanlşm varsa düzeltiniz
evet dostum dediğin gibi allah cc tüm günahları inşallah affedecek ve biz müslümanları yani kelime i şehadet getiren herkes de insallah cennete gidecek...
ancak...

müslümanlığı tam olarak yapmayan birisinin cennete girmesi de kolay degil...

en basitinden...

bir vakit namaz kılmamanın cezası 80 hubbe(bir hubbe 80 yıl)dır...
sen bunu ömrünle çarparsan ve buna ek olarak da ettiğin küfürler...
hakkını yediğin insanlar...
(mesela tüm çinlilerin... gibi ettiğin küfürler de tüm çinlilerin hakkını yiyorsun veya okulun duvarını çizmen de tüm 70 milyonun hakkını yemen gibi...)
baktıgın haram şeyler...
gıybet...
.
.
.
tüm bunları hesapladıgında cehennemin lüzumsuz olmadıgı ve cennetin de kolay olmadıgın anlarız dostum...
zaten o günahların cezasını çektiğinde cenneten alacagın zevkin de düsecegini bazı hadislerde söylüyor....
umarım yardımcı olabilmisimdir...
saygılarla...
__________________
Aziz, Muhterem Kardeşim…
Madem ki İslam’ın her derdine razı olduğunu bildiriyorsun, bu müjdenle bize aşk ve şevk veriyorsun, o halde iyi dinle:
Vazifen, dikenler arasında güller toplayacaksın. Ayağın çıplaktır, batacak. Elin açıktır, ısıracak. Buna sevineceksin.
Firavunlar kucağında büyüyen çocuk Musa’ları safına alacaksın. Aldığın için dövecekler. Konuştuğun için zindana koyacaklar, sevineceksin.
Çöllere sürülürsen kanınla ağaç yetiştireceksin. Kutuplara sürülürsen, ısınla sebze yetiştireceksin. Yeşilliği sevmeyenler olacak. Yakacaklar, yıkacaklar. Sen bunu sabırla seyredeceksin.
Karanlık zindanlara salarlarsa; ışık,
Paslı vicdanları görürsen; ümit,
İmansız kalplere rastlarsan; Nur vereceksin.

Sen verdiğin için suç, sen getirdiğin için ceza, sen konuştuğun için mahkum olacaksın. Ve buna şükredeceksin.
Anadan, yardan, serden ayrılacaksın. Candan, gönülden Kur’an’a sarılacaksın. Damla iken deniz, nefes iken; tayfun olacaksın. Derdini yazmak için derini kağıt, kanını mürekkep edeceksin. Kimse ile görüştürmezlerse, mecnun olup çöllere düşeceksin. Leyla arar gibi Nur arayanları bulacaksın. Bulamazsan üzülmeyeceksin.
Makamlar, servetler verirlerse, nefsini unutacaksın.
Yalan, iftira, çamur fırtınasına tutulursan, hissiyatını terk edeceksin… Önünde demirden set yaparlarsa, dişinle deleceksin. Dağları toptan oymak gerekirse iğne ile oyacaksın. Unutma! nerede olursan ol, küfrün ve cehlin ta temelini çürüteceksin. Bir gün Kur’an etrafındaki surların yıkıldığını görürsen; hemen kemiklerini taş, etlerini harç, kanını da su edeceksin. Etrafına ilimden, irfandan, faziletten, ahlaktan kaleler dikeceksin. Kaleler, fedailer ister. Nasıl olsa sen de içinde fedai olacaksın.
Bu mektubu okuyunca, Mesnevi’yi okuyan Yunus Emre gibi “Uzun olmuş” diyeceksin. O’nun gibi ben olsa idim: “Ete kemiğe bürünürdüm. Yunus diye görünürdüm” derdim dediği gibi, sen de ne lüzum vardı uzun uzun saymaya, kısaca “Kur’an talebesi olacaksın” deseydin yeterdi, diyeceksin. Haklısın. Zira, İslam yoluna giren bilir ki, bu yol kıldan ince, kılıçtan keskindir. Her kişinin değil, er kişinin yoludur.
Seni bütün ruhu canımla kucaklar, gözlerinden öper, dualarına mukabele eder, Allah’ın rızası dairesinde buluşmak üzere mektubuma son verirken, dalalete düşen din kardeşlerimin, kısa bir zamanda sizin gibi hidayete ermelerini, Cenab-ı Vacib-ül Vücud olan Hazret-i Allah’tan niyaz eylerim.
Amin.
Zübeyir Gündüzalp

mustafateryaki isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)   Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 08:40 AM .


Telif Hakları vBulletin v3.8.0 Beta 3 © 2000-2010, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : ReSSaM
Forum SEO by Zoints
Zevkli.ORG
dizi izle film indir

ÜYELER İÇİN YASAL UYARI


Forum alanlarını kullanırken; 3.Şahısların kişilik ve gizlilik haklarını ihlal edici iletiler yazmak, Pornografik görüntüler paylaşmak, Hak sahibinden izin almadan MP3, Film, dizi, video, yazılım gibi eserleri doğrudan paylaşmak, ayrıca ilgili lisans sahibi olmayan sitelere erişim için link paylaşmak hukuka ve yasalara aykırıdır. T.C. yasalarına ve hukuka aykırı olan bu tür paylaşımlar site içerisinde tespit edildiği veya hak sahibi tarafından şikayete konu olduğu takdirde, kullanıcı siteden uzaklaştırılacağı gibi, sistem tarafından tutulan kayıtlar, talepleri halinde yasal mercilere verilebilecektir.

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA

Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan “yer sağlayıcı” olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz “uyar ve kaldır” prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, hukukiletisim@gmail.com  mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.