![]() |
|
|
#1 |
|
Mareşal
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Bu elbette, kadınlara kendi kültürlerini yaratma ve etkilerini pekiştirme olanağı sağladı. Ne var ki, bu dinsel canlanışın kadınlar üzerindeki etkisi tümüyle olumlu değildi; radikal olasılıklar kadar tutucu olasılıkları da içinde taşıyordu. Lyndal Roper’e göre, evanjelik reformcular, Luther’in “iki krallık” teolojisiyle uyum içinde olan bir teori geliştirdiler: “Cinsiyet farklılığına ilişkin bu iki krallik teorisine göre, kadınlar ve erkekler manevi bakımdan eşittiler, ancak bu dünyadaki görevleri farklıydı. Kadın ile erkek arasındaki farklılıkları seküler dünyaya konumlamakla, protestanlar, kadınlar ve erkeklerin farklı görevleri – ve alanları- olduğunu hem onaylıyorlar, hem daha da pekiştiriyorlardı”.
Islamiyet’te kadının durumunu meşrulaştırmak için kullanılan (ve Islam’ın kadın-erkek ilişkileri açısından “benzersiz” bir eşitlik içerdiğini iddia eden) söyleme şaşırtıcı derecede benzeyen bu “farklı ama eşit” görüşü, Püriten geleneğin temel ilkelerinden biriydi. Ve bu gelenek, aynı zamanda, “ideal kadın” i itaatkar bir zevce, erkeğin yardımcısı olarak tanımlıyordu. Kadına evlilik içinde merkezi bir rol veriyor, ancak bu, ne kamusal alanda ne de ailede erkeğin üstünlüğünün en ufak bir şekilde sorgulanmasına yol açıyordu. Kadının, doğası itibariyle eve ve aileye dönük olduğu kabul ediliyordu. Erkeğin üstünlüğünün kadının aşağılığı anlamına gelmediği savunulsa bile (aynı görüş, üstelik aşağı yukarı aynı formülasyonla bugünkü Islamcı çevreler tarafından hararetle öne sürülmektedir), kadın ile erkeğin farklı eylem alanları bulunduğu/olması gerektiği fikri, kadınlara farklı muamele edilmesi gerektiği fikri; kadınların, egemen ve evrensel olarak tanımlanmış erkek öznelere göre ikincil konumda olmalarının onaylanmasına hizmet ediyordu. Bu söylem, ister Protestan köktendinciliği, isterse Islami yeniden canlanma bağlamında ileri sürülsün, bugün de aynı amaca hizmet etmektedir. Günümüzde dünyanın birçok yerinde dinsel bir yeniden canlanmaya (…) tanık olmaktayız. Genellikle bu olgunun dünyanın Islami kesimi için geçerli olduğu düşünülmektedir. Oysa, sözkonusu yükseliş Hristiyan Batı açısından da geçerlidir ve benzerlik bununla sınırlı değildir. (…) Dinsel canlanmanın ve köktendinciliğin her iki versiyonunun da gündeminde birinci sırayı yine kadının konumunun ve denetiminin almasıdır. Bu noktayı daha yakından ve karşılaştırmalı bir çerçevede inceleyebilmek için, iki örnek olay, Amerika’daki ve Iran’daki köktendincilik üzerinde durmalıyız. alıntı |
|
|
|
|
|
#2 |
|
Tümgeneral
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Üstünlükten ne anladığımıza bağlı. Fiziksel üstünlükmü?, yasalar önünde bir üstünlükmü? yoksa Allahın huzurunda mı? Bazı çevrelere görre tesettür kadına haksızlık neden erkek açık olduğu için mi? Kadın ve erkek fiziksel olarak zaten birbirinden farklıdır duygu ve düşünce bakımından bile birbirlerine benzeşmezler. Bu birinin diğerinden üstün olmasını gerektirmez Kadın doğurgan ve evde iş görüyor çocuk bakıyor erkek dışarda çalışıyor. yuva normalde böyle işler ikiside çalışan eşler bazı sıkıntılar yaşar kedın eve gelincede evde bir mesaisi vardır Eşit adına Ailenin temelini bombalayan avrupa bireysel yaşamla kendi toplumunu bitirmiş dışarıda göç alır vaziyete gelmiştir. Kadının erkeğe tabi olması onun kölesi olması anlamına gelmez Bir kuruluşta müdür vardır personel vardır. Kadında evinin personelidir tabiki söz hakkı vardır çift başlılık olan yerde hep huzursuzluk olmuştur Avrupa dengeleri sağlamak adına dengelerini bozmuştur.
|
|
|
|
|
|
#3 |
|
Uzman Onbaşı
![]() ![]() Üyelik Tarihi: Jan 2007
Bulunduğu Yer: cennet cennet
Mesajlar: 53
Tecrübe Puanı: 154
Rep Puanı : 4404
Karizma Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Amerika daki ve İrandaki köktendincilik üzerinden yola çıkacak olursak:farklı ama eşit lafı islamiyete pek uymayan bi söylem..islamiyette kadın ve erkeğin farkı zaten bu eşitsizlik neticesinde vu'ku bulan bi olgudur..cennet analarımız ayağnın altındadır haykırışıda kadınları uyandırmamaya ve susturmaya yönelik yine erkeklerin saltanatlarında sükut içinde olmalırını sağlamak için çıkarılmış bi yürek çalma yoludur..ve eşitlik yoktur fark vardır..kadının tek üstün yanı ve varoluş amaçlarından en önemlisi doğurganlığıdır..ama kadının en kadın olduğu bu muaazzam üstünlüğü bile artık kadınlarımız geri çevirmektedir..Tabi bunu sağlayan söylenenin tam aksine batının bireycilik yansımaları değildir..Kadınlarımızın bu bireycilik sosyolojisini farklı yorumlamalarıdır..Dediğim gibi kadının bireyciliğinin en üst seviyesidir doğum yapmak çünkü varlığı burdan geçmektedir..
İran daki köktendincilik islamiyete tam yol ileri prensibiyle hareket etmesinden ve islamiyetin söylenenin aksine kadınları eşit saymayışı ile Amerikadaki köktendincilik ayrılmaktadır..Onlarda zaten kadını eşit ve kutsal kılmalarının en büyük resmi meryem ana dır..analık kutsaldır kadın kutsaldır ve değerlidir çünkü peygamberleride doğuran ve dünyaya gelmesinde vazgeçilmez olan kadındır..farklıdır ama eşittir. Benim fikrime geline farklıdır ve eşit değildir ama bunu köktendincilikten uzak olarak söylüyorum bu konuya nietzche en güzel cevabı vermiş kadından nihilist olmaz..bu da eşittir kadın ve erkeğin eşitsizliği... |
|
|
|
|
|
#4 |
|
ODİN
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
![]() kadınların özgürleşme adına gittiçe erkekleşmeleri günüzümüde birinci sorundur.Aslında kadınların çalışıp ekonomik özgürlüklerini elde etmeleri gerekmektedir. Bunu yaparken kaba, yok etmeye hazır olmaya gerek yoktur. Çünkü sevgi aklın içindedir. kadının ve erkeğin farklıdır ama eşittir. Kadınlar kendi farklılıklarını kendileri için ve insanlık için sahip çıkmalıdır. Eşitlik mi, kurtuluş mu? Kadıncılık mı, başarı ve güç mü? Erkek düşmanlığı mı, erkekleri eğitmek mi? |
|
|
|
|
|
#5 |
|
Tuğgeneral
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: Jan 2007
Bulunduğu Yer: İZMİR
Mesajlar: 1.566
Tecrübe Puanı: 2962263
Rep Puanı : 592423263
Karizma Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Platon'un Devletini okuduysanız daha iyi anlayacaksınız beni, zira ordada kadının hangi konuma oturtulması gerektiği tartışılmış hatta bekçi olarak adlandırdıkları askerler gibi spor yapıp yapamayacakları dahi sorgulanmış. İlk çağdaki bir düşünür bile kadına yapabileceği ölçüde sorumluluk vermeyi kabul etmiş, sınırlarını belirlemeye çalışmıştır.Kadın da erkekle aynı haklara sahip olmalı bu bir idealdir.Ne kadar eşitlik var bu tartışılır.Ülkemizde hala seçeceği partiye eşinin onayını almadan oy kullanamayan ya da eşinin baskısı etkisinde oy kullanan kadın sayısı o kadar çoktur ki... teoride eşit olan kadının pratikte ne kadar eşit olduğunu gösteren örneklerden biri bu sadece.Türban haksızlıktır çünkü başörtüyle ısrarla karıştırılan türban iranda kullanılan ezik baskı altına alınmış kadın sembolüdür.Hala niye anlamamakta ısrar ediyorsunuz.kadınlar türbana özendirilerek bir siyasi sembol gibi,piyon gibi kullanılıyorlar niye kadınları kullanıyorlar da erkekleri değil bunu sorgulayın bence yanlış anlaşılmasın baş örtüsüne saygım sonsuz o kara çarşaflar,türbanlar bizi ve eşitliği bozuyor
|
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
|
Reklam Vermek için networkreklam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz For Advertising contact networkreklam@gmail.com |
ÜYELER İÇİN YASAL UYARI
Forum alanlarını kullanırken; 3.Şahısların kişilik ve gizlilik haklarını ihlal
edici iletiler yazmak, Pornografik görüntüler paylaşmak, Hak sahibinden izin
almadan MP3, Film, dizi, video, yazılım gibi eserleri doğrudan paylaşmak, ayrıca
ilgili lisans sahibi olmayan sitelere erişim için link paylaşmak hukuka ve
yasalara aykırıdır. T.C. yasalarına ve hukuka aykırı olan bu tür paylaşımlar
site içerisinde tespit edildiği veya hak sahibi tarafından şikayete konu olduğu
takdirde, kullanıcı siteden uzaklaştırılacağı gibi, sistem tarafından tutulan
kayıtlar, talepleri halinde yasal mercilere verilebilecektir.
HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA
Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı
amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan yer sağlayıcı olarak
hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı
içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır
prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir
biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri
veya meslek birlikleri,
hukukiletisim@gmail.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan
talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde
görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.
Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve
hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler
sağlanacaktır.