Zevkli.ORG  

Geri Dön   Zevkli.ORG > Çöp Tenekesi > Çöp Kutusu Bozuk Link ve Gereksiz Mesajları Buraya Taşıyın


Yeni Konu aç Kapalı konu
 
Konu Seçenekleri Modları Göster
Eski 09-14-2009, 11:14 PM   #1
KARANLIK_TARAF
TÜRKİYE TÜRKTÜR!!!
 
Üyelik Tarihi: Nov 2006
Mesajlar: 7.727
Tecrübe Puanı: 10737632
Rep Puanı : 2147483647
Karizma Derecesi : KARANLIK_TARAF has a reputation beyond reputeKARANLIK_TARAF has a reputation beyond reputeKARANLIK_TARAF has a reputation beyond reputeKARANLIK_TARAF has a reputation beyond reputeKARANLIK_TARAF has a reputation beyond reputeKARANLIK_TARAF has a reputation beyond reputeKARANLIK_TARAF has a reputation beyond reputeKARANLIK_TARAF has a reputation beyond reputeKARANLIK_TARAF has a reputation beyond reputeKARANLIK_TARAF has a reputation beyond reputeKARANLIK_TARAF has a reputation beyond repute
Tanımlı Kod adı '' Bozkurt ''

Eski ancak sağlam bir yazı...



Lâik ve demokratik bir ülkede başbakanlık koltuğunda oturmakta olduğu halde saraylarda iftar yemeği vermeye pek meraklı olan zât en ufak bir rahatsızlık duymadan eğer;

a) "Ben ülkemi âdeta pazarlamakla mükellefim" diyebiliyorsa;

b) "Bekâra karı boşamak kolaydır mantığıyla hareket edip tribünlere oynuyorsunuz. Milliyetçilik havasında gezip de afra tafra atıyorsunuz" üslûbuyla külhanbeyliğini milliyetçilikle karıştırarak küçümsüyorsa;

Ve bu sözlere tepki göstermekle "kanunen ve ahlâken" görevli olması gerekenlerin "Hedef ülke" ve "Millî Hedef" gibi kavramlarla ile ilgili düşünce ufukları ne yazık ki sadece öğrencilik yıllarında okudukları resimli roman yahut akşamları televizyonda seyrettikleri dizi filmlerle sınırlı olup da Ankara'da ikamet buyurdukları halde yetkilerinden bihaber iseler elbette çuvalın intikamını da ancak "ağır abi" Polat Alemdar'ın alabileceğini düşünecekler ve Emekli Tuğgeneral Kenan Çoygun'un cenazesine katılma gereğini duymayacaklardı.

Çünkü onlar gerçeklerle bir türlü yüzleşemezler ve yürekleri "yiyemediği"
için daima sanal âlemin sanal kahramanlarıyla yetinmeyi marifet ve "toplum
mühendisliğinin" vazgeçilmez ögesi sayarlar.

20 Ekim 2005 Cumartesi günü Ankara Kocatepe Camii'nde Kenan Paşa'nın cenaze
namazı kılındı.

Kapalı adı "Kemal Coşkun"du. Kod adı "Bozkurt"tu, Görevi "Bayraktar"lıktı.

Yaşayan son "Bayraktar"dı.

Adam gibi adamdı, asker gibi askerdi, paşa gibi paşaydı.

Altı okka bileği, mangal gibi yüreği vardı.

Şimdiki yetkililer son dört satırı okurken büyük bir ihtimalle bir senaryo
yahut masal okuduklarını zannedeceklerdir.

Ama öyleydi.

Önce Bozkurt'tan ürkenlere Bozkurt'u anlatalım..

Tarih öncesi destan çağlarından değil, 50'li yıllardan bahsedeceğiz.

Türk Devleti, sınırı dışında olup da İngiliz egemenliğinde bulunan bir dış
ülkedeki soydaşlarının can ve mal güvenliğini üç buçuk çapulcunun insafına
bırakmaz ve oradaki Türkleri örgütlendirip silah, cephane ve eğitim yardımı
yapmayı düşünür.

Demek o zaman kırmızı çizgilerimiz stratejik müttefiklerimize ihale
edilmiyormuş.

Demek ki Milli Hedef'in ve Milli Güvenlik Siyaset Belgesi'nin bir anlamı
varmış.

Demek Türkiye o zaman sadece kendi bileğine ve yüreğine güveniyormuş

Nereden nereye, değil mi?

Türkiye Kıbrıs'ta 1 Ağustos 1958'de TMT'yi (Türk Mukavemet Teşkilâtı) kurar,
sivil giyimli subaylarını öğretmen, Kızılay görevlisi, banka müfettişi
maskesiyle adaya gönderir.

TMT'nin amblemi de "Bozkurt" olur.

O yıllarda kimse bundan gocunmaz, aklına kötü bir şey gelmez.

TMT'nin başındaki "sivil" Kurmay Albay Lefkoşa'da bulunur, "Bayraktar"lık
makamını işgal eder, emrinde adanın her tarafındaki ilçelerde görevli yine
"sivil" "sancaktarlar" bulunur.

Teşkilatın gövdesi olan "mücahitler" Kıbrıs Türkleri'dir.

İşte bu yapı Kıbrıs Türkleri'ni kan ve ateş denizin içinden geçirerek
salimen 1974'e getirir.

Kıbrıs Türklerini kurtarırken Rum ve Yunanlılara da demokrasi getirme
iddiasındaki "romantik" Ecevit, bu yapının "demokrat" olmadığını düşünür ve
1 Ağustos 1975'te teşkilat lâğvedilir, "yer üstü"ndeki unsurları şimdiki
Kıbrıs Türk Güvenlik Kuvvetleri Komutanlığı'nı oluşturur.

Son "Bayraktar" Çetin Başar (sonra Korgeneral, Rahmetli) Türkiye'ye döner.

İşte Kemal Coşkun; Makarios'un, 1960 Kıbrıs Cumhuriyetini askıya aldığı
63-64 yıllarında, Kanlı Noel'de adada idi.

Ada'da görevi bitince albay rütbesiyle Türkiye'ye döndü, sonra general oldu.

20 Ekim 2005 günü de Kocatepe Camii'nden cenazesi kaldırıldı.

Cenazeye Denktaş, Genkur. İkinci Başkanı ile Dördüncü Kolordu Komutan
Yardımcısı katıldılar.

Birinci Başkan ve Kolordu Komutanının kendisi dururken neden yardımcıları
bulundu törende?

Kuvvet Komutanları neredeydi?

Fakat biz Kıbrıs'ın cebren ve hile ile "satıldığı" referandumda adada olup
da çıt çıkarmayan ne komutanlar gördüğümüz için Kocatepe'deki manzarayı
yadırgamadık doğrusu.

Beklediğimiz bir şeydi.

Törene katılan Denktaş Bozkurt'u anlatırken; "Yanındaki sandalyenin üzerinde
el bombası, tabancası o vaziyetteydi. Bazı hallerde üst makamların karşı
görüşlerine rağmen cesaretle görevini yaptı. Tam bir kahramandı. Allah
Rahmet eylesin" diyor.

Şimdi sen ey okuyucu, işte bu iman dolu göğse sahip Kenan Paşa'ya dünyanın
neresinde görev yaparsa yapsın, çuval geçirecek bir güç tasavvur edebiliyor
musun?

Peki bakanlar, başbakan, meclis başkanı, parti başkanları cenazede neden
yoktu?

KKTC'nin başbakanı ve bakanları neredeydi?

Kenan Paşa olmasaydı şimdi KKTC olur muydu?

Kenan Çoygun'dan bir tek Hürriyet gazetesi bahsetti, haberi hem birinci
sayfadan verdi, hem içeride bir tam sayfa ayırdı.

Şaşırdım.

AB'ci, referandumda "evet" denilmesini savunan Doğan medya grubunun amiral
gemisi Hürriyet'in; hadi moda olan deyimle söyleyelim, "düşük yoğunluklu
savaş"ın bayraktarını hatırlamasına doğrusu bir anlam veremedim.

Akepe ile arası mı bozulmuştu, yoksa vicdan azabı mı çekiyordu?

Hürriyet'in haber başlığı şu şekilde idi:

"Kıbrıs'ın Çılgın Türk'üne Veda"..

İşte tam yeri geldi..,

Türkiye'nin Çılgın Türkleri ile, Kıbrıs'ın Çılgın Türkleri arasında kocaman
bir fark vardır.

Özakman'ın kitabında anlattığı Çılgın Türkler'in hepsi vefat etmişlerdir.

Biz Türkiye Türkleri kurtuluş mücadelemizi ancak tarih kitaplarından okuruz.

Ama Kıbrıs'ta, Kıbrıs Türk Kurtuluş savaşı'nın "Çılgın Türkleri" daha 60'lı
yaşlarını sürmektedirler.

Kıbrıs'ta, Kıbrıs Türk Kurtuluş savaşı'nın "Çılgın Türkleri" aramızda,
içimizdedirler.

Sokakta yürürken yanınızdan geçerler.

Akşam ekmek alırsınız, sabah kapınıza süt getirirler.

Sessiz ve sakindirler.

Fazla konuşmazlar.

Köşelerine çekilmişlerdir. Küsmüşlerdir.

Şan, şöhret peşinde değildirler.

50 yıl önce düşmana karşı kullanılmak üzere kendilerine sten tabanca veren
Anavatanın; şimdi aynı silahı kendi şakağına dayayıp tetiği çekmelerini
söylemesinden rahatsız ve kırgındırlar.

Bir tarafta 63'ün Kıbrıs Türkü'nün can ve mal güvenliğini korumak ve
kollamak için kelle koltukta savaşan, "yeri geldiğinde üst makamların karşı
görüşlerine rağmen" görevini yapan Kenan Paşa'sı, öte yanda 2005'in 24 Nisan
referandumunda Kıbrıs Türkü'nün satışının farkında bile olmayanlar..

Kıbrıs'ın Çılgın Türkleri iki cami arasında beynamaz..

Şaşkın.

Kıbrıs'ın Çılgın Türkleri ile Türkiye'nin Çılgın Türkleri arasında fark
olduğu gibi; kahramanlıkla hainlik arasında çok ince bir çizgi vardır ey
millet..

Bıçak sırtı gibi.

Bakın Özakman kitabının 669'uncu sayfasında Demirci Akıncıları'nın Reisi
Kaymakam İbrahim Ethem Bey'in Zafer'den sonra "mukavemetçiler"ine neler
söylediğini nasıl anlatır:

"Akıncı kardeşlerim.

İşimiz bitti. Veda vakti geldi. Şimdi verdiğimiz söz gereği, bir teşekkür
bile beklemeden köyünüzün yolunu tutun ve sabana yapışın. Siz savaşırken
köyünüz yakılmış, eviniz yağmalanmış, aileniz kayba uğramış olabilir.
Tevekkülle karşılayın. Daha acısı belki hainleri zengin, hâttâ mevki sahibi
olmuş görebilirsiniz.Bir gün, hizmetleriniz küçümseyenler bile çıkabilir.
Bütün bunları ölüme meydan okuyanların vekarı ile seyredin. Ancak vatanın
kurtuluşunda payı olanların duyabileceği o engin hazzı hiçbir şeye
değişmeyin. Çünkü bu hazzı vatanın kurtuluşunda payı olanlardan başka hiç
kimse duyamaz." [1]

Zaferden sonra silahını teslim edip kendi hayatına dönen Demirci Kaymakamı
İbrahim Ethem Bey ile devlete hizmete devam eden Topal Osman Ağa
kahramanlara; silahını bırakacağına silahı ve çetesiyle beraber Yunan'a
sığınıp Kemal'in askerlerine kurşun atan Kuvvayi Seyyare Komutanı "Küçük
Zâbit" Ethem ise hainlere örnektir.

"Vatanın kurtuluşunda payı olanların duyabileceği o engin hazzı"
yüreklerinde saklayan "mukavemetçiler" madalya beklemezler.

Alkış istemezler.

Ortalıkta görünmezler.

Ama ..

Uzak dağların ulaşılmaz doruklarında bir gece vakti..

Kalk borusu çalıp da çoban ateşleri yanmaya,

İşaret fişekleri atılmaya başlayınca..

Siz sıcak yataklarınızda mışıl mışıl uyurken.

Sessizce o günler için bir köşede özenle sakladıkları çizmelerini giyip
ışığa doğru yürümeye başlarlar..

Emekli Tuğgeneral Kenan Çoygun, "iyi asker"di..

Allah Rahmet Eylesin.18 Ekim 2005

Hüseyin Mümtaz

Kaynak
KARANLIK_TARAF isimli üyemiz çevrimdışıdır. (Offline)  
Kapalı konu

Konu Seçenekleri
Modları Göster

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
Smileler Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-Kodları Kapalı


Bütün Zaman Ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu Anki Saat: 10:57 AM .


Telif Hakları vBulletin v3.8.0 Beta 3 © 2000-2010, ve
Jelsoft Enterprises Ltd.'e Aittir.
Tercüme Eden : ReSSaM
Forum SEO by Zoints
Zevkli.ORG

Reklam Vermek için networkreklam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz

For Advertising contact networkreklam@gmail.com

ÜYELER İÇİN YASAL UYARI


Forum alanlarını kullanırken; 3.Şahısların kişilik ve gizlilik haklarını ihlal edici iletiler yazmak, Pornografik görüntüler paylaşmak, Hak sahibinden izin almadan MP3, Film, dizi, video, yazılım gibi eserleri doğrudan paylaşmak, ayrıca ilgili lisans sahibi olmayan sitelere erişim için link paylaşmak hukuka ve yasalara aykırıdır. T.C. yasalarına ve hukuka aykırı olan bu tür paylaşımlar site içerisinde tespit edildiği veya hak sahibi tarafından şikayete konu olduğu takdirde, kullanıcı siteden uzaklaştırılacağı gibi, sistem tarafından tutulan kayıtlar, talepleri halinde yasal mercilere verilebilecektir.

HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA

Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan yer sağlayıcı olarak hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri veya meslek birlikleri, hukukiletisim@gmail.com  mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır. Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler sağlanacaktır.


 

okey oyna dizi izle film indir video izle okey oyna okey film izle porno izle dizi izle