![]() |
|
|
#21 |
|
zuLu
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
sifre : www.zevkli.org Konu EnDeR tarafından (11-28-2006 Saat 06:01 PM ) de değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
#22 |
|
zuLu
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Ey Türk gençliği! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyet'ini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir. Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, istiklâl ve cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetln imkân ve şeraitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerait, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dagıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şeraitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hiyanet içinde bulunabilirler. Hatta bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasî emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir. Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerait içinde dahi, vazifen; Türk istiklâl ve cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda, mevcuttur! K. ATATÜRK 20 Ekim 1927 |
|
|
|
|
|
#23 |
|
zuLu
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Atatürk'ün Kendi Sesinden Dinlemek Icin
Buraya Tikla Atatürk'ün Kendi Görüntüsüyle Video Olarak Izlemek Icin Buraya Tikla Rar Sifreleri : www.zevkli.org Türk Milleti! Kurtuluş Şavaşı'na başladığımızın on beşinci yılındayız. Bugün Cumhuriyetimizin onuncu yılını doldurduğu en büyük bayramdır. Kutlu olsun! Şu anda, büyük Türk milletinin bir ferdi olarak, bu kutlu güne kavuşmanın en derin sevinci ve heyecanı içindeyim. Yurttaşlarım! Az zamanda çok ve büyük işler yaptık. Bu işlerin en büyüğü, temeli, Türk kahramanlığı ve yüksek Türk kültürü olan Türkiye Cumhuriyeti'dir. Bundaki muvaffakiyeti, Türk milletinin ve onun değerli ordusunun bir ve beraber olarak, azimkârane yürümesine borçluyuz. Fakat yaptıklarımzı asla kâfi göremeyiz; çünkü, daha çok ve daha büyük işler yapmak mecburiyetinde ve azmindeyiz. Yurdumuzu, dünyanın en mamur ve en medenî memleketleri seviyesine çıkaracağız. Milletimizi, en geniş, refah, vasıta ve kaynaklarına sahip kılacağız. Millî kültürümüzü, muasır medeniyet seviyesinin üstüne çıkaracağız. Bunun için, bizce zaman ölçüsü, geçmis asırların gevşetici zihniyetine göre değil, asrımızın sürat ve hareket mefhumuna göre düşünülmelidir. Geçen zamana nispetle daha çok çalışacağız, daha az zamanda daha büyük işler başaracağız. Bunda da muvaffak olacağımıza şüphem yoktur. Çünkü,Türk milletinin karakteri yüksektir; Türk milleti çalışkandır; Türk milleti zekidir. Çünkü, Türk milleti millî birlik ve beraberlikle güçlükleri yenmesini bilmiştir. Ve çünkü, Türk milletinin, yürümekte olduğu terakki ve medeniyet yolunda, elinde ve kafasında tuttuğu meşale, müspet ilimdir. Şunu da ehemmiyetle tebaruz ettirmeliyim ki, yüksek bir insan cemiyeti olan Türk milletinin tarihî bir vasfı da, güzel sanatları sevmek ve onda yükselmektir. Bunun içindir ki, milletimizin yüksek karakterini, yorulmaz çalışkanlığını, fıtrî zekâsını, ilme bağlılığını, güzel sanatlara sevgisini ve millî birlik duygusunu mütemadiyen ve her türlü vasıta ve tedbirlerle besleyerek inkişaf ettirmek millî ülkümüzdür. Türk milletine çok yakışan bu ülkü, onu, bütün beşeriyette, hakikî huzurun temini yolunda, kendine düşen medenî vazifeyi yapmakta muvaffak kılacaktır. Büyük Türk milleti! On beş yıldan beri, giriştiğimiz işlerde muvaffakiyet vadeden çok sözlerimi işittin. Bahtiyarım ki, bu sözlerimin hiç birinde milletimin hakkımdaki itimadını sarsacak bir isabetsizliğe uğramadım. Bugün, aynı iman ve katiyetle söylüyorum ki, millî ülküye, tam bir bütünlükle yürümekte olan Türk milletinin büyük millet olduğunu, bütün medenî âlem az zamanda bir kere daha tanıyacaktır. Asla şüphem yoktur ki, Türklüğün unutulmuş büyük medenî vasfı ve büyük medenî kabiliyeti, bundan sonraki inkişafı ile, atinin yüksek medeniyet ufkundan yeni bir güneş gibi doğacaktır. Türk milleti! Ebediyete akıp giden her on senede, bu büyük millet bayramını daha büyük şereflerle, saadetlerle, huzur ve refah içinde kutlamanı gönülden dilerim. Ne mutlu Türküm diyene! Ankara, 29 Ekim 1933 Konu EnDeR tarafından (11-28-2006 Saat 06:02 PM ) de değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
#24 |
|
zuLu
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Konu EnDeR tarafından (11-28-2006 Saat 06:03 PM ) de değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
#26 |
|
zuLu
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
1881 - Atatürk'ün dogumu
1893 - Askeri rüstiyeye ögrenci olusu 1899 - Harbiye'ye geçisi 1902 - Erkan-i Harbiye'ye girisi 1906 - Üç dört arkadasiyla Sam'da gizli olarak "Vatan ve Hürriyet" adindaki cemiyeti kurmasi ve ayni yilda Selanik'e geçerek ayni cemiyetin subesini açmasi 1907 - Askeri rütbesi kolagasi olusu ve yine ayni yil içinde görevinin Makedonya'daki 3. Orduya nakli, Cemiyetinin Merkezi Selanik'te Ittihat ve Terakki Cemiyeti ile birlesmesi 23 Temmuz 1908 - Yukaridaki gizli ve siyasi faaliyetlerinin sonucu 2. Mesrutiyetin, padisah Abdulhamit'e kabul ve ilan ettirilmesi 13 Nisan 1909 - Istibdat taraftarlarinin yeni rejime karsi ayaklanmalari Rumeli'den bunlari bastirmak için yola çikan Hareket Ordusunun Kurmay Yüzbaskanligina deruhte etmesi ve bu ayaklanma da önemli bastirici rol oynamasi 1911 - Trablusgarb savasina istirak etmesi ve oradaki kuvvetlerimizin Kurmayligini üzerine almasi. Bu arada rütbesinin binbasiliga yükseltilmesi 24 Ekim 1912 - Balkan Savasinin baslamasi üzerine Istanbul'a dönmesi ve Bolayir'da toplanmis olan kuvvetlerimizin hareket subesi müdürlügüne tayin edilmesi 27 Ekim 1913 - Sofya Ataselikleri görevlerinin uhdesinde toplanmasi bu arada rütbesinin yarbayliga yükselmesi 2 Subat 1915 - Tekirdag'da kurulmasi kararlastirilan yeni bir tümenin komutanligina tayini. Onun teskil ettigi ve 19. Tümen adini alan bu tümen Çanakkale savaslarinda parlak basarilar göstermistir 1 Haziran 1915 - Çanakkale savaslarinda gösterdigi büyük basarilardan dolayi rütbesi albayliga yükseldi 1 Nisan 1916 - Çanakkale savaslari zaferlerimizle bittiginden Diyarbakir'daki kolordunun komutanligina tayin edilmistir. Oraya giderken de rütbesi generallige yükseltildi 6-7 Agustos 1916 - Ruslarin Diyarbakir istikametindeki taarruzlarini kirarak Bitlis ve Mus'u düsman isgalinden kurtardi. Bu basarisi üzerine 2. Ordu komutanligina atandi. 31 Ekim 1918 - Mondros Mütarekesini müteakip Yildirim Ordulari Grubu Baskomutanligini devir almasi. 16 Mayis 1919 - Aci mütareke günlerinin bir kismini çok üzgün olarak geçirdigi Istanbul'dan 3. Ordu Müfettisligi göreviyle Bandirma vapuruyla geçti. 19 Mayis 1919 - Kurtulus Savasinin baslangiç noktasi olan Samsun'a çikmalari. 21 Mayis 1919 - Erzurum'daki 15.Kolordu Komutani Kazim Karabekir Pasa ile temas etmesi 23 Mayis 1919 - Ankara'daki 20. Kolordu Komutani Ali Fuat Pasa ile temas etmesi 28 Mayis 1919 - Türk Milletini isgallere protesto için mitingler yapmaya davet etmesi 3 Haziran 1919 - Dogu vilayetlerinde bir Ermeni Hükümetinin kurulmasi ve Ingiliz himayesi fikirlerine muariz oldugunu beyan etmesi 21 Haziran 1919 - Yurdun bagimsizligini kurmak için Türk Milletini kendisiyle birlikte çalismaya davet eden tarihi beyannameyi yayinlamasi 8-9 Temmuz 1919 - Erzurum'dan askeri görev ve askerlik mesleginden istifa ettigini Istanbul Hükümetine bildirmesi 23 Temmuz 1919 - Baskanligini yaptigi Erzurum Kongresinde millet iradesine dayanan bir millet meclisiyle kuvvetini, gene millet iradesiyle olusan bir hükümetin kurulmasi lüzumunu ilk hedef olarak ilan etmesi. 4 Eylül 1919 - Sivas Kongresinde yurdun muhtelif bölgelerinde kurulmus olan müdafaa cemiyetlerini Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti adi altinda birlestirip bütün millet kuvvetlerini bir elde idare etmek imkanini saglamasi 11 Eylül 1919 - Çalismalarini bitiren Sivas Kongresi delegeleri tarafindan seçilen Temsil Heyeti Baskanligina getirilmesi 15 Eylül 1919 - Temsil Heyeti, Türk Milletinin yetkili makami olarak ilan edildi 7 Aralik 1920 - Temsil Heyeti ile birlikte Ankara'ya yerlesmesi ve bu sehri milli harekatin merkezi yapmasi 23 Nisan 1920 - Ankara'da Büyük Millet Meclisinin törenle açilmasi ve bu meclise baskan seçilmesi 20 Ocak 1920 - "Egemenlik Kayitsiz, Sartsiz Milletindir" idare usulü halkin mukadderatini bilfiil elinde tutulmasi esasina dayanir, kayitlarini tasiyan ilk demokratik Anayasayi Meclise kabul ettirmesi. 5 Agustos 1921 - Ilerleyen Yunan Taarruzu karsisinda T.B.M.M. O'na Baskumandanlik görevini verdi. 19 Eylül 1921 - Sakarya Zaferinden alti gün sonra T.B.M. Meclisinin çikardigi bir kanunla Maresallik rütbesi ve Gazilik unvani verildi. 27-28 Eylül 1922 - Gecesi büyük taarruz savasinin planlarini hazirladi. 26 Agustos 1922 - Cumartesi sabahi Kocatepe'den büyük taarruz emrini verdi. 30 Agustos 1922 - Dumlupinar'da ates hatlari arasinda idare ettigi Baskomutanlik Meydan Muharebesini kazandi. 1 Eylül 1922 - Muzaffer Türk Ordularina "ILK HEDEFINIZ AKDENIZDIR ILERI" emrini verdi 10 Eylül 1922 - Halkin çilginca alkislari arasinda Izmir'e girdi 2 Ekim 1922 - Ankara'ya dönüslerinde essiz merasimle karsilanmislardir 1 Kasim 1922 - Saltanatin kaldirilmasini temin eden Kanunu Meclis karsisinda müdafaa kabul ettirmistir 29 Ekim 1923 - 20:30 da "CUMHURIYET" ilan edilmis ve Türkiye'nin ilk Cumhurbaskani seçilmistir 3 Mart 1924 - Cumhuriyet rejiminin Türkiye'de köklesip yerlesmesi için sart olan hilafetin kaldirilmasini saglamistir. Ayni yil içerisinde medreseleri kapattirarak milli egitim alanindaki birligi saglama yolunu açmisti. Gene bu suretle laik ve modern esaslara göre egitim ve ögretim yapan müesseselerin kurulmasina zemin hazirlamistir. 1 Mayis 1924 - Orta Çagin dini hukuk geleneklerine göre çalisan Ser'iye mahkemelerini kaldirdi 26 Agustos 1924 - Milli sermayeyi çogaltmak özel tesebbüsleri tesvik ederek kurmak ve Türk bankaciligini gelistirmek amaciyla Is Bankasini kurdu. 5 Mayis 1925 - Memlekette modern çiftçiligi gelistirmek maksadiyla yapilacak tesebbüslere bir örnek olmak üzere kendi parasiyla bir Orman Çiftligini kurdurdu 1925 - Tekke, zaviye ve türbelerin kapatilmasi ile ilgili kanun kabul edilerek batil inanç ve taassup yataklari ortadan kaldirildi 25 Aralik 1925 - Medeni kiyafeti getirdi 26 Aralik 1925 - Miladi takvim ve modern saat ölçüsünü degistiren kanun kabul edildi 17 Subat 1926 - Türk Medeni Kanununun kabul edilmesiyle Türk milleti ümmet devrinden çagdas medeniyete geçirildi 1 Kasim 1928 - Çikarilan bir kanunla Türk Milletinin kolayca okuyup yazmasini temin edecek olan yeni Türk alfabesi kabul edildi. 12 Temmuz 1932 - Yüzyillardan beri ihmal edilmis olan Türk dilini gelistirmek ve bu gelismeyi kolaylastirmak için lüzumlu gördügü Türk Dil Kurumunu meydana getirdi 1934 - Yilinin kasim ayinda Türk kadinina siyasi haklari taniyan yasa çikarildi. 24 Kasim 1934 - Hayati boyunca Türk Milletine yaptigi essiz hizmetler göz önüne alinarak her Türk vatandasinin bir soyadi aldigi sirada T.B.M.M. O'na ATATÜRK soyadini verdi. 1934 - Avrupa'da bas gösteren siyasi buhran karsisinda Balkan Antantinin kurulmasinda en önemli rolü oynadi. 1936 - Montrö Antlasmasi ile bogazlarin tahkiminin saglanmasini temin etti. 1936 - Sadabat Paktiyla memleketimiz için gerekli güvenlik tedbirlerinin alinmasinda nazim rol oynadi. 4 Temmuz 1938 - Türkiye'nin ayrilmaz bir parçasi olan Hatay'in bagimsiz bir Türk devleti olmasini saglamisti ki bu vatan parçasi ölümlerinden sonra Anavatan'a katilmak imkanini bu sayede buldu. 1938 - Yurt içinde her zaman yaptigi inceleme gezilerinin birinde hastalanmis bu rahatsizligi Mayis ayina kadar sürmüstü. 5 Eylül 1938 - Saraya gizlice çagirttigi bir notere vasiyetnamesini yazip vermisti. 16 Ekim 1938 - Gittikçe agirlasan hastaligi karsisinda günlük raporlar nesredilmesine baslanmisti. 8 Kasim 1938 - Günü durumu çok agirlasmis ve nesredilen rapor üzerine bütün yurdu agir bir aci kaplamisti. 10 Kasim 1938 - Günü nihayet korkunç sonuç bütün aciligiyla gerçeklesmis, Atatürk persembe sabahi saat 9.05'te hayata gözlerini yummustu. |
|
|
|
|
|
#27 |
|
zuLu
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Türk Kurtuluş Savaşı'nın ve Türk İnkılâplarının büyük önderi Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk'ün, Türk vatanının bağımsızlığını kazanması için giriştiği savaş ve Türk milletini çağdaş uygarlık seviyesine ulaştırmak amacıyla gerçekleştirdiği inkılâplarla geçen yaşamı 57 yıl sürmüş ve Büyük Önder 10 Kasım 1938'de ebediyete intikal etmiştir. Mustafa Kemal Atatürk, Türkiye'yi bütün kurumları ile çağdaş uygarlığın bir üyesi yapan, insanlık tarihine mal olmuş büyük bir önderdir. O'nun yüceliğini her yönüyle temsil edecek, ilke ve inkılâpları ile çağdaşlaşmaya yönelik düşüncelerini yansıtacak bir anıtmezar yapma fikri, Atatürk'ü kaybetmenin derin hüznü içindeki Türk milletinin ortak isteği olarak belirmiş ve yapımına karar verilmiştir. RASATTEPE (ANITTEPE) Anıtkabir yapılmadan önce rasat istasyonu bulunması dolayısıyla Anıttepe'nin ismi Rasattepe idi. Bu tepede, M.Ö 12. yüzyılda Anadolu'da devlet kuran Frig uygarlığına ait tümülüsler (mezar yapıları) bulunmaktaydı. Anıtkabir'in Rasattepe'de yapılmasına karar verildikten sonra bu tümülüslerin kaldırılması için arkeolojik kazılar yapıldı. Bu tümülüslerden çıkarılan eserler, Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde sergilenmektedir. ANITKABİR'İN İNŞAASI Anıtkabir projesinin belirlenmesinden sonra, inşaatın başlayabilmesi için ilk aşamada kamulaştırılma çalışmalarına başlandı. Anıtkabir'in inşaatı ise 9 Ekim 1944'de görkemli bir temel atma töreni ile başladı. Anıtkabir'in inşası 9 yıllık bir süre içinde 4 aşamalı olarak yapılmıştır. Birinci Kısım İnşaat: 1944-1945 Toprak seviyesi ve aslanlı yolun istinat duvarının yapılmasını kapsayan birinci kısım inşaata 9 Ekim 1944'te başlamış ve 1945'te tamamlanmıştır. İkinci Kısım İnşaat: 1945-1950 Mozole ve tören meydanını çevreleyen yardımcı binaların yapılmasını kapsayan ikinci kısım inşaat 29 Eylül 1945'te başlamış, 8 Ağustos 1950'de tamamlanmıştır. Bu aşamada inşaatın kâgir ve betonarme yapı sistemine göre, temel basıncının azaltılması göz önünde tutularak, anıt kütlesinin "temel projesinin" hazırlanması kararlaştırılmıştır. 1947 yılı sonuna kadar mozolenin temel kazısı ve izolasyonu tamamlanmış ve her türlü çöküntüleri engelleyecek olan 11 metre yüksekliğinde betonarme temel sisteminin demir montajı bitirilme aşamasına gelmiştir. Giriş kuleleri ile yol düzeninin önemli bir kısmı, fidanlık tesisi, ağaçlandırma çalışmaları ve arazinin sulama sisteminin büyük bir bölümü tamamlanmıştır. Üçüncü Kısım İnşaat: 1950 Anıtkabir üçüncü kısım inşaatı, anıta çıkan yollar, aslanlı yol, tören meydanı ve mozole üst döşemesinin taş kaplaması, merdiven basamaklarının yapılması, lahit taşının yerine konması ve tesisat işlerinin yapılmasını kapsıyordu. Dördüncü Kısım İnşaat: 1950-1953 Anıtkabir'in 4. kısım inşaatı ise şeref holü döşemesi, tonozlar alt döşemeleri ve şeref holü çevresi taş profilleri ile saçak süslemelerinin yapılmasını kapsıyordu. Dördüncü kısım inşaat 20 Kasım 1950'de başlamış ve 1 Eylül 1953'te bitirilmiştir. "Anıtkabir Projesi"nde mozolenin kolonat üstünde yükselen tonoz bir bölüm vardı. 4 Aralık 1951 tarihinde hükümet, şeref holünün 28 m.lik yüksekliğinin azaltılması ile yapının daha çabuk bitirilmesinin mümkün olup olmadığını mimarlara sordu. Mimarlar yaptıkları çalışmalar sonunda şeref holünü taş bir tonoz yerine, bir betonarme tavan ile örtmenin mümkün olduğunu bildirdiler. Böylece tonoz yapının zemine vereceği ağırlık ve bunun doğuracağı teknik mahzurlar da ortadan kalkıyordu. Anıtkabir yapımında beton üzerine dış kaplama malzemesi olarak kolay işlenebilen gözenekli, çeşitli renklerde traverten, mozole içi kaplamalarında ise mermer kullanılmıştır. Heykel grupları, aslan heykelleri ve mozole kolonlarında kullanılan beyaz travertenler Kayseri Pınarbaşı İlçesi'nden, kulenin iç duvarlarında kullanılan beyaz travertenler ise Polatlı ve Malıköy'den getirilmiştir. Kayseri Boğazköprü mevkiinden getirilen siyah ve kırmızı travertenler tören meydanı ve kulelerin zemin döşemelerinde, Çankırı Eskipazar'dan getirilen sarı travertenler zafer kabartmaları, şeref holü dış, duvarları ve tören meydanını çevreleyen kolonların yapımında kullanılmıştır. Şeref holünün zemininde kullanılan krem, kırmızı ve siyah mermerler Çanakkale, Hatay ve Adana'dan, şeref holü iç yan duvarlarında kullanılan kaplan postu Afyon'dan, yeşil renk mermer Bilecik'ten getirilmiştir. 40 ton ağırlığındaki yekpare lahit taşı Adana'nın Osmaniye İlçesi'nden, lahitin yan duvarlarını kaplayan beyaz mermer ise Afyon'dan getirilmiştir. ANITKABİR'İN MİMARİ ÖZELLİKLERİ Türk mimarlığında 1940-1950 yılları arası, "II. Ulusal Mimarlık Dönemi" olarak adlandırılır. Bu dönemde daha çok anıtsal yönü ağır basan, simetriye önem veren, kesme taş malzemenin kullanıldığı binalar yapılmıştır. Anıtkabir bu dönemin özelliklerini taşımaktadır. Bu dönem özellikleri ile birlikte Anıtkabir'de Selçuklu ve Osmanlı mimari özelliklerine ve süsleme öğelerine sıkça rastlanır. Örneğin dış cephelerde, duvarların çatı ile birleştiği yerde kuleleri dört yandan saran Selçuklu taş işçiliğinde testere dişi olarak adlandırılan bordür bulunmaktadır. Ayrıca Anıtkabir'in bazı yerlerinde (Mehmetçik Kulesi, Müze Müdürlüğü) kullanılan çarkıfelek ve rozet denilen taş süslemeler Selçuklu ve Osmanlı sanatında da göze çarpmaktadır. Bütün bu özellikleriyle yapıldığı dönemin en iyi örneklerinden biri olan Anıtkabir yaklaşık 750.000 m² lik bir alanı kaplamakta olup, Barış Parkı ve Anıt Bloku olarak iki kısma ayrılır. A- BARIŞ PARKI Anıtkabir; Atatürk'ün "Yurtta Sulh, Cihanda Sulh" özdeyişinden ilham alınarak, çeşitli yabancı ülkelerden ve Türkiye'nin bazı bölgelerinden getirilen fidanlarla oluşturulan Barış Parkı içinde yükselmektedir. Afganistan, A.B.D., Almanya, Avusturya, Belçika, Çin, Danimarka, Finlandiya, Fransa, Hindistan, Irak, İngiltere, İspanya, İsrail, İsveç, İtalya, Japonya, Kanada, Kıbrıs, Mısır, Norveç, Portekiz, Yugoslavya ve Yunanistan'dan çeşitli ağaç ve fidanlar getirilmiştir. Bugün Barış Parkı'nda 104 ayrı türden yaklaşık 48.500 adet süs ağacı, ağaççık ve süs bitkisi bulunmaktadır. B- ANIT BLOKU Anıtkabir Anıt Bloku üç bölümden oluşmaktadır. 1- Aslanlı Yol 2- Tören Meydanı 3- Mozole Anıtkabir'e Tandoğan kapısından girildiğinde Barış Parkı içerisinde uzanan yoldan Aslanlı Yol başındaki 26 basamaklı geniş merdivenlere ulaşılır. Merdivenin hemen başında karşılıklı olarak istiklal ve hürriyet kuleleri yer alır. Anıtkabir yapı topluluğu içinde, simetri gözetilerek yerleştirilmiş olan on adet kule vardır. Bu kulelere ulusumuzun ve devletimizin oluşumunda büyük tesirleri olan yüce kavramları temsil eden isimler verilmiştir. Kuleler, plan ve yapı bakımından birbirinin benzeridir. Kareye yakın 12 x14 x7,20 m. boyutlarında dikdörtgen plan üzerine kurulmuş olan kulelerin üzeri piramit biçiminde çatılarla örtülüdür. Çatıların tepelerinde, eski Türk çadırlarında görülen tunç mızrak ucu vardır. Eski Türk kilim desenlerinden alınmış geometrik süslemeler, fresk tekniğinde uygulanmıştır. Ayrıca kulelerin iç duvarlarında, o kulenin ismiyle ilgili bir kompozisyon ve Atatürk'ün özlü sözleri bulunmaktadır. İSTİKLAL KULESİ Aslanlı yolun sağ başındaki İstiklal Kulesi'nin iç duvarlarında bulunan kabartmada, ayakta duran ve iki eliyle kılıç tutan bir gencin yanında bir kaya üzerine konmuş kartal figürü görülmektedir. Kartal, mitolojide ve Selçuklu sanatında gücün, istiklâl ve bağımsızlığın sembolü olarak tasvir edilmiştir. Kılıç tutan genç ise istiklali savunan Türk milletini temsil etmektedir. Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun eseridir. Ayrıca kule duvarlarında yazı bordürü olarak Atatürk'ün istiklalle ilgili şu sözleri yer almaktadır: "Ulusumuz en korkunç yok oluşla son buluyor gibi görünmüşken, tutsak edilmesine karşı evladını ayaklanmaya davet eden atalarının sesi, kalplerimiz içinde yükseldi ve bizi son Kurtuluş Savaşı'na çağırdı." (1921) "Hayat demek savaşma, çarpışma demektir. Hayatta başarı kesinlikle savaşta başarı kazanmakla mümkündür." (1927) "Biz hayat ve bağımsızlık isteyen ulusuz ve yalnız ve ancak bunun için hayatımızı hiçe sayarız." (1921) "İnsaf ve merhamet dilenmek gibi bir prensip yoktur. Türk ulusu, Türkiye'nin gelecekteki çocukları, bunu bir an hatırdan çıkarmamalıdırlar." (1927) "Bu ulus bağımsızlıktan yoksun olarak yaşamamıştır, yaşıyamaz ve yaşamıyacaktır, ya istiklal ya ölüm." (1919) Kulenin içinde ise Anıtkabir maketi ile Anıtkabir'i tanıtıcı ışıklı panolar bulunmaktadır. HÜRRİYET KULESİ Aslanlı Yol'un sol başında bulunan Hürriyet Kulesi içindeki kabartmada; elinde kağıt tutan melek figürü ile meleğin yanında şaha kalkmış bir at tasvir edilmiştir. Melek figürü bağımsızlığın kutsallığını, elindeki kağıt "Hürriyet Beyannamesi"ni sembolize etmektedir. At figürü ise hürriyet ve bağımsızlık sembolüdür. Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun eseridir. Kule duvarlarında Atatürk'ün hürriyet ile ilgili şu sözleri yazılıdır. "Esas, Türk ulusunun saygın ve onurlu bir ulus olarak yaşamasıdır. Bu esas ancak tam bağımsızlığa sahip olmakla sağlanabilir. Ne kadar zengin ve bolluk içinde olursa olsun bağımsızlıktan yoksun bir ulus, uygar insanlık karşısında uşak olmak durumundan yüksek bir işleme hak kazanamaz." (1927) "Bence, bir ulusta şerefin, onurun, namusun ve insanlığın sürekli olarak bulunabilmesi kesinlikle o ulusun özgürlük ve bağımsızlığına sahip olabilmesiyle mümkündür." "Özgürlüğün de, eşitliğin de, adaletin de dayandığı ulusal egemenliktir." "Bütün tarihsel yaşantımızda özgürlük ve bağımsızlığa sembol olmuş bir ulusuz." Kule içinde Anıtkabir'in inşaat çalışmalarını gösteren fotoğraf sergisi ve inşaatta kullanılan taş örnekleri bulunmaktadır. KADIN HEYKEL GRUBU İstiklal kulesinin önünde, ulusal giysiler giymiş üç kadından oluşan bir heykel grubu vardır. Bu kadınlardan kenarlardaki ikisi yere kadar uzanan kalın bir çelenk tutmaktadır. Başak demetlerinin meydana getirdiği çelenk bereketli yurdumuzu temsil etmektedir. Soldaki kadın, ileri uzattığı elindeki kapla Atatürk'e tanrıdan rahmet dilemekte, ortadaki kadın eliyle yüzünü kapamış ağlamaktadır. Bu üçlü grup, Türk kadınlarının Atatürk'ün ölümünün derin acısı içinde bile gururlu, ağırbaşlı ve azimli oluşunu dile getirmektedir. Heykel grubu Hüseyin Özkan'ın eseridir. ERKEK HEYKEL GRUBU Hürriyet Kulesi'nin önünde üç erkekten oluşan heykel grubu vardır. Sağdaki erkek başında miğferi ve kalın kaputu ile Türk askerini temsil ederken, onun yanında elinde kitabı ile Türk gençliğini ve aydın insanı, biraz gerisinde ise yerel kıyafetlerle Türk köylüsü temsil edilmiştir. Her üç heykelin yüzünde derin acı ile Türk milletinin kendine özgü ağırbaşlılığı ve yüksek irade gücü dile getirilmiştir. Heykel grubu, Hüseyin Özkan'ın eseridir. ASLANLI YOL Ziyaretçileri Atatürk'ün yüce huzuruna hazırlamak için yapılmış olan 262 m. uzunluğundaki yolun iki yanında oturmuş pozisyonda 24 aslan heykeli bulunmaktadır. Atatürk'ün Türk ve Anadolu tarihine verdiği önem sebebiyle, Anadolu'da uygarlık kuran Hititlerin sanat üslubu ile yapılan aslan heykelleri kuvvet ve sükuneti temsil etmektedir. Heykeller Hüseyin Özkan'ın eseridir. TÖREN MEYDANI Aslanlı yolun sonunda yer alan tören meydanı 129 x84,25 m. boyutlarındadır. 15.000 kişi kapasiteli bu alanın zemini; siyah, kırmızı, sarı ve beyaz renkte traverten taşlardan oluşan 373 adet halı ve kilim deseniyle bezenmiştir. MEHMETÇİK KULESİ Aslanlı yolun bitiminde sağda Mehmetçik Kulesi yer almaktadır. Kulenin dış yüzeyinde yer alan kabartmada; cepheye gitmekte olan Mehmetçiğin evinden ayrılışı ifade edilmektedir. Bu komposizyonda, elini asker oğlunun omuzuna atmış onu vatan için savaşa gönderen hüzünlü, fakat gururlu anne tasvir edilmiştir. Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun eseridir. Kulenin duvarlarında Atatürk'ün Mehmetçik ve Türk kadınları hakkında söylediği özlü sözler yer almaktadır: "Kahraman Türk eri Anadolu savaşlarının anlamını kavramış, yeni bir ülke ile savaşmıştır." (1921) "Dünyanın hiçbir yerinde, hiçbir ulusunda Anadolu köylü kadının üstünde kadın çalışmasından söz etmek imkânı yoktur." (1923) "Bu ulusun çocuklarının özverileri, kahramanlıkları için ölçü birimi bulunamaz." Kulenin içinde; Anıtkabir ve Atatürk ile ilgili çeşitli kitaplar ve hediyelik eşyalar ziyaretçilere sunulmaktadır. ATATÜRK VE TÜRK DEVRİMİ KÜTÜPHANESİ Mehmetçik ve Zafer kuleleri arasında yer alan; müze, kitaplık ve Kültürel Faaliyetler Müdürlüğü'nün içindeki birimde "Atatürk ve Türk Devrimi Kütüphanesi" bulunmaktadır. Atatürk, milli mücadele ve inkılâplar konulu Türkçe ve yabancı dillerde kitapların bulunduğu bir "İhtisas Kütüphanesi" olarak, her kesimden araştırmacı ve okuyucuya hafta içi 09.00-12.30 / 13.30-17.00 saatleri arasında hizmet vermektedir. ZAFER KULESİ Kulenin duvarlarında Atatürk'ün en önemli üç zaferinin tarihi ve zaferle ilgili özlü sözleri yazılıdır. Kule içinde Atatürk'ün naaşını 19 Kasım 1938'de İstanbul Dolmabahçe Sarayı'ndan alarak Sarayburnu'nda donanmaya teslim eden top arabası sergilenmektedir. İSMET İNÖNÜ'NÜN LAHTİ Barış ve Zafer Kuleleri arasında yanları açık sütunların oluşturduğu galerinin ortasında 25 Aralık 1973 yılında vefat eden Atatürk'ün en yakın silah arkadaşı, Türk Milli Mücadelesinin Batı Cephesi komutanı ve ikinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün sembolik lahdi bulunmaktadır. Mezar odası alt kattadır. İsmet İnönü, Anıtkabir'e 28 Aralık 1973'te Bakanlar Kurulu Kararı ile defnedilmiştir. BARIŞ KULESİ Kulenin iç duvarında Atatürk'ün "Yurtta Barış, Dünyada Barış" ilkesini dile getiren bir kabartma kompozisyonu yer almaktadır. Bu kabartmada çiftçilik yapan köylüler ve yanlarında kılıcını uzatarak onları koruyan bir asker figür tasvir edilmiştir. Bu asker barışın sağlam ve güvenli kaynağı olan Türk ordusunu sembolize etmektedir. Bu şekilde insanlar Türk ordusunun sağladığı huzur ortamı içinde günlük hayatlarını devam ettirmektedirler. Kabartma, Nusret Suman'ın eseridir. Kule duvarlarında Atatürk'ün barış ile ilgili şu sözleri yer almaktadır. "Dünya vatandaşları kıskançlık, açgözlülük ve kinden uzaklaşacak şekilde terbiye edilmelidir." (1935) "Yurtta Barış, Cihanda Barış." "Ulusun hayatı tehlikeyle karşı karşıya kalmadıkça savaş bir cinayettir." (1923) Kulenin içinde ise Atatürk'ün 1935-1938 yılları arasında kullandığı Lincoln marka tören ve makam otomobilleri sergilenmektedir. 23 NİSAN KULESİ Kulenin iç duvarında 23 Nisan 1920'de Türkiye Büyük Millet Meclisi'nin açılışını temsil eden bir kabartma yer almaktadır. Bu kabartmada, ayakta duran kadının tuttuğu kağıdın üzerinde 23 Nisan 1920 yazılıdır. Kadının diğer elinde Millet Meclisimizin açılışını simgeleyen bir anahtar bulunmaktadır. Kabartma, Hakkı Atamulu'nun eseridir. Kule duvarlarında meclisin açılışıyla ilgili Atatürk'ün özlü sözleri yer almaktadır: "Bir tek karar vardı: O da ulusal egemenliğe dayalı, hiçbir koşula bağlı olmayan bağımsız, yeni bir Türk Devleti kurmak." (1919) "Türkiye Devletinin tek ve gerçek temsilcisi yalnız ve ancak Türkiye Büyük Millet Meclisi'dir." "Bizim bakış açılarımız kuvvetin, gücün, egemenliğin, yönetimin doğrudan doğruya halka verilmesidir, halkın elinde bulundurulmasıdır." Kulede Atatürk'ün 1936-1938 yılları arasında kullandığı Cadillac marka özel otomobili sergilenmektedir. BAYRAK DİREĞİ Anıtkabir'in Çankaya yönündeki 28 basamaklı tören meydanına giriş merdivenlerinin ortasında, tek parçalı yüksek bir direk üzerinde Türk bayrağı dalgalanır. Amerika'da özel olarak yaptırılan 33.53 m. yüksekliğindeki bu direk, Avrupa'daki tek parça çelik bayrak direklerinin en yükseğidir. Direğin 4 metresi kaidenin altında kalmaktadır. Amerika'da yaşayan Türk asıllı Amerika vatandaşı Nazmi Cemal tarafından, kendi bayrak direği fabrikasında imal edilerek 1946 yılında Anıtkabir'e hediye edilmiştir. Bayrak direğinin kaidesinde yer alan kabartmada; meşale Türk medeniyetini, kılıç taarruz gücünü, miğfer savunma gücünü, meşe dalı zaferi, zeytin dalı ise barışı simgelemektedir. Türk bayrağı, ulusumuzun yurdunu savunma, zafer kazanma, barışı koruma ve uygarlık kurma gibi yüce değerleri üzerinde dalgalanmaktadır. Kabartma Kenan Yontuç'un eseridir. MİSAK-I MİLLİ KULESİ Müzenin girişindeki bu kulenin içinde bulunan kabartma, tek vücut olarak kenetlenmemizi sembolize etmektedir. Kabartma, bir kılıç kabzası üzerinde üst üste konmuş dört elden ibarettir. Bu komposizyon Türk vatanının kurtarılması için içilen millet andını ifade etmektedir. Kabartma Nusret Suman'ın eseridir. Kulenin duvarlarında Atatürk'ün Milli Misak ile ilgili şu sözleri yazılıdır: "Kurtuluşumuzun genel kuralı olan ulusal andı tarih safhasına yazan ulusun demir elidir." (1923) "Ulusal sınırlarımız içinde özgür ve bağımsız yaşamak istiyoruz." (1921) "Ulusal benliği bulamayan uluslar başka ulusların avıdır." (1923) Kulenin ortasında Anıtkabir'de icra edilen törenlere katılan heyetlerin özel defteri imzalamaları için imza kürsüsü yer almaktadır. Müzenin girişi olan bu kulede bulunan aktüalite panolarında Anıtkabir'de yapılan önemli törenlere ait fotoğraflar da sergilenmektedir. ANITKABİR ATATÜRK MÜZESİ Anıtkabir Proje Yarışması şartlarına uygun olarak, Misak-ı Milli ve İnkılâp kuleleri arasındaki bölüm müze olarak belirlenmiştir. Bu amaçla 21 Haziran 1960'ta Anıtkabir Atatürk Müzesi açılmıştır. Burada Atatürk'ün kullandığı eşyalar ve kendisine hediye edilen armağanlar ve giysileri teşhir edilmektedir. Müzede ayrıca Atatürk'ün madalya ve nişanları ile manevi evlatlarından A. Afet İnan, Rukiye Erkin, Sabiha Gökçen'in müzeye armağan ettikleri Atatürk'e ait eşyalar sergilenmektedir. İNKILÃP KULESİ Müzenin devamı olan bu kulede Atatürk'ün giydiği elbiseler sergilenmektedir. Kulenin iç duvarında yer alan kabartmada zayıf, güçsüz bir elin tuttuğu sönmek üzere olan bir meşale, çökmekte olan Osmanlı İmparatorluğu'nu simgelemektedir. Güçlü bir elin göklere doğru kaldırdığı ışıklar saçan diğer bir meşale ise, yeni Türkiye Cumhuriyeti ve Atatürk'ün Türk ulusunu çağdaş uygarlık düzeyine ulaştırmak için yaptığı inkılâpları simgelemektedir. Kabartma Nusret Suman'ın eseridir. Kule duvarlarında Atatürk'ün inkılâplarla ilgili şu sözleri yazılıdır: "Bir toplum aynı amaca bütün kadınları ve erkekleriyle beraber yürümezse ilerlemesine, uygarlaşmasına teknik imkân ve bilimsel ihtimal yoktur." "Biz ilhamlarımızı gökten ve bilinmeyen alemden değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz." Müzenin giysi bölümü olarak kullanılan bu kulede; Anadolu Üniversitesi eski rektörü Prof. Dr.Yılmaz Büyükerşen'in yaptığı Atatürk'ün gerçek boyutlarında balmumu heykeli bulunmaktadır. CUMHURİYET KULESİ Sanat Galerisi'nin girişi olan bu kulenin duvarlarında Atatürk'ün Cumhuriyet ile ilgili şu özlü sözü bulunmaktadır. "En büyük gücümüz, en güvenilir dayanağımız, ulusal egemenliğimizi kavramış ve onu eylemli olarak halkın eline vermiş ve halkın elinde tutabileceğimizi gerçekten kanıtlamış olduğumuzdur." Kulenin içinde, Atatürk'ün öğrenim gördüğü Manastır Askeri İdadisi ile Sivas ve Erzurum Kongre binaları ve I. T.B.M.M. binalarının maketleri ve o dönemlere ait fotoğraflar sergilenmektedir. SANAT GALERİSİ Cumhuriyet Kulesi ve Müdafaa-i Hukuk Kuleleri arasında yer alan bu bölümde Atatürk'ün özel kitaplığı teşhir edilmektedir. Duvarlarda Atatürk'ü ziyaret etmiş olan yabancı devlet adamları ile Atatürk'ü birlikte tasvir eden yağlı boya tablolar bulunmaktadır. Bu tablolar, ressam Rahmi Pehlivanlı'nın eseridir. Galeride ayrıca, Atatürk, Milli Mücadele ve Anıtkabir konulu belgesel filmlerin gösterildiği sinevizyon bölümü yer almaktadır. KURTULUŞ MÜZESİ MÜDAFAA-İ HUKUK KULESİ Bu kule duvarının dış yüzeyinde yer alan kabartmada, Kurtuluş Savaşımızda ulusal birliğimizin temeli olan Müdafaa-i Hukuk dile getirilmektedir. Kabartmada, bir elinde kılıç tutarken diğer elini ileri uzatmış sınırlarımızı geçen düşmana "Dur!" diyen bir erkek figür tasvir edilmiştir. İleri uzatılan elin altında bulunan ulu ağaç yurdumuzu, onu koruyan erkek figürü ise kurtuluş amacıyla birleşmiş olan milletimizi temsil etmektedir. Kabartma Nusret Suman'ın eseridir. Kulenin duvarlarında Atatürk'ün Müdafaa-i Hukuk konusunda söylediği sözler yer almaktadır: "Ulusal gücü etken ve ulusal iradeyi egemen kılmak esastır." (1919) "Ulus bundan sonra hayatına, bağımsızlığına ve bütün varlığına şahsen kendisi sahip çıkacaktır." (1923) "Tarih; bir ulusun kanını, hakkını, varlığını hiçbir zaman inkâr edemez." (1919) "Türk ulusunun kalbinden, vicdanından doğan ve onu esinlendiren en esaslı, en belirgin istek ve iman belli olmuştu: Kurtuluş." (1927) Kulenin içinde "Atatürk ve Milli Mücadele" konulu periyodik sergiler düzenlenmektedir. Ayrıca Atatürk'ün öğrenim gördüğü Harbiye Mektebi'nin maketi bulunmaktadır. SAKARYA MEYDAN MUHAREBESİ KONULU KABARTMA Komposizyonun sağında bir genç, iki at, bir kadın ve bir erkek bulunmaktadır.Bunlar, savaşın ilk döneminde düşman saldırıları karşısında evlerini bırakıp yurt savunması için yollara düşmüştür. Sağdaki delikanlı arkaya dönmüş, sol elini kaldırıp yumruğunu sıkarak düşmanlara; "Bir gün döneceğiz ve sizden öcümüzü alacağız" demektedir. Bu üçlü grubun önünde çamura batmış bir araba, çabalayan atlar, tekerleği döndürmeye çalışan bir erkek ve iki kadın ile ayakta bir yiğit ve ona bir kılıç sunan diz çökmüş bir kadın vardır. Bu grup figürleri, Sakarya Muharebesi başlamadan önceki dönemi temsil etmektedir. Bu grubun solunda, yere oturmuş iki kadın ve bir çocuk, düşman istilası altında, Türk ordusunu bekleyen halkımızı simgelemektedir. Bu halkın üzerinden uçarak Başkomutan Mustafa Kemal'e çelenk sunan bir zafer meleği vardır. Komposizyonun sonunda yere oturan kadın vatan anayı, diz çöken genç Sakarya Meydan Muharebesi'ni kazanan Türk ordusunu, meşe ağacı ise zaferi simgelemektedir. Vatan ana, Türk ordusunun zaferinin simgesi olan meşe ağacını göstermektedir. Kabartma İlhan Koman'ın eseridir. BAŞKOMUTAN MEYDAN MUHAREBESİ KONULU KABARTMA Komposizyonun solunda yer alan ve bir köylü kadın, bir erkek çocuk ve bir attan oluşan grup milletçe savaşa hazırlık dönemini temsil etmektedir. Sonraki bölümde; Atatürk bir elini ileri uzatmış ve "Ordular ilk hedefiniz Akdeniz'dir, ileri!" diyerek ordularımıza hedefi göstermektedir. Öndeki melek, Ata'nın emrini borusu ile uzak ufuklara iletmektedir. Bundan sonraki bölümüde, Atatürk'ün emrini yerine getiren Türk ordusunun fedakarlıklarını ve kahramanlıklarını temsil eden kabartmada, vurulup düşen bir erin elindeki bayrağı kavrayan bir yiğit ile siperde ellerinde kalkan ve kılıçlı bir asker Türk ordusunun taarruzunu sembolize etmektedir. Önde ise elinde Türk bayrağı ile Türk ordusunu çağıran zafer meleği bulunmaktadır. Kabartma Zühtü Müridoğlu'nun eseridir. MOZOLE Anıtkabir'in en önemli bölümü olan mozoleye çıkan 42 basamaklı merdivenlerin ortasında "hitabet kürsüsü" yer almaktadır. Mermer kürsünün tören meydanı cephesi dairesel geometrik motiflerle süslü olup, ortasında Atatürk'ün "Hakimiyet kayıtsız şartsız milletindir" sözü yazılıdır. Kürsü Kenan Yontuç'un eseridir. Mozole 72x52x17 m. boyutlarında uzunca dikdörtgen bir plan üzerine kurulmuş olup, ön ve arka sekiz, yan cepheler ise 14.40 m. yüksekliğinde ondört kolonatla çevrelenmiştir. Mozole cephesinde, solda Atatürk'ün Türk gençliğine hitabı, sağda ise Cumhuriyet'in kuruluşunun 10. yıldönümünde söylediği nutku yer almaktadır. Harfler taş kabartma üzerine altın yaldızlarla yazılmıştır. ŞEREF HOLÜ Şeref holüne bronz kapılardan girilir. Girişte sağda Atatürk'ün 29 Ekim 1938 tarihli Türk ordusuna son mesajı, solda ise 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü'nün Atatürk'ün ölümü üzerine yayınladığı 21 Kasım 1938 tarihli Türk milletine taziye mesajı yer almaktadır. Bu iki yazıt Atatürk'ün doğumunun 100. yılı olan 1981'de yazılmıştır. Girişin tam karşısında büyük pencerenin yer aldığı nişin içinde, Atatürk'ün sembolik lahdi bulunmaktadır. Lahit taşı tek parça kırmızı mermer olup 40 ton ağırlığındadır. Lahit taşının yer aldığı bölüm ise beyaz Afyon mermeri ile kaplıdır. Şeref holünün zemini Adana ve Hatay'dan, yan duvarları ise Afyon ve Bilecik'ten getirilen kırmızı, siyah, yeşil ve kaplan postu mermerlerle kaplanmıştır. Şeref holünün 27 kirişten oluşan tavanı ile yan galeri tavanları mozaik ile süslenmiştir. Şeref holünün yüksekliği 17 m. olup, yan duvarlarında altışardan 12 adet bronz meşale bulunmaktadır. Mozole yapısının üstü, düz kurşun çatı ile örtülüdür. MEZAR ODASI Atatürk'ün aziz naaşı, mozolenin zemin katında doğrudan doğruya toprağa kazılmış bir mezarda bulunmaktadır. Mozolenin birinci katı olan şeref holündeki sembolik lahit taşının tam altında bulunan mezar odası Selçuklu ve Osmanlı mimari stilinde sekizgen planlı olup, piramidal külahlı, tavanı geometrik motifli mozaiklerle süslenmiştir. Zemin ve duvarlar siyah, beyaz, kırmızı mermerlerle kaplanmıştır. Mezar odasının ortasında kıble yönünde kırmızı mermer sanduka yer almaktadır. Mermer sandukanın çevresinde bütün illerden ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nden gönderilen toprakların konulduğu pirinç vazolar bulunmaktadır. |
|
|
|
|
|
#28 |
|
zuLu
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
ALTIN LİYAKAT MADALYASI Çap. : 2.5 cm. Env. No. : 848/734 Atatürk'e 17 Ocak 1916'da padişah V. Mehmet Reşat tarafından verilen Altın Liyakat Madalyasının ön yüzünde; padişahın tuğrasıyla saltanat arması, arka yüzünde Osmanlıca olarak "Liyakat Madalyası sadakat ve şecaat ibraz edenlere mahsustur" yazısı ve 1308 (1891) tarihi vardır. Madalyanın 2 cm. genişliğindeki etrafı yeşil zırhlı kırmızı kevkez şeriti üzerinde çift kılıç ve 1332 (1916) tarihli bir plaka bulunmaktadır. ALİYÜLALA NİŞANI Çap. : 10 cm. (Nişan) Çap. : 5 cm. (hamaildeki küçük parçalar) Env. No. : 839/681 Afgan Kralı Amanullah han tarafından 27 mart 1923 tarihinde Atatürk'e verilmiştir. Yuvarlak biçimli gümüş nişanın kenarları şua biçiminde sivri yapılmıştir. Altın kaplama olan orta kısımda bir bina motifi yer alır.Binanın her iki yanında bayrak, alt kısmında çift kılıç kabartması işlenmiştir. Hamaili şemsesinde de nişanla aynı modelde çift zincirle tutturulmuş sekiz parça vardır. Bu parçaları birleştiren meşe dalları arasındaki üst yüzü bombeli plakanın üzerinde güneş kursu motifi yer alır. Bu plakayla aynı modelde yapılmış, halkalı bir parça daha bulunmaktadır. Alüyülala Nişanıdır. BROŞ Uz. : 5.3 cm. Env. No. : 1245/11 Üzeri 137 adet pırlanta taşla süslenmiş platin broşun orta kısmında bir uçak modeli vardır. Uçağın ucunda pervane kısmında, bir sentetik taş yer almaktadır. Atatürk'ün emri ile nişan Sabiha Gökçen'e bir görevden döndükten sonra verilmiştir. DEMİR SALİP NİŞANI Çap. : 4.5 cm. Env. No. : 960/1535 İkinci rütbeden Demir Salip Nişanı, Atatürk'e 9 Eylül 1917 yılında Alman Hükümeti tarafından verilmiştir. Üzerinde taç kabartması, ortada "W" harfi ve harfin altında 1914 tarihi yazılıdır. GÜMÜŞ LİYAKAT MADALYASI Çap. : 2.5 cm. Env. No. : 845/733 Atatürk'e Anafartalar Grup Komutanı iken 1 Eylül 1915'te padişah V. Mehmet Reşat tarafından verilmiş Gümüş Liyakat Madalyasıdır. Yeşil zırhlı kırmızı kevkez şeritte çift kılıç ve bir plaka üzerinde Osmanlıca olarak 1332 (1916) tarihi bulunmaktadır. Ön yüzünde II. Abdülhamit'in saltanat arması, arka yüzünde "Liyakat Madalyası, sadakat ve şecaat ibraz edenlere mahsustur yazısı ve 1308 (1891) tarihi yazılıdır. GÜMÜŞ İMTİYAZ MADALYASI Çap. : 3.7 cm. Env. No. : 841/732 Atatürk'e 30 Nisan 1915'te padişah V. Mehmet Reşat tarafından 19 ncu Tümen Komutanıyken verilen Gümüş İmtiyaz Madalyasıdır. Ön yüzünde Padişah II. Abdülhamit'in saltanat arması, arka tarafında ise "Devlet-i Aliyye-i Osmaniye uğrunda fevkalade sadakat ve secaat ibraz edenlere mahsus madalyadır" yazısı ve 1300 tarihi vardır. Yeşil kırmızı renkli şeritinde çapraz kılıç üstünde plaka yer almaktadır. Şerit üzerindeki plakada 1332 (1916) yılı eski yazı ile yazılıdır. HARP MADALYASI Çap. : 7 cm. Env. No. : 966/1517 1914 yılında I. Dünya Savaşı için özel olarak padişah V. Mehmet Reşat tarafından çıkarılmış, Harp Madalyası gümüşfakfondan (nikel, bakır, çinko alaşım) yapılmıştır. Beş köşeli yıldız şeklinde olup, uçları topuzludur. Bordo mineli, orta kısmındaki ayın içinde Sultan Reşat'ın El Gazilik Tuğrası ve 1333 (1917) tarihi bulunmaktadır. Arkasında "Sr. Exc. M.K.P." (Mustafa Kemal Paşa) ve Almanca ithaf ile "J.H. Werner Berlin" yazıları vardır. Bu madalya Atatürk'e 11 mayıs 1918 de Padişah VI. Mehmet (Vahdettin) tarafından verilmiştir. KILIÇLI MECİDİ NİŞANI Çap. : 6.5 cm. (Nişan) Çap. : 10 cm. (Şemse) Env. No. : 841/732 Gümüşten birinci Rütbe'den Kılıçlı Mecidi Nişanıdır. Atatürk'ün üstün başarıları nedeniyle 16 Aralık 1917 tarihinde verilmiştir. Ç,ift kılıçlı nişan, beşer şualı yedi şubeden (köşe) ibarettir. Ortasında padişahın tuğrası yer almakta, etrafında kırmızı mineli fon üzerinde altın ile yazılmış éGayret, hamiyet, Sadakat" sözleri bulunmaktadır. Alt kısmında 1268 (1851) tarihi yazılıdır. Şua aralarında ay yıldız motifi ve nişanın asılma yerinde ona bağlı kırmızı mineli ay yıldız vardır. Şemsesi aynı modelde çift kılıçlıdır. Şua üzerlerinde ay yıldız motifleri bulunmaktadır MADALYON Çap. : 3.5 cm. Env. No. : 905/478-1 Gümüşten yapılmış olan madalyon 20 Ağustos 1937 tarihlidir. Ön yüzünde "Trakya 1. Ordu Manevrası Hatırası" yazısı, ortada tarihin üzerinde K. Atatürk imzası yer almaktadır. Arka yüzü ayyıldızlıdır. MADALYON Çap. : 3.5 cm. Env. No. : 905/478-2 Sarı madenden yapılmış olan madalyon 13 Ekim 1937 tarihlidir. Ön yüzünde "Ege II. Ordu Manevrası hatırası" yazısı, ortada tarihin üzerinde K. Atatürk imzası yer almaktadır. Arka yüzü ayyıldızlıdır. MADALYON Çap. : 6 cm. Kal. : 3.5 mm. 22 Ayar Env. No. : 891/708 Altın madalyonun ön yüzünde Atatürk'ün profilden portre kabartması ve kenarında "Türkiye Reisicumhuru Gazi Mustafa Kemal" yazılıdır. Arka yüzünde zeytin dalından bir çelenk içinde "Müttefik Ajanslar Dördüncü Kongresi-İstanbul 1929" yazılıdır. MECİDİ NİŞANI Çap. : 5.5 cm. Env. No. : 854/738 Atatürk'e 25 Aralık 1906 tarihinde II. Abdülhamit tarafından Kurmay Yüzbaşı iken Şam'daki üstün hizmetlerinden dolayı verilmiş gümüş beşinci Rütbe'den Mecidi Nişanıdır. Ortasındaki dairesel alanda tuğra, bu kısmın etrafında kırmızı mineli fon üzerinde "Gayret, Hamiyet, Sadakat" sözleri bulunmaktadır. Alt kısmında 1268 (1851) tarihi, nişanın asılma yerinde ona bağlı kırmızı mineli ay yıldız vardır. Şua ve şua aralarında ay yıldız motifleri yer almaktadır. MECİDİ NİŞANI Çap. : 6.5 cm. (Nişan) Çap. : 8.5 cm. (Şemse) Env. No. : 837/737 Gümüşten ikinci rütbeden Mecidi Nişanıdır. Atatürk'e 12 Aralık 1916'da 16 ıncı Kolordu Komutanı iken V. Mehmet Reşat tarafından olağanüstü başarıları nedeniyle verilmiştir. Nişan beşer şualı, yedi şubeden (köşe) ibarettir. Ortasında padişahın tuğrası yer almakt, etrafında kırmızı mineli fon üzerinde altın yazı ile yazılmış "Gayret, Hamiyet, Sadakat" sözleri bulunmaktadır. Alt kısmında 1268 (1851) tarihi yazılıdır. Şua aralarında ay yıldız motifleri yer almaktadır. Şemsesi aynı modelde işlenmiş olup, şua üzerlerinde ay yıldız motifleri vardır. MUHAREBE ALTIN İMTİYAZ MADALYASI Çap. : 4 cm. Env. No. : 842/739-A 1300 (1884) tarihli Muharebe Altın İmtiyaz Madalyası, 23 Eylül 1917'de padişah V. Mehmet Reşat tarafından Atatürk'e verilmiştir. Madalyanın ön yüzünde Padişah II. Abdülhamit'in saltanat arması, arka tarafında ise "Devlet-i Aliyye-i Osmaniye uğrunda fevkalade sadakat ve secaat ibraz edenlere mahsus madalyadır" yazılıdır. Genişliği 3.5 cm. olan yeşil-kırmızı bir şeritle göğüse takılmaktadır. Şerit üzerindeki plakada 1332 (1916) senesi eski yazıyla yazılmıştır. Çift kılıç muharebeye ait olduğunu göstermektedir. MUHAREBE LİYAKAT MADALYA Çap. : 3 cm. Env. No. : 1340 Avusturya-Macaristan Hükümeti tarafından 27 Temmuz 1916'da Atatürk'e verilen Üçüncü rütbe'den Muharebe Liyakat Madalyasıdır. Kırmızı beyaz çizgili bir kurdaleye bağlı, kırmızı beyaz renkli mineden haç şeklindedir. Ortası yuvarlak beyaz mine olup üzerinde "Ver Dienst" yazılıdır. Arka yüzü tamamen beyaz mine kaplı olup, haçın kollarını birbirine bağlayan metalden çelenk vardır. MURASSA NİŞAN Uz. : 5 cm. Env. No. : 830/700 Atatürk'e Türk Tayyare Kurumu tarafından 20 mayıs 1925'te verilen platinden murassa nişanın 131 adet pırlanta ve bir adet zümrüt taşı vardır. Büyük taş 2 krattır. Alt ortadaki ay yıldızın her iki yanından açılıp, yukarıya doğru daralan tepe noktasında yıldızla birleşen bir çelenk vardır. Çelengin ortasında tayyare figürü bulunmaktadır. Büyük taş, yıldızın ortasında, zümrüt taş ise tayyarenin ucundadır. OSMANLI NİŞANI Çap. : 6.5 cm. (Nişan) Çap. : 9 cm. (Cemse) Env. No. : 840/739 Gümüşten ikinci Rütbe'den Osmanlı Nişanı, Atatürk'e Kafkas Cephesi Muharebelerinde gösterdiği üstün başarılarından dolayı 1 Şubat 1916 tarihinde V. Mehmet Reşat tarafından verilmiştir. Çift kılıçlı yeşil mineli ve yedi köşeli yıldız şeklindedir. Ortadaki kırmızı mine üzerinde altından "El müstenit bitevfikat el-rabbaniye Abdülaziz Han Melik-ül Devlet-ül Osmaniye" yazısı bulunmaktadır. Yazının altında hilal motifi vardır. Yedi köşeli yıldızın uçları topuzludur. Kılıçlı şemsenin göbeği aynı işlemeli olup, yedi şualı sekiz şubeden (köşe) yapılmıştır. PLAKA Çap. : 10 cm. Kal. : 8 mm. 22 Ayar Env. No. : 826/701 Altından yuvarlak plakanın ön yüzünde Ankara Kalesi'nin kabartması, arka yüzünde zeytin dalından yapılmış bir çelenk içinde "Atatürk'e Ankara'ya gelişlerinin 18 inci yıldönümünde şehrin minnet ve şükran hatırası 7.12.1919 - 27.12.1937" yazısı yazılıdır. PLAKA Çap. : 6 cm. Kal. : 4 mm. Env. No. : 886/709 Sarı renkte madenden yuvarlak plaka 1927 tarihli Zafer Abidesi hatırasıdır. Ön yüzünde Atatürk'ü at üzerinde gösteren "Ankara-Ulus Meydanındaki heykel) kabartması vardır. Üzerine eski yazıyla "1927 senesinde Mekar-ı Cumhuriyet Ankara Şehrinde rekzedilen Abide-i Zafer hatırası" ve heykel kaidesinde "gazi Mustafa kemal Hazretleri" yazılıdır. Ayrıca küçük olarak basılmış "H. Kreppel 1927" yazısı vardır. Arka yüzünde Atatürk'ün profilden üniformalı portre kabartması yapılmıştır. Kenarında "Tautenhayn 1927" yazılıdır. PLAKA Çap. : 8 cm. Kal. : 5 mm. 22 Ayar
Env. No. : 897/690 Orijinal kadife kutu içinde altından yapılmış yuvarlak plakanın bir yüzünde İran Şehinşahı Rıza Pehlevi'nin öteki tarafında Atatürk'ün profilden portre kabartmaları vardır. Atatürk portreli yüzünde "İran Şehinşahı Ala Hazreti Hümayun Rıza Şah Pehlevi Hazretlerinin Türkiyr Cumhurreisi Gazi Mustafa Kemal Hazretlerini Ziyaretleri Hatırasıdır. Ankara 1934" Türkçe olarak yazılmıştır. İran Şahı Pehlevi'nin portresinin bulunduğu yüzünde ise " Beya vekarlı Mülakatı Ala Hazreti Hümayun R. Şah Pehlevi Şehin Şah-ı İran Ba Hazreti Azizim. Kemal Reisicumhur Türiye Ankara-1934" farsça olarak yazılmıştır. Plaka 22 ayar altından yapılmıştır. |
|
|
|
|
|
#29 |
|
Tümgeneral
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: Sep 2006
Bulunduğu Yer: HeartBreak HoteL..
Mesajlar: 2.176
Tecrübe Puanı: 6252585
Rep Puanı : 1250487213
Karizma Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
dostum tek kelime ile harika olmus sadece 1-2 konu tam okuyabildim ama emin ol ki actıgın tüm baskıları okucam... geri kalanları da bnm okudugum gibi harika olduguna adım gibi eminim... bunlar için cok ugrastıgın bi gercek ve burdan sana tsk lerimi iletiyorum... Senin sayende ATAMIZ ile ilgili bilgi ve görsel eksiklerimizi bir nevi gideriyoruz...
hepsi cok hos (birkacına bakabildim ) ama '' Atamızın KArneleri '' baslıgı harika ve gercekten ilgi cekici olmus ![]() tekrar tsk ler ![]() Ne Mutlu Türk' üm Diyene!
__________________
**************************************** Varlığım, Türk Varlığına Armağan Olsun!
Ne Mutlu Türk'üm Diyene! |
|
|
|
|
|
#30 |
|
...Choosen one...
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
zulu ürkmeye başladım.dehşet verici emek veriyorsun.
eline sağlık süper çalışma olmuş hiç bir şeyi es geçmemeşsin. |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
ÜYELER İÇİN YASAL UYARI
Forum alanlarını kullanırken; 3.Şahısların kişilik ve gizlilik haklarını ihlal
edici iletiler yazmak, Pornografik görüntüler paylaşmak, Hak sahibinden izin
almadan MP3, Film, dizi, video, yazılım gibi eserleri doğrudan paylaşmak, ayrıca
ilgili lisans sahibi olmayan sitelere erişim için link paylaşmak hukuka ve
yasalara aykırıdır. T.C. yasalarına ve hukuka aykırı olan bu tür paylaşımlar
site içerisinde tespit edildiği veya hak sahibi tarafından şikayete konu olduğu
takdirde, kullanıcı siteden uzaklaştırılacağı gibi, sistem tarafından tutulan
kayıtlar, talepleri halinde yasal mercilere verilebilecektir.
HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA
Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı
amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan “yer sağlayıcı” olarak
hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı
içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz “uyar ve kaldır”
prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir
biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri
veya meslek birlikleri,
hukukiletisim@gmail.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan
talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde
görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.
Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve
hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler
sağlanacaktır.