![]() |
|
|
#41 |
|
Yarbay
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: Aug 2005
Mesajlar: 774
Tecrübe Puanı: 175
Rep Puanı : 26
Karizma Derecesi :
![]() |
büyüksün patron
|
|
|
|
|
|
#42 |
|
Kademeli Uzman Onbaşı
![]() ![]() Üyelik Tarihi: Sep 2007
Mesajlar: 66
Tecrübe Puanı: 357750
Rep Puanı : 71531871
Karizma Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Elektriğin “Dahi”si Nikola Tesla
19. yy’dan 20.yy’a girerken değişen dünyamız ve Tesla 19. yy’dan 20.yy’a girerken en önemli değişim burjuva devrimlerinin yarattığı toplumsal ortam sayesinde gelişen bilim ve ardından gelen teknolojik devrimlerle yaşandı. Sanayi devrimi, buharlı makinaların icadı ve çok kısa bir süre sonra elektrikli motorlar derken arabalar, uçaklar ve uzay araçları. 19.yy’a kadar ki dünyanın bu yüzyılın ikinci yarısından sonra nasıl muazzam bir teknolojik değişiklik yaşadığını gösteren güzel bir örnekvardır. M.Ö. 7.yy larda Odysseia’nın gemilerinin hızı yelkenle gittiklerinde saatte 3 mil kadardır. 6-4. yy larda ise bu hız ancak 3 kat artırılabilmiştir. Denizcilikde önemli gelişmelerin yaşandığı 16.yy da ise günlük hız 2 bin sene öncesinden ancak 40 mil fazladır. Ancak buharlı gemilerle birlikte ulaşımın hızı muazzam derecede artmıştır. Artık niceliksel değil niteliksel bir değişimden söz edilmektedir. Ve 19.yy ın sonlarında telgraf ve radyonun icadıyla ulaşım ve iletişimin yolları birbirinden ayrılmı?, dünya bugün iddia edildiği bir “global köy” olma rotasına girmiştir. Mekanların uzaklığı iletişimde “önem”ini yitirmiştir. 1900’ün başlarında daha ilk uçuş denemeleri yapılırken insanoğlu bundan sadece 50-60 yıl sonra uzaya çıkmaya başlamış, 1969 yılında Ay’a ayak basmıştır. Tüm insanlık tarihine baktığımızda bu büyük değişimler çağının yaşanmasını sağlayan, burjuva devrimleri ve ardından bu sosyal yapı ile sınırlı teknolojik devrimler olmuştur. İletişim ve enerji teknolojileri, çağımızın en önemli belirleyiclerindendir. İşte burada kısaca hayatından bahsedeceğimiz kişi de bu açıdan baktığımızda bugünkü dünyamızın yaratıcılarından belki de en önemlisi ve o oranda da en unut(tur)ulmuş olanıdır. Uzak görüşlülüğü toplumsal sistemin sınırlarının dışına çıkmış ve kaçınılmaz olarak bastırılmıştır. Yine de adının literatürden tamamen silinmesi olanaksızdır. Çünkü bize bugün bu kişiyi hatırlatacak çok şey vardır. Hakkında bir araştırmacı şöyle demektedir: “...Hala, bilgisayarınızda çalışırken Tesla’yı hatırlayın. Onun “Tesla Coil”i yüksek voltajlı resim tüpünüzün çalışmasını sağlamaktadır. Evinizde kullandığınız elektrik Tesla’nın alternatif akım(AC) jenaratöründen gelmekte, Tesla transformatöründen geçmekte ve evinize 3 fazlı Tesla enerjisini getirmektedir... Tesla’nın icatları bugün heryerdedir...” Tesla’nın sıradışı ailesi ve tuhaf çocukluğu Nikola Tesla, 9 Temmuz 1856 yılında, o zamanlar Avusturya-Maceristan İmparatorluğu’na bağlı olan Hırvatistan’ın güneybatı kesiminde Smiljan isimli bir köyde doğmuştur. Ailesi Sırp asıllıdır ve babası köydeki ortadoks kilisesinin rahibidir. Annesi okumamış olmakla birlikte, Tesla’nın okul öncesi eğitiminde çok önemli bir yere sahiptir. Tesla’nın hayatı boyunca bir takıntı haline getirdiği, yemeğini yemeden önce tabaktaki yemekle ilgili kübik hesaplamaları akıldan yapmak ve bitirmeden yemeğe başlamamak, sanırım annesiyle yaptığı çalışmalardaki zihinsel hesaplama ekzersizlerinden kalma bir alışkanlıktı. Annesi’nin mucitlerle dolu bir soydan geldiğini ve evdeki bütün hayatı kolaylaştıran araç gereçleri annesinin tasarladığını anlatır. Ayrıca, kendisinde yaratıcılıkla ilgili sahip olduğu herşeyin annesinden kaynaklandığını belirtir ve birlikte yaptıkları çalışmalardan bahseder. “Bu eğitim hertürden ekzersizi kapsardı, başkasının düşüncesini tahmin etme, bazı ifadelerdeki eksikleri bulma, uzun cümleleri tekrarlama, ve zihinsel hasaplamalar yapmak” Bir papaz olan babası ise yine olabildiğine ilginç bir insandır. Çok okuyan, birkaç dil bilen ve ezber yeteneği bazı klasikleri eksiksiz tekrarlayabilecek kadar kuvvetlidir. Kendi kendine farklı ses tonlarıyla odasında konuşurken, dışarıdan birinin içerde bir tartışma olduğunu sanacak kadar da yeteneklidir. Ancak oğlunun da kendisi gibi ileride ruhban sınıfından olması konusunda oldukça kararlı ve bu konuda taviz vermeyecek kadar da sertdir. Tesla’nın küçüklüğü, çok sıradışı bir zekaya sahip olarak gördüğü ağabeyinin ölümüyle birlikte, anne-babasının oğullarının acısını unutamamaları ve sürekli küçük Nikola’yı onunla kıyaslamaları yüzünden hayli zor geçiyor. İçine kapanıklığını, bu zamanda edindiği kendine güven problemiyle ilişkilendirmek sanırım yanlış olmayacaktır. Zihnini kaplayan imgeler ve çakan flaşlar Tesla çocukluğunda geçirdiği tuhaf bir hastalıkdan çok etkilenmiştir ve kendi ifadesine göre geç uyanışının nedeni bu olmuştur. “Çocukluğumda, ilginç bir felaket yüzünden acı çekiyordum; sıklıkla kuvvetli flaşlarla bezeli imgeler, gerçek nesnelerin yerini alıyor, düşüncelerimi ve hareketlerimi engelliyordu. Bu resimler daha önce gördüğüm ama hiç hayalini kurmadığım nesneler ve sahnelerdi. Bana bir söz söylendiğinde, nesnenin işaret ettiği resim aniden hayalimde canlanırdı ve bazen gördüğümün gerçek olup olmadığının ayırdına varamazdım. Bu bende büyük bir kaygıya ve rahatsızlığa sebep olurdu”. Bu görünümler hastalıklı bir kimsenin gördüğü halüsünasyonlarla karıştırılmamalıydı. Bunlar (görünen imgeler) kendi formüle ettiği teoriye göre; önemli bir uyarının (heyecanın) sebep olduğu, beynin reflksiv bir davranışla retina üzerine gönderdiği imgelerdi. Tesla, eğer bu teorim doğruysa der: “herhangi birinin aklında tasarladığı bir nesnenin görüntüsü bir ekrana yansıtılabilinir ve böylelikle görünür hale getirilebilinir”. İnsan ilişkilerinde bir devrim yaratacağını düşündüğü bu teori üzerine o zamanlarda epey bir çaba sarfetmiştir. Kendi aklında tasarladığı bir görüntüyü, başka odada oturan bir kimsenin de zihninde yaratabilmek için uğraşmıştır. Zihin Gezileri Tesla bu yıllarda, delice diye adlandırabileceğimiz zihin gezileri yaptığını ileri sürmüştür. Gerçek dünyadakinden farklı olarak görmediği arkadaşlıklar kurar, yani yerler, şehirler ve ülkeler görürmüş.. Bu gezilere her akşam çıkar hatta bazen gün boyunca da sürdürdüğü olmuştur. “Düşüncelerimin ciddi olarak icatlara dönüştüğü 17 yaşına kadar sürekli sürdürdüm bu gezileri”. O günlerde Tesla, aklında tasarladığı şeyleri gerçek yaşama çok kolay aktarabildiğini ve bu yolun sadece deneylerle yapılan çalışmalara göre çok daha hızlı ve etkili olduğunu düşünmektedir. “Modellere, çizimlere ve deneylere ihtiyacım yoktu” der. Tesla’nın kendine has mucidliği ve deneysiz icad yolu “Bir kimse henüz ham olan tasarısıyla bir araç oluşturmaya kalkarsa, kaçınılmazlıkla zihni aracın detaylarının düşünülmesiyle işgal edilecektir. Bu kimsenin, aracın geliştirilmesi ve yeniden yapılması sürecinde konsantrasyonu azalacak ve temel ilkeleri görme gücünü kaybedebilecektir. Belki sonuç sağlanabilecektir ama herzaman kaliteden feda edilerek”. İşte Tesla, kendi çalışma mantığının tersi olarak nitelediği yukardaki metodun verimsiz olduğunu bu sözlerle açıklamaktadır. Kendisi ise aklına bir fikir geldiğinde onu öncelikle hayalinde oluşturmaya başlar. İnşa sürecini zihninde değiştirir, geliştirmeleri akıldan yapar ve aracı zihninde çalıştırır. “Türbinimi aklımda çalıştırmam ya da dükkanımda test etmem benim için kesinlikle önemsizdir. Bir farklılık yoktur, ne olursa olsun sonuçları aynıdır. Bu yolla aklıma gelen bir fikri eksiksiz ve çok hızlı bir şekilde, hiçbir?eye dokunmadan geliştirebilirim”. Tesla, mühendislikde, elektrik ve mekanikde, sonuçların olumlu olacağını düşünmektedir. Ona göre hemen hemen hiç bir konu yoktur ki önceden düşünülerek yapılamasın; elbette yeterli teorik ve pratik bilgi varsa. Ham fikirlerin, genellikle yapıldığı gibi, pratiğe taşınmasını gereksiz yere harcanan büyük bir enerji, para ve zaman kaybı olarak görür. Tesla, küçüklüğünde yaşadığı ve sonradan da devam eden felaketin(imgelerin hayalinde canlanması), esasında kendine bağşedilen bir güçle telafi edildiğini düşünür. Bu güç, duyu organlarının uyarmasıyla birlikte anında düşünebilme ve bu doğrultuda hızla hareket edebilme kabiliyetidir. “Bunun pratik sonucu, şimdiye kadar ancak kusurlu bir uygulaması bulunan teleautomatic(uzaktan kumada) bilimidir”. Tesla, yıllarca kendini kendinden kontrollü otomatların (self-controlled automata) planlanmasına adamış ve mekanizmaların sınırlı bir derecede de olsa akıl sahibiymiş gibi hareket edebilecek şekilde üretilebileceğine inanmıştır. 20. yy a henüz girilmediği bir dönemde, bunun endüstri ve ticarette bir devrim yaratacağını görebilmiştir. Bir kitap okudu hayatı değişti... Karakterinin güçsüz ve zayıf olduğu, cesaretinin ve kararlılığının olmadığı, ölüm ve dinsel korkularının olduğu bir dönem yaşamıştır çocukluğunda. Batıl inançların etkisi altında olduğu bu döneminde hayaletlerden, cinlerden, v.s. korkmuştur. Sonradan, babasının kütüphanesinde yaptığı gizli okumalardan birinde eline geçen bir kitapla (Aoafi- The son of Aba(Aba’nın oğlu) – Macar yazar- Josika), hayatının rotası değişmiştir. “Bu okuma, hernasılsa irademin hareketsiz güçlerini uyandırdı ve kendi kendimi kontrol (self-control) etme talimlerine başladım. Azmim önceleri Nisandaki karlar gibi eridi, ama kısa bir süre sonra güçsüzlüğümü keşfettim ve daha önce hiç bilmediğim bir memnunluk hissettim”. Düşler ve gerçekler üzerine Hayatın çok hızlandığı ve hertürden enformasyonun insanların beyinlerine akın etmeye başladığını düşündüğü yıllarda Tesla, bunun modern varoluşun bir sıkıntısı ve kendini gözlemleme yeteneği olmayan insanın ortaya çıkışı olarak yorumlar. Kendisindeki iç gözlem yeteneğini ise paha biçilmez bir başarısı olarak görür. Hayal dünyasının körelmesinin gerçek tehlike olduğunu düşünür. Bu düşünceyi bir alıntı ile pekiştirebiliriz: “ ...düş görme yeteneğimizi bastırdığımız hayat alanlarında ise önümüzdeki hayattan, insanlardan, insanın dünyasından korku duymaktayız. Bu korkumuz demokratik toplum hayatından vazgeçmeye her an hazır “sıradan insanlara” dönüştürmekte bizi”. Tesla da bu tehlikeyi görebilmişti. Kendisinin çok gelişkin bir politik bakışının olduğunu iddia edemesek ve hatta zaman zaman buhranlı yanlış tercihler yapabildiğini düşünebilsek bile bir hümanissti denilebilir ve insanların yaşantısından kaygı duyuyordu. “Böcek enerjisi”nin insanlık yararına kullanılması! Bütün bir yaşamı boyunca sürecek çalışmaları ve icatlarında henüz bir çocukken yaptığı bir deneyde de ulaşmaya çalıştığı gibi, doğanın enerjisini insanlık yararına kullanmayi amaçlamıştı. İlk başlarda içgüdüsel bir biçimde olan bu düşünce daha sonra başat bir öneme sahip olmuştu Tesla’nın yaşamında. Çocukluk deneylerinden birinde Tesla 16 tane mayıs böceğini (May bug) dörder dörder çapraz birbirini kesen iki çubuğun uçlarına yapıştırmış ve onların yorulmak bilmez dönüşlerini bir mille bir çarka ordan da daha büyük bir çarka geçirmiştir. Bu deney arkadaşının böcekleri yemesiyle trajik bir son bulmuş ve Tesla insanlık yararına kullanmak için bir daha böcek enerjisinden yararlanmayı aklına bile getirmemiştir. Köy’den Kent’e göç ve ilk toplumsal “başarı” İlkokul birinci sınıftan sonra ailesiyle birlikte köye yakın küçük bir şehir olan Gospic’e gider. Bu değişim ona doğal hayattan uzaklaştığı için hiç hoş gelmez ve hayvanlarını –özellikle güvercinleri- bırakmayı hiç istemez. Her hafta Pazar günü gittiği Kilise görevinden de hiç hoşnut değildir. Ancak, bu şehirde yaşadığı bir olay omuzlarda taşınmasına sebep olur. Yeni kurulan bir itfaiye departmanı son model bir yangın söndürme cihazı almıştır. Bütün herkes şehrin meydanında toplanmıştır, bu son teknoloji makinanın çalışmasını görmek için. Makina suyunu nehirden alacaktır. Ve bütün seramoni ve konuşmalar tamamlandıktan sonra, pompayı çalıştır emri verilmiş fakat ne yazık ki bir damla su bile gelmemiştir hortumun ağzından. Eksperler ve profesörler boş bir çabalama içine girmişlerdir. Tesla alana vardığında durum budur ve kendisi de küçük bir çocuk olarak bu konuda fazla bir bilgiye sahip değildir ancak olanca bilgisine dayanarak nehire atlar ve suyu nehirden çekmesi gereken hortumun ağzının tıkanıklığını açar ve tam o sırada püskürtmeye başlayan hortum bütün bir kalabalığın pazar giysisini ıslatır. Bu, Nikola Tesla’nın hayatındaki ilk toplumsal başarıdır diyebiliriz! Tesla bu şehirde, daha sonra gideceği kolej veya gerçek bir liseden önce, 4 yıllık bir normal okula gönderilir. Okulda bir kaç mekanik maket vardır ve bu maketler ilgisini su-türbinlerine yöneltir. Amcasının ona anlattığı Niagara Şelalesini zihninde canlandırır ve şelalenin akıttığı sularla dönecek büyük bir tekerleğin hayalini kurar. Amcasına bir gün Amerika’ya gideceğini ve bu planını gerçekleştireceğini söyler. Bir gün gerçekten gidecek ve gerçekleştirecektir! Lise Yılları ve hava basınçlı silindiri Tesla 10 yaşında liseye başlar. Bu lise yeni ve araç gereçle iyi donatılmış bir lisedir. Fizik departmanında çeşitli elektrik ve mekaniğe ait klasik bilimsel araçların maketleri bulunmaktadır. Bu maketlerin hocalar tarafından gösterildiği ve çalıştırıldığı zamanlar Tesla’nın en çok ilgisini çeken anlardır. Bu araçları seyrettikçe çok güçlü bir mucit olma isteği kaplar zihnini. Aynı zamanda matematiği de sevmektedir ve akıldan yaptığı çok hızlı hesaplamalarla Profesörlerinin takdirini kazanmıştır. Ancak eliyle bu yaptığı hesaplamaları tahtaya yazmak ya da herhangi bir model çizmeyi başarabilmek Tesla için azapdan başka bir şey değildir ve bu işi düzgünce yapabilmesi için yıllarca uğraş verilmiştir. Okulun ikinci senesinde Tesla’nın en büyük hedefi hava basıncıyla sağlanabilecek sürekli bir hareket yaratabilmektir. Küçüklüğünde içi boş saplardan vakumlayarak yaptığı oyuncak tüfekler zihnini hep meşgul etmiş ve vakumun gücünü kullanmak istemiştir. Bir süre düşüncelerinde karanlıkta dolaştıktan sonra bir model geliştirmiş ve hava basıncını kullanarak bir silindirin sürekli rotasyonunu sağlamıştır. Bu sürekli hareket onu fazlasıyla sevindirmiş ve en çok istediği “uçuş makinası”nın gücünü bu şekilde sağlayabileceğini düşünmüştür. O güne kadar, şemsiyeyle bina tepelerinden atlayıp kötü bir biçimde düşerek sürdürdüğü, cesaret kırıcı bir çok hatırası vardır. Bu rotasyonu sağladıktan sonra eksiğinin sadece bu rotasyonla çırpacak kanatlar olduğu fikrine kapılır. Sonuç, vakumlu silindir tüpün içindeki hava basıncının ona dik açıyla etki eden dış hava basıncı yüzünden sızdırması ve kuvvetsiz rotasyona neden olmasıyla başarısız olmuştur. Yine bir kitap ve değişen hayat Tesla, yakalandığı hastalıklar yüzünden liseyi zorlukla bitirebilmiştir. Doktorlar durumunun çaresiz olduğunu düşünmüşler ve tedaviden bile vazgeçmişlerdir. Bu süreçde Tesla’nın sürekli olarak okuyabilmesine izin verilmiştir ve o da bu fırsatı, halk kütüphanesinden aldığı kitaplarla değerlendirmiştir. Bu dönemde daha sonra arkadaşı olacak Mark Twain’in ilk yazdıklarından bir eseri eline geçmiş ve bu kitabın büyüleyici etkisiyle umutsuz durumunu tamamen unutmuş ve mucizevi biçimde hızla iyileşmiştir. Carlstadt’daki Lise yılları Okul hayatına, teyzelerinden birinin yaşadığı Hırvatistan’ın Carlstadt şehrindeki yüksek lisede devam etmiştir. Orada kaldığı 3 yıl aradan sonra okulu bitirmesiyle bir dönüm noktasına gelmiştir. Bugüne kadar anne ve babası oğullarının bir rahip olacağından hiç şüphe etmemektedirler. Fakat bu düşünce Tesla için büyük bir endişe kaynağıdır. Çünkü okul yıllarında özellikle çok zeki olarak nitelediği profesörünün etkisiyle elektriğe merak sarmış ve bu büyüleyici dünya hakkında daha çok şey öğrenmeyi kafasına koymuştur. Yol ayrımı Okulu bitip de eve döneceği sıralarda babası onu Gospic’deki salgın hastalık sebebiyle ava çağırır. Av için gittiği şehirde kendisi de hastalığa yakalanır ve 9 ay boyunca yataktan kımıldayamıyacak kadar kötü bir hastalık geçirir. Kendisi, enerjisinin tamamıyle bittiğini ve ikinci ve bu sefer galiba sonuncu defa ölümün kapısına geldiğini düşünür. Babası onun moralini iyi tutmak için elinden geleni yapmaktadır. Ve yine oğluna moral vermek için odasına girdiği bir sırada Tesla babasına; “Belki” der “Eğer sen benim mühendislik eğitimi almama izin verirsen iyileşebilirim.” “Sen dünyadaki en iyi teknik okula gideceksin,” diye içtenlikle yanıtlar babası Tesla’yı. Zihninden ağır bir yükün kalkmasıyla kısa bir süre içinde ilaçlarında yardımıyla iyileşir. Herkes bu süreci şaşkınlıkla gözlemlemiştir. Babası bu hastalığın ardından oğluna sağlıklı ve doğal bir ortamda dinlenmesi ve ekzersiz yapması için ısrar etmiş. Doğayla baş başa geçirdiği bu dönemde Tesla gezintilerine bir çok kitap ve av takımlarıyla birlikte çıkarmış. Bu dönem onun hem zihnini hem de bedenini kuvvetlendirmiş. Gezintileri sırasında hayalinde birçok şey tasarlamış fakat tasarladıkları gibi tasarıların dayandığı kurallar da bilgi eksikliğinden dolayı hayaliymiş. Akıllara durgunluk veren tasarılar Bu döneme rastlayan iki tane ilginç tasarısı var Tesla’nın. Biri, mektup ve paketlerin denizaltına yerleştirilecek tüplerle su basıncı kullanılarak iletilmesini sağlayacak olan projesi, çok daha hayali olan diğeri ise, ekvatorun etrafına dünyaya bağlı olmadan kendiliğinden hareket eden bir halkanın inşa edilmesi ve bu halkaya istenildiği zaman dünyadan ulaşılarak, dünyanın kendi etrafında dönüşü sayesinde, trenlerin hiçbirzaman ulaşamıyacağı saatte binlerce kilometre yol alınabilmesinin sağlanması. Bunun komik bir düşünce olduğunu otobiyografisinde Tesla da belirtir ama kendisinden daha kaçık ve komik bir NewYork’lu profesörden bahseder. Bu bilimadamı da atmosferdeki havayı çok sıcak olan bölgelerden ılıman olan bölgelere pompalamak niyetindedir ve bu amaç uğruna devasa büyüklükte bir araç bile yapılmıştır. En ünlü Politeknik okulu Doğada dinlenerek geçirdiği bu bir senenin ardından Tesla, babasının seçtiği ve okullar arasındaki en ünlü ve eski olanlardan, Gratz’daki (Avusturya) politeknik okuluna gönderilir. O kadar memnun olurki çalışmalarına büyük bir heves ve tempoyla başlar. Notları mükemmeldir, bütün derecelerde rekorları kırar ve hocaları tarafından en yüksek notlardan daha fazlasını hakettiği düşünülür. Çalışmaya bütün günler dahil sabahın 3 ünde başlamakta ve gece 11’e kadar sürdürmektedir. Bütün sene bu şekilde çalıştıktan sonra evine kısa bir tatil için giderken ondan, özellikle babasının çok gururlanacağını düşünmektedir. Fakat babası onun hevesini kıracak derecede ilgisiz kalır. Bunun nedeni Babası öldükten sonra bulduğu bir kutu içindeki mektuplarla açığa çıkar. Profesörleri babasına, eğer çocuğunuzu okuldan almazsanız çok çalışmaktan kendini öldürecek yazmışlardır. Tesla’nın takıntıları ve “canavar” Voltaire Tesla’nın dehşet verici kişiliğinin bir diğer özelliği de başladığı bir şeyi muhakkak bitirme takıntısıdır. Fakat bu tabağındaki yemeklerin kubik hesaplamalarını yapmaktan ya da her yaptığı tekrarlanan hareketlerin muhakkak 3’e bölünmesi zorunluluğundan daha ağır sonuçlar doğuracaktır. Bir gün, “günde 72 fincan siyah kahve içen canavar” diye nitelendirdiği Voltaire’in bir cildini okumaya başladığında başına geleceklerden habersizdir. Çünkü o “canavar” küçük harflerle dolu 100’e yakın cilt yazmıştır ve Tesla başladığı işi bitirmek zorundadır. En son cildi okuduktan sonra şöyle der: “Bir daha asla”. Büyük düş Gratz’daki okulda yapılan deneylerde ilk defa “Gramme Dinamo”yu görür. Bu dinamo bir jenaratör gibi çalışmakta ve tersine çevrildiğinde de bir elektrik motoru olmaktadır. Fakat çok fazla ses ve kıvılcım çıkaran verimsiz bir motor. Bunun üzerine düşündüğünde, kendisinin bu motoru kıvılcımlar çıkartmasına sebep olan fırçaları kullanmadan yapabileceğini iddia eder. Profesörü dersde Tesla’yı şöyle yanıtlar. “Bay Tesla büyük şeyler başarabilir ama kesinlikle bunu yapamıyacaktır”. Tesla bunu yapmıştır! Gratz’daki okulu bitince 1880 de Prag’a gider, babasının arzusunu gerçekleştirmek için üniversite eğitimini orada tamalayacaktır. Burada yaptığı çalışmalarda henüz amacına ulaşamıyacaktır ama bu doğrultuda bir ilerleme olarak komütatörü(elektrik akımının yönünü değiştirir) makineden ayırmayı başarır. Belgrad Telefon Şirketi Amerikan telefon sistemi o dönemlerde Avrupa’ya yayılmaktadır ve Maceristan’da da Budapeşteye kurulacaktır. Bunu ailesinin maddi sıkıntısını hafifletmek için büyük bir fırsat olarak görür. Zaten şirketin başında da aile dostlarından kişiler bulunmaktadır. Burada yine çok kötü bir şekilde hastalanır. Tüm sinir sistemi iflas eder. Tesla, umutsuzca hayata yapışır ama asla birdaha iyileşeceğini beklememektedir. Fakat iyileşir ve bundan sonraki hayatında hiç durmadan, bir gün bile ara vermeden yıllarca çalışacaktır. Göethe’nin Faust’u ve döner manyetik alanın icadı Hayatı tekrardan kazanmıştır ve derinlerde, esasında bunun beynin kazandığı ama henüz dışa ulaşmamış bir savaş olarak görür. Ve bir hafta sonu Şehir Parkında arkadaşıyla yaptığı bir gezi sırasında Göethe’nin Faust’unu ezberden okurken birden fikir aniden bir flaş gibi patlar beyninde. Bir sopayla kuma diyagramı çizer ve arkadaşına, kendisine bir makina kadar gerçek görünen çizimi göstererek, “bak motorumu görebiliyor musun” diye sorar. Bu plan, AC (Alternatif akım) akımdan yararlanmayı sağlayacak ilk adım olmuştur. Döner manyetik alanın prensiplerini belirlemiş ve endüksiyon motorunu tasarlamıştır. Telefon şirketindeki çalışmasına kaderin bir cilvesi olarak, teknik ressam olarak başlamıştır. Sonraları departmanın başındaki kişinin ilgisini çekmiş ve hesaplamalar, dizayn etme ve yeni makinaların yerleştirilmesinde karar verme yetkileriyle donatılmıştır. Telefon santrali çalışmaya başlayana kadar orada çalışmış ve o günün telefon teknolojisine, patentini hiç bir zaman üzerine almadığı ama onun tarafından icad edildiği bilinen araçlar yaparak katkıda bulunmuştur. Edison’la tanışma ve büyük umutlar ülkesi “Amerika” Nikola Tesla, 1882 yılında bir arkadaşının önerisiyle Paris’e, Edison şirketinin bürosuna çalışmaya gitmiştir. Burada Edison’un yakın arkadaşı ve yardımcısı Mr. Batchellor ve bir kaç amerikalıyla daha tanışır. Ancak tek tanıştığı amerikalılar değil “amerikan yaşam biçimi(american way of life)” de olmuştur. Daha sonraları çok acı çekmesine ve delilik olarak adlandırılabilecek araştırma ve açıklamalar yapmasına sebep olacak sinir bozukluklarına sürükleyecek bu tarz o zamanlarda ona sadece komik görünür. “Amerikalılar benle çok ilgiliydiler, özellikle de bilardo oynamadaki üstünlüğümle. Bu baylara bu konudaki icadımı anlattım ve baylardan biri bana hemen bir hisse senedi(borsa) şirketi kurmayı önerdi. Bu teklif bana son derece komik geldi ve ne demek istediği konusunda, bunun bir amerikan tarzı olması dışında çok küçük bir fikrim vardı”. Tesla bu dönemde bir Almanya bir Fransa arasında gidip gelmeye başlar. Güç ünitelerinin onarımı için çalışmaktadır. 1883 yılında bir görev için gittiği Strazburg’da, saatlerce çalışmanın sonunda, fırça ve komütatör kullanmaksızın ilk endüksiyon motorunu yapmayı başarır. Strazburg’daki işini başarılı bir biçimde bitirdikten ve şirketinin önemli miktarlarda para kaybetmesini önledikten sonra Paris’e geri döner. Edison’un arkadaşının ısrarıyla bundan sonraki çalışmalarını yürütmesi için “büyük umutların ülkesi” Amerikaya hareket eder. Hiç bir zaman para konularında başarılı olmayacak olan Tesla’nın New York’a vardığında cebinde yalnızca 4 senti vardır. Edison’la tanışmasının hayatında unutulmaz bir an olduğunu söyler. Bilimsel bir eğitim görmemiş ve çocukluğunu bazı avantajlardan yoksun olarak geçirmiş bu harika adam onu hayrete düşürmüştür. Bu durumda olduğu halde çok şey başarmış biridir. Kendisi, bir düzine dilüstüne çalışmış, sanat ve edebiyat dünyasına dalmış, ve en iyi yıllarını kütüphanelerde, Newton’un prensiplerinden Paul de Kock’un romanlarına kadar, eline geçen hertürden kitabı okuyarak geçirmiş ve Edison’la tanıştığında da, bu adamın karşısında bütün bu yılları boşuna yaşamış olduğunu hissetmiştir. Daha sonra yavaş yavaş bu düşüncelerinden sıyrılmış aynı zamanda da yine bu dönemde yaptığı başarılı çalışmala sebebiyle Edison’un güvenini kazanmıştır. Tesla Elektrik Şirketi ve Wetinghouse anlaşması Bir anlaşmazlık yüzünden Edison’un şirketinden ayrılır ve kendi geliştirdiği alternatif akım motorunu yapabilmek için birkaç bankerin desteğiyle kendi şirketini kurar. Esasında bankerlerin ondan istediği bu alternatif akım(AC) ile ilgili şeyler değildir. Hali hazırda kullanılan bir (DC) doğrusal akım vardır ve bu konu onlar çok ilgilendirmemektedir. Onlar Tesla’nın ark lambalarını istemektedirler. Tesla Electric Co. 1887 yılında kurulur ve finansörlerinin istediği ark lambalarını tamamen hallettikten sonra kendi esas istediği işle uğraşmaya fırsat bulacaktır. Kendi laboratuvarının kurulmasıyla burada tam da zihninde tasarladığı gibi bir çok motor meydana getirir. 1888 yılında Westinghouse Şirketiyle yapılan bir anlaşmayla, patentini aldığı 40 temel icadı, 1 milyon dolar gibi bir fiyata bu şirkete satılır. Tesla’nın jenaratörleri Niagara şelalelerinde kullanılır. Böylelikle de Edison’un en önemli rakibi haline gelmiş olur. Westinghouse, bugün de halen kullandığımız, Tesla’nın buluşu olan elektrik sistemini (AC-alternatif akım), kendi temeline oturtur. Edison’un DC-doğrusal akımı 1 kilometre ötedeki bir lambayı bile yakamazken Tesla’nın AC-alternatif akımı sayesinde çok yüksek voltajlar da transfer mümkün olabilmektedir. Bugün bütün dünyanın kullandığı sistem Tesla’nın 19.yy’ın sonlarında geliştirdiği “AC-alternatif akım”dır. Tesla’nın, manyetik alanın rotasyonuyla ilgili prensipleri ve endüksiyon motoru onun daha sonra oluşturduğu çok fazlı alternatif akımının kullanımını sağlamış ve diğer icatları –dinamolar, transformatörler, endüksiyon bobinleri, kondensatörler, ark ve akkor lambaları- ile Tesla, elektrik enerjisinin kitlesel kullanımına paha biçilmez bir yardımda bulunmuş ve bütün bu icatlar bugünkü dünyamızın yaratılmasını; elektrik enerjisinin endüstriden evlere kadar insanlığın yararına her yere girmesini sağlamıştır. Yüksek Frekans çalışmaları ve Tesla Coil(Tesla Bobini) Tesla 1889’un sonlarına doğru Pitsburg’dan New York’daki laboratuvarına döner dönmez yüksek-frekans makineleriyle(high-frequency machines) ilgili çalışmalarına kaldığı yerden devam eder. Bu keşfedilmemiş alandaki yapım aşamasının problemleri çok yeni ve pek tuhaftır. İndükleme tipini(induction type), kusursuz sinüs dalgaları oluşturabilmekten uzak olduğu için reddeder. Sinüs dalgalarının rezonans için çok önemli olduğunu söyler. Nihayetinde, çalışmalarının sonucunda, farklı bir amaçla icad edilmiş de olsa, 1891 yılında bugün radyo, televizyon ve bilgisayar teknolojisi başta olmak üzere birçok elektronik ekipmanda kullanılan Tesla Bobinini(Tesla Coil) keşfetmeyi başarır. Tesla Bobini, radyo frekanslarında yüzbinlerce volta varılmasını sağlayan yüksek-frekans transformatörüydü. Elektrik akımı bu aletin tepesinde sıçramalara neden oluyor ve mavi kıvılcımlar çıkartıyordu. Bu elektrik deşarjlarının bir alıcı tarafından kablosuz olarak alınabilmesi elektrik enerjinin kablosuz transferini sağlamış olacaktı. 1891 yılında Tesla’nın laboratuvarında yaptığı küçük makineler sadece 10-15 cm lik sıçramalar(deşarjlar) meydana getirebiliyordu. 1900 yılında yaptığı daha büyük olanlarda ise 100 lerce metrelik sıçramalar elde etmeyi başarmıştı. Söylendiğine göre, yüksek frekanslardaki elektrik akımları vücuda zarar vermeden derinin üzerinde dolaşabidiği için Tesla’da bu kıvılcımları parmaklarından alıp vücudunda dolaştırabilirmiş. Tesla Bobini, onun için yepyeni bir başlangıç demekti. Bütün yaşamı boyunca düşündüğü doğal enerjinin insanlık yararına kullanılması açısından çok önemli bir adım olmuştu. Bu alet sayesinde elektirğin çok yüksek frekanslarda kablosuz olarak transferinin mümkün olacağını düşünüyordu. Ve kuracağı merkezlerle küçük bir kaynaktan yükselterek elde ettiği elektrik enerjisini (milyonlarca volt) kablosuz olarak dünyanın istediği yerindeki alıcılara ulaştırabilecekti. Bunu yapabilmek için en iyi iletken dediği yerküreyi kullanıyordu. Bu bizim AC sisteminde evlerimizde kullandığımız topraklama gibi düşünülebilir; yerküre esasında kendisine aktarılan elektriği kaybetmez ve topraklanan akım gücünün yettiği yere kadar dalgalar halinde yayılır. Tesla, çok kuvvetli elektrik akımlarını topraklıyordu ve bu akımı başka bir akımla aynı yerden topraklayarak destekliyor ve dalgayı kuvvetlendiriyordu. Böylece saniyede 300.000 km hızda hareket eden (ışık hızıyla aynıdır) elektrik dalgaları, dünyanın merkezinden geçerek diğer taraftan dünyanın yüzeyine çarpıyor ve tam olarak aynı noktadan geri dönüyordu. Salıncak örneğinde olduğu gibi küçük küçük ama aynı kuvvette ittirmelerle rezonans mantığına göre yükselen salıncak gibi elektrik dalgaları da her geri gelişlerinde daha kuvvetli oluyor ve daha yükseğe sıçrayabiliyorlardı (Bu metdod 1950 yılında Ay’ın ve 1970 yılında Venüs’ün haritasının çıkarılması için de kullanılmıştır. Radar ışınları aya ve venüse gönderilerek bu ışınların geri dönüş hızlarından dünyamıza ne kadar uzakda oldukları belirlenmişti.) X-ışınları ve Röntgen cihazı Tesla’nın bu aleti icat ettiği 1891 yılı onun aynı zamanda Amerikan vatandaşlığına geçtiği tarihdir. Tesla’nın bu dönemdeki çalışmaları değerlendirildiğinde başka bir gerçek daha ortaya çıkmıştır: 1895 yılındaki icadıyla X-ışınlarının mucidi olarak bilinen Wilhelm Röntgen’den 3 yıl önce Tesla bu ışınlarla deneyler yapmış ve insan vücudunun iç kısımlarına ait başarılı resimler elde etmiştir. Kablosuz yanan ampuller ve Faraday’ın koltuğu Tesla, yine aynı dönemde yaptığı laboratuvar çalışmalarında elektrodsuz vakumlanmış tüpleri odanın içinde oluşturduğu gerekli yoğunlukta elektrik alanıyla kablosuz olarak yakmayı başarmıştı. Bu deneyin halk önünde tekrarlanmasından sonra Tesla, dünyanın heryerinden çağrılar almaya başlar. Bunlardan bir tanesini değerlendirir ve 1892 yılında Londrada Elektrik Mühendisleri Enstitüsü’nde ders vermeye gider. Oradan Paris’e geçmek üzereyken Sir James Dewar’ın karşı konulmaz bir ısrarla Kraliyet Enstitüsü’nde de gösterisini tekrarlamasını ister. Burada Dewar Tesla’yı bir koltuğa iterek eline bir bardak viski verir ve “şimdi” der: “Faraday’ın sandalyesinde oturuyor ve onun içtiği viskiyi yudumluyorsun”. New York’daki laboratuvarına döndükten sonra tekrardan çalışmalarına başlar, 1895 de laboratuvarının şüpheli bir şekilde yanması bir süreliğine de olsa çalışmalarına ara vermesine neden olur. 1899 yılında ise kendisine ücretsiz enerjinin teklif edildiği Colarado’ya gider. Colarado günleri, toprakdan çarpılan insanlar ve insan yapımı şimşek Tesla, dev büyüklüğe sahip bobinini kullanarak dünyadan bir iletken olarak yaralandığı ilk deneylerini burada gerçekleştirir. En önemli icadı denilebilecek “sabit karasal dalgaları (terrestrial stationary waves)” burada kullanmaya başlar. Deneyleri sırasında yerküreye elektrik verdiğinden, laboratuvarı çevresinde dolaşan insanların ayakları arasında elektrik sıçramaları meydana geldiği ve etraftaki çiftliklerde ayaklarındaki demir nallar yüzünden atların çılgına döndüğü anlatılmaktadır. Bu şehirdeki sonunu belki delice denilebilecek şekilde kendisi hazırlamış, şehrin ana jenaratörünün yanmasına sebep olmuştur. Bir gün deneyi sırasında muazzam sıçramalar elde etmeyi başarmıştır, fakat bu sıçramalarbir süre sonra bir şimşekten çok daha korkutucu olmaya ve çıkan sesler bütün bir şehirden duyulur hale gelmiştir. En sonunda ise şehrin ana jenaratörü yanmış ve bütün bir şehir karanlıkda kalmıştır. Tesla, rezonans sayesinde kademe kademe yükseltmeyi amaçladığı sıçramaları başardığını anlasa da deneyi durdurmamış ve en son nereye kadar gidebilir diye laboratuvarının dışarısında bu büyük “canavar”ını seyre dalmıştır. Sonuç: Bir daha kimse Tesla’ya ücretsiz enerji önermek gibi bir “hata”ya düşmemiştir. Wardenclyffe Projesi, bedava enerji ve Tesla’nın yenilgisi 1900 yılında New York’a dönen Tesla, J.Pierpont Morgan adında bir finansörün 150 bin dolarlık desteğiyle, Long Island’da kablosuz iletişim amacına yönelik dev kulesinin inşaasına başlar(Wardenclyffe Profesi). Bu verici istasyonu, piramid şeklinde sekizgen ve 54 metre yüksekliğinde yapılır. Wardenclyffe’in bu kule sayesinde dünyanın merkezi olacağı sanılır. Tesla’nın bu desteği alabilmesini sağlayan, onun bu kule vasıtasıyla cok uzaklara resim, mesaj, ses ve her türden veriyi gönderebileceği iddiasıdır. Halbuki Tesla’nın daha büyük bir amacı daha vardır. Sürekli olarak aşağı gördüğü hertziyan dalgalarla uğraşmamakta ve kendi “teta4-dalgaları” olarak anılacak olan elektrik dalgalarıyla kablosuz enerji aktarımı sağlamaya çabalamaktadır. Amaç yine aynıdır: Tüm insanlığa bedava enerji sağlamak! Tesla, bu sefer çok ileri gitmiştir. Bu kapitalist sistemin kar mantığını kökünden zedeleyebilecek felaket bir fikirdir. Bedava enerji, petrol gibi çok önemli bir ekonomik kaynağı yararsız hale getirebilecek ve tüm endüstrinin dönüşümünü sağlayabilecek bir tehlikedir. 1903’deki bu açıklamasından sonra arkasındaki bütün destekler çekilmiş ve yavaş yavaş ismi kitaplardan silinmeye başlamıştır. Bunda o günkü ekonomik durumunda etkisi vardır. Marconi 150 bin dolardan daha ucuza Atlantik’i aşan ilk mesajı yollamayı başarmış ve şirketinin hisseleri borsada kapış kapış satılmaya başlamıştır. Tesla’nın şirketi gözden düşmüştür. Tesla ise Marconi’nin yaptığının kendisinin halihazırda yapabildiği ve Marconi’nin zaten kendisine ait patentleri kullanarak bunu yaptığını, önemsiz ve basit bir iş olduğunu söylemiş ve kendi amacının gerçekte ne olduğunu açıklama gafletinde bulunmuştur. Bu tarihden itibaren birçok kimse tarafından bir deli olarak anılmaya başlanacaktır. 1904 yılında Colorado Springs’deki elektrik şirketi Tesla’yı uğrattığı zarardan dolayı mahkemeye vermiş ve 180 dolarlık mahkeme parasının ödenebilmesi için oradaki laboratuvarı satılmıştır. 1906 yılında yaptığı icatlarla zengin ettiği George Westinghouse, Tesla’nın kablosuz enerji iletimi önerisini geri çevirmiştir. Nobel Ödülü 1915 yılında kendisine Edison’la birlikte fizik dalında önerilen Nobel ödülünü geri kabul etmemiştir. Maddi olarak çok büyük zorluk içinde olduğu halde şöyle demiştir: “Böylesi bir ödül bir insan için çok büyük imkanlar sağlayacaktır. Bin yıl boyunca daha birçok Nobel ödülü kazananlar olacaktır. Ve benim, teknik literatürde kendi adımı taşıyan 4 düzine kağıdı dolduracak patentim var. Bunlardan sadece bir tanesini için bile, bundan sonra verilecek binlerce nobel ödüllerinin tümünü verebilirdim...” Sibirya’da yanan orman, patlayan Fransız gemisi ve Tesla’nın savaş teknolojileri 1915 yılında Tesla kablosuz enerji iletimiyle ilgili yaptığı açıklamalara devam etmektedir. Bu teknolojinin aynı zamanda muazzam bir yok edici kuvveti de olabileceğini ara ara yaptığı açıklamalarda tekrarlamaktadır. Sonradan Amerikan’ın “Yıldız Savaşları” projesine kaynak olacak bütün savaş makinası çalışmaları ve yaptığı açıklamalar “Wardenclyff Projesi”ne desteğin çekilmesi ve kendisini sübvanse edebilecek finansör bulamamasından sonra başlamıştır. Uzaktan kumanda teknolojisinin de mucidi olan Tesla bu yıllarda, görünmez mesafelerden kontrol edilebilen torpidolar yaptığını ama elektrik dalgalarının çok daha yıkıcı olduğunu iddia etmektedir. Bu açıklamalar yüzünden bazı olaylarda Tesla’nın izi aranmaktadır. 1907’de elektrik sıçramasının sebep olduğu bir patlamayla batan Fransız gemisi “Iena” ve 1908’de Sibirya’da bulunan Tunguska nehrini çevreleyen 200-250 bin hektarlık bir ormanın, 10-15 megatonluk bir patlamaya eşdeğer bir patlamanın ardından yanarak yok olması... Bunlar elbette kanıtlanmış değildir ama tam da Tesla’nın her türden yok edici silahı icad ettiğini söylediği yıllara rastlayan sıradışı olaylardır. Bitmemiş Otobiyografi Dünyanın belkide en önemli mucitlerinden biri olan Tesla’nın bu tarihlerden sonraki yaşamı çok belirgin değildir. İzole edilmiş bir yaşam sürmüş, basına verilen yıllık doğum günü partilerinde buluşlarının yok edici özelliklerinden bahsederek icatlarına ilgi çekmeye çalışmıştır. Birde 1919 yılında, “Electrical Experimenter” dergisinde bitirmediği bir otobiyografisi yayınlanmaya başlamıştır. Deriginin satışları birden rekor seviyede artmış fakat önerilen çok büyük paralara rağmen yazmaya devam etmemiştir. Elektrik Vadisi ve Tesla(T) birimi Tesla’yı anlatabilmek için söylenmesi gereken en önemli şey onun kendi zamanının çok ötesinde olduğudur. Tesla’nın ismi, her ne kadar çok büyük bir değere sahip olduğunun bir göstergesi olarak “manyetik akışın metrik birimi(T)”ne verilmişse ve ismi en önemli fizikçiler ile birlikte Pensivenya eyaletindeki elektrik vadisindeki sokaklardan birinde bulunuyorsa da, zamanla unutturulmuş ve onun teknolojileri üzerine karanlık projeler üretilmeye başlanmış olduğu iddiaları dünyayı kaplamıştır. Soğuk savaş yıllarında her iki tarafın da bu teknolojiyi kullandığı ileri sürülmüş bütün bir nükleer savunma ve saldırı amacını güden “Yıldız Savaşları” projesinde bu teknoliden yararlanılmıştır. “Ölüm ışınları, ultra düşük dalgalar, çok yüksek frekanslar, atmosferdeki elektrik enerjisinin değerlendirilmesi, atmosfere elektrik dalgaları yayarak bunun dünyanın her yerinden kullanılmasının sağlanması, radyo frekanslarıyla uzaktan kumanda edilebilen bugün kullanılan füzeler, yüzlerce mil etkili bir elektrik kalkanının oluşturularak girmeye cesaret eden düşmanın anında yok edilebilmesi, v.b. bize bugün bile hayali gelebilecek bir çok projenin ardında Nikola Tesla’nın teknolojisinin geniş izlerine rastlanmaktadır. 1930’larda Tesla, sözkonusu ölüm ışınını ve kimsenin geçemeyiceği Tesla kalkanının yapilebileceğini açıklamıştır. İnsanlığa bedava enerji sağlama idealiyle yola çıkmış büyük bir mucidin projelerine destek bulabilmek amacıyla zaman içinde savaş teknolojileri üzerine çalışmaya başlaması trajiktir. 1. ve 2. Dünya Savaşlarını yaşamış olan Tesla esasında bir savaş karşıtı olduğunu söylemiştir. Fakat barışın devamlılığı için en güçlü silahların yapılması gerktiğini de ileri sürmüştür. Tek kabul ettiği yardım: Emekli maaşı Tesla 1943 yılında 87 yaşında ölmüştür. O güne kadar, biri hariç, geçimi için Westinghouse da dahil olmak üzere zengin arkadaşlarının teklif ettiği hiç bir yardımı kabul etmemiştir. Bu yardımda 1936 yılında ona Yugoslavya tarafından bağlanan emekli aylığıdır. Öldüğünde yanında en sevdiği hayvanlar olan güvercinleri bulunmaktadır. Amerikan yüksek mahkemesinin kararı: Radyo’nun gerçek mucidi Tesladır. Nikola Tesla’nın adı Amerikan kaynaklı kitaplardan silinmiş de olsa değeri kendi ülkesinde fazlasıyla bilnmektedir ve Belgrad’da adına bir müze kurulmuştur. Ayrıca Westinghouse müzesindede kendi adına bir bölüm bulunmaktadır. Niagara Şelalelerindeki su türbinlerinin orada da bir heykeli vardır. Ayrıca Amerikan adaletinin en yüksek karar mercii olan “supreme court” 1943 yılında daha önceden Marconi karşısında kaybettiği ve kendi buluşu olan Radyo’nun o güne değin hatalı bir biçimde Marconi’nin ismiyle anılmasını durduracak kararı vermiş ve Radyo’yunun icadının gerçek sahibinin Tesla olduğunu söylemiştir. Zamanın ötesindeki bilim adamı Tesla, daha yaşarken efsane bir isim olmuş ve elektriğin tanrısı olarak anılmaya başlamıştır. Elektrikle istediği herşeyi yapabilen bu mucidin 700’ün üzerinde patentli icadına rağmen geniş bir kesim içinse yararlı bir kaç buluşu haricinde tam bir delidir. Adının uzun bir zaman hafızalardan silinmesinin ve sadece çok küçük bir kesim içinde tanınmasının ardında ilginç iddialar yer almaktadır. Tesla’nın kapitalist sistemi çökertebilecek enerji teknolojisinin fazla derinlemesine araştırılması istenmemiştir ayrıca bu teknolojiyle süper güçlerin gizli projeler yürüttüğü iddiaları araştırmaya değerdir. Tesla, New York’daki laboratuvarında yaptığı deneylerde bir kaç kilometreden hissedilen bir deprem yaratabilmiş sıradışı bir muciddir. Yıllar önce kablosuz iletişim de, sadece sesin ya da yazının değil her türden görüntünün aktarılmasının mümkün olduğunu düşünebilen bir kişidir. Dünyanın bütün iletişimini ve en önemlisi de enerji ihtiyacını kablosuz olarak atmosferden ve yerküreden yararlanarak sağlayabileceğini iddia etmiştir. Uzaktan kumanda teknolojisini icad etmiş ve çok büyük kalabalıklar önünde müzesinde de görebileceğiniz ilk uzaktan kumadalı gemi maketini yüzdürmeyi başarmıştır. Üzerinde çalıştığı ve sürekli olarak Hertz dalgalarından çok farklı ve çok çeşitli iletişimlere imkan sağlayan değişik dalga türleri üzerine çalışmıştır. Milyonlarca voltluk elektrik akımlarının her tarafa sıçradığı bir odada sakince kitabını okuyabilecek kadar egemendir elektriğe.
__________________
![]() SULTANIM SANA KIZIL DİYENLER UTANSIN...
|
|
|
|
|
|
#43 |
|
"GÖNÜL ADAMI"
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
konu içerik daha zengin olduğu için tarafımdan birleştirildi..
__________________
Bu toprakları ve bu coğrafyayı ayakta tutan tek şey karşılıksız birbirimizi sevmemizdir...
Konu d€rVish tarafından (03-30-2008 Saat 08:27 PM ) de değiştirilmiştir. |
|
|
|
|
|
#44 |
|
Tuğgeneral
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: Dec 2005
Bulunduğu Yer: HayAtıN tAm İçiNdEyiM
Mesajlar: 1.981
Tecrübe Puanı: 2510901
Rep Puanı : 502145439
Karizma Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
paylaşım için teşekkürler
|
|
|
|
|
|
#45 |
|
Binbaşı
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: Dec 2005
Bulunduğu Yer: Kırklareli
Mesajlar: 618
Tecrübe Puanı: 1022441
Rep Puanı : 204455650
Karizma Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
TeŞekkÜrler gerÇekten harİka bİrİ
|
|
|
|
|
|
#46 |
|
Asteğmen
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: Mar 2006
Mesajlar: 280
Tecrübe Puanı: 190929
Rep Puanı : 38156173
Karizma Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
adamın buluşlarından kendisi hariç çalıştığı tüm şirketler büyük para kazanmış yazık olmuş adama buluşları edisondan iyiymiş ama kimse hakettiği değeri vermemiş
|
|
|
|
|
|
#47 |
|
Mareşal
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: May 2006
Bulunduğu Yer: ..TUM TURKIYE..
Mesajlar: 10.301
Tecrübe Puanı: 2027529
Rep Puanı : 405457050
Karizma Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
emeğine sağlık teşekkürler.....
__________________
|
|
|
|
|
|
#48 |
|
Orgeneral
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Tesla hakkında bir kaç makalede ben ekleyeyim
Elektrik cambazı Nikola Tesla Tesla garip bir kâşiftir, inanılmaz buluşlar yapar ama bunları paraya dönüştürmek gibi bir çaba içinde olmaz. Daima yenilik arar, önüne konan servetlere bakmaz. Hatta buluşlarını sahiplenen yüzsüzlere bile ses çıkarmaz. Elektrik satışından alacağı para 1 milyon doları aşınca Westinghouse kıvranmaya başlar. Kaşifimiz firmaya kıyamaz, iflas etmesin diye sözleşmesini yırtıp çöpe atar. Dolar milyoneri olmaktansa huzurla çorbasını kaynatmaya bakar. Tesla çocukluğundan beri Niagara Şelalesi’nin kaybolup giden enerjisine kafa yorar. İlgili mercilerden izin alınca burada dünyanın ilk hidroelektrik santralini kurar. Ardından adını taşıyan bobinle radyo, TV yayınlarının kapısını aralar ve ihtisası olmadığı halde otomobillere hız saati yapar. Zamanın bilim adamları saniyede altmış kere yön değiştiren bir akımın motoru bir ileri bir geri döndürüceğini ve hiçbir yere varamayacağını söyleseler de büyük problemi basit müdahalelerle aşar. Parkta dolanırken bulduğu bir çareyle (dönen manyetik alan) alternatif akımı motorlarda da kullanır ve doğru akıma fark atar. Kaptansız gemi Tesla 1898’de New York’ta, Madison Square Garden havuzuna küçük bir tekne bırakır. Teknenin içinde bir radyo alıcısı vardır. Kâşifimiz minik gemiyi ileri, geri dolandırır, ışıklarını yakar ve iskeleye yanaştırır ki, o, ay üzerinde araç yürütecek kadar iddialıdır. Tesla alternatif akımla elektrik dağıtımını kolaylıkla sağlar, ancak onun asıl derdi herkese “bedava” elektrik verebilmektir. Yeryüzünün zaten bir enerjisi vardır, iş bunu kullanabilmektedir. Nitekim J.P. Morgan’ın desteği ile Long Island’da “Kablosuz Yayın Sistemi” kurar. Ünlü mimar Standford White’ın yaptığı bina büyük bir mantarı andırır. Ahşap iskeleti bronz civata ve bakır lamalarla bağlar, koca yapıya bir gram demir sokmazlar. Burası hem telefon ve telgraf hizmeti verecek, hem de deniz ve hava trafiğini düzene koyacaktır. Dahası bütün dünyaya borsa, hava raporu, müzik yayını yapacak, saat ayarı, telefoto ve teleks imkânı sunacaktır. O dönemde sesin, resimlerin, hele hele elektriğin bu şekilde nakli duyulmuş şey değildir. Evet bu heyecan verici bir şeydir ama para kazandırmaz. Amerikalı sermayedarlar dolar getirmeyecek işe kuruş yatırmazlar. Nitekim Morgan da onu yolda koyar, proje yarım kalır, kuleyi hurda fiyatına satarlar. Marconi’den önce Tesla, Marconi’den 10 yıl evvel radyoyu bulur ama patent dairesi WAP’lara (White-Anglosakson-Protestan) çalışır. Mahkeme kanaatini geciktirir, geciktirir ve Tesla’nın öldüğü sene (1943) kararı açıklar. Evet hakkını verirler ama bir işe yaramaz. Üstelik Batılı kaynaklar radyonun babası olarak hâlâ Marconi’yi göstermekten utanmazlar. Kaldı ki Marconi’nin radyosu sadece sinyal alır, Tesla’nın radyosu ses de yakalar. Bir ara Tesla, Mars’tan ve Venüs’ten sinyaller almayı aklına koyar. Bunu ne kadar başarır bilemiyoruz ama uçan daire masalları anlatmaktan hoşlanan gazeteciler birine bin katar, mevzuyu abartırlar. Tesla doğal rezonans ve vibrasyona ait duyulmadık şeyler söyler ve teorilerini ispatlamak için çalışmaya başlar. Tutar, yeryüzü ile aynı frekansta titreşim üreten bir cihaz yapar. Bu alamet çalıştığında bütün Manhattan sallanır, binaların hiçbirinde cam çerçeve kalmaz. Tesla’nın iddiasına göre aynı sistemle Empire State binasını ufalamak, fay hatlarını kırmak hatta dünyayı ortadan ayırmak (uçmuş biraz) mümkündür. Amerikalılar mevzuyla yakından ilgilenir, (HAARP) projesine (fay hatlarını hareket geçirmek için düşünülen bir sistem) büyük paralar yatırırlar. Eh bu arada komple teoricilerine de iş çıkar, bazı evhamlılar 17 Ağustos zelzelesinde bu cihazın kullanıldığını savunurlar. Havadan elektrik nakli Tesla bir ara dünyanın bir ucundan diğer ucuna gidebilen ve geri dönebilen enerji dalgalarına kafa yorar. Yetmez bu dalgalara elektrik yükler, enerjinin boşaldığı yerde şimşekler çakar. Ki bunların gürültüsü 20 mil öteden işitilir, dağları ovaları ışığa boyar. Boyları 40 metreyi aşan şimşekler için 100 milyon Volt gücünde gerilim kullanır ve laboratuvarı mavimsi bir ışık kaplar. Tesla yüksek gerilimle uğraşırken bir elini daima cebinde tutar, yüksek gerilimle çalışanlar hâlâ bu kuralı uygularlar. Evet o elektriğe ihtiyatla yaklaşır ama adamlarını hizaya sokamaz, sırf ihmal yüzünden santrali havaya uçar. Tesla Colorado Springs’de bir dağın zirvesine 60 metrelik bir radyo vericisi, 22.5 metre çapında, hava çekirdekli bir transformatör ve devasa bir bobin kurar. Olmaz denileni yapar hava yoluyla (arada kablo olmadan) 40 km uzağa elektrik yollar ve tam 200 ampulü birden yakar. Garip kâşif Nikola Tesla 1. Cihan harbinde ABD, Alman denizaltılarından çok çeker. Bunların yerini tespit edecek bir sistem için Edison’dan yardım isterler. Tesla denizaltıları enerji dalgalarıyla (yani radar) bulmayı teklif eder ama Edison peşin pazarlıklıdır, ondan gelen her teklife “hayır” der. Döner dolaşır Tesla’nın dediğine gelirler ama bu arada 25 yıl kaybederler. Beyaz Amerikalılar Tesla’yı kahreder, onu “Edison Madalyası”yla mükafatlandırır ince ince alaya alırlar. Kâşifimiz kendisine hakaret ettirmez, hatta 1915 Nobel Fizik Ödülünü de reddeder. Cebinde kuruş olmamasına rağmen 40 bin doları elinin tersiyle iter. Sen misin ödül reddeden! Baskılar birden artar, firmalar onunla çalışmaktan kaçar olurlar. Hatta ABD savunma bakanlığı “ulusal güvenlik endişesi” ile onun radyo kulesine el koyar. Kuleyi halatlarla çekip dengesini bozmaya çalışır, beceremeyince dinamitleyip yan yatırırlar. Bin bir zorlukla söküp parçalar, garip kaşifin elini kolunu kırarlar. Öz ve üvey evladlar Devlet onun kulesini yıkarken bir yandan RCA’ya (Radio Corporation of America) destek verir, peş peşe kuleler açar. Tesla tecrid edilince, birçok keşfini yırtıp atar ki günümüz teknolojisi bile onun yüksek hızlı ama “kepçesiz” çalışan türbinlerine ulaşamaz. ABD, ona ne vatandaşı gibi davranır, ne de dışarı salar. Evet o bir göçmendir ama diğer göçmenlerin haklarına da kavuşamaz. Pentagon Tesla’nın Ruslarla ya da Almanlarla çalışmasından çok korkar, gözaltı hayatı yaşatıp elinin altında tutar. Ona karşı “Yabancılar Mülk Edinme Yasası”nı işletir, başını sokacak bir mülk edinmesine bile mani olurlar. Tesla hayatının son günlerini beş parasız geçirir, sıcak bir aşa hasret yaşar. En acısı da bütün dünyaya onu Edison’un yamağı gibi sunmalarıdır ki işte Tesla buna dayanamaz. Bir iddiaya göre onu “MIB” (Men in Black) adıyla anılan ve “derin Amerikalılara” çalışan bir çete katleder. Gangasterler cenaze ekibi kılığında yaklaşır ve yalnız ihtiyarı kalbura çevirirler. Herşey apaçık ortadayken suikastın, resmi raporlara “normal ölüm” şeklinde geçmesi kamuoyundan tepki alır ama tartışmalar üç gün sonra biter. Garip kâşif unutulur gider. Boşa geçen yıllar FBI Tesla’nın not defterlerini elbette ortada bırakmaz, kimilerini Pentagon’a yollar, kimilerini hasıraltı eder. Hasılı Tesla’nın fevkalade verimli olabileceği son 30 yılı boşa geçer . Her kâşif gibi Tesla’nın da kendine has huyları vardır mesela düşünmek için kuytu istasyonları seçer ve odasında güvercin besler. Kuşlar gönüllerince girer çıkar, kafalarına esen yere konarlar. Ortalık anlatılamayacak kadar dağınıktır ama o her istediğini bulmayı başarır. Herkesin para ve şöhret peşinde koştuğu bir ülkede milyon dolarlar kazanma fırsatını kullanmaz, alkışlanmaktan hiç hoşlanmaz. Tesla boş konuşmaz, eğer “şöyle bir cihaz düşünüyorum” dediyse oturup ortaya koyar. Edison’dan yıllar evvel ampul, fluoresan lamba ve neonları keşfeder ama reklamdan kaçar. Millet fırıldak yapıp para kapar, o uzay teknolojilerini bile pazarlayamaz. Hasılı Tesla sadece alternatif akımla kalmaz, uzaktan kumanda, TV tüpü, görüntü lambası, tarama çizgileri, UHF bantından verici gibi hayatı kolaylaştıran 800 buluş yapar. Hatta UFO motorunun artı alandan nasıl elektrik çekebileceğini çözer geleceğin kâşiflerine iş bırakmaz. Evet o hızıyla bilim-kurgu romanlarına bile fark atar ama insanoğlu çiğ süt emmiştir, nankörlere yaranamaz. Kur’an-ı kerîmin sırları Tesla Yugoslavya’da yaşayan herkes gibi Kur’an-ı kerîmin içinde sırlar olduğunu bilir. Bu yüzden sık sık meâlleri karıştırır ki bir ara “Nur Suresi” dikkatini çeker. “Nar” (ateş) ve “har” (ısı) ihtiva eden “zerrin” (altın renkli ışık) ile nar ve har bulundurmayan “sim” (gümüş) renkli “münir” (soğuk) ışığın işaretlerini alır, hatta akkor ışığı elde edeceği cam balonun şekli hakkında ayrıntılar yakalar... |
|
|
|
|
|
#49 |
|
Astsubay Kıdemli Üstçavuş
![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: May 2007
Bulunduğu Yer: cehennet
Mesajlar: 168
Tecrübe Puanı: 474222
Rep Puanı : 94823132
Karizma Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Kıymeti bilinmeyen, gerçek bir bilimadamı. Hayatını araştırmıştım ben de.
Prestij filminde de adı geçiyordu hatta. Paylaşım için teşekkürler.
__________________
|
|
|
|
|
|
#50 |
|
Olanlara Sadece Gülüyorum
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: Aug 2006
Bulunduğu Yer: Belli Değil
Mesajlar: 2.478
Tecrübe Puanı: 2476017
Rep Puanı : 495172042
Karizma Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
teşekkürler..
__________________
|
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
ÜYELER İÇİN YASAL UYARI
Forum alanlarını kullanırken; 3.Şahısların kişilik ve gizlilik haklarını ihlal
edici iletiler yazmak, Pornografik görüntüler paylaşmak, Hak sahibinden izin
almadan MP3, Film, dizi, video, yazılım gibi eserleri doğrudan paylaşmak, ayrıca
ilgili lisans sahibi olmayan sitelere erişim için link paylaşmak hukuka ve
yasalara aykırıdır. T.C. yasalarına ve hukuka aykırı olan bu tür paylaşımlar
site içerisinde tespit edildiği veya hak sahibi tarafından şikayete konu olduğu
takdirde, kullanıcı siteden uzaklaştırılacağı gibi, sistem tarafından tutulan
kayıtlar, talepleri halinde yasal mercilere verilebilecektir.
HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA
Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı
amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan “yer sağlayıcı” olarak
hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı
içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz “uyar ve kaldır”
prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir
biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri
veya meslek birlikleri,
hukukiletisim@gmail.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan
talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde
görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.
Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve
hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler
sağlanacaktır.