![]() |
|
|
#11 |
|
zuLu
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Tarafimca Farkli Icerikde Olduklari icin Birlestirildi
|
|
|
|
|
|
#12 |
|
Tuğgeneral
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: Aug 2007
Bulunduğu Yer: Türkiye
Mesajlar: 1.762
Tecrübe Puanı: 5836636
Rep Puanı : 1167304669
Karizma Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
paylaşım için teşekkürler
__________________
KÜÇÜK HIRSIZLAR EL FENERİ İLE BÜYÜK HIRSIZLAR DENİZ FENERİ İLE ÇALARLAR Yaşasın Tam Bağımsız Ve Tam Demokratik Türkiye Faşizme Ölüm Halka Hürriyet
|
|
|
|
|
|
#13 |
|
Gidersem gelmemmm
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
teşekkür ederim emeği geçen arkadaşlara..
__________________
... |
|
|
|
|
|
#14 |
|
Acemi Asker
Üyelik Tarihi: May 2008
Bulunduğu Yer: İzmir
Mesajlar: 6
Tecrübe Puanı: 0
Rep Puanı : 10
Karizma Derecesi :
![]() |
Pir Sultan Abdal' ın neden asıldığını bilmeyen canlarımız için söylemek istiyorum. Bu bilgiyi Pir Sultan Abdal filminden aldım.
Hızır (Paşa) evleneceği sırada haraç kesen kullar gelir ve Hızır' ın eşi olacağı kızı kaçırırlar. Hızır kulların üzerine yürürken kullar Hızır' a kötü bir şekilde zulm eder. Ardından Osmanlı askerleri gelir ve vergi ister, Hızır ve anası karşı koymak isterken Hızır' ın anasını Osmanlı askerleri öldürürler. Anası öldürülen ve sevdiği kız kaçırılan Hızır matem içindedir. Pir Sultan Abdal' dan medet diler. Pir Sultan Abdal' a, "Desturunu isterim, Dergahına girmeye gelmişimdir" der. Pir Sultan Abdal, der ki ; " Ben Dervişim Dersin Göğsün Açarsın, Hali Hal Etmeye Halin Varmıdır. Sen Kendini Gör Elde Ne Ararsın, Hakkı Zikretmeye Dilin Varmıdır" der. Hızır : - Benim ateşimin suyu sendedir Ya Pir Sultan, bana senden bir medet. Pir Sultan Abdal : - Mürşid Huzurunda Dara Durmaya Dara Durup Hakka Boyun Vermeye Muhabbetten Geçip Hırka Giymeye Car Pareden Derviş Çalın Varmıdır? Ardından Pir Sultan Abdal köyüne gelir ve Hızır onun peşinden gelir. Pir Sultan Abdal : - "Ata, ana, kavim, gardaş Oldu Hakk Elinde Yoldaş Can ile baştan ey gardaş Geçebilirsen Gel Beri." der. Hızır gidip Pir' in elini öper ve Hızır Pir Sultan Abdal ocağında çilesini doldurmaya başladı. Pir Sultan Abdal' ın Sarı Kadı ve Kara Kadı adlandırdığı itleri Hızır' dan hoşlanmadılar. Osmanlı' nın aseslerini de hiç sevmediler. Hızır zaman geçtikçe nefsini körledi, mürşidini ulu kişi saydı ve birliğe inandı.Hızır tarlada çüt sürer iken bir gülün solduğunu görür ve onu köküyle birlikte alır Pir' in evinin önüne diker. Pir Sultan yorgun gelir ve Hızır ona bir bardak su verir. Pir Sultan Abdal suyu içmez ve Hızır' ın diktiği güle döker. Suyu döktüğü an gülün boyunun uzadığını gören Hızır büyük bir şaşkınlık içindedir. Hızır, Pir Sultan Abdal ocağında 7 yıl hizmet verdi çile doldurdu. Hızır br gün hizmetten gelirken evin önündeki itler Hızır' a havlarlar ve Hızır korkar. Pir Sultan' a ; - "Pirim kaç yıldır şu köpeklere kendimi alıştıramadım gitti. Sebep ne ki?" Pir Sultan Abdal ; - "Köpek sahibine hırlarsa suç köpekte değil sahibindedir, Küçük büyüğe karşı gelirse suç küçükte dğeil büyüktedir"der. Aradan nice zaman geçer ve Pir Sultan atıyla gelir, bunu gören Hızır yardım ederek Pir Sultan' ın atından indirir. Pir Sultan Abdal su akan yerden elini yüzünü yıkar iken Hızır ; - "Bir dileğim vardır Pirim, gün günden kötü gelir, Osmanlı her geçen gün daha da arttırır kötülüğünü. Demem odur ki Pirim himmet edip destur verseniz bana, bende İstanbul' a gidip bilgimi daha da arttırsam, Osmanlının bilgisini alıp Osmanlıyla mücadele etsem" der. Pir Sultan' ın dostları ise bu konuya olumlu bakmaktadır. Hızır' ın İstanbul' a gitmesini istemektedirler.Pir Sultan Abdal; - "İnşallah" der. Pir Sultan Abdal, Hızır' ı dara çeker. Ardından Hızır yola koyulur. Pir Sultan Hızır' a oralarda lazım olur diyerek bir armağan verir. Ardından Pir Sultan der ki ; - "Bir de o gülü al Hızır, hocana hediye edersin" der. Hızır, gülü yerinden sökmeye çalışır. Ancan Hızır gülü bir türlü kopartamaz. Şaşkin bir halde uğraşır.Hızır eline çakı alır ve kesmeye çalışır fakat hiç bir şey gülü ordan koparmasına yetmez. Pir Sultan Abdal; - "Sökte götür" der. Hızır, gülün sapından tutar ve sökmeye çalışır ama gül yerinden çıkmaz. Pir Sultan; - "Terlediğin yeter Hızır, yola gidiceksin kendini daha fazla telef etme. Sen o gülü sökemezsin ama İstanbul' a gider,okur, büyük makama geçersin, Paşa olursun. Şu Sivas' a vali bile gelirsin. Gelir de beni bile asarsın." der. Hızır; - Gider ayak bizimle şaka edersin Pirim. Senin karşına çıkacağıma kara toprağın altına girerim daha iyi. Kalın sağlıcakla" der ve yola koyulur. Hızır yoluna gider ve Osmanlı' nın askerleri gelir. Pir Sultan' ı tutuklayıp götürürler.Köylü isyan eder ama Pir Sultan Abdal gitmek ister.Pir Sultan' ı boynundan zincirleyerek sürüklerler. Pir Sultan deyişleri ile Hakk' tan yardım diler. Yolun belli bir yerinde askerler durur ve ases başı; - "Keyifler nasıl Pirim" der. Pir Sultan Abdal; - "Keyif senin gibi eşeklerde olur ases başı" der. Ases başı bunu gururuna yediremez ve hızını arttırarak Pir Sultan' ı yerde sürükleyerek götürür. Pir Sultan' a büyük bi zulm edilir. Pir Sultan' ın kolları kanlar içinde kalır. Askerler belli bir yerde tekrar dururlar.Pir Sultan Abdal; - "Anlaşılır ki kadı efendileriniz bizi ol kapıya varmadan belimiz bükülsün, kanımız çekilsin isterler, ama bilmezler ki bu can tenden çıksada başımız dik geziceğiz" der. Ases başı; -Sus Pir Sultan sus ki biz bugünü beklerdik. Artık ne köyün var nede peşinden gelicek halk.Şimdi sıra bizde" der. Pir Sultan Hakk-a dua eder ve halkı elinde sopalarla gelir.Ancak Pir Sultan yine de gitmek ister.Pir Sultan yollarda çile çeker iken Osmanlı Pir' i halkın gözünden düşürmek için planlar yapmaktadır. Pir Sultan Osmanlının mekanına gelmiştir.Kadı divanı Pir Sultan' ı çağırır ve askerlerden biri zincirleri söker iken Pir Sultan Abdal onu geri itmiştir.Kadı divanı buyurur; - "Şahsi kişiliğini beyan et!" Pir Sultan ; - Bize de Banazlı Pir Sultan derler.Bizi de kem kişi bellemesinler! Kadı divanı tepki verir; - "Halka nifak soktuğun, masum köylüleri kışkırttığın tespit olunmuştur.Halk arasında ikilik yarattığın görülmüştür.Pir Sultan; - "İkilik perdesi yoktur özümde, birliktir gönlümde özüm sözümde,gece gün düşmüşüm Hakk niyazında, Pir Sultan Abdal' ım meydana geldim." Kadı divanı; - Dini İslamı istirmar ettiğin, kızıl türban sarıp methu işler gördüğünü söylerler. Pir Sultan; - Yedi yezit bize kızılbaş demiş. Meğer Şah'ı sevdi dese yeridir. Kadı divanı; - Çok ağır laflar edersin Pir Sultan isbat gerekir. Eğer isbat edemezsen o bilge başına bizden bir zarar gelecektir bilesin. Pir Sultan; - İsbatı kolaydır. Bunlar haram yer benim itlerim haram yemez. Divan; - İsbat edemezsen başın gövdene ağır gelir. Pir Sultan; - Ya isbat edersem? Divan; - İsbat edersen serbestsin Pir Sultan. Pir Sultan iki tepsi aş ister ve birisinin helal birisinin haram olmasını söyler. Aşlar hazırlanan kadar kadı divanı planlar yapar. İtlerin Sivas eline 3 günde gelebileceklerini ve yemeklerin kokup itlerin yemiyeceğini söylerler.Pir Sultan' ın onlara oyun oynadıklarını düşünürler.Pir Sultan bunları duyar ve ; - Seninkilerin kulağına varmadan benimkiler duyar.Destur der ve huuuuuu diye seslenmeye başlar. Köpekler havalamaya başlar ve ipleri kopararak Sivas eline gelirler. Pir Sultan; - Benimkiler hazır önce sizinkiler başlasın der. Kadı divanı askerleri oturup yemeye başlarlar. Onların ardından köpekler başlar ve bırakırlar. Köpekler hiç haram aşa uzanmadan helal aşı yerler. Daha sonra Pir Sultan' ın serbest bırakılmasını isterler.Pir Sultan dergahını Ali gardaşına ve köpeklerini de Kul Himmet' e emanet etmiştir. Pir Sultan Abdal yollara koyuldu ve 7 iklim 4 dört köşeyi dolaşarak insanlara yaşama gücü aşıladı. Uzun bir zamandan sonra Sivas' a yeni vali gelir ve Pir Sultan' ı ayağına istemektedir. Asker der ki; - Hızır Paşa sizinle görüşmek arzusunda. Pir Sultan ; - Hızır Paşa? Bu bizim hızırdır.Dergahımıza çile doldurmuş, önümüzde diz çökmüş, bizden destur alıp İstanbul'a gitmiş, şimdi de vali olup Sivas' a gelmiş. Pir Sultan' a Ali yoldaşı gitmeyin Hızır çizgiden çıkmış, sizi nasıl ayağına çağırır der ama Pir Sultan Abdal gitmeliyim diyerek yola koyulur. Pir Sultan zincir için kollarını uzatır ve Osmanlı askeri; - Siz saygı değer bi kişisiniz, zincir vurmamın gereği yoktur, der. Saraya gelirler ve Hızır Paşa Pir Sultan' ı karşılar. - Sizi beklerdik Pirim, gelmekle bizi yücelttiniz.Buyrun, yukarı çıkalım. Yukarı çıkarlar.Hızır Paşa; - Sizi kendimize baba yapmak isteriz, kızını Sanem' i Allah' ın emriyle kendimize isteriz Pirim, der. Pir Sultan; - Kızımı Rüstem' in oğluna sözledim Hızır.Hızır Paşa! Rüstem ağa karşılık vererek istemedim der. Hızır paşa yan odaya geçip karnımızı doyuralım der.Pir Sultan Abdal; - Ben senin sofrana oturmam Hızır! Yemeğini yemem! Hızır neden pirim yoksa hörmette demeye kalmadan; Pir Sultan; - Kusur ettin Hızır, ikrarından döndün, haram yedin, zina ettin, karını kaldıranlara göz yumdun, ananı öldürenlere kapılandın. Post için, kürk için köpekleştin Hızır. Hızır Paşa! Hızır Paşa dayanamaz; - Ases başı! Atın bunu zindana! Pir Sultan zindana atılır. Hızır Pir Sultan ile yeniden konuşmak için zindana iner ve yine aynı tepkileri alınca; - Zincire vurulsun, altına kükürtlü kaynar su salınsın, aç bırakılsın! der. Pir Sultan; - Ya Allah! Ya Muhammet! Ya Ali! Ya Selamet! Hızır Paşa çareyi Pir Sultan' ı sürgün etmekle bulmuştur. Ardından Pir Sultan' ın ailesi göç etti. Hızır paşa hizmet verdiği, çile doldurduğu köyünü yakıp yıktı.Pir Sultan Abdal yollarda süründü, adını ve deyişlerini duymayan kalmadı. Bir gün Pir Sultan Abdal köyüne döndü. Köyü viran olmuştu. Yıkılmış bir evde oturup uzun hava söyleyen bir gençle karşılaşır. Genç; - Biz bebe iken Pir Sultan diye bir ermiş yaşarmış bu köyde, Osmanlıyı kızdırmış sürmüşler sonra canlarına musallat olmuşlar. Yakılıp yıkılmış.Tüm canlar her bir yana dağılmıştır. Kimi ölmüş kimi göçüp gitmiştir. Yedi yezid Hızır Paşa etmiştir bütün bunları. Hızır Paşa! Pir Sultan Abdal birgün ailesinin izini bulur. Ailesinin bulunduğu yere gider ve sevdiği biricik eşi oturup çamaşır yıkar ve gözleri göremez olmuştur. Fakat Pir Sultan bundan habersizdir. Eşi bir ses duyar; - Huuu! Erenler Hoşgelmişsin. Uzaktan mı gelirsin? Pir Sultan boynu bükük bakar; -Uzaktan. Der Eşi; - Buyur şöyle otur erenler. Sana arpa ekmeği çıkarayım derken gözleri başka bi tarafa bakar. Pir Sultan' ın elinden asası düşer ve "Gözlerin" der. Eşi ise "Sönmüştür erenler, göz yaşı dökmekten kurumuştur. Çok çekmiştir Pir Sultan' ın avradı." der. Pir Sultan; - Öl dediğin yerde ölürüm, hele bi yol safa geldin desene.Biter bu ömür bize de kalmaz, hele bi yol safa geldin desene! der demez ei "Haydar! Koca Haydar!" diye koşarak sarılır.Orda ağlaşırlar, sarılırlar. Aradan zaman gelir geçer. Pir Sultan Abdal öz kızı ve damadıyla karşılaşır. Kızı ve damadı Pir Sultanı tanımazlar.Kızının utandığını görür. Damadı; - Yedi yezid Hızır 7 aylık bebemizi boğdurmuştur. Avradımızın göğüsleri kurumuştur acıdan. Dövüşüp karşı koymuşuzdur. Bazı canlarımız ölmüş bazılarının ise kolu bacağı kırılmıştır, der ve Pir Sultan damadının kolunun olmadığını görür. Pir Sultan isyan ederek; - Hızır, Hızır Paşa! Hızır, Hızır Paşa! diye söylene söylene Saray' a gelir. Hızır Paşa' nın karşısına çıkar. Hızr Paşa Pir Sultan Abdal' ı tanımaz. "Kimsin Ne istersin" der. Pir Sultan ; - Pir Sultan Abdal' ım Kan isterim! Hızır Paşa korkar ve ases başlarına , askerlerine korku ve şiddetle bağırır. Haber İstanbul' a vardı ve ferman yazıldı. Hızır Paşa ; - Katliniz için ferman çıkmıştır. Ama size son bir fırsat vermek isteriz.Bize üç deyiş söyleyin, içinde Şah sözü geçmesin. O zaman yolunuzdan döndüğünüzü anlayıp serbest kalacaksınız. Pir Sultan Abdal; Hızır paşa bizi berdar etmeden, Açılın kapılar Şah' a gidelim. Siyaset günleri gelip yetmeden, Açılın kapılar Şah' a gidelim. O sırada saray kapılarından birisi şiddet ve gürültü ile açılır! Her nereye gitsem yolum dumandır, Bizi böyle kılan ahd ü amandır. Zincir boynum sıktı halim yamandır, Açılın kapılar Şah' a gidelim. Ve sarayın bir kapısı daha şiddet ve gürültü ile açılır! Hızır şaşkınlık içinde kalır. Yaz selleri gibi akar çağlarım, Hançer aldım ciğerciğim dağlarım, Garip kaldım şu arada kaldım, Açılın Kapılar Şah' a Gidelim! Der ve saray kapısından birisi açılır. bütün herkes ayağa kalkar. Pir Sultan' ım eydür mürvetli Şah' ım Yaram baş verdi sızlar ciğergahım Arşa direk direk olmuştur ahım Açılın Kapılar Dar'a Gidelim! Saray kapılarının hepsi açılır. Pir Sultan Abdal dar ağacına götürülür. Hızır Paşa bütün halkı idamı izlemek için zorlar. Pir Sultan Abdal; Alınmış abdestim aldırırlarsa Kılınmış namazım kıldırırlarsa Sizde Şah diyeni öldürürlerse Bende bu yayladan Şah'a giderim! Esas başından taşlayın emri gelir ve halk Pir Sultan' ı taşlamaya başlar. Pir Sultan; Bende şu dünyaya geldim giderim Kalsın benim davam mahşere kalsın Muhammet Ali' dir benim vekilim Kalsın benim davam mahşere kalsın Yorulan yorulsun ben yorulmazam Derviş makamından ben ayrılmazam Dünya kapısından ben sorulmazam Kalsın benim davam mahşere kalsın Pir Sultan dar ağacına çıkartılırken; Pir Sultan Abdal' ım dünya sorandır Gitti adil beyler kalan alandır Muhammet divanı ulu divandır Kalsın benim davam mahşere kalsın Pir Sultan Abdal deyişi söylerken ipi boğazına takar ve deyişi bitirir. Askerlere emreder; - Vur! Vur ki bir ölelim bin dirilelim.Biz bir ölür bin diriliriz derken hava birden kararır ve birden açılır. Hızır paşa, halk ile birlikte şaşkınlıkla dar ağacına bakarlar çok şaşırırlar nedeni ise Pir Sultan Abdal dar ağacında yoktur. Halk dar ağacının önünde diz çöker ve ellerini açarlar; - Ya Allah! Ya Muhammet! Ya Ali! derler. Bu anlatımım filmdendir canlar. Kendi yazımımdır hiç bir yerden alıntı yapmadım. iİlginize teşekkür ederim... |
|
|
|
|
|
#15 |
|
Üsteğmen
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: Jun 2006
Bulunduğu Yer: yalan Diyar
Mesajlar: 459
Tecrübe Puanı: 364144
Rep Puanı : 72800558
Karizma Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
ellerine saglik, cok degerli bir paylasim
Yürü bre Hızır Paşa Senin de çarkın kırılır Güvendiğin padişahın O da bir gün devrilir Şah'ı sevmek suç mu bana Kem bildirdin beni Han'a Can için yalvarmam sana Şehinşah bana darılır Ben Musa'yım sen Firavun İkrarsız Şeytan-ı lain Üçüncü ölmem bu hain Pir Sultan ölür, dirilir _________________ Gelin canlar bir olalim, münkire kilic calalim. Soydasin kanin alalim, Tevekkel hü taal Allah. Özü öze baglayalim Sular gibi caglayalim. Bir yürüyüs eyleyelim. Turan devleti kuralim. Tevekkel hü taal Allah. Oguz Türküm geldim cosa. Münkirlerin akli sasa. Birlesmis Türk Devletleri, Gelsin basa. Tevekkel tü taal Allah.
__________________
Kula bela gelmez, hak yazmadikça. Hak yazmaz, kul azmadikça. Hak kuldan intikami kul ile alir. Din irfan bilmeyen, bunu kul etti sanir. Haksızlığa baş kaldırmayanlar, onlardan gelecek her kötülüğe katlanmalıdırlar. (Hz. Ali (r.a)) |
|
|
|
|
|
#16 |
|
Necip Fazıl'ın İzinde...
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: Feb 2008
Bulunduğu Yer: FANİ DÜNYA...
Mesajlar: 5.765
Tecrübe Puanı: 9773194
Rep Puanı : 1954612175
Karizma Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Allah c.c Razı olsun...
__________________
Ayrılık küçük sevgileri öldürür ama büyük sevgileri güçlendirir. Tıpkı rüzgarın mumu söndürüp yangını güçlendirdiği gibi... gezgin44 Necip Fazıl'ın İzinde...
|
|
|
|
|
|
#17 |
|
Teğmen
![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: Jul 2006
Mesajlar: 347
Tecrübe Puanı: 467391
Rep Puanı : 93450423
Karizma Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
Güzel paylaşım için teşekkürler.
|
|
|
|
|
|
#18 |
|
Tüm İsimsiz Kahramanlara
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
TeŞeKKüRLeR...
__________________
![]() Yapabilenler Yapar, Yapamayanlar İse Nasıl Yapılacağını Anlatır... ![]() |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
ÜYELER İÇİN YASAL UYARI
Forum alanlarını kullanırken; 3.Şahısların kişilik ve gizlilik haklarını ihlal
edici iletiler yazmak, Pornografik görüntüler paylaşmak, Hak sahibinden izin
almadan MP3, Film, dizi, video, yazılım gibi eserleri doğrudan paylaşmak, ayrıca
ilgili lisans sahibi olmayan sitelere erişim için link paylaşmak hukuka ve
yasalara aykırıdır. T.C. yasalarına ve hukuka aykırı olan bu tür paylaşımlar
site içerisinde tespit edildiği veya hak sahibi tarafından şikayete konu olduğu
takdirde, kullanıcı siteden uzaklaştırılacağı gibi, sistem tarafından tutulan
kayıtlar, talepleri halinde yasal mercilere verilebilecektir.
HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA
Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı
amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan “yer sağlayıcı” olarak
hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı
içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz “uyar ve kaldır”
prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir
biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri
veya meslek birlikleri,
hukukiletisim@gmail.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan
talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde
görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.
Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve
hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler
sağlanacaktır.