![]() |
|
|
#1 |
|
Maksat Fenere Gol Olmasın
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() Üyelik Tarihi: Dec 2006
Bulunduğu Yer: ★1907★
Mesajlar: 19.993
Tecrübe Puanı: 10737751
Rep Puanı : 2147483647
Karizma Derecesi :
![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() ![]() |
E
* Ecel geldi cihane, baş ağrısı bahane. * Ecel geldi cihane,baş ağrısı bahane. * Ecele çare bulunmaz. * Ecele çare olmaz. * Eceli gelen fare kedi taşağı kaşır. * Eceli gelen it cami duvarına siyer. * Eceli gelen köpek cami duvarına işer. * Eceli gelen sıçan kedinin taşaklarını kaşır. * Edebi,edepsizden öğren. * Edebi edepsizden öğren. * Eden bulur, inleyen ölür. * Eden bulur,inleyen ölür. * Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını. * Ekici ol, bilici olma. * Ekincinin karnını yarmışlar; kırk bu yılcık, kırk bıldırcık çıkmış. * Ekmekle oynayanın ekmeğiyle oynanır. * Ekmekten kaşık olur ama her yoğurdun hakkına değil. * Ekmeği ekmekçiye ver, bir ekmek de üste ver. * Ekmeğin büyüğü, hamurun çoğundan olur. * Ekmeğin büyüğü hamurun çoğundan olur. * El ağzına bakan, karısını tez boşar. * El denince, ağıza yel dolar (Sivas-Zara-Tödürge köyünden, 1951’li Abdülaziz Özserçe’den naklen Said Dağdaş, 28.10.200 ! “El derken dudak açılır, birbirin derken birleşir!” atasözü (Denizli-Dodurgalar kasabası) ile benzer anlamda…* El el ile, değirmen yel ile. * El el için ağlamaz; başına kara bağlamaz. * El el üstünde olur, ev ev üstünde olmaz. * El elden kalmaz, dil dilden kalmaz. * El elden üstündür. * El eli yıkar yüzü. * El elin aynasıdır. * El elin eşeğini türkü çağırarak arar. * El elin nesine, gülerek gider yasına. * El ile bozgun düzgün. * El ile gelen düğün, bayram. * El için ağlayan gözden olur,. * El için kuyu kazan, evvela kendi düşer. * El için yanma nare ara. * El kazanı ile aş kaynamaz. * El kesesinden sultanım, develer olsun kurbanım. * El terazi, göz mizan. * El yarası onulur , dil yarası onulmaz. * El yumruğu yemeyen kendi yumruğunu değirmen taşı sanır. * El öpmekle ağız aşınmaz. * El üstünde gömlek eskimez. * Elde bulunan beyde bulunmaz. * Eldeki yara, yarasıza duvar deliği. * Elden gelen övün olmaz, o da vaktinde bulunmaz. * Elden yiyen börkmüş, keseden yiyen çökmüş. * Eli boşa ağa uyur derler; eli doluya ağa buyur derler. * Elifin hecesi var, gündüzün gecesi var. * Elin ağzı torba değil ki büzesin. * Elmas çamura düşse yine elmas. * Elmayı havaya at, düşünceye kadar Allah kerim. * Elmayı soy da ye, armudu say da ye. * Elmayı çayıra, armudu bayıra. * Elti eltiden kaçar, görümceler bayrak açar. * Elti eltiye eş olmaz, arpa unundan aş olmaz. * Elvergisi, gönül. * Elçiye zeval olmaz. * Emanet eşeğin yuları gevşek olur. * Emanete hıyanet olmaz. * Emek olmadan yemek olmaz. * Emmim, dayım kesem; elimi soksam yesem. * En kolay iş yemek, çiğnemeden yutulmaz. * Er ek, geç ek, tava ek. * Er ekmeği, meydan ekmeği. * Er gönülü ibrişim, dolaşırsa açılmaz. * Er kocar, gönül kocamaz. * Er lokması er kursağında kalmaz. * Er olan ekmeğini taştan çıkarır. * Er oyunu üçe kadar. * Erenlerin sağı, solu olmaz. * Ergen gözüyle kız alma, gece gözüyle bez alma. * Ergene karı boşaması kolay. * Ergene var ergene, kaygısız gir yorgana. * Erikenin başına kar yağar. * Erim er olsun da yerim çalı gibi olsun. * Erine göre bağla başını, tencerene göre kaynat aşını. * Erkek arslan arslan da dişi arslan arslan değil mi?. * Erkek koyun kasap dükkanına yakışır. * Erkek sel, kadın göl. * Erken kalkan yol alır, er evlenen döl alır. * Erken kalktım işime, şeker kattım aşıma. * Erkeğin kalbine giden yol midesinden geçer. * Erkeğin şeytanı kadın. * Esirgenen göze çöp batar. * Eski diye atma kürkünü; gerek olur bürünürsün bir günü. * Eski dost düşman olmaz, yenisinden vefa gelmez. * Eski düşman dost olmaz. * Eski kaçmış; iğne iplik geri getirmiş. * Eski çamlar bardak oldu. * Eskisi olmayanın yenisi olmaz. * Eskiye itibar olsaydı bitpazarına nur yağardı. * Esmere al bağla, karşısına geç ağla. * Esrik devenin çulu eğri gerek. * Et kanlı gerek, yiğit canlı. * Et kokarsa tuzlanır; ya tuz kokarsa ne yapılır?. * Et ne kadar arık olsa ekmek üstünde yaraşır. * Et ola, it ola. * Et tırnaktan ayrılmaz. * Eti ciğer eden de avrat, ciğeri et eden de. * Etin çiği et getirir, ekmeğin çiği dert getirir. * Etle deri, yemekle diri. * Etme bulma dünyası. * Ev alma, komşu al. * Ev dememişler, evran demişler. * Ev sahibi mülk sahibi, hani bunun ilk sahibi. * Evdeki hesap çarşıya uymaz. * Evden bir ölü çıkacak demişler, herkes hizmetçinin yüzüne bakmış. * Eveceğizim evceğizim, saklar benim halceğizim. * Evi ev eden avrat. * Evine göre pişir aşını; erine göre bağla başını. * Evladı ben doğurdum, ama gönlünü ben doğurmadım. * Evladın var mı, derdin var. * Evlenenle ev alana Allah yardım eder. * Evli evinde köylü köyünde gerek. * Evlinin bir evi var, evsizin bin evi var. * Evvel can, sonra canan. * Eğilen baş kesilmez. * Eğreti ata binen tez iner. * Eğretinin canı berk olur. * Eğri otur , doğru söyle. * Eşek, kalağı kesilmekle küheylan olmaz. * Eşek bile bir düştüğü yere bir daha düşmez. * Eşek büyümekle tavlabaşı olmaz. * Eşek eve gelmiş, yorga yolda kalmış. * Eşek eşeği ödünç kaşır. * Eşek hoşaftan ne anlar?. * Eşek kocamakla tavla başı olmaz. * Eşek kocamakla tavlabaşı olmaz. * Eşek çamura çökerse sahibinden gayretlisi olmaz. * Eşeğe altın semer vursalar yine eşektir. * Eşeğe cilve yap demişler, çifte atmış. * Eşeğe kaç gün yol gidersin demişler; onu bizlengiç bilir demiş. * Eşeğe marifetini göster demişler, yıkılıp ağnamış. * Eşeğe rakı içirmişler; çulunu bahşış vermiş. * Eşeği dama çıkaran yine kendi indirir. * Eşeği düğüne çağırmışlar, ya odun eksik, ya su demiş. * Eşeği sahibinin dediği yere bağla da varsın kurt yesin. * Eşeği süren osuruğuna katlanır. * Eşeğin gönlüne kalsa bir bağ maydanozu götürmez. * Eşeğin kuyruğunu kalabalıkta kesme; kimi uzun der, kimi kısa. * Eşeğin yorulduğu yere han yapılmaz. * Eşeğin ölümü köpeğe düğündür. * Eşeğini sağlam bağla, sonra Allah’a ısmarla. * Ecel geldi cihane, baş ağrısı bahane. 16.03.2007 * Ecele çare olmaz. * Eceli gelen sıçan kedinin taşaklarını kaşır. * Eceli gelen keçi, çobanın ekmeğini yer * Eceli gelen köpek cami duvarına işer. * Eceli gelen köpek cami duvarına siyer . * Edebi,edepsizden öğren. * Eden bulur,inleyen ölür. * Edene eden bulunur (Bölge ağzı, Ufuk Takvimi, 26.11.2001): * Eğer ile meğeri evlendirmişler, keşke diye nur topu gibi bir çocukları olmuş (Milli Eğitim Bakanı Sayın Hüseyin ÇELİK’den naklen, Yeni Şafak, 20.1.2006, s. 1 !* Eğilen baş kesilmez. * Eğreti ata binen tez iner. * Eğri ağaca yayım, her gördüğüne dayım deme. * Eğri oturalım doğru konusalım. * Ehvence ölüm, yaylanca geçit (Anası Leyla Baz’dan naklen, Hatice Mengi, 1341’li, Dodurga, 17.7.2003)! Ölümün kolayca gelmesi, ahiret hesabının da kolay verilmesi temennisi. * Ek tohumun hasını, çekme yiyecek yasını. * Eken biçer, konan göçer. * Ekmeğin büyüğü hamurun çoğundan olur. * Ekmeğin katığı açlıktır (Bölge ağzı, Ufuk Takvimi, 26.11.2001): * Ekmeğin kestiğini kılıç kesmez. * Ekmeğini kuru yiyeceğine, yoğurdunu duru ye (F. Dağdaş, 14.7.2000)! Dengeli davran anlamında… El eli yıkar,el yüzü yıkar (Av.Hakan İKİZLER) ( Küçük olumluk, büyük olumluluk sağlar anlamında) * El ağzı ile çorba içilmez. * El arif olur, hiyallar (Fatmana Dağdaş): El çabuk anlar. * El derken dudak açılır, birbirin derken birleşir (1303 doğumlu Aynımah Ünlü’den naklen Sebahat Ünlü, (1945), 22.06.2002). Birlik ve beraberliği kısaca açıklayan bir atasözü. * El deveyi kulağından yeder: Başkası duyduğunu hiç olmadık yere çeker. * El elin eşeğini türkü çağırarak ararmış: * El elliğini, çay deliliğini eder (Fatmana Dağdaş): Her zaman akraba olmayandan iyilik görülmeyebilir. * El ettim ellisi, ağzı yüzü bellisi (Fatmana Dağdaş, Nisan 1980): Evlenecek kız aday çok, hem de gösterişli, güzel. * El gücü, sel gücü (Selahaddin Kusekenani, İran, Şarki Azerbaycan Eyaleti, (6 Haziran 1999, Beyşehir): Bir elin nesi var, iki elin sesi var anlamında. Selahaddin Bey bu ata sözünü “Birlikte bir iş görer, yahşidir. Hatmin, adam muvaffak ola.” şeklinde Azeri Türkçesi ile açıklamıştır (Said Dağdaş). * El kıyıdan bakar! (F. Dağdaş, 2.3.2003). * El olan yerde, ellik eksik olmaz! Toplulukta, başkalarının bulunduğu ortam/ortamlarda dedikodu eksik olmaz (F. Dağdaş, 9.7.2001). * El yetmez, güç yetmez, sarp kayada yolum var! : Çaresizim anlamında (F. Dağdaş, 22.05.2001). * El atına binen yaya kalır * El deliye, bende akıllıya muhtacım. * El elden üstündür. * El elin eşeğini türkü çağırarak arar. * El içinde vasiyet ettik, ölmemek olmaz. * El kazanı ile aş kaynamaz. * El, kıyıdan bakar ! (F. Dağdaş’dan naklen Said dağdaş, 2.3.2003). * El yarası onar, dil yarası onmaz. * El yetmez, güç yetmez, sarp kayada yolum var! :Çaresizim anlamında (F. Dağdaş’dan naklen Said Dağdaş, 22.05.2001). * El yumruğu yemeyen, kendi yumruğunu balyoz sanır. * Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde bulunmaz. {Rahmetli anneannem Emine Çoban (Burdur, Eskiyere Köyü) söylemişti. Ekleyen: Cengiz Özdemir, 26 Nisan 2008 Antalya} * Elden gelen öğün olmaz, o da vaktinde gelmez (Fatmana Dağdaş): Elden umma! Her zaman arzu ettiğini temin edemezsin. * Elden kalan, elli gün kalır (1950’li Ayşe Yaman’dan naklen Celil Yaman, 5.9.2005)! Not: El kelimesindeki «e» harfi açık «e»dir. Zamanında yapılmayan iş, kalır gider. «Demir tavında yapışır!» atasözü ile benzer anlamdadır… * Eli dar olanın, dili kısa olur. * Eli doluya: ağa buyur, eli boşa: ağa uyur. * Eli ile köfte yuvarlıyor, gözü kırık kovalıyor. * Elimin ettiğini, ağzım bilir (18.5.2007, 1950’li Ayşe Yaman’dan naklen Celil Yaman, 1979’lu, Bartın-Ulus’lu)! Bu elden çıkanı bu ağız bilir. Elin, yabancının pişirdiğini de anlamak kolaydır anlamında… * Elin iyisi olmaz, gavurun dayısı olmaz: * Elin hamuru ile erkek işine karışma * Elin ile koymadığını kaldırma. * Elmanın dibi göl, armudun dibi yol (olmalı). * Elmayı soy da ye, armudu say da ye. * Emanet ata binen, tez iner. * Emanet eşeğin yuları gevşek olur. * Emanetin kuskunu yokuşta koparmış (F. Dağdaş)! * Emanetin yüreği yufka olur! (Celil Yaman, 19.04.2007)! * Emekten olsa, sarı öküze bıçak vurulmaz! (Durak Başer, Yozgat, Sorgun, 06. 1983). * En akıllısı Deli Bekir, o da kösteğiyle yatar (Mehmed Baz, H. Fevzi Zeren-Dodurgalar)): * Enik için köpek beslenir (10.1.2000, F. Dağdaş): Sağlayacağı faydadan dolayı, o kişiye katlanılır anlamında. * En iyi hafıza bile silik bir mürekkepten daha güçlü değildir. * Engelden döngel köhnümüyor (23.10.2007, 1964’lü Hüseyin Yaman’dan naklen 1979’lu, Bartın-Ulus’lu Celil Yaman’dan naklen Said Dağdaş)! :Öne çıkan engel/engeller sebebiyle hedefe/başarıya ulaşmak zor veya erteleniyor… “Senin evine de hala gelemedik. Engelden döngel köhnümüyor ki…„ * Erek mi, görek mi? (31.1.2000, F. Dağdaş): Kimbilir bana nasip olur mu, ömrüm yeter mi, görür müyüm anlamında. Yaşım 75, erek mi görek mi bundan sonra?.. * Erkek arslan arslan da, dişi arslan arslan değil mi? * Erkek koyun kasap dükkânına yakışır. * Erken evlenen döl alır, erken kalkan yol alır. * Erken kalkan nasibine kalkar (F. Dağdaş, 12.1979): Erken kalkanın, erkenden işine başlayanın kazancı bol olur. * Erken kalkan yol alır, küçükten evlenen döl alır (F. Dağdaş, 12. 1980): Erkenden yola çıkan menziline erken ulaşır, erken evlenen de çor çocuk sahibi olur. * Erken evlenen yanılmamış. * Esirgenen göze çöp batar. * Eski çamlar bardak oldu. * Eskiden, bir devenin yürüyüşü kaldı… (12.8.2004, 1929′lu M. Baz’dan naklen Said Dağdaş): Zaman ve şartlar, anlayışlar değişti. Yeni şartlara göre kafa yormak lazım anlamında. * Eşeğin canı acırsa, atı geçermiş (Hamit Erdal, 1964’lü, 7.1.2005, Kırıkkale-Delice-Hacıobası köyünden): Kişinin canı yanmaya görsün. Bütün gücünü kullanır ve daha güçlü olanı da saf dışı bırakabilir. * Eşeğine eremeyen, semerini dövermiş (9.1.2006, M. Baz, 1936’lı): * Eşek olana binen çok olur (Yüksel Erdoğan, 1967’li, 9.10.2003, Beyşehir-Gölyaka, Or. Müh.! Kendi kişiğini öne çıkarmayıp daima bir başkasının etkisinde kalan insanlar için kullanılır. * Eşek hoşaftan ne anlar. Suyunu içer, denesi kalır. * Eşek kocamakla tavla başı olmaz. * Eşek olduktan sonra semer vuran çok olur. * Eşek sıçtı, gönül geçti * Eşekler çalışır, atlar yer. * Eşekten at olmaz, ciğerinden aş olmaz. * Et tırnaktan ayrılmaz. * Et iyiliği dök denize, balık bilmezse Halik bilir (Fatmana Dağdaş): Kötülük görsen de iyilik yapmaktan geri durma. |
|
|
|
![]() |
| Konu Seçenekleri | |
| Modları Göster | |
|
|
|
Reklam Vermek için networkreklam@gmail.com Adresine e-mail gönderiniz For Advertising contact networkreklam@gmail.com |
ÜYELER İÇİN YASAL UYARI
Forum alanlarını kullanırken; 3.Şahısların kişilik ve gizlilik haklarını ihlal
edici iletiler yazmak, Pornografik görüntüler paylaşmak, Hak sahibinden izin
almadan MP3, Film, dizi, video, yazılım gibi eserleri doğrudan paylaşmak, ayrıca
ilgili lisans sahibi olmayan sitelere erişim için link paylaşmak hukuka ve
yasalara aykırıdır. T.C. yasalarına ve hukuka aykırı olan bu tür paylaşımlar
site içerisinde tespit edildiği veya hak sahibi tarafından şikayete konu olduğu
takdirde, kullanıcı siteden uzaklaştırılacağı gibi, sistem tarafından tutulan
kayıtlar, talepleri halinde yasal mercilere verilebilecektir.
HAK SAHİPLERİNE ve YASAL MAKAMLARA
Sitemiz, hukuka, yasalara, telif haklarına ve kişilik haklarına saygılı olmayı
amaç edinmiştir. Sitemiz, 5651 sayılı yasada tanımlanan yer sağlayıcı olarak
hizmet vermektedir. İlgili yasaya göre, site yönetiminin hukuka aykırı
içerikleri kontrol etme yükümlülüğü yoktur. Bu sebeple, sitemiz uyar ve kaldır
prensibini benimsemiştir. Telif hakkına konu olan eserlerin yasal olmayan bir
biçimde paylaşıldığını ve yasal haklarının çiğnendiğini düşünen hak sahipleri
veya meslek birlikleri,
hukukiletisim@gmail.com mail adresinden bize ulaşabilirler. Buraya ulaşan
talep ve şikayetler Hukuk Müşavirimiz tarafından incelenecek, şikayet yerinde
görüldüğü takdirde ihlal olduğu düşünülen içerikler sitemizden kaldırılacaktır.
Ayrıca, mahkemelerden talep gelmesi halinde hukuka aykırı içerik üreten ve
hukuka aykırı paylaşımda bulunan üyelerin tespiti için gerekli teknik veriler
sağlanacaktır.